• Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
  • FETÖ Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın Adalar Belediyesi’ndeki İşbirlikçileri!
  • Yassıada için skandal iddialar!
  • Boğazın ‘Zarraf’ı varsa Adaların da ‘Arkas’ı var
  • Adalar Belediyesi yapılan haciz ile çalkalandı

logo

Boğazın ‘Zarraf’ı varsa Adaların da ‘Arkas’ı var

Boğazın 'Zarraf'ı varsa Adaların da 'Arkas'ı var

Boğazın ‘Zarraf’ı varsa Adaların da ‘Arkas’ı var

 

29 pafta, 130 ada, 5 parsel uzman bilirkişi raporu için TIKLAYIN

 

 

BOĞAZIN REZA ZARRAB’I VARSA ADALARIMIZINDA LUCİEN ARKAS’I VAR!!!!!

Bilindiği gibi son günler de Türkiye’mizin Bakanları ile sıkı ilişkileri, Türkiye’mizin dış ticaret açığının kapanmasındaki kurtarıcımız ve magazin dünyasının renkli siması Ebru Gündeş ile evli olmasından dolayı da magazin haberlerinin de baş tacı olan isminden sıkça bahsedilen Reza Zarrab İstanbul Kanlıca’daki tarihi iki yalıyı 2011’de almış ve restorasyon çalışmalarına başlamıştı. Tabi Ulusal basın içinde takip edilmesi gereken bir haber kaynağıydı. 2. Derece tarihi eser olan yalısına yasa gereği çivi bile çakılması yasakken, kaçak kat çıktı, iki bina arasına asansör, tüp geçit ve otomatik iskele yaptırdı. Toplam 770 metrekare büyüklüğündeki yalıların arasına dışarıdan da görünen asansör yapılırken, yan duvarların kırılarak tüp geçitle birbirine bağlandığı ,Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın envanterinde “2’nci derece tarihi Mehmet Arif Bey Yalısı” olarak kayıtlı bulunan yalının zemin katının dış cephesinin yıkılarak tamamen camla kaplandığı , Yalılardaki ahşap korkulukların sökülerek yerine cam takıldığı, Boğaz’a açılan bahçelerin ise tamamen yıkılarak birleştirildiği , bu alana deniz araçlarının rahat yanaşabilmesi için otomatik açılıp kapanan, basamak haline gelen elektrikli iskele sistemi kurulduğu belirlendi. Ve tüm bu işlemler için İBB dahil,İlçe Belediyesi,bağlı oldukları kurul suskunken TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman ise “Kaçak inşaatı kimin yaptığı önemli. Mülk sahibi güçlü bir iş adamı veya ünlü biriyse maalesef göz yumuluyor” dedi ve biz İstanbul kartımızı turnikelere basarak adalara doğru hareket ettik.

O kadar zengin olan adam,Türkiye’nin G.S.M.H artıran İran kökenli vatandaşımızın bizim gibi İstanbul kartı alıp da normal motora binecek değil ya tabii ki yalısının önüne yanaşacak yatları için iskele yaptıracak. Neyse çok üzülmeyelim bizimde başımızdan eksik olmasın LUCİEN ARKAS’ımız var. Oda benzerlerini yapıyor.Hatta ben daha zenginim daha gösterişli olmam lazım diyerek yapıyor.

29 pafta, 130 ada, 5 parsel uzman bilirkişi raporu için TIKLAYIN

Bu işin olmazsa olmaz ilk kuralıda herhalde yatların yanaşacağı iskele, mümkünse liman ve hatta mendirekli liman, en mükemmeli de marina. Tabi ki de yapılan bu /iskele/liman/marina benzeri tesisin etrafı da duvarlar ile yükseltilerek kapatılması şart. Öyle ya Türkiye’mizin kurtarıcıları zengin iş adamları gemiciklerine binerken kıyılarında havlu atmış güneşlenen halk tabakasındaki insanlarla muhattap olmaları kadar korkunç bir şey olamaz. Aman yarabbi Allah yazdıysa bozsun dediklerini duyuyor gibiyim. Anlayışlı olmamız gerekmekte bence. Türkiye’mizi daha verimli şeedecek şekilde çalışmalar içinde olacaklar ve Türkiye’mizin cari açıklarını falan daha fazla şeedecekleri içinde ses çıkartmadan nasıl rahat edeceklerse hep birlikte rahatlıklarını sağlamamız lazım diye düşünüyorum. Reza Zarrab evine asansör yaptırırda bizim Lucien Arkas’ımız bırak evine asansör yaptırtmayı ,evinden sahile kadar 60 mt yatay asansör yaptırmaz mı? Onun dilekçesini verdirmiş kuruldan cevap bekleniyormuş. Ama bu iş adamı o kadar zaman bekler mi? Asansörün yapımına başlamış bile izin nedir ki istim gibi arkadan gelsin demiş. Olumsuz olursa da B.Bşk Atilla Aytaç’a söyleriz başka bir yol buluruz ben taaa aşağı kadar mı yürüyecek miyim? Dermişşş. Sahilin derinleştirmesini yapayım da şehir hatları kadar büyük olan yatım güçlendirme adı altında yaptırdığım rıhtıma yanaşsın da asansörü yatın içine kadar sokturayım içinde ineyim dermiş. Benim neyim eksik İranlı Rezza dan hatta yatay asansörün hattını con paşa köşkünden başlatıp 8-9-10-11 parselleri dolaşsın en sonda 5 nolu parselden de geminin içine kadar gelsin oradan binerim demiş. EEE nede olsa Arkas Holding sahibi yakışır sayın adalılar ses çıkartmayalım rahata erdirelim Türkiye’mizin menfaatine idare edelim derim. Siz ne derseniz ? 

