• Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
  • FETÖ Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın Adalar Belediyesi’ndeki İşbirlikçileri!
  • Yassıada için skandal iddialar!
  • Boğazın ‘Zarraf’ı varsa Adaların da ‘Arkas’ı var
  • Adalar Belediyesi yapılan haciz ile çalkalandı

logo

Adalıların Olmayan Adalar


Orhan Ayhan
0rh31@hotmail.com

Bizim nesil sonbaharı yaşıyor,ilkbahara ulaştığınız zaman ayrıca içimizde gizli bir sevinç fışkırmalarını siz göremezsiniz ama biz onları çok iyi hissederiz.

 

Aziz dostum rahmetli Hikmet Abanoz’un oğlu Şükrü Abanoz ile birlikteyiz,Heybeliada dayız ve bu arada bir başka değerli dostum Avedis Hilkat’ta benimle beraber,efendim bu günkü toplantımız Heybeliada da bir toplantıda Adalıların sıkıntılarına çare arayacağız,bu çareleri biz yıllardan beri ararız hiç bir zaman bulamayız.

 

Ben yetmişli yıllarda Kınalıadalı oldum,Kınalıada ya büyük bir heyecan içerisinde,büyük bir heves içinde geldim,aradan geçen yıllar bize gerçekleri gösterdi,bizim Kınalıada diğer adaların çiftliğiymiş ben bunu gördüm hissettim,anladım,oralarda tavuklar beslenir,hayvanlar beslenir,balıkçılık,sütçülük hepsi yapılır.Sabahleyin bizim ağalar basarmış yelkene ki o zamanki yelkenler şimdiki vapurlardan da süratli bunu şaka olarak söylediğimi zannetmeyin,adam saat 06.00 da kalkıyor,sütünü yumurtasını,penirini aldığı gibi doğru yelken basıyor,Büyükada ya,oraya bırakıyor,Heybeliye bırakıyor,Burgaza bırakıyor dönüyor saat en geç 09.00 da kahvaltısını yapıyor,bunu üstüne Kınalıada da doğru dürüst bir şey yapamamışız sadece bir betonarme var,o eski rumların  dünya güzeli evleri gitmiş,büyük bir Ermeni tehacümü yani isteği ve arzusu olduğu için,arsalar büyük değer kazanmış ve yan yana evler,evler,evler Adanın tabi güzelliğini sıfıra indirmiş ve gene kışın sahipsiz bir ada olduğu için hiç kimse gelmediği için diğer Adalarla birlikte baktığımızda onlar pırıl pırıldır,bizde sadece mum yanar böyle dramatik olayı vardır.

 

Kınalıada nın ,Burgaz da bundan nasibini almıştır,mesela şu anda otobüsler var deniz otobüsleri,bunlara deniz otobüsü demeyelim Marmara tekneleri diyelim,bunlar sadece Büyükada,Heybeliada,Bostancı arası çalışır,Kınalı ve Burgaza pek uğramazlar,yine çilekeş vefakar vapurlar bizim işimizi görür,kış aylarından bahsediyorum tabi o da senede son derece az zamanlarda,şimdi böyle pırıl pırıl yemyeşil çiçekler açmış bütün bahar yeşermiş biz neden sıkıntılardan bahsediyoruz diyecek olursanız,bahsedeceğimiz başka bir şeyimiz yok,bir ay sonra bu yeşillikler geçecek ve bir ay sonra Adalar’a muazzam kalabalıklar gelecek,bu müthiş kalabalık adalara sadeca çöplük bırakacak birde bolca para bırakacak ama kime sadece belli başlı esnafa,yani ada da yaşayan insan yine o külfeti çekecek yine adalının verdiği paralarla adalıların verdiği vergilerle Belediye çaresizlik içinde bir şeyler yapmaya çalışacak,yani o kadar enteresandırki güzel bir laf vardır su akar Türk bakar bizde böyle binlerce vatandaşa binlerce insanın karşısında sadece bakarız üç beş esnaf kazanır Adaya hiç bir şey yapılmaz.

 

