logo

üsküdar evden eve nakliyat sex izle seks izle

Bostancı Escort
15 Mart 2017

Adalet Divanı’nın başörtüsü yasağına Bozdağ’dan tepki

Adalet Divanı‘nın başörtüsü yasağı ile ilgili aldığı karara Adalet Bakanı Bekir Bozdağ tepki gösterdi.  Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Yozgat’ta gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bozdağ, Adalet Divanı‘nın başörtüsü yasağı ile ilgili aldığı karara tepki gösterdi.

Adalet Divanı'nın başörtüsü yasağına Bozdağ'dan tepki

 

Bozdağ’ın açıklamaları şöyle:
Avrupa Adalet Divanı’nın aldığı karar din ve vicdan ve hürriyeti, çalışma hürriyeti, insan haklarına ilişkin bütün uluslararası düzenlemeler ve AB değerlerinin katledilmesinden ibaret. Çok net bir şekilde Adalet Divanı adaleti, hukukun evrensel ilkelerini ayaklar altına almıştır. Avrupa Birliği’nin değerlerini verdiği kararla çiğnemiştir. İnsanları inancıyla işi arasında tercihe zorlamak demokratik bir hukuk devletine yakışmaz, büyük bir ilkelliktir, büyük bir çağdışılıktır. Ortaçağ zihniyetinin 21.yy.da mahkeme eliyle hortlatılmasından başka bir anlam taşımamaktadır.

Bugün bildiğimiz gibi Avrupa ülkelerinde ayrımcılık, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, islamafobi ve Türkiye karşıtlığı gibi çok ciddi hastalıklar var ve bu hastalıklar serpici nitelikte toplumun tamamını etkisi altına almış durumda ve siyasi iktidarlar dahi bundan etkilenip bu hastalıklara karşı sesini yükseltmek ve bu hastalıkları tedaviyle uğraşmak yerine bu hastalıkların yaygınlaşmasına yol açan eylem ve söylemler içerisine girmişlerdir. Bu son derece üzücü bir gelişmedir.

Avrupa’nın geleceğini, Avrupa ülkelerinde yaşayan insanların geleceğini, demokratik hak ve özgürlüklerini de tehdit eden gelişmelerdir. İnsanların bu tür yaklaşımlar içerisinde olması bir dereceye kadar izah edilebilir. Bunların tedavisi vardır. Belki tedavi edilebilir. Bir şeyler yapılabilir ama ana görevi bütün bu hastalıklara rağmen ve her türlü olumsuzluğa rağmen insan haklarını adaleti ve hakkı ayakta tutan Avrupa Adalet Divanı veya Belçika Mahkemesi gibi mahkemelerin bu aşırılıklara pirim vermesi ve onlardan daha ileri kararlar alarak adaleti ve hukuku yok etmesi kabul edilemez. Bu tuzun koktuğu bir yerdir. Avrupa Birliği değerleri içerisinde insanların din ve vicdan hürriyetini herhangi bir insanın işyerinde alacağı bir karara bağlamak, oraya hapsetmek kabul edilemez bir durumdur. İnsan hakları şahısların, kurumların veya devletlerin aldıkları kararlarla yok edilebilecek haklar değildir. Bunlar insan olmanın gereği olan haklardır. Mahkeme kararlarıyla da bu haklar değiştirilemez, yok edilemez, ortadan kaldırılamaz. Ben Avrupa adına üzülüyorum, Avrupa Birliği adına üzülüyorum. Avrupa ortak hukukunu korumakla görevli olan bir Adalet Divanının verdiği bu karar bu hukuku bombalamıştır. Onlar adına çok üzgünüm. Yoksa bu tür kararlar insanların din ve vicdan özgürlüklerini yok edemez. Bu kararların böyle bir gücü asla yoktur. Ama Türkiye’ye her defasından demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü dersi verenlerin Avrupa’daki demokrasinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün; ırkçıların, ayrımcıların, İslam düşmanlarının ve başkalarının inanç hürriyetine saygı göstermeyen radikallerin kabul ettiği kadar olduğunu göstermiş oldu bu karar. Sadece üzgünüz diyorum ve bu kararı verenleri bir hukukçu olarak kınıyorum.

HOLLANDA ÇİĞNEDİ

Bakanlar Kurulu toplantısından sonra hükümet sözcümüz gerekli açıklamaları yaptı. Başbakanımız gerekli açıklamaları yaptı. Türk devleti; Türk milletine ve Türk devletine yaraşır bir şekilde tedbirler alacak, adımlar atacaktır. Hollanda hükümetinin yaptığı gibi Hollanda milletini, devletini küçük düşüren ve tarih önünde bir utanç fotoğrafıyla mahkum eden bir yaklaşım gibi bir yaklaşım ortaya koyamayacaktır.