Sevgili Adalı Hemşehrilerimiz işin şakası bir yana 5 nolu parselde hakikaten şaka gibi olaylar cereyan ediyor ve Adalar Belediyesi seyrediyor. Düşünebiliyor musunuz? Kurul anılan parseldeki işi durdur,yıkım kararı olan duvarı yık diyor Adalar Belediyesinden TIK Yok. Bunun üzerine Adalar ilçesinde söz konusu işi durdurtmak için Anadolu Yakası Zabıta Müdürlüğü devreye sokuluyor ve iş durduruluyor. Sonra Adalar Belediyesinin teknik elemanları öyle bir rapor hazırlıyor zannedersiniz ki Lucien Arkas’ın savunma avukatları yazı yazmış. Neymiş iskele karkası bozulmadan güçlendirme yapılıyormuş ama binadaki çesanlar da sıva çatlakları için konuluyor muşta binada güçlendirme yapılmıyormuş, iskele aralarındaki ve rıhtım önündeki deniz tabanı derinleştirme yapılmıyor muşta lodos da ki taşlar kaymış gelmiş kıyıya orada ki derinleştirme yapılıyor denilen gemide o arada akıntıdan kaymış taşların üzerine, uzaktan bakılınca derinleştirme yapılıyor gibi gözüküyormuş ama yok yapılmıyormuş muş miş muş. Böyle bir şey görülmüş duyulmuş değildir. Şaka gibi raporlar hazırlayıp görevi suistimal ettikleri her haliyle belli olan raporu, Kurulun uzmanlarının tuttukları raporlar ile Anadolu Yakası Zabıta Müdürlüğünün ekinde fotoğraflarını çekerek tuttukları raporlar YALANLAMAKTADIR. Adalar Belediye Başkanı olan Atilla AYTAÇ bu komediyi seyretmekte belki de onun verdiği talimatlar ile bu işlemler yapılmaktadır. Zaten konudan haberdar olmaması da mümkün değildir. Tesadüf bu ki Adalar Belediye Başkanının Büyükada Martı sokakta satın almış olduğu villasının satın alma yılı ile Lucien Arkas’ın Büyükada’daki alımlarına başladığı parsellerin tarihleri de aynı yıla denk gelmesi acaba tesadüf mü yoksa aralarında iş dünyasından gelen bir dostlukları vardı da Atila AYTAÇ’ın tavsiyesi ile mi beş beş parselleri alım yapmaya başladığı aklımıza gelmiyor değil. Öyle ya Belediye Başkanı da olacağım sen al ben sana kolaylık yaparım mı dedi de Lucien Arkas sırası ile 8-9-10-11 ve 5 nolu parselleri alıp şimdide troçkinin evinin bulunduğu parseli de almaya hazırlanıyor. Nasılsa Adalar Belediyesi dimdik arkasında duruyor soy ismi gibi. Peki Atilla AYTAÇ’ın arkasında kim duruyor derseniz dönsün baksın arkasına kanunların sivri dişinden başka bir şey göremeyecektir. Birde gazetemizin dişlerini tabiî ki.

29 pafta, 130 ada, 5 parsel uzman bilirkişi raporu için TIKLAYIN

Yukarıda Bilirkişi Tespit raporunda 5 numaralı parseldeki yapılan usulsüzlükler, kanunsuzluklar Bilirkişi raporuyla tek tek sıralandığı görülmektedir. Söz konusu raporun hazırlanması süresi için 45 gün süre isteyen sayın bilirkişiden haberin aciliyeti ile 10 gün içerisinde gece gündüz hazırlayıp gazetemize yetiştirdiği için okuyucularımız adına teşekkür ederiz.

1952 senesinde yapılan bir binaya ait en basitinden bir duvarın sahil şeridini kapattığı ve ilgili kıyı kanununa göre yıkımı gerekirken Belediyenin bahanesi şu olmamalıdır. “ Belediyenin bütçesi ve ekip ekipmaları yetersiz o yüzden yıkım yapamıyoruz” . Ama burada Adalar Belediyesine sorsak verecekleri cevap bu olacaktır diye düşünüyoruz. Yada her zamanki gibi hiç cevap vermeyeceklerdir. Resmi kurumlar yada görevi ihmal ile yargı karşısına çıkarlarsa verecekleri cevap gazetemizin adı kadar eminiz ki bu olacaktır. 60 seneyi aşan bir süredir halkın sahil şeridine geçişini engelleyen duvarın yıkımı yapılmıyorsa Belediye yapmak istemiyor demektir ki işte bu düşüncenin türevleri Belediyeye olan güveni halkın gözünde bitirmektedir.

2015 senesinde bile iki tane işçi bir balyoz gönderilerek 3-4 saat içinde yıkılabilecek bir duvar hala orda duruyorsa Belediyenin çifte standartının sembolü olmaya adaydır o duvar. Adalarda yaşayan konuyu bilen herkes Belediyeye güveni sorgulamaya başlamıştır. Emniyet hissi, insanları birbirine bağlayan, alâkalarını geliştiren bir yapıştırıcıdır. Eşler arasında, çocuklarla ebeveyn arasında, işverenle çalışanlar, yönetilenlerle yöneticiler arasında, devlet ile fertler arasında ve kurumlar arasında güven olmadığı zaman hiçbir iş iyi gitmez.

Anayasamızın 10. Maddesinde“dil,ırk,renk,cinsiyet,siyasi düşünce, felsefi inancından,mezhep ve benzeri sebepler ile ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.Hiçbir kişiye,aileye,zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. ”demektedir. Öyle ise Belediyeyi ve Belediye Başkanı Atilla Aytaç’ı buradan uyarıyoruz. Kanunları eksiksiz herkes için uygulayınız. Böyle sorunlu zengin iş adamlarının parsel sahipleri ile ikili görüşmeler yapıp sonrada Bağış yaptırıp yapılan kanunsuzlukları ört bas etmeyiniz,zaman aşımına sokmayınız, görmezden gelmeyiniz. Unutmayınız ki er geç yapılan kanunsuzlukların hesabı verilir. Bu dünyada olmaz ise ahrette verilir. En azından Ada gazeteniz bu hesaplar verilinceye kadar takibiniz de olduğumuzdan emin olunuz. Umarız kıssada hisse alır görevinizin gereğini yaparsınız.

29 pafta, 130 ada, 5 parsel uzman bilirkişi raporu için TIKLAYIN

Uzman bilirkişinin Sonuç bölümünde ise;

Şu anki 130 ada 5 parsel sahibi olan Lucien ARKAS parselinde Adalar Belediyesi Teknik elemanlarının iddia ettiği gibi binasında ve iskelede güçlendirme yapıyor olsa bile neticede güçlendirme içinde bir güçlendirme projesinin hazırlanıp onaylatılıp ruhsatının alınması 3194 sayılı kanununa göre şarttır. Adalarda güçlendirme yapılıyor olması ruhsata ve ruhsat eklerine ihtiyaç olmaması demek değildir ki betonarme iskelenin karkasına dokunulmadan iskelede güçlendirme yapılıyordu diye savunma yapılabilinsin. Adalar Belediyesi teknik elemanlarının tuttuğu rapor anılan parselin yeni sahibinde aynı şekilde ekip olarak kayırıldığını tarafımıza düşündürmektedir. Yapılan işlerin ruhsatsız olduğu açıktır. İskele ve rıhtımda betonarme güçlendirme ve yenileme çalışmaları olmasaydı 5 numaralı parselin yeni sahibi olan Lucien ARKAS ne zaman yapıldığı da net belli olmayan deniz dolgusu,betonarme rıhtım ve betonarme iskeleden en azından sorumlu olmayacaktı. Yeni sahibi olan Lucien ARKAS için en fazla deniz tabanını derinleştirilmesi ve binanın güçlendirilmesi için sorumlu tutulabilecek ve mevzuatların o yönüyle incelemesine bakılacaktı. Gerçi deprem güçlendirmesi basit onarımı aşan ,projeye gerek duyan inşai faaliyetlerden olduğu için basit onarım adı altında yapılabilmesi de mümkün değildir.