Demek istediğim özetle şudur,bu binlerce insan her yere muazzam paralar verirken, çok büyük masraflarla Adaya gelip giderken, biz niçin buradan bir kuruş para alamıyoruz tabi ki sadece ve sadece bunu Adalar’ın daha düzelmesi ,Adalar’ın daha güzel hale getirilmesi için Belediye kullanacak,kanuni bakımdan çeşitli problemleri olduğunu biliyoruz ama yinede bazı zekalar,pırıltılı zekaya sahip insanlar bu işin çaresini bulabilirler,işte onun için Heybeliada da Halki Palasta bir toplantıda her kes fikrini ortaya atacak,sanıyorum buna da bir çare bulunacak, aslında çaresiz o kadar sıkıntımız var ki biraz önce vapur ve motorlardan bahsettim,sıkıntımı dile getirmiştim,onun dışında başka dertlerimiz de var,en büyük derdimiz nedir?Doktor yok ben Kınalıada dan bahsediyorum,diğer Adalar Burgazada da olmadığını biliyorum bir doktor gündüz geliyor,gidiyor gece insan hastalanırsa ne olacak,cevap hemen hazır,ambulans motor gelecek nereye götürecek seni,ne kadar saatte nereye intikal edeceksin,halbuki bundan önce Adada yaşayan doktorumuz erdinç bey vardı,inanın telefon ettikten 4-5 dakika içinde arabasına atlar evinize gelir altıncı dakikada elektronuzu almaya başlardı,böyle bir rahat hiçbir yerde yoktu ne yazık ki şu anda böyle bir insan hakkına sahip değiliz esas konuşmamız gereken konu bu,o bakımdan değerli dostum çok eski aziz dostum Hikmet Abanoz’un gazetesine yazdığım uzun zaman sonra bu yazı beni eski anılara götürdü.Hikmet Abanoz’u da hatırlattı,amatör bir kişi bu güne kadar her şeyde idealist oldu her kesin yardımına koştu bir kuruş cebine para atmadığı gibi cebinden çok masraflar yaptı,böyle pırıl pırıl bir insandı,bu yazıyı yazarken aynı zamanda Hikmet kardeşimi de rahmetle anıyorum…

Adaların sıkıntılarına,problemlerine veya neşeli olaylarına bu sütunlarda ileride devam etmek istiyorum.Uzun bir zaman sonra adagazetesinde yazdığım yazıda sizleri biraz sıktım ama sanıyorum dertlerimiz hep aynı bunları şöyle bir düşünün derim,hayırlı yazlar olsun…

Orhan Ayhan

 

Etiketler: » » » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Deniz Seki

    06 Haziran 2017 köşe yazarları

    Sanatçı demek aydın kişi demektir. Sadece eserleriyle değil; hal, hareket ve davranışlarıyla da topluma yön veren kişidir. Şimdi bir sanatçı düşünün; Uyuşturucudan hüküm giymiş, İki buçuk sene içerde yatmış, Sonra da haliyle cezası bitince salıverilmiş. Buraya kadar olan her şey rutin birer gelişmeden ibaret, Olması gereken de bu zaten… Kimsenin kimseyi tekrardan yargılayıp ötekileştirmesine hakkı yok, gerek de yok. Kimsenin haddi de değil. Fakat buradaki durum biraz farklılık arz ediyor. Biz olaya eğitim açısından bakacağız. Oluştu...
  • Düğünden Ölüme

    19 Mayıs 2017 köşe yazarları

    Yıl 2010, mevsim Bahar, günlerden Mayıs ayının 16’sı. Beden yorgun düşünce yılgın, herkeste bir melal var, buna karşın doğa uyanmış derin uykudan, ağaçlar çiçek açmış, kuşlar cıvıldaşıyor, deniz mavi, gökyüzü mavi, umutlar mavi, değişmiş mevsimin rengi. Aylardan Mayıs, herkeste bir heyecan, herkeste bir hareket var. Bugün farklı bir gün çünkü bugün düğün var. Kınalıadanın yakışıklı gençleri düğüne hazırlanmış. Unutmuşlar gamı kederi. Kolay mı? Arkadaşları dünya evine giriyor. Kim bilir belki içten içe gelecekleri için de dilekte bulundular. ...
  • Maharet mi, Salahat mı?

    05 Mayıs 2017 köşe yazarları

    Sosyal düzen ve uyum kültürünün bekası için, herhangi bir makam ve mevkiye namzet olanların liyakat ehli olmaları elzemdir. Namzet olanlar arasında seçim ise şaibesiz bir şekilde adaletle yapılmalıdır. Hiç kimse bir diğerine referans olmamalı. Referans demek, olsa olsa torpilin bir diğer adı olabilir. Bir kurumda homojen yapı var ise bir gün mutlaka orada tehlike çanları çalacaktır. Toplumun başına bela olacaklardır. Herkesin aynı görüşte olduğu ve birbirine alt üst, gayrı resmi ilişkisiyle bağlı olduğu homojen yapılar en tehlikeli yapılardı...
  • KİM ŞAŞIRMAZ Kİ

    23 Nisan 2017 köşe yazarları

    Ufacık bir kalbi kocaman yüreği vardı. Kalbini kırdılar, yüreği ile sardı yarayı. En sarsılmaz yerinden vuruldu. Ezildi, yoruldu ama serseri değil tedavisiz, karşı gelinmez, hasta bir kurşundu. Acıya tahammül ile dayandı. Yolunu tıkadılar, tali yollara daldı, üç noktayı çok iyi kullandı ama noktayı koymasını da iyi bildi. Düşman kalamadı, yüreğinde iyilik vardı, görüntüsünde belirsizlik. Sevgisini hak eden yüreğinde taht kurdu. Hak etmeyenin nasibi Allahtan, cezası hayattan dedi. Bilinmeyene dualarla uğurlamadığı, dualarla anmadığı kimse kalmad...