• Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
  • FETÖ Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın Adalar Belediyesi’ndeki İşbirlikçileri!
  • Yassıada için skandal iddialar!
  • Boğazın ‘Zarraf’ı varsa Adaların da ‘Arkas’ı var
  • Adalar Belediyesi yapılan haciz ile çalkalandı

logo

13 Nisan 2017

Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”

Adalar’da Adalar Belediyesi’yle iş yapan Simge İnşaat LDT.ŞTİ firmasıyla Adalar Belediyesinin arasındaki alacak verecek işi daha uzun bir zaman adaları ve adliyeleri meşgul edecek gibi görünüyor.

Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
Hatırlanacağı üzere, firma alacaklarını almak için çeşitli zeminlerde anlaşmaya çalışmış, anlaşma olmayınca Adalar Belediyesi’nden icra yolu ile tahsilat yapmak istemiş ve belediyeye haciz işlemi uygulamış, esnafa 89/1 yöntemiyle icra göndermiş ve süreç tarafımızdan takip edilerek haber yapılmıştı.

 
Ulusal medyada da yayınlanan ve Türkiye’nin hukuk sitelerinde ders olarak verilen haberimizden sonra, taraflar çeşitli zeminlerde bir araya gelip anlaşmaya çalışmış ancak bir ilerleme kaydedilememişti.

 
Gazetemizin yeni ulaştığı ve aşağıda yayınladığı evraklarda Adalar Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Hacer Özdemir’in, Simge İnşaat LTD.ŞTİ firmasına ait iki farklı değişik kararda imzasının olması dikkat çekiyor. Bu evraklardan birisi doğru ise, diğeri yanlış olduğu anlaşılıyor. Kamu hizmetlerinde yapılan resmi evraklarda sahtecilik suçlaması ile karşı karşıya gelinebilecek vahim bir durum.

 
Yayınladığımız belgelerden, hangisi gerçek,

 
Mali Hizmetler Müdürü Hacer Özdemir’in 30/04/2013 yılında yazdırılan rapor doğru ise 30/11/2016 tarihinde yazdığı rapor doğru değil. Yada 2016 yılındaki rapor doğru ise 2013 yılındaki rapor yanlış. Ne oldu da firmaya ait iki farklı rapor yazıldı. Akıllara şu geliyor; O zamanlar firma ile ilişkiler her bakımdan iyi! Sonra her ne olduysa aralar bozuldu!

 
Çelişkiler yumağı bir durum. Yayınladığımız belgelerden Hangisi doğru? Resmi kurumlarda ısmarlama raporlar çıkartılması ve rapora göre kişilerin hak edilmiş alacakları üzerinde çirkin oyunlar oynanmasının, adliye hesaplaşmaları olacağı muhakkak.

 
Peki ne oldu da resmi bir kurum olan Adalar Belediyesi’nde iki ayrı rapor düzenleniyor. Öyle ucuz bir rapor da değil. İnsanların hayatını etkileyecek ve karartabilecek bir rapor. Bu çelişkili belgeler arasındaki değerlendirmeyi, anlatmaya çalışacağız.

 
Gelelim aldığımız bilgiler dahilinde iki farklı belgenin hazırlanma hikayesine,

 
30/10/2012 yılı, çöp toplama temizlik işinde çalışan, Simge İnşaat LTD.ŞTİ firması, dönemin belediye başkanı Mustafa Farsakoğlu ile bir takım anlaşmazlıklara düşüp “Ben artık belediyenizde çalışmam beni yeteri kadar borçlandırdınız, uçan kuşa borç yaptım, bankalardan temlik karşılığı kredi kullandırdınız, hesapta siz ödeyecektiniz, faizlerini bile  bana ödettiniz, nerede ise tamamını bana ödeteceksiniz, borcum katlandı, ihalesiz dönemlerinizde de  zorla 9 ay çalıştırdınız, çalışmaların üstüne yattınız, parasını ödemediniz, artık çalışmıyorum,” deyip, arkasından belediyeye icra gönderince, ipler kopmuş.
Belediyeye icra gönderen, Simge LTD.ŞTİ firmasına köpüren dönemin belediye başkanı Dr.M.Farsakoğlu, firmaya kamu kurumu ile savaş mı ilan ediyorsun, savaş öyle yapılmaz böyle yapılır deyip en kolay suçlama usulü olan kamu zararı, ihaleye fesat davalarına zemin için kadrolu müfettişi Naciye Kaya’ya talimat vererek firmanın dosyalarını incele ve bana öyle bir rapor hazırla ki firmanın alacaklarını sıfırla dediği iddialar arasında. Burada altı çizilmesi gereken olay ise, müteahhitle aralar bozulunca kasıtlı araştırma yapması. Yani müteahhit bir yolsuzluk yapmış ise aralar bozulmasa ve bir kanunsuzluk varsa ortaya çıkmayacak. Aynı şimdi ki belediye başkanı Atilla Aytaç’ın yaptığı gibi. Geceleri müteahhit firma ile balık ye, rakı iç ödeme planı hazırla anlaşamayınca, imdat müteahhit bizi soymuş, adliye, savcılık, hakimler, yakalayın  Kamu Zararı var…

 
Emrine direk bağlı olan müfettişinin, belgelerinden anladığımız kadarıyla böyle bir rapor hazırlayacak bilgisi olmadığını, dönemin belediye başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu’nun, ayrıca  Kamu Zararı Tespit Komisyonu kurdurduğundan anlaşılıyor. Müfettiş, anladığımız kadarıyla sağdan soldan toplama bilgiler ile hazırladığı raporu dönemin belediye başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu’na teslim ettiği, başkan Farsakoğlu hukukçu olması sebebiyle rapora  bakar bakmaz yetersiz olduğunu anlayıp belgeyi kuvvetlendirmek için  Kamu Zararı Tespit Komisyonu kurdurduğu, başına da 01/04/2013 tarihinde Hacer Özdemir’i  getirdiği görülüyor.