Yani yinede ruhsatsız imara aykırı bir imalat yapılıyor demektir ki aslında bu parselde en büyük sorun parsel içindeki binanın bodrum+2 kat olarak yapılmış olmasına rağmen binanın şu an çatı katı dahil olarak 4 kat olduğu gözükmektedir. Dolayısıyla kaçak olan çatı katı ile bodrum katının yarım bodrumdan tam kat bodrum haline çevrildiği de fotoğraflarından net anlaşılmaktadır. Binanın iskan alındığı tarihlerdeki kontür ve gabarisi değişmiştir.Binadaki kaçak eklentilerin (Bodrum+Çatı katı) 2008 yılından sonra yapıldığı o zamanlardaki hem Belediye Teknik Elemanlarının tuttuğu raporlardan hem de Kurul uzmanlarının tuttukları raporlardan anlaşılmaktadır. Eğer ki tutanaklardaki tespitlerin tereddütsüz doğru olduğunu kabul edersek(2 katlı yapı olduğunu beyan etmişlerdir)kaçak katlar 2009 dan sonra yapıldı ise ilave her türlü kaçak kat ve eklenti eski sahibini hala sorumlu tutar.(zaman aşımı bakımından) Yeni sahibi olan Lucien ARKAS’ıda dış cephe ,boya,badana,çatı tamiri,izolasyon,banyo ve mutfak yenilenmesi işleri için basit onarım adı altında aldığı Ön Onarım Belgesi GEÇERSİZ SAYILIR.

29 pafta, 130 ada, 5 parsel uzman bilirkişi raporu için TIKLAYIN

Şöyleki; Lucien ARKAS söz konusu parseli alır iken binanın tapusunda 2 kat olduğunu görmüş ve o şekilde binayı 4 katlı olarak almıştır. Dolayısıyla bilmeden aldığını farzedilse dahi Belediyeden satın alacağı mülkün imar durumunu,yıkım kararı olup olmadığını,tapuya bir şerh işlenip işlenmediğini sorması 4 katlı binanın neden dosyasında 2 kat olduğunu sual etmesi ,kaçak kat var ise her daim yıkılacağının bilerek aldığı hukuken varsayılacaktır. 3194 sayılı kanuna göre kaçak katlara tamir, bakım,onarım ruhsatı verilemeyeceğinden İstanbul V numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulun vermiş olduğu Onarım Ön İzin Belgesinin kapsadığı (dış cephe ,boya,badana,çatı tamiri,izolasyon,banyo ve mutfak yenilenmesi) çatı onarımını kapsayan ve fotoğraflarda da çatıda İmalat yaptırdığı görünen Lucien ARKAS aslında ruhsatsız çalışma yaptırdığı sonucu çıkmaktadır. Ruhsatsız kaçak olan kata doğal olarak ruhsat verilmesi olası değildir. Ancak burada asıl suçlu dosyayı tam incelemeyip kuruldan Onarım Ön İzin Belgesinin alınması için yönlendiren ve yazışmalarda bu konudan hiç bahsetmeyen Adalar Belediyesi yetkilileri olmaktadır. Bu sessizlik yine parselin yeni sahibine yaraması için yapılmış ama EA’nin dilekçesi ile her şey ortaya çıkmıştır. Anılan parselin eski sahibi için zaman aşımı tespiti geriye doğru yapılmalı, binanın kaçak katlarının ne zaman yapıldığı ortaya çıkarılmalı,zaman geçmeden İPC ve ceza davası için suç duyurusunda bulunulmalı ( 3194 S.Yasanın 32.ve 42md’ne,TCK 184. Md. göre), Lucien ARKAS içinde kaçak çatı katı için ruhsat alamayacağına göre ve çatı katını ve bodrum katını kapsayacak çatı ve dış cephe işleri ruhsatsız yapılması gerekçesi ile ve sahilde yaptırdığı beton iskele güçlendirilmesi ve deniz tabanının derinleştirilmesi,denizden kum,çakıl çıkarılması ,kıyı kenar çizgisinin değiştirilmesi iş ve işlemleri için 3194 ve 3621 S.Yasalara ilgili Maddelerine göre ruhsata aykırı inşaat yapmaktan ayrı, kıyı kenar çizgisini değiştirmek sahil şeridinde beton imalat yapmaktan 3621 S.K 15. Mad göre ayrı , sahil şeridinde halen yıkım kararı olan parsel duvarlarının yıkılmamasından 3621 S.K 14. Mad. göre ayrı, ceza almasının engellemeye çalışmalarından , dosyadaki pek çok kanuna aykırı yapılan iş ve işlemlerden dolayı yargılanabileceğini Adalar Belediye yetkililerinin ise tüm bu olayları dosyasından bilmelerine rağmen olayı örtbas etmeye gayret etmelerinden görevi kötüye kullanmak suçu ile itham edilebileceklerini tüm belge ve fotoğrafların incelenmesinden anlaşılmaktadır.

29 pafta, 130 ada, 5 parsel uzman bilirkişi raporu için TIKLAYIN

Kaçak katın eski sahibi için zaman aşımı sınırında olduğunu düşünüyoruz. Adalar Belediyesinin her nedense söz konusu parsele Yapı Tatil Tutanağı tutmaktan imtina etmesi,devam eden inşai faaliyetlerin 3194 ve 3621 S.Yasalara karşı sürdürülmesine rağmen inşaatı yaptığı tüm ikazlara rağmen durduramayan İstanbul V numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu sonunda çareyi İ.B.B. Zabıta Dai. Bşk. Anadolu Yakası Zabıta Müdürlüğü’ne talimat vererek beton iskelenin ve binanın güçlendirilmesini ve deniz tabanını derinleştirme işlerini durdurabilmiştir. Adalar belediyesinin senelerce yıkım kararı olan duvarı yıkmadığı gibi İPC,3194 s.k 32. Ve 42. Maddelerinin gereği dahil hiçbir cezai işlem yapmaması konusunda yetkililer görevi ihmal suçu işlemiş görünmektedirler. 130 ada 5 parsel ile ilgili olarak Adalar Belediyesinin ve İstanbul V numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ruhsatsız kaçak olan tüm imalatları bildikleri ancak herhangi bir işlem yapmadıkları yazılı belgelerden anlaşılmakta olup İPC’yi zamana aşımına soktukları ve eski sahibinin ise deniz dolgusunun yaptığının itirafını dilekçesi ile yazmasına ve ruhsatsız dolgu üzerine betonarme rıhtım ve iskele yapıp sahili arsasına katacak şekilde dışarıdan duvarlar ile çevirmesine ve kuruldan onlarca kez bu duvarın yıkılmasının gereği için Adlar belediyesine yazı yazılmasına rağmen halkın sahil şeridine girmeleri önlemek için arsasını havuza alacak şekilde beton duvar ile çevirdiğini bu ruhsatsız işlerden dolayı Belediyenin tek yaptığı Kurula görüş bildirmesi olmuş ama kurulun görüşünü dahi uygulamaktan imtina ederek arsa sahibini kayırdığı adeta savunma avukatı gibi zaman aşımına sokacak şekilde kurumları oyaladığı görülmektedir.