Bizim tavrımız çok nettir. Bu milletin büyüklüğüne, bu devletin büyüklüğüne kadim bir devlet geleneğine yaraşır bir şekilde gereken yapılacaktır. Türk bakanlarına, oradaki Türk vatandaşlarına dönük yapılan haksız, hukuksuz, uluslararası sözleşmelere aykırı, diplomatik nezaket kurallarını ayaklar altına alan bütün bu kararlara karşı atılması gereken adımlar tereddütsüz atılacaktır. Zaten alınan kararlar açıklanmıştır. Bunu çok net bir şekilde ifade etmekte fayda var. Bizim tutumumuz Hollanda hükümetinin bu olumsuz yaklaşımına karşılıktır. Yoksa Hollanda halkıyla Türk halkı arasında, Hollanda toplumuyla Türk tolumu arasında herhangi bir sorun ve sıkıntı yoktur. Bununda bilinmesinde fayda vardır. Bizim tutumumuz sadece Hollanda hükümetinin ırkçılara, ayrımcılara esasında Hollanda’ya ve Hollanda halkına da düşmanlık yapan bu hasta anlayışlarıyla kesimlere pirim veren Hollanda halkını da rencide eden oradaki Türk toplumunu da rencide eden bu saygısız, hukuksuz, diplomatik nezakete aykırı yaklaşımlarına karşıdır.

Orada vatandaşların üzerine polislerin ve polis köpeklerinin saldırtılması son derece büyük bir hak ihlalidir, insan hakları ihlalidir, toplanma hakkının, gösteri hakkının ihlalidir. Sayın bakanın yolunun kesilmesi bir seyahat hürriyetinin ihlalidir. Vatandaşların bir araya gelmesinin engellenmesi toplantı ve ifade hürriyetinin ihlalidir. Basın mensuplarına yapılan saldırılar da basın hürriyetinin çok açık ihlalidir. Bu kadar hak ihlali yapılan bir yerde bütün uluslararası toplumun ayağa kalkması lazım ama görüyoruz ki Avrupa Birliği kurumları, Avrupa Konseyi ve demokrasi hukuk diyen her gün Türkiye’yi en ufacık bir olay olduğunda ki haksız olay esasında terör örgütlerinin anlatımlarına göre Türkiye’yi suçlayanlar; terör örgütü anlatımı değil yayını değil canlı yayında televizyonlarda bu haksızlığı hukuksuzluğu yapanlar karşısında sessiz kalmışlardır. Ona karşı sessiz kalan herkesi de buradan kınadığımı ifade etmek isterim. Türk vatandaşlarının üzerine polisleri salanlar en büyük insan hakları ihlalini gerçekleştirenlerdir. Hollanda hükümeti bu tutumuyla suç üstü yakalanmıştır, uluslararası hukuktan kaynaklanan bütün yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmiştir.

VENEDİK KOMİSYONU RAPORU SİYASİ

Venedik Komisyonu Cuma günü Türkiye aleyhinde bir rapor kabul etti. Venedik Komisyonu teknik bir komisyondur. Uzman görüşü sadece verir. Ancak Türkiye hakkında Venedik Komisyonun kabul ettiği rapor teknik bir rapor değildir. Tamamen siyasi bir rapordur. Venedik Komisyonu Türkiye’deki anayasanın halkoylaması sürecine bu ortaya koyduğu bu raporlar ‘hayır’dan yana çok net bir şekilde taraf olmuştur. Çünkü Venedik Komisyonu’nun raporu adil değildir, objektif değildir, sübjektiftir, siyasidir. Tamamen baştan sona CHP’nin ve HDP’nin anayasa komisyonu, genel kurul görüşmeleri sırasında söylediklerinin ve kendi internet sitelerinde yayınladıkları görüşlerin derli toplu bir arada ifade edilmesinden ibaret bir rapordur. Türkiye’de inceleme yaptılar. Boş yere para harcadılar. Keşke bu kadar zaman harcayacağınıza, para harcayıp bu raporu yayınlayacağınıza HDP ve CHP’nin internet sitesinden indirip oradaki HDP ve CHP logolarını çıkarıp altına Venedik Komisyonu yazmış olsalardı daha zahmetsiz ve masrafsız bir rapor olurdu. Venedik Komisyonu’nun bu raporu Venedik Komisyonu’nun görüşlerini değil esasında CHP’nin ve HDP’nin görüşlerini Venedik Komisyonu görüşü olarak ortaya koyan siyasi bir rapordur. Bu raporu hazırlayan raportörler hem Venedik Komisyonu’nun sayın üyelerini hem de bu komisyonun raporunu görüşecek Avrupa Konseyi’nin sayın üyelerini hazırladıkları gerçek dışı sübjektif raporla yanıltmışlardır. Raporun dili ve üslubu da teknik bir rapor dil ve üslup değildir. Tamamen siyasi bir dil ve üslupla yazılmıştır. Venedik Komisyonu’nu Türkiye’nin muhalefet partisi değildir. Teknik bir komisyondur ancak Türkiye’nin muhalefet partisi dili ve üslubuyla bir rapor alınmıştır. Komisyon bu raporuyla Venedik Komisyonu’nun saygınlığına çok büyük bir leke sürmüştür. Bizim açımızdan Türkiye’deki olup bitenleri objektif yansıtmayan teknik ve uzman görüşü içermeyen tamamen CHP ve HDP’nin siyasi görüşlerini Venedik Komisyonu görüşüne dönüştüren bu raporun bir itibarı yoktur. Buradan bu raporu referans gibi gören göstermek isteyen çevrelere de seslenmek isterim ‘Kim ki bu raporu referans alarak Türkiye’deki anayasa değişiklikleri hakkında bir kanaat veya karar oluşturursa kesinlikle yanlış bir kanaat oluşturmuş olur ve yanlış bir karar vermiş olur.’ Çünkü gerçeklere dayanmayan bir rapor üzerinden kanaat oluşturulamaz. Bunu buradan açıklıkla ifade etmek isterim.

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?