 
Mali Hizmetler Müdürü Hacer Özdemir, böyle bir tespit yapılmasının mümkün olmadığını anlıyor. Bu bina değil ki çatı yapacakken yapmadı diye tespit yapalım yada 10 metre cephesi olacaktı ölçtük baktık 9 mt yapmışsın deyip fark olan 1 mt ‘yi Kamu Zararı diyelim…

 
Hizmet işinde, geriye dönük tespit yapmak mümkün değil, kamu zararı da kağıt üzerindeki mevcut belgelerden gözükmüyor diye Komisyon Başkanı olarak rapor veriyor.( 30/04/2013 tarihinde) Ayrıca “denetim memurlarının bir tespiti de yok sözleşmeye göre, cezalar kısmında kesilmesini gerektirecek bir işlemde yoktur dolayısıyla kamu zararı tespit edilememiştir”, diye de raporuna yazıyor.

Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
Mali Hizmetler Müdürü Hacer Özdemir, bu raporun ardından belli bir süre sonra dönemin belediye başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu tarafından müdürlükteki liyakatı, performansı yeterli olmadığı gerekçesi ile (Raporu başkanın istediği şekilde hazırlamadığı için olsa gerek) görevden alınıyor.

 
Şimdiki belediye başkanı Atilla Aytaç geldikten bir süre sonra onu tekrar müdürlük makamına koyunca bir süre sonra Aytaç’ın benzer talimatı gelince bu sefer tarih tekerrürden  ibarettir deyip aynı hataya düşmüyor ve kamu zararı raporunu çıkartıp koyuyor önüne. (30/11/2016 tarihinde)
Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
Peki, kamu zararı vardı da neden Simge İnşaat LDT.ŞTİ’nin sahibi ile Fenerbahçe sosyal tesislerinde, aralarında Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç, Adalar Belediye Başkan yardımcısı Mahmut Yerlikaya, Adalar’da  bilirkişilik yapan bir şahıs ve firmanın sahibiyle beraber balık yiyip, rakı içip borçların ne şekilde ödeneceğinin pazarlıkları yapıp bunu da aşağıda yayınladığımız belgeye döktünüz? Firma, yapılan teklifleri kabul etmeyince mi, kamu zararı yapıldığı anlaşıldı.
Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”

İşte hikayenin en şaşırtıcı tarafı bu tezatlar. Bu tezatlarla dolu süreç savcılık/mahkeme bölümünde pek tabi ortaya çıkacak.

 
Mahkeme müteahhit lehine sonuçlandığında firmanın bu belgeler ile yüklü bir tazminat isteme hakkı da doğacağı gibi, firmanın da alacağını arttırmaktan başka bir işe yaramayacak aşikar gözüküyor.

 
Atanmış müdürler, kenarda  memur olarak çalıştırılıp, sus payı olarak müdürlük maaşı verilirken, teknikerler ile sonradan sözleşmeli memur yapılan devlet tecrübesi bulunmayan memurlar müdür yapılırsa işte böyle sorunlar her zaman karşımıza çıkacak gibi görünüyor. Tabi bunun yükü adalılar olarak bizlerin sırtına binecek. Düşünün 5-6 milyon liraya anlaştıkları ama parasını ödemedikleri müteahhittin geçen  yılllar sonunda alacağı 20 milyona çıkmış durumda. Mahkemeler müteahhittin lehine sonuçlandığında bu fark adalıların cebinden çıkacak.

Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç’a soruyoruz

 
Fenerbahçe Sosyal Tesislerin de yanınızda Adalar Belediye Başkan yardımcısı Mahmut Yerlikaya, Adalar’da  bilirkişilik yapan bir şahıs ve firma sahibi ile yediğiniz yemekte firmaya 11.000.000 Milyon teklif edip daha sonra neden kamu zararı var diye firmayı mahkemeye verdiniz? Firma ile anlaşamadığınıza göre firmadan başka talepleriniz oldu mu?

Yoksa, zaten firma ile görüşmelerinizi sağa, sola, ona, buna, ben firma ile anlaşmaya çalışıyorum işte  görüyorsunuz ama o anlaşmaya yanaşmıyor ben ne yapayım deyip firma illaki faizleri de istiyor faizler bize kamu zararı yarattınız diye zimmet olarak bize geri döner bize zimmet olacağına firmaya kamu zararı ile itham ederiz 2 sene yargısı sürer beni de zaten bu icraatlarım ortadayken bir daha aday göstermezler bende çeker giderim bir firmadan alıp vermeyi taahhüt ettiğiniz parayı firmaya vermektense örtülü olarak kullanırım diye mi düşündünüz?

 
Yukarıda yayınladığımız ödeme planı olan belge sizin tarafınızdan mı yazıldı. Belge üstündeki yazılar size mi aittir?
Eğer size ait ise “Belediye” yazısını anladık. Belediyenizden müteahhitte olan borcunuzu tarihlere yayarak ödeme planı yapmışsınız. Ancak sol taraftaki “B” yazısını anlamadık bu B nedir?

 
Bu B şahıs mıdır? Yoksa bir firma mıdır?

 
Belgeden anladığımız kadarıyla “B” size 3 Milyon peşin 2 Milyon da tarihlere yaydığınız gibi toplam 5 Milyon (beşmilyon) verecekmiş. Sizde alacağınız bu rakamı belediyenizden üstüne katacağınız 6 Milyon (altımilyon), toplam 11.000.000 (onbirmilyon) olarak borçlu olduğunuz firmaya vermeyi taahhüt ediyorsunuz. Peki  “B”, firma veya şahıs bu rakamı size neden vermeyi kabul ediyor?

 
Bu firma veya şahıs, borçlu olduğunuz firmaya bu kadar para vermeyi kabul ediyorsa belediyeye yada şahsınıza bir para vermeyi taahhüt etimi yada verdi mi?

 

 

Her sene düzenli mal beyanı yapıyor musunuz? Başkan olduğunuzdan beridir mal ve para artışınız oldu mu? Oldu ise, bildiğiniz üzere mevcut mal beyanınıza ek yapmanız kanuni zorunluluktur. Yaptınız mı, bizlerle paylaşır mısınız?

 

Şükrü Abanoz

Etiketler: »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?
#

Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”” için 28 Yorum

  1. Tamtamcı : diyor ki:

    Simge fazla beklemesin faizleri gitsin farsaktan alsın. Faiz Adalarda bu halkın tepesine binmesin.Ama hak neyse verilmesi lazım adam adına r…. topla atilla bey ama sonra adama verme oda olmaz. Neyse izliyoruz müdahale icin.bu asıl borç ödenecektir ama faiz asla. farsaktan alsın.

  2. Sabriye : diyor ki:

    Amma celiskiha. Aynı hanfendi 2013 te kamu zararı yok demiş 2016 da var demiş. Hatta işi ileri götürmüş demişki hizmet işinde geriye dönük tespit yapamazasın demiş. E doğru demiş ama sona cozutmuş Yok var demiş. Yani var dediği rakamda devlet bütçesi gibi. Sonrada bir hafta süre vermiş gel çabuk bakim buraya devletin parasını getir bide faizinide üstüne eklemeyi unutma demiş. Demişte cevap veren ne demiş acaba sayın editör bukadar evrak belge bulup yayınladığınıza göre onuda bulur yayınlar bizide merakta bırakmazsınız herhalde. Çok merak ediyorum. Acaba okkalı küfür mü etmiş yoksa raporlarını tii yemi almış. Lütfennnnn yayınlayın . Arkası yarın gibi dizi olur bu haberinizden. Bekliyoruzzzz.

  3. Haberiniz için sizi tebrik ediyorum Şükrü bey. Gerçekten habercilik adına büyük başarı. Haberinizde Resmi belgeler var,ikili görüşmelerin el yazılı toplam tutarın hangi vadelerde ne kadarın peşin ödeneceği belge var. Konu Belediyeyi bırakın yıllardır adadalar esnafını bile meşgul ediyor. En son bana firmanın 89/1 haciz ihbarnamesi geldiğinde bu ne ya demiştim. Benim ne borcum olur bu firmaya derken avukattan öğrendimki belediyeye olan borcum varsa belediyeye yatırma bana yatır demek miş bu 89 olayını öğrendik. Ama bu belegedeki yazı harbiden Atilla başkanın el yazısı ile çıktı ise bunu artık ıslak yazı olması aranmıyor. Krimoloji fotokopiye bile yapılıyor.
    Kurmay Albay Dursun Çiçek ”İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı fotokopideki belgede imzası bulunması ile sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştı. Sonuçta bu yazı Atilla başkanın ise bu tespit edilir 5+6=11 milyonun ne şekilde firmaya tespit edildiği bile ortaya çıkar.Peki 5’şi nasıl ödettiriyorsun. Neden beşi önce belediyeynin kasasına bağış alıp sonra firmaya ödemeyi yapmıyorsunda neden direk firmaya ödettiriyorsun. Amacın nedir. Asıl kamu zararından kurtulmak mı. Burda açıktan firmaya para ödenme pozisyonuna başkan tek şekilde girmiş gibi gözüküyor. Yıllardır Firmanın parasının ödenmemesi ile oluşan faiz başkana kamu zararı olarak çıkacaktır. Bunu resmi olarak firmaya ödese kendisine rücu edecek diye dışarıdan başka birisine haricen ödetmeye çalışmış anlaşılan ama bu suçtur. Kapalı kapılar ardından bu şekilde pazarlıklar yapamazsınki. Döner dolaşır böyle patlatırlar lastiğini sonramı ne olur ? düğün,dernek ve sünnet.

  4. Haşmetcan : diyor ki:

    Kim mi birisini sünnet ederler bu haberle benden söylemesi. Haber çok fena sonuçları olabilecek bir haber olmuş. Belgeler resmin kurumun istedikleri gibi belge ürettiklerine çok güzel bir örnek. Adalar Belediyesinin aynı şahısın bu iki zıt resmi belgeye imzası ile artık bu saatten sonra adalarda kimsenin güvende olmadığı ortaya çıkmıştır. Herkes için her an bir belge üretilip bir anda belediyeye milyonlarca lira değerinde emlak vergisi,kaldırım katkı,ecrimisil falan filan bedelleri ile karşılaşabiliriz. Sanki olmadı mı eskiye yönelik tarihi eserlerden alınan rüşvet gibi emlak vergileri işte. Ama bereket ki o paralarımızı geri alabilecekmişiz. Artık kimsenin resmi evrak güveni kalmamıştır herhalde. Bu kadar tezatlık ta olmazki. Göz göre göre cahil cesareti ya. Acaba sorumlusu olan bayan müdüranım ne diyecek merak ediyorum. Daha önce editörü savcılığa falan verecem diyordu acaba verdimi yoksa bu haberle beraber toplayıp mı verir yoksa veremez mi. Yani verse ne diyecek acaba. Belkide firma bayanı vermiştir yaptığı tezatlıkla. Hadi bakalım kim kimi veriyor bekleyelim görelim. Suçlularda ortaya çıksın bir. Bir öyle bir böyle raporlar değilmi ama. Ya iftira yada avanta kokuyor ikisinden biride hangisi ?

  5. Cesur müdür : diyor ki:

    Bırakın editörü ben burada kutlacak birisi varsa cesur müdürdür. Helal olsun bak kamu zararı çıkatmış devletin adalıların parasını kurtaracak rapora imzasını komuş. Helal olsun. Önceki raporunda kafası biraz güzelmiş ama sonra düzelinde doğrusunu bulmuş. Bul karayı al parayı demiş 2,5 milyon kamu almış koymuş. Nereye koydu ise çok belli değil ama neyse . Yinede helalll Tebrikler

  6. yamyam ati : diyor ki:

    Haberdeki foto var ya foto tam savcılık. Adalarda dönen çarkları,perde arkası pazarlıkları , ortaya döken bir foto. Gerçekten editörü kutlarım. Mütahit parasını almadı ise yani sağ taraftaki 6 milyon ödenmedi ise sol taraftaki 5 milyon kimin cebine gitti. Anlaşılan vatandaş ne karşılığı olduğu belli olmay–,+9*/an 5 milyonu vermeye razı. Ha mütahite gitmiş hada ati ye onun için ne fark eder. Adamın gözünden çıkmış bukadar para ne diye çıktı ise onuda araştırmak lazım tabi. Adalarda ne iş yapıyorki adam tamı tamına 5 milyonu gözünden çıkartabilsin. Birde ne karşılığında veriyor bu parayı onuda ayrı araştırmak lazım. Dile kolay yazmak kolayda vermek 5 milyonu var ya deli para. Ne diye bukadar büyük para sorgusuz, sualsiz, faturasız, belgesiz el değiştirir. Asıl bomba bence 5 milyonu veren adam ne yaptı ki göz yumulsun diye 5 miyonu gözden çıkartmış koymuş masaya onu deşmek lazım. Mütahit paramı alayımde nasıl olursa olsun der adam niye bağış yapıyor deli mi ne derler adama. Ama illaki onun 100 katımnı kazandırmışlardır ki adamda tamam kime istiyorsanız veryim olmazsa size vereyim benim işimide bir ana halledin mi dedi bunun çözmek lazım. Vllahi tam savcılık olay bu haber.

  7. Belediyeye rapor sayma makinesi lazım. Hani para sayma makinalarında sahte para gelince makine dışarı atıyor ya sahte parayı işte öyle makine koyup belediyedeki tüm raporları makinaya atılsa herhalde tüm makinanın içinde rapor kalmaz gibi gözüküyor. Ne acayip bir durum ya. İnsan artık devletinin belgelerinede kuşkulu bakacak. Acaba sahtemi diye????

  8. Arif : diyor ki:

    Hangisi gerçek derken neyi kastettiniz sayın editör. Raporlarmı yoksa elinde çekilen para rakamlarının olduğu fotomu. Her ikisinede inanamadık ta. Hala gerçek değil gibi. Fotonun üzerindeki fotomontaj lamı koydunuz editör bey. Sanki öyle gibi. Ne bileyim yada çeken öyle bir çekmişki ayarlayıp, konun vehametini ortaya koyarken sanki muziplik yapmış, denk getirip çekmiş gibi. Arife tarife cuk oturmuş resmin üst tarafına. Yoksa acaba Belediye tarafı tarife soldaki 5 milyon verecek şahıs mı arif yani çözemedim bu işi. B ile başlayan adam kimdir bilen varsa yazınız lütfen. Adam bir anda 5 milyon kayme veriyorsa bana da bir iş versin ,6 aydır işsizim. Öyle bedavaya istemiyorum çalışıp ter akıtacam kardeşim sadaka istemiyorum.

  9. Biz adalarda hayırcılardanız. İyide belediyenin yaptığı bu kirli işlerede hayır diyoruz. O zaman referandumda hayır derken yanlışmı yapıyoruz. Belediyeye bakarsanız kapalı kapılar ardındaki pazarlıklar olacak iş değil. Savcıların resen soruşturma başlatmaları gerekir. Haber suç duyurusu başka bir şey değil. Yeterli kanıt haberde mevcut. Referandum sonrasımı bekleniyor. Adalet yerine getirilmesi gerekir. Ortada delilli suç var besbelli.

  10. Oy Oy Eminem : diyor ki:

    Oy Oy Eminem nedir bu güzellikler.İstediğin adamın kafasını kopartmak için rapor düzenletip kamu zararları çıkarttığına göre 5 milyon veren adama ne rapor çıkarttınki adam bu kadar parayı vermeyi kabul etmiş. Belediye resmen şantaj yapıyor millete başka açıklaması yok. Benim pencereyi görürlerse bi raporda banada tutulacak demek. Utanmaz raporcular ne olacak. Ben penceremden bakıp bunlar ne zaman banada rapor tutarlar deyip düşüneceğime, hayır verip bunları göreceğime, evet derim arkadaş

  11. Safinaz : diyor ki:

    Sayın editör sorularınız karıncayı incitmeyecek cinsten maşallah.
    “Bu firma veya şahıs, borçlu olduğunuz firmaya bu kadar para vermeyi kabul ediyorsa belediyeye yada şahsınıza bir para vermeyi taahhüt etimi yada verdi mi?”
    Yani vermemiş olabilir mi . Atilanın çarşıda yürüyüşü değişti. Çağanoz gibi yürürdü şimdi oynaya zıplaya hoplaya hoplaya yürüyor baksanıza. Sanki orgazm olmuş gibi mutlu mesut. Hemde kaç katı aldıki katmerli mesut. Adını mesuta çevirirse şaşırmayın.

  12. Temel Reis : diyor ki:

    “More’un ada ütopyasını gerçekleştiremesek de en azından ‘adalı’ olmanın ruhunu kaybetmemek üzere çalıştığımızı belirtmek isterim.” Demiş Atilla Başkanımız. Adalı olmanın ruhu gelen geçeni düdüklemek mi ? Biz düdüklenen taraftayız da eğerki more buysa yandık ki ne yandık.Başkanımız atıp tutarken kitaplardan alıntı yapıyor kapalı kapılar arksında ne pazarlıklar dönüyor. Mistir more bırakalım mistır savcı beye bakalım. Bu more ayaklarını yer mi yedirir mi?

  13. MORE : diyor ki:

    “More’un ütopyasının bir gün tüm insanlığın amacı haline geleceğine olan inancımı sürdürerek, bizleri destekleyen ve desteklemeye devam edecek olan bütün Adalı hemşehrilerime şükranlarımı sunuyorum.” Demişsin sayın başkanımız.Nede büyük laflar etmişsin . Bunu da düstur edinip gerçekleştirmişsin bravo sana pek sayın başkanımız
    More ütopyasını gerçekleştirmişsin hatta onu falan geçmişsin sayın Atilla Aytaç. More demek daha demektir. Yani fazla fazla daha fazla anlamına gelir ki sen daha fazlanın fazlasını da almışsın,çıkartmışsın adalardan belli. Seni tebrik ediyoruz. Şimdİ başka hedefin varsa onuda söyle bilelim daha ne kadar bu ütopya ayağına şedilecezzzzz. Onu bilelim. Sen başta isen tecavüz kaçınılmaz bari bizde kendimizi avutacak bir çözüm bulalım.

  14. Analizci : diyor ki:

    09 Mart 2017’deki yazınızda, Adalar Belediyesinde Müdür olmanın şartlarından bahsettiğinizde, yazınızı tamamen objektif olarak, dışarıdan bakıldığında çok çarpıcı olan örnekler verdiğini söyleyebiliriz. Objektif olan değerler, demek ki görevdeki memurlar için normal gelebiliyor. Nasıl gelmesin, bir memur görevde yükselme sınavına girmeden, asaleten memur kadrosuna atandığında, atandığı müdürlüğün tüm haklarından faydalanıyor. En önemli hakta, tabiî ki maaş farkıdır. Müdürlük saltanatı, çabası.Böyle olunca da foyası meydana çıkan müdürler rahatsız olmakta haksız da değiller. Nasıl olmasınlar ki, ne güzel karışan görüşen yok gelsin ballı kaymaklı maaş farkları. Ancak iş artık öyle değil. Olmadığını yakında göreceksiniz. İsmini vermeyeceğim bazı kaynaklardan aldığım bilgileri paylaşacağım. Bu bilgiler yakında yasal olarak geri dönüşleri olacaktır.

  15. Matilda …. kurtarmanın peşinde.Firma alacaklı icraya geliyor malı kaldırıyor. Belediyenin itibarı yerlerde. Onun önüne geçmesi lazım. Nasıl yapacak . alacağını yok etmesi lazım. kafayı çekince adliye de bana bir şey olmaz diyormuş sağsa solda. Aynı adliyede yakında yargılanır farkında değil. Adalar adliyesinden iki fetöcüde çıktı. Biri eski savcı biri eski hakim.Kimsenin yaptığı yanında kalmıyor. Kanunlardan ayrılmamak lazım…

  16. Analizci : diyor ki:

    Analizlerimize başlayalım. Şöyle bir bakalım İnsan Kaynakları Müdürü Bünyamin LÖK.
    Kimdir, nedir,necidir,nereden gelmiştir, branşı nedir, ne olmuştur,nereye atanmıştır,ne maaşı almaktadır,ne mesai almaktadır inanılır KAMU ZARARI değildir. Tek tek açıklamaya kalksam, sayfalar yetmez. Kısaca, asker kökenli, zabıtaya direk alınmış, yaş sınırına bakılmamış, zabıtada görev alan başka bir birimde görev yapması mümkün değilken, İnsan Kaynaklarına vekaleten, Müdür atanmış,hem müdürlük maaşı alır, hem de, zabıtadan mesai alır, karşılığında ne gibi üstün meziyetleri vardır ki, Adalar Belediye Başkanı, özellikle onu, bu müdürlüğün başına, yasa dışı olmasını bilmesine rağmen atamıştır?
    Meziyeti, herhalde Adalar Belediyesinde 17 yaşında işe giren,sahte diplomalı müdürlerin, yargılanması ile aldıkları cezalar olmasına rağmen, müdürlüğüme yargı kararları tebliğ edilmedi, deyip işlem yapmayan,uygunsuz belgeli ve diğer 18 yaşını doldurmadan torpille Adalar Belediyesine giren ve bu meziyetleri ile müdürlük makamına layık görülen kişilerin, özlük dosyalarını, itina ile sümen altı etmek, ortaya çıkartmamak, ortaya çıkartıp, Belediye Başkanını mahçup etmemek,ve zamanla müdür olmuş olan, diğer sakıncalı personeli özenle gizlemek, işlerini yaparak, üstün beceri sergilemek, olsa gerek diye düşünmekteyim. Hani derler ya, “Dinime küfreden Müslüman olsa” diye, kendisi yaş haddini geçip yatay geçiş ile balıklama Adalar Belediyesine atınca yaşları küçük olanları ma yok diyecek Bünyamin Bey . Tabi ki demeyecek.
    Belki de ,iş te bu meziyetinden dolayı, bu müdürlüktedir.
    Sayın Adalılar, sizce yukarıda sıraladıklarımız az meziyet midir? Normal bir memur bu karmaşılıkta işe dolanır kalır 40 kişi gelse çözemez. Netice Bünyamin LÖK hak etmiştir.

  17. Ben bu kızı anlamadım arkadaş. Amerikan diplomalı Çevre Mühendisi olarak önce simgede çalıştıydı çöpçü olarak. Hızlı yükselişi ile Farsak sözleşmeli yaptı sonrasındada memura geçirtti. Farsak talimat verdi çalıştığı firmaya simgeye karşı tutanak tuttu,sonrasında yok yok kamu zararı diye hacerle beraber tutanağa imza attı. Şimdi çepe çevre her taşın altından kritik imzaların altında imzası var. Amerikada ki okullardamı sana bunu öğrettiler yoksa burada farsakmı öğretti gözü kapalı imza atmayı. 2012 de simge hakkında tutanak tut 2013 vallahi kamu zararı tespiti edilememiştir de. Zaten hizmet işi geçmişe yönelik tespit yapılamaz diye imza at sonra güle oynaya ben mühendisim de. Senin bir diplomana bakmak lazım hakikaten neymişin diye. Sende de tuhaflık sezdim ben. Nede olsa Adalar çekiyor diplomaları sahte olanları ya arada senide çekmiş olmasın efsun kardeş.

  18. adisyon : diyor ki:

    Fenerbahçe Sosyal Tesislerde yenen yemeğin parasnı kim ödedi acaba. Bence müteahhite öetmişlerdeir. 4 kişi hesap 1000 tl den aşağıya gelmemiştir. Adamın hem prasının üzerine yatın hemde parayı adama ödettirin bunlarda ne yüz ne de utanma var arkadaş…

  19. Vakti zamanında, firmanın ekmeğini yeyin. O vakitler Cengiz bey Cengiz bey benim maaşımı azcık arttırırmısınız yol parasından sonra cebime bir şey kalmıyor diye yalakalık edin sonrada atilaya yalakalık için sahte tutanaklar düzenleyip adamın arkasından işler çevirin. tezgah üstüne, tezgah yapın. Bekleyin sıra size de gelecek.

  20. karagumrüklü : diyor ki:

    Simge firmasının alacak tutarını Adalarda bilmeyen kalmadı. Atilla Aytaç İşte bu alacak tutarını sıfırlarsam aşağıdaki tenikerleri müdür yapatığım ,müdürleri memur yaptığı ama her iki tarafa da müdür maaşı ödediğim Kamu Zararından dolayı bana kimse bir şey diyemez diye düşünmüş. Sonra müdürlüklerde eğrelti oturan ama oturmak için her şeyi yapacak olan hacere talimat vermiş. Hemen bana bu firma hakkında kamu zararı,sahte belge,ihaleye fesat mesat esat karıştırdığı ile ilgili bir şeyler bul getir yoksa kendini kağıthanede bulursun demiş. Müdürlük makamının dayanılmaz cazibesinden faydalanmak isteyen hacer hemen iş başına koyulmuş. Ama balık hafızalı olarak geçmişte yaptıklarını unutarak. Diğerlerinin önüne ne koysan imzalar zaten .Gözü kapalı hazırlanan düzmece raporlara imza atmaya başlamışlar. Atillanın dediğine uymamak müdürlüğün gitmesi demek. Hadleri nemi geçmişte heyet kontrol etmiş Kamu Zararı tespit edememişti. Şimdi tam tersi bir karar bu raporuda, geçersiz kılar sonra size de bizede sıkıntı yaratır. Diyememişler tabi tamam biz imzalarımızı atalımda sonrasında dua edelim inşallah daha önceki raporlar ortaya çıkmasın diye demişler

  21. ambulans : diyor ki:

    Hacer belediyenin ambulansı ile her gün evine gidiyor. Müdürlük giderse ambulans şöförü bir daha onu bindirip evine götürmez valla.

  22. Zeyno : diyor ki:

    Ah be zeyno kızım. Senin bu firmanın muayne kabul tutanaklarında imzan yokmu. Varrrr Sen şimdi böyle bir raporun altına imza atacanda diğer memurlar yargılanırken sen kenardanmı seyredecen zannediyorsun. Onlraın yapacağı ilk iş hak edişlerden muayne kabul komisyonları geçici,kesin kabullere kadar tüm denetim memurlarını içine alacak suçlamayı yapmaları olacak. Anlayacağın kendi kendini ihbar eden bir yavuz elma vardı ikinci sen çıktın. Neymiş bu imar müdürlüğü sevdası.

  23. analizci : diyor ki:

    Pekala Yeşim Şener!!! Mali Hizmetler Müdürlüğü yapmış ve 18 yaşını bırak 17’sini doldurmadan Adalar Belediyesine girmiş. EEEEee oda 17 de torpilliydi şimdi bile Bşk Yrd. İsmail ŞENER yine torpili. Ne olur. Hiçbir şey olmaz. En azından görevde yükseltmeye girmiş müdürlük maaşını hak etmiş ama sağdan soldan birilerinin kolpacılarının, 17 yaşının kendisine hatırlatılmasının tehditleri ile müdürlüğü, Hacer Özdemire bıraktığı söyleniyor. Doğrumu? Koltuk kolay bırakılmaz,hatta bazıları der ki silah zoru ile koltuğumu bırakmama diye ama bu hanfendi bıraktığına göre, vardır bir şey herhalde, diyor ve geçiyoruz. Kamu Zararına. Yeşim Şener, kaç yıldır memuriyeti hak etmediği halde, memurluktan para almış, ama çalışmışta. Bu hali ile görevde yükseltme sınavına girip, Yazı İşleri Müdürü bile olmuş. Uzun süre Mali Hizmetler Müdürlüğünde, müdür olarak kalmış. EEEEee devlette, farkketseydi değil mi, boş oturmamış çalışmış,gerçi sonra ihbar olmuş ama olsun, nede olsa İsmail Başkanın akrabası, netice karar ,
    Kamu Zararı yoktur.

  24. Bir Firma : diyor ki:

    O bir firma olsa olsa ………., ………… hem otel var hemde apartlar. Demekki onun işletme ruhsatı üzerinde pazarlıklar yapıldı. Denildiğine göre otel yapıldıktan sonra ki değeri 500 milyon$ ettiği söyleniyor. ….., … …….. 10milyon$ arsayı aldı. 20 milyon$ harcadıysa fazla fazla 30 milyon hepsi mal oldu. Otelin bitmişi 500 milyon $ ederse böyle 470 milyon$ karlı ticaret, dünyanın ancak tek ülkesinde, tek ilçesinde olur. Adalar. sıfır oteli kondur,apartları 4 katlı yap. Ruhsat ekleri,pasta ekleri gibi beraberce yiyin,tek bir aykırı iş tutanağı tutulmadan işin de ruhsatını verin. Şimdi adam belediyenin borçlu olduğu firmanın tüm parasınıda ödese bir okadarda meşhur matildaya verse karından zarar mı eder. Yokkkkk. Türkiye bütçesi kadar para bu boru değil. Fenerbahçedeki yemekteki 4. Kişi ……….. acaba ?

  25. Analizci : diyor ki:

    Gönül Ülker,
    Bu hanfendi de küçük yaşlarda, Adalar Belediyesinin kazandığı, cevherlerden bir diğeri. Kendisi, kısa zamanda, görevde yükseltme sınavına girmiş, kazanıp müdürlüğü hak etmiş. Aman demiş, bana müdürlük vermeyin de, parasını verin. Ben memur olarak, daktiloda vs çalışırım demiş. Yeter ki, beni deşifre etmeyin, kenardan kenardan, emekliliğime kadar, müdür maaşı alayım, sonra siz sağ, ben emekli olayım, dediği rivayet ediliyor. Ne kadar doğrudur (%100), bilmem ama, müdür maaşı alıp, makamın hakkını vermiyorsa, kamu zararı var gibi olsada, böyle fedakarlık yapan müdürleri, çok takdir eden, Atilla Aytaç için karar;
    Kamu Zararı yoktur.
    Fulya Erkan,
    Yani Adalar Belediyesinde, Atilla AYTAÇ, bir gün vaktinden önce koltuğundan olursa, bu şahıs yüzünden, olacağı söylentileri, Adaları aştı Kartalda.Beşiktaş ta, konuşulmaya başlandı.Neresinden başlasak diyecem ama başlamadan kapatalım nasılsa bomba yakında patlar, ulusal kanallardan, renkli görüntülü izleriz deniyor.Kamu zararı varmı derseniz, mahkeme var diyor, ama önemli olan Atilla AYTAÇ ne diyor,….kararı ,
    Kamu zararı yoktur.

    Hakan Güven,
    Satın alma md,ama Kasım Beyin emri altında metanetle çalışır, ancak müdür maaşını her ay trink alır. En azından, erken yaş sendromu yok. Memurluk yapar, ama müdürlük maaşı alır.Aytaç’ın kararı…
    Kamu Zararı yok.
    Selviye Erdoğan,
    İşletme Müdürlüğünü asaleten almış olup, İmar Ve Şehircilik Müdürlüğünde çalışmakta oluşu ile azcık kamu zararı varsa da önemli bir zarar değildir. Neticede koltuğu, Atilla Başkanın dediğine, memnuniyet ile bıraktığından dolayı,
    Kamu Zararı yoktur.
    Müdürlüklere onca asaleten müdür varken teknikerleri ve kendisine yakın isimleri koyup onlara hak etmedikleri müdürlük maaşını ödettiren Atilla AYTAÇ’a göre ,
    kamu zararı varmıdır ?Aytaç’a göre
    Kamu Zararı yoktur.

  26. BİLMEM NE OĞLU : diyor ki:

    Bir firma,iki firma,üç firma yok şu firma yok bu firma deyip yazacağınıza niye bu parayı veren firmanın adını yazmazsınız anlamadım. Bir sürü yazı ve yorum başroldeki firmanın adı sanı yok. Bu firmanın kim olduğunu herkes biliyormu. Adamlar adları yazılınca adamlarınımı gönderecekler. Bırakın bu işleri malı götüren de belli göz yumanda. Herkesin bildiğini ama yazamadığını ben yazayım delikanlılık bende kalsın bari .Sansürlenecek ama yazayım Bu firmanın adı bir firma değil …….. dur. Sahibi de ….. ….. Herkesçe biline.

  27. Bu resimdeki parmak kimin ? Parmak parmak değil vezir parmağı. Manikürlü pedikürlü parmak. Ne güzelde tutmuş yazıyı resmini çekivermiş. Matilda, bu parmağın sahibini arayıp dururmuş. Beni bu parmak sahibi açık etti diye. Sanatçı parmağına benziyor. Bence gitarist eli bu. Orta parmağıda uzun besbelli. Acaba diyorumki….. ondan mı uzun. Şimdi resimdeki rakamları, matildanın yazısı ile karşılaştırmak lazım. Yazı onun mu diye. Yazı matildanın ise işi kötü bence. Renkli, resim. Adi makam krimolojiye gönderirmi gönderir. Sonra nemi olur çok şey olur valla. Ne acayip şeyler olur matilda şaşırır. Böyle illegal esaplar yapıp, yazı yazıp ellere tutuşturursan sonra senin elinede sarı zarf ile ifade alma evrağı geliverir ansızın. İki B ‘nin biri …. ….. ikinci B ise Belediyeyi temsil ediyor. Yazımı kimin krimoloji belli eder yazıyı.Sonra matildanın işi pek zor.

  28. Kuru Mülkiyetine sahip olduğum taşınmazın intifa hakkı sahibi annemin ölümü ile talebim üzerine düzenlenen Emlak Beyan Suretinde Beyan açıklama hanesi eksik bırakılmak suretiyle taşınmaz malik olarak annem gösterilmiş , bu belgenin vergi dairesine götürlmesi ile vergilendirme ve tapu müdürlküklerinde de manipüle edilderek gerçekleştiirlen işlemler ile maliki olduğum taşınmazın mirasen intikal ettiğine dair kandırıldığım .Aslen 2015 yılında emlak vergi mükellefi olduğum halde taşınmazın mirasen intikal şeklinde gerçekleştiirlen işlemlere dair 26.08.2014 tarihlilı beyan bildirimi bilgim dışında imzam uygulanarak düzenlenmiş 2015 yılında beyan vermek için gittiğimde zaten vermiştiniz beyanınızı demeleri ile beyandaki imzanın bana ait olmadığı farketmem ile hiç istifleri bozulmamış olmakla 26.08.2014 tarihinde taşınmazıma dair imzam uygulanarak beyan bildirimi düzenlenmiştir.Ayrıca maliki olduğum taşınmaza dair intifa hakkı sahibi annemin ölümüü ile intifa terkin işlemleri sırasında taşınmaz malik olarak gösterilmek suretiyle maliki olduğum taşınmaza mirasen intikal edildiğine dair belge ve tapu düzenlenmiştir.Mali Hizmetler Müdürlüğünde gerçekleştirilen ihallere dair yapılan Savcılık başvurularım ile inceleme başlatılmamış hatta iidari mahkemede açmış olduğum dava görev yönünden red karraı tarafıma tebliğ edilmeksizin Vergi Mahkemesine gönderilmiş ordan da incelemezlik kararı i ile son bulmuştur.TÜm üslsüz düzenlenen belgeler mevcuttur.Aynı durum Adalar Tapu Müdürlüğünde de devam etmiş.mirasçıl olarak gösterilmek suretiyle Tescil İstem Belgesi düzenlenmiş ve Tapu senedi düzenlenmişştir. 1 yıl sonra uyanmam ile tüm dengeler altüst olmuş eşeledikçe pislik çıkmaya devam etmiştir. Lehte davranılan kişiler ise maalesef kan bağım olan abim ve yeğenimdir. Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış davam mevcut olup yaşananlar sayfalara sığmayacak şekilde katlanarak büyümektedir.Tapu Müdürlüğü sicil kayıtlarımı incelememe izin verilmemiş üstelik memura hakaret ve tehditten iftira ile sanık durumunda olduğumuz 17 yaşındaki oğlum ve ben artık gülsek mi ağlasak mı bilemiyoruz. .Usulsüzlükler had safhada olup sonsuzdur. İdari mahkemede halen her bir ihlale yönelik Savcılık başvurlarım devam etmekte olup 200 aşkın Bimer başvurum bulunmaktadır. son olarak iç hatları tamamlayıp Cumhurbaşkanlığı Külliyesine ve TBMM başvururlarım yapılmak üzere Ankaraya gidilecektir. Durum vahim bir hal almaktadır.Benim adıma imzam uygulanarak beyan bildirimi düzenlenmiştir.Taşınmazım için de annem malik olarak gösterilmiştir.TCK ciddi ihlalleri içeren konulara dair yaptırım uygulanamamaktadır. tüm belgelerim mevcut olup taşınmazıma dair Emlak beyanı vermem dahi engellenmektedir. Bu derece yani.Ancak sonuna kadar mücadelemi devam ettirmeye kararlıyım.Aynı durum Şişli ilçesinde de aynı birimlere dair yaşanmış burada da Savcılık Başvurularım ile sonuç alınamamıştır.