Ayrıca Kurulun 30/6/2015 tarihli 1416 sayılı E.A’ye yazmış oldukları cevabi yazılarında 3194 ve 2863 s. yasalardaki sürelere uymamaktadır. Denizden dolma mahaldeki ruhsatsız tüm uygulamaların duvar,beton mahal,iskele gibi imalatların kaldırılması için 6 ay süre verildiğini.bu süreninde 3194 S Yasanın 32. Maddesindeki sürenin 6 katı olduğu ve ilgili yasaya muhalefet ettiği ,Kurulun veya Belediyenin kanunlardan üstün olmadığını ilgili kanuna göre Ruhsat alınmadan yapımına başlanan yıkıma konu yapının imar planı ve imar mevzuatı uyarınca izne bağlanıp bağlanmayacağının öncelikle araştırılması gerekir. İzne bağlanması imkânının bulunması halinde sahibine İK m. 32 hükmünce 1 aylık süre verilmesi ve cezalı harç alınması suretiyle bu tür yapıların ve ilavelerin imar hukukuna uygunluğu ve izne bağlanması mümkündür. İzinsiz yapı imar hukukuna ve imar planlarına aykırı ise yapının imar hukukuna uygun hale getirilip imkânının bulunup bulunmadığına bakılır Bu süre içinde düzletmeler yapılırsa ve gerekli harçlar cezalı alınırsa yapıya izin verilir. Buna karşılık izinsiz yapı düzeltilemeyecek nitelikte veya imar hukukuna göre izin verilmeyecek yapılardan ise bu yapılar hakkında yıkım kararı verilir.Yıkım konusunda karar almaya yetkili makam mücavir alanlar içerisinde belediye encümenine aittir. Yapı sahibi, kendisine tanınan süre zarfında yapısını ruhsat ve eklerine uygun hale getirmezse, ilgili idarece yıkım kararı re’sen uygulanabilir. Bir aylık süre belediye veya valiliklerce yapı sahiplerine tanınması gereken sürenin üst sınırıdır. 6 aylık süre neye göre verilmiştir. Kurulun böylesine uzun süre verme yetkisi de yoktur.Kurulun yapı tespit tutanağı tutulup yapının Anadolu Yakası Zabıta Müdürlüğünce durdurulması ile 1 aylık süresi başlamış ve bitmiştir. Bu sürenin sonundaki işlemler için Adalar Belediyesine gerekli evraklar gönderilip gereğinin yapılması istenmelidir. Adalar Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından Meclise anılan parselin dosyası gönderilip İPC kesilmesi ve ruhsata aykırı iş ve işlemler için de ilgili kanunlar ek yapılarak Savcılığa Suç duyurusunun yapılması elzemdir. Kurulun ; Adalar Belediyesine bu işlemleri yaptıramadığında İBB müfettişlerinin devreye sokularak yapılmasının teminini sağlanmaları gerekmekteydi.

29 pafta, 130 ada, 5 parsel uzman bilirkişi raporu için TIKLAYIN

Aşağıdaki 3194 sayılı kanunun uygulanması ve sürelerin periyotları verilmiştir.

Yine 42.maddenin 3. fıkrasında ise; “18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve  41. maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir.” hükmü yer almaktadır.

Yasanın 32. maddesi hükmünde, aynı Yasanın 42. maddesinin 3. fıkrasında atıf yapılan “32. maddeye aykırı davranmak” halleri; “ruhsat alınmadan yapıya başlanılması” veya “ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapılması” şeklinde ifade edilmiş, “32. maddede yer alan mükellefiyetler” ise; (yapının ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlandığının tespiti üzerine tespit tarihinden itibaren en çok bir ay içinde) “yapının ruhsata uygun hale getirilmesi” veya “ruhsat alınması” olarak belirtilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5940 sayılı Yasa ile değişik 42. maddesinin 1. Fıkrasında ; “Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

Söz konusu on günlük sürede ikinci fıkranın  (a), (b) ve (c)  bentlerinde belirtilen cezalar uygulanmaktadır. Ancak 42.maddenin birinci fıkrası uyarınca uygulanan bu İPC ilk ceza olup, süre verilmesi halinde verilen süreden sonra yapılan tespite göre mükellefiyetler yerine getirilmediğinde ikinci bir İPC (idari para cezası) uygulanmasını getirmektedir.

Söz konusu fıkra ile, aynı maddenin 3. fıkrası hükmünde öngörülen para cezasının da tespit tarihinden itibaren 10 iş günü içinde kesileceği kuralı getirilmektedir.

Yasanın 42. maddesinin 3. Fıkrasında ise, aynı Yasanın 32. maddesinde ifade edilen mükellefiyetlerin yerine getirilmemesinin para cezasını gerektireceği öngörülmekle beraber, 32. maddede, “yapının ruhsata uygun hale getirilmesi” veya “ruhsat alınması” şeklindeki mükellefiyetlerin tespit tarihinden itibaren en çok bir ay içinde yerine getirilmesi kuralı yer almaktadır.

Bu haliyle, özet olarak diyebiliriz ki “ruhsat alınmadan yapıya başlayan” veya “ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapan” kişinin, ruhsat alması veya yapısını ruhsata uygun hale getirmesi için gerekli bir aylık süre dolmadan ilk önceYasanın 42. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 10 gün içinde para cezası ile cezalandırılmaktadır.

Müteakiben, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapan bir kişi, bir aylık süre dolmadan ruhsat almak veya yapısını ruhsata uygun hale getirmek zorundadır.

3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesine göre düzenlenen yapı tatil tutanağı düzenlendikten sonra en fazla 30 gün içinde ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alınarak mevzuata uygun hale getirilmeyen bütün yapılar için ilgililerine 42. madde 3 fıkrasında öngörülen idari para cezası uygulanmalıdır. Söz konusu mükellefiyeti yerine getirmediğinde, ikinci bir ceza olarak da Yasanın 42.maddesinin 3. fıkrasında öngörülen para cezası ile cezalandırılması imkanı ortaya çıkmaktadır.

29 pafta, 130 ada, 5 parsel uzman bilirkişi raporu için TIKLAYIN

İkinci cezanın yapı veya parsel sahibine,  müelliflere, ilgili fenni mesule,   yapı müteahhidine ve şantiye şefine uygulanabilmesi için “yapının ruhsata uygun hale getirilmesi” veya “ruhsat alınması” şeklindeki mükellefiyetlere ilişkin “davranma” eyleminin kim tarafından yapıldığının tespiti gerekir. Söz konusu 32.maddeye aykırı eylem sadece yapı veya parsel sahibince gerçekleştirilebilecek niteliktedir. Fenni mesulün sadece uygulama projelerinden sorumluluğu olduğu ve yapı denetim firması da sadece ruhsatlı yapılarda göre yapacağına göre bunlara ceza uygulanması nadir bir durum olacaktır. Mevzuata aykırı işe devam edecek yapı müteahhidine ve şantiye şefine ceza kesilir.

 Bununla birlikte Binada ruhsat eki ve projelerine aykırı olarak büyüme olması ve yol çekmesine tecavüzlü olduğunun tespiti halinde harita mühendisine de para cezası verilecektir. Konuya ilişkin Danıştay kararı bulunmaktadır.

Danıştay Altıncı Dairesinin,E.:2008/3363,K.:2010/6802,28.06.2010 tarihli kararında; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Serbest Mühendislik Müşavirlik Büroları Tescil Yönetmeliği’nin 5. maddesinde ise, her türlü mühendislik projelerinin araziye uygulaması işlerinin harita ve kadastro mühendislerince yapılabileceği hükme bağlanmıştır.Uyuşmazlık konusu Yönetmelik hükmünde, yapının arsaya aplike edilmesinde teknik eleman görevlendirileceği belirtilmiş olup, söz konusu teknik elemandan anlaşılması gerekenin yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca harita ve kadastro mühendisleri olduğu açıktır.Bu durumda, yapının arsaya aplike edilmesi görevi harita ve kadastro mühendislerine ait olduğundan, aksi yönde bir düzenlemeye yer vermeyen yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Her türlü mühendislik projelerinin araziye uygulaması işlerinin harita ve kadastro mühendislerince yapılabileceğinden, ……..”Denilmektedir.

Bu kararda, harita mühendislerinin yetki ve sorumlulukları açıkça belirtilmiş olup, ruhsat eki projenin uygulamasına yönelik olarak yapılan tespite dayanarak, harita mühendisi hakkında 3194 sayılı Kanunun değişik42.maddesi uyarınca hakkında imar para cezası verilmesi mümkün bulunmaktadır.

Böylece ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ya da imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin ikinci fıkradaki cezanın yanı sıra üçüncü fıkraları uyarınca uygulanan bu İPC cezası işle neticede yapıya iki ayrı idari yaptırım uygulanması sonucu ortaya çıkmaktadır.

29 pafta, 130 ada, 5 parsel uzman bilirkişi raporu için TIKLAYIN

Söz konusu iki ayrı İPC uygulaması, Anayasa Mahkemesinin 29.12.2011 gün ve  Esas Sayısı: 2011/36 ve Karar Sayısı: 2011/181  sayılı kararı uyarınca, aynı eylem için mükerrer ceza tatbiki anlamına gelmemektedir.Karara göre 3194 sayılı İmar Kanunu’nun üçüncü fıkrasında yer alan “18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan” şeklinde ifade edilen aykırılık, başlangıçta verilen ilk cezayla ilişkili olmayıp, İmar Kanunu’nun 32. maddesine yapılan yollamaya ilişkindir. Söz konusu fıkrada geçen “bu maddeye aykırı davrananlar” ibaresi 32. maddede sayılan yükümlülükleri yerine getirmeyenlere yönelik  yaptırımı ifade etmektedir.

Söz konusu maddede, ruhsat almadan yapıya başlayan veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yaptığı tespit edilen yapı sahibine bir ay içerisinde, yapı ruhsatsız ise ruhsat alma, ruhsat ve eklerine aykırı ise ruhsata uygun hâle getirme, bu iki şekilde hukuka aykırılık giderilmemiş ise yapıyı yıkma mükellefiyetleri öngörülmüş, bu yükümlülükleri yerine getirmemenin yaptırımı, anılan Kanun’un 42. maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenmiştir.

İlk cezayla, Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrasında, ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ya da imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fennî mesullere; yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre nispi olarak idari yaptırım öngörülmektedir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan ikinci cezayla ise ikinci fıkradan farklı olarak “verilen süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler için maktu para cezası öngörülmektedir.”

Bu durumda ikinci fıkrada imar mevzuatına aykırı yapı yapılması cezalandırıldığı hâlde, üçüncü fıkrada verilen süre içerisinde saptanan aykırılığın giderilmemesi cezalandırılmaktadır.

Buradan değerlendirilmesi gereken bir diğer husus başlangıçta “imar mevzuatına aykırı”lık ifadesidir. Bu  durumda ilk İPC uygulandıktan sonra, ikinci bir kez ceza uygulamasında “imar mevzuatına aykırı”lık kanaatimizce Kanunun 32.maddesinde anılan ruhsatsızlık veya ruhsata aykırılık olup, ayrı bir aykırılığı ifade etmemektedir.

İdarelerce önce ne gibi aykırılıkların yapıldığının yapı tatil tutanağıyla tespiti, ardından 3194 Sayılı Yasanın 32.maddesine göre en fazla bir aylık sürenin verilmesi, 42. maddesi uyarınca idari para cezası cezasıyla tecziyesi için encümen kararı alınması, ardından bu karar ve dayanağı olan yapı tatil tutanağı ile anılan para cezasının tahsili amacıyla tanzim edilen ödeme emri ve söz konusu yapının kaçak kısımlarının yıkımına ilişkin encümen kararının tesis edilerek ilgiliye gönderilmesi gerekmektedir.

29 pafta, 130 ada, 5 parsel uzman bilirkişi raporu için TIKLAYIN

Anılan parsel için tarafımıza verilen belgelerde Adalar Belediye encümenin almış olduğu herhangi bir para cezası veya Savcılığa suç duyurusu kararı gözükmediği için ne gibi İPC işlem yapıldığı belli olmayan ama söz konusu parsele uygulanması gereken idari işlemleri yukarıdaki gibi olmalıydı. Normal şartlarda eksiksiz sırası ile uygulanması gereken iş ve işlemlerin uygulanmaması halinde ; Adalar’da yaşayan herkesin birbirine neden uygulanmıyor diye sormaya başlayacağı, parası olanın illegalde olsa her işini halledebileceğine,kanunların sadece gariban halk için mi olduğunu neticesinde Belediye hakkında şaibeli düşüncelerin üretilmesine, Devletimizin Kamu Tüzel Kişiliği olan Belediyeye doğal olarak Devletimize olan güvenin zedelenmesine sebep olur ki en kötüsü de bu olur. Halk Devletine güvenmek ister. Devleti temsil eden kurumların bu güveni zedeleyecek örneklerden kaçınması gerekir. Kanunları titizlik ile her kese eşit olarak uygular . Adalar Belediyesinin yapması gereken öncelikle derhal yıkım kararı olan duvarın yıkılması,yıkım masraflarının %20 fazlası ile parsel sahibine rücu ettirmesi, parseldeki binanın şu andaki halinin ilk yapılmış haliyle kontür,gabari yönünden inceleyerek tespit tutanağı hazırlanması, kaçak katları veya bodrum katının tam kat haline getirilmesi için yapılan hafriyat çalışmalarını, hafriyatların nereye döküldüğünün tespitinin yapılmasını, ada dışına çıkarılmadığının ispatı halinde, sahil dolgusunda kullanılıp kullanılmadığının araştırılmasının yapılmasını, ruhsatsız yapılan iskele ve beton mahal güçlendirilmeleri için 3621 S. Yasa çerçevesinde gereken işlemlerin yapılmasını,bu çalışmalar içinde olan teknik personelin, şantiye şefinin, proje müellifinin,yapı denetim firmasının, harita mühendisinin,müteahhitlerinin sorumlulukları ölçüsünde 3194 S.yasa çerçevesinde yasal işlemlerinin yapılması, alınan Onarım Ön Belgesinin kaçak katlar için geçersiz olması nedeni ile ruhsatsız çalışma kapsamında iş ve işlemleri tesis ettirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

İş bu rapor Ada gazetesinin talebi üzerine ve yapılacak soruşturmalara ışık tutması için hazırlanmıştır.

UZMAN BİLİRKİŞİ

Şükrü Abanoz

Not: Bilirkişi raporunun ikinci bölümünü ve çok fazla belge olduğu için diğer belgeleri bir sonraki yazımızda yayınlayacağız.

ADA HABERLERİNİN CEP TELEFONUNUZA GELMESİNİ İSTİYORSANIZ TIKLAYIN

Resim (24)

Resim (2) Resim (3) Resim (4) Resim (11) Resim (14) Resim (18) Resim (23)Resimleri tıklayarak büyütebilirsiniz

ADA HABERLERİNİN CEP TELEFONUNUZA GELMESİNİ İSTİYORSANIZ TIKLAYIN

 

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?
#

Boğazın ‘Zarraf’ı varsa Adaların da ‘Arkas’ı var” için 14 Yorum

  1. yıkıma talibim : diyor ki:

    bana 500 Tl versinler sabah balyozumla gelirim duvarın yıkımını öğlene bitirir giderim. %20sinide belediye alsın derim. Yok rıhtımla iskelede varsa ona sonra fiyat veririm. Aceleye getirmeyin sırasıyla gidin. Belediyenin ekibi yoksa bana gelin ben yaparım hemi ucuz,hemi çabuk öle 60 yılda bekletmem valla abugün deyin yarın o duvar yok sayın saygılar sunarım. haber bekliyorum bakın ona göre iş programı yapcem

  2. sivri dişler : diyor ki:

    Şükrü bey gazetenizn dişleri derken anlayamadım yani şimdi nolcek.söylemi olcek
    a- gazeteniz atillayı mı ısıracak demek istediniz.
    b- yoksa sizmi ısıracaksınız.
    c- sizde ,gazetenizde ısırmayacaksa kim ısıracak. pitbulmu tutacaksınız bu iş için.
    d-Atillan’nın arkasındakidişler dediğinize göre arkasından mı yani kı…mi ısıracaksınız
    e-hiçbirisi teşbihmi yaptınız
    yani bi açıklığa kavuştursanız da anlasak.

  3. tersaneci : diyor ki:

    Tersaneci
    Bana çekek yeri lazımdı. Maşallah iskeleyide hazır etmişler. Ben orayı kiralasam belediyenin teknelerinide bedavaya yaparım. Sıkıntı yok. Ama belediye teknelerin bedavaya yapılmasına tav olurmu. Zannetmiyorum. Onlara canlı canlı capcanlı lazım. Yoksa teknelerini bedavaya yaptırıyorlarmış hikaye be kardeşimmmmm.. İnananı ……….

  4. Devletimizin Halkımıza olan armağanı sahillerimizin ,
    Talan eden varsa uyaralım görevdir.
    Kiralama adlı bu yağmacı teknikte,
    Yalan varsa uyaralım görevdir.
    ***
    Adı belli, Adalarımızın gasp edilen sahilleri,
    Neden olsun onun bunun ziftliği.
    Çıkarcının pazardadır ipliği,
    Duyan,gören varsa uyaralım görevdir.
    ***
    Ortak değer bilip bu emaneti,
    Birlikte yapalım Adalarımızın sahillerini, yurdumuzun cenneti.
    Sahilleri gasp ederek,yasaları hiç ederek, silerek kaldırıp SİT’i
    Sahilleri kiralama adındaki yağma amaçlı tekniği ,gören varsa uyaralım görevdir.
    ***
    Hukukla korunsun kamu yararı,
    Sonra toplum görür bütün zararı.
    Halka karşın almasınlar kararı,
    Alan varsa uyaralım görevdir.
    ***
    Kaçak kat,rıhtım,iskele varsa edelim yetkilileri ikaz,
    Toplumsal vicdanı sarsalım biraz.
    Kaçak külliyede nafile namaz,
    Kılan varsa uyaralım görevdir.
    ***
    Sahilleri halka açmak varken,
    Gelecek kuşakların denizle tanışması dururken,
    Rant için parsel sahiplerine peş keş çekmek neden?
    Devletin sahillerini gizliden,
    Gaspeden varsa uyaralım görevdir.
    ***
    Doğayı sevmeyen sever kârını,
    Bugünü düşünür bilmez yarını.
    Böylesini uyarmanın sırrını,
    Bilen varsa uyaralım görevdir.
    ***
    Adaların sahilleri bakın parça parça elden gidiyor,
    Devlet, emaneti sermaye sahiplerine ikram ediliyor.
    Adagazetesi size gelin, durmayın diyor,
    Sahil yağmacısı,talancısı varsa ihbar edelim görevdir.

  5. 60.YIL ŞİİRİ : diyor ki:

    60. YIL ŞİİRİ

    Söyle be hakim bey!!!!!!
    En adi suç değil mi? Halkın ve gelecek kuşaklarımızın faydalanması gereken sahillerin kişisel menfaatler için gasp edilmesi ?
    Hırsızlık bile bunun yanında anca kalır yüz kızartıcı suç olarak ..
    Karakaplınız da tarifi varsa cezası yokmudur da korkmadan devletin yetkilileri ile organize olurlar?
    Peki ya tarifi de yoksa ne ad takmalı bu sahil yağmacılarının yaptıklarına,
    ***
    60 yıldır bir duvarı yıkmaktan imtina eden bir Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?
    60 yıldır o sahillere kavuşan yoları açmayan Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?
    60 yıldır o sahillerde çocuklarımızın denize girememesinin sebebi olan Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?
    60 yıldır o sahilleri doldurup kendilerine arsa yaratanlara,rıhtımlar,iskeleler,mendirekler yapanlara yasaları uygulamayıp o arsaları kiralamaya çalışan Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?
    ***
    Söyle be hakim bey!!!!!!
    Kara kaplınızdaki kanunlar yalnızca garibanlar için midir?
    Yok eğer herkese eşit uygulanır yazıyorsa Karakaplınızda
    Neden 60 yıldır sahil yağmacılarına uygulanmaz yasalar,
    Neden cezasız kalır sahili yağmalayanlarla,halkı kollayacaklarına yağmacıları kollayanlar ?
    Adalet arayan halkınız ister istemez düşünür Karakaplıda bir yanlışlık var diye ,
    Sorarız o vakit yokmudur kişi,makam,mevki,para,pul ayırt etmeyen kitabınız?
    Varsa pembede olsa razıyız ona bakınız,karar veriniz yeterki kararınızda adalet olsun,
    Çocuklarımız ve gelecek kuşaklarımız, sahillerde denizle buluşsun,
    Gönüllerimiz umutla,vicdanlarımız adalet duygusuyla dolsun,
    60 yıldır bir duvarı yıkmaktan imtina eden bir Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?
    60 yıldır o sahillere kavuşan yoları açmayan Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?
    60 yıldır o sahillerde çocuklarımızın denize girememesinin sebebi olan Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?
    60 yıldır o sahilleri doldurup kendilerine arsa yaratanlara,rıhtımlar,iskeleler,mendirekler yapanlara yasaları uygulamayıp o arsaları kiralamaya çalışan Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?
    ***
    Söyle be hakim bey!!!!!!
    Bu sahil yağmacılarının cezası yokmudur?
    Bu kadar kolaymıdır sahilleri kapatıp denizleri doldurup bedava arsa yapmak?
    Bu kadar kolaymıdır bedava arsaların üstünde yatları için mendirekler yapmak?
    Bu kadar kolaymıdır benim,onun,bunun,çocuklarımızın geleceğini çalmak?
    Yokmudur bunun cezası Karakaplınızda hakim bey ?
    Yoksa Allahaşkına Pembe Kaplınıza bakınız,durdurunuz bu melün gidişatı,
    Kaderleri olmasın gelecek kuşakların sahillerden denize girme sevdası,
    ***
    60 yıldır bir duvarı yıkmaktan imtina eden bir Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?
    60 yıldır o sahillere kavuşan yoları açmayan Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?
    60 yıldır o sahillerde çocuklarımızın denize girememesinin sebebi olan Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?
    60 yıldır o sahilleri doldurup kendilerine arsa yaratanlara,rıhtımlar,iskeleler,mendirekler yapanlara yasaları uygulamayıp o arsaları kiralamaya çalışan Belediye bu suçun baş sorumlusu değil mi hakim bey?

  6. AHH BE SAVCI BEYYY!!!
    Dün akşam aldım kalemi mi elime, çocuklarımız gelecek kuşaklarımız için topladım tüm cesaretimi,
    Sordum karakaplınızda sahil yağmacılarına cezanız yok mudur ?Söyle be hakim bey diye
    İsyanımı karşıladı anlayışla hakim bey,
    Dedi ki olanca ağırlığı ile elbet de vardır her türlü yağmacıyla,talancının cezası defterimizde,
    Hele hele yağmacıya yol verenin cezası mislisiyle fazladır gözümüzde,
    Onlar ki Halkın hakkını korumak için gelmişlerse makamlarına,
    Aykırı davranırlara yapışırız yakalarına,
    Bir an bile beklemeden hemen açarız karakaplımızı,
    Makamına, mevkisine, paralısına, pullusuna bakmadan keseriz cezamızı,
    Halkımızın gönlü rahat olsun sağlarız adaleti,
    Bırakmayız bu dünyadaki adaletsizliği ilahi adalete,
    Biz neden varız ki zaten bu memlekette,
    Varlık nedenimiz sağlamaksa adaleti,
    Tereddütsüz uygularız karakaplının gerektirdiklerini tabiî ki,
    ***
    AHH BE SAVCI BEYYY!!!,
    Sonra dedi ki Hakim Bey,
    Savcılarımız doldururlar delillerle kovuşturmalarını,
    Getirirler önümüze tüm delilleriyle sahil yağmacılarının dosyalarını,
    Kurtaramaz hiçbir avukat sahil yağmacılarıyla,onlara yol veren Belediye yetkililerini,
    Sırasıyla bakarız Karakaplımızda ki kanun maddelerine,
    Başlarız gür sesimizle yaz katip diye,
    Sahil yağmacıları için kıyılardaki yasalara aykırı uygulamaları 3621 S.K yasa dışı davranmışlar, öyleyse 3194 S.K nunun 42. Maddesinin bir misli fazla ile cezalandırılmasına,(2-10 yıl)
    Yine Sahil yağmacıları için yaptıkları kaçak kat ve ruhsata aykırı eklentiler içinde ayrıca 3194 S.K’nun 42. Maddesinden cezalandırılmalarına,(1-5 yıl)
    Yasalara aykırı yapılan tüm sahil düzenlemelerinin yıkılmasına,sahillerin eski haline getirilmesine,kaçak çatı katlar,yapılan bodrum katlar ile yasalara aykırı tüm ruhsata aykırı inşaat işlerinin yıkılmasına,
    Sahil yağmacılarına göz yuman Belediye yetkilileri için ise,
    devam et katip yazmaya der ve ,
    Göz göre kanun maddeleri açık ve sarih iken 3621S.K uygulamayan,uygulamadıkları için ayrı, seneler süren yazışmalarla zaman aşımına soktukları için ayrı, 3194 S.K nun 42. Maddesini uygulamayıp savcılığa suç duyurusunda bulunmadıkları için ayrı, sahil yağmacılarına denizden elde ettikleri arsaları kiraya vermeye çalışmalarından dolayı ayrı,basit bakım onarım ruhsatı ile 4-5 katlı binalar yaptırdıkları için ayrı,çatı katları,bodrum katlarını tam kat haline getirip bağımsız bölüm iskanları verdikleri için ayrı,yıkım kararını yıllardır uygulamayan tüm belediye başkan ve imar müdürleri ve mıntıka mühendisleri,şantiye şefleri,proje müellifleri dahil ayrı ayrı cezalandırılmalarına en basit tabir ile görevi kötüye kullanmaktan tut,memurun kendisine menfaat sağlaması,irtikap,rüşvet vb her türlü cezasını eksiksiz veririz yeter ki savcılık hazırlık dosyasnı, her türlü delilleri ile eksiksiz tam olarak hazırlasın da katip yazmaya devam et desek dedi.
    ***
    AHH BE SAVCI BEYYY!!!
    Anladım ki top sendeymiş Savcı Bey
    Senmişin Hakim beyin eli ayağı,
    Senmişin Hakim Beyin gözü kulağı,
    Senmişin Hakim Beyin adeta 5 duyu organı,
    Senmişin Hakim Beyin olmazsa olmazı,
    Mademki Adaletin içinde et ile tırnak gibisiniz,
    Adalet arayan bizler içinde daima yüreklerimizdesiniz,
    ***
    AHH BE SAVCI BEYYY!!!
    Yazık oldu sahillerde geçirmemiz gereken dünümüze,bugünümüze,yarınımıza
    Yazık oldu çocuklarımıza o sahillerden taş sektirmesi öğretemediğimize,
    Yazık oldu o sahillerdeki ilk yüzme dersini veremediğimize,
    Yazık oldu o kumsallarda ailece güneşlenemediğimize,
    Peşkeş çekilmeseydi sahillerimiz para babası parsel sahiplerine,
    Kalacaktı anılarımızda anne,baba,çocuklarımızla geçirdiğimiz vakitler,
    Yediğimiz yemekler,kestiğimiz karpuzlar,sektirdiğimiz taşlar,öğrettiğimiz ilk kulaçlar,
    ***
    AHH BE SAVCI BEYYY!!!
    Anılarımızı elimizden aldı bu sahil yağmacıları,
    Bizi bizden aldı bu sahil yağmacıları,
    Hele ne demeli bu yağmacılara kol kanat gerenlere,
    Halkımızın oyları ile başımıza geçenlere,
    Hakkımız helal etmiyoruz 3-5 menfaat için bizi sahillerimizden edenlere,
    Cezasını verseniz de asla geri gelmeyecek anılarımızda olması gerekenler,
    Mahşerde de hiç affetmeyeceğiz yağmacılar ile göz yuman belediye yetkililerini,
    Bilsek ki yağmacılar ve göz yumanlar kavuşmuşlar hakkın rahmetine,
    Bilsek ki tabutları konmuş musalla taşına,
    Bir an tereddüt etmez gideriz cenaze namazına,
    İmam Efendi sorduğunda hakkınızı helal ediyor musunuz diye,
    Haykıracağız cemaatin içinde zehir zıkkım olsun diye,
    ***
    AHH BE SAVCI BEYYY!!!
    Ne olur bu yağmacıları ve yardakçılarını iyi tanı ,araştır,ayırt et,dosyanı delillerle doldur ki,cezasız kalmasınlar,
    60 yıldır cezasız kalan bu münafıkların yüzlerine , adaletin tokadını vursun Hakim Bey,
    Ahh be Savcı bey,söyle be Hakim Bey çok şey mi isteriz sizlerden,
    Babamın, benim,çocuklarımın,torunlarımızın,gelecek kuşaklarımızın gasp edilmiş sahil anılarımızın bedeli midir acaba vereceğiniz cezalar,
    Müebbet de verseniz bilcümle yaşayamadığımız anılarımız ASLA olmayacak,
    Ama vicdanlarımız müsterih olacak, Adaletin tecelli ettiğini gösterirseniz bize, yaşanmayan anılarımız sizin isimlerinizle dolacak.
    Sizin adlarınız Adalar’da doğacak çocuklarımızın,torunlarımızın adları olacak.
    Sizin meslekleriniz ilerde Adalar’daki çocuklarımızın,torunlarımızın tercih edeceği meslek olacak,
    Adalar’da göreviniz bitip gitseniz de , her kahve masasında, her mekanda, her hanede Ahh be Savcı bey,söyle be Hakim Bey diye isimleriniz kuşaklardan kuşaklara aktarılacak.
    Sizlerden tek bir isteğimiz var o da Adalet. O Adalet olmaz ise yaşanmayan o sahillerdeki anılarımız ve bizden sonrada,gelecek kuşaklarda da yaşanmayacak.

  7. Erdeklerin en küçük kardeşi belediyeden ayrılıp süresiz tatile gidiyormuş. Hemde adalar gazetesinde kendisi için çıkan haberden dolayı. Darısı ortancanın başına. İçişlerinden bir yazı gelmiş bu şahıs burada görev yapamaz diye. Aldığı maaşları da iade etmesi isteniyor…

  8. Daha ne desinler yeter kim ne yapıyorsa yapsında bir an önce yapsınlar demiş. Savcılarmı,hakimlermi,İBB mi,İçişleribakanlığımı,dışişlerimi,Başbakanmı,Reisicumhurmu birileri bişey yapsın diye aslında şiir yazmamışlar feryat etmişler. Herhalde ses çıkmazsa OBAMAYA şiir yazacaklar. Daha ne desinler

  9. Yağdı yağmur çaktı şimşek sendemi şair oldun be eşş…. Derler ya. Adalarda sahil,kaçak kat,imar yolsuzlukları yağmuru yağnak gibi ,r.şv.t kol geziyor, arkasınan savcı çakıyor soruşturmaları(sanko sırada geliyor) şair olmayacanda ne olacan

  10. Ben anlamadım ki millet neden şair kesildi birden. Arkası yarın gibi valla. Şair olmalarındaki neden acaba belediyedekilerin vurdumduymazca malı götürmeleri istediklerine yol verip 6 katlı bina yaptırmaları istemediklerinin tezgahlarını kapattırmaları gücü onları m.ny.k milleti şair mi yaptı anlamadım . Bir türlü anlamadım napimm. Anlayan varsa bi yazıversin anlıim

  11. Samimi ol ARKAS!!!!!!
    24 Ekim Cuma günü Çeşme Altınyunus’ta DenizTemiz Derneğinin toplantısında konuşan Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas bakın ne demiş.
    “Ekmeğimizi denizden kazanıyoruz, denizlerin korunmasına çalışmayı görev biliyoruz. Ayrıca doğal hayatın devamlılığı (sürdürülebilirlik) gelecek nesillere borcumuz. Çocukluğumdaki İzmir’de Kordon’da denize girilirdi, bizler girdik ama çocuklarımız giremiyor. Bu konuda hem şirketlerin hem bireylerin üzerine düşen sorumluluklar var. Herkes birşeyler yapmalı. Biz Çeşme’nin korunmasına yönelik olarak TURMEPA ile birlikte elimizi taşın altına koyduk.” Demişşşşşşşş
    Yahu pek muhterem sayın lucien Arkas efendi. Sen gölge etme başka ihsan istemez lafını bilirmisin. Siyasetçiler gibi konuşmuşunda Adalılar bunu yemez. Neden mi kardeşim 130 ada 5 parselde yaptıkların adagazetesinde bilirkişi raporları ile belgelenerek ifşa edildi. Sen orda ne konuşuyosun. Ayıptır ya. Sahilleri halka kapatıp sülalenle sahilleri gasp etmişiniz. O gasp ettiğin sahillerde bizim çocuklarımız denize girebiliyormu acaba. Kimin çocukları giriyor. Senin sülalen o sahillerden denize girerken bizimkiler seyredemiyor bile yaptırdığın duvar sayesinde. Hani adaların pek meşhur bir mimarı var ya sizi yönlendiren. Yıkım kararı olmasına rağmen sahil geçişini kapatan duvarı ünlü mimar bir 40 cm daha yükseltirip tam fanus bir sahil ortaya çıkartıda bakalım onunda sonu ne olacak görecez. Yok ile yağma,çarpa,çırpma herkes hesabını verecek göreceksiniz.Bu kanunlar herkese aynı. Ha orda iki tekne vermişsin atık toplamış öbür taraftan malı götürmüşsün yok. Hiç tekne verme kanunsuzda iş yapma kardeşim.Kanunsuzluğun,yasa dışı işlerin bedeli para vermekle,bağış yapmakla,tekne vermekle,çıkartma gemisini tamir ettirmekle olmaz ancak yargılanıp hapis yatmakla olur bunuda aklından çıkartma. Madem mikrofon uzatılınca 130 ada 5 parselde yaptıklarını unutup konuşmanda atıp tutuyorsun çocuklarımız denize giremiyor diye beylik laflar ediyorsun o vakit yıkım kararı olan duvarı ve sahile inen yolun ağzını kapatan demir parmaklığı kaldırta çacuklarımız 130 ada 5 parsel önünden denize girebilsinler be lucien kardeş. Hadi gayret hemen yıktır yaz bitti gerçi ama çocuklar için deniz soğuk olsada ben,arkadaşlarla beraber mayomu alıp o halka kapatıp gasp ettiğiniz sahillerden denize girecem olurmu.
    Belediye Başkanı maşallah güdümünde kurşun asker olmuş. Oda yıkım kararını sana uygulamıyor. Onlara sorarsan çıkartma gemilerini tersanende ücretsiz bakımını yaptırıyormuşsun diye göbeklerinden sana bağlılarmış diyorlar ya oda hikaye. Göbekten bağlı ancak Amerikan doları ile oluyor bıraksınlar o ayakları. Ama bu kadar laftan sonra herhalde sen duvarı yıktırırsın gibime geliyor. EEEE atıp tutmak kolayda lafın arkasında durmak zor. Hadi bakalım çocuklarımız giremiyor deyip konuşmanda duygu acitasyonuda yapıyorsan şimdi çocuklarımızın denize girmesini sağla elini öpecem. Yoksaa………

  12. Dikkat kalede adalı var
    Ufak at da Çeşmeliler yesin Luci kardeş. Ama bu saaten sonra adalılar senin yalanlarını yemez .Yahu dua et o konuşmanı yaparken birisi çıkıp sen bunları diyosunda Büyükada 130 ada 5 parseldeki binanda neler yapıldığı ortada iken yok çocuklar denize giremiyormuş,yok denizler tabiat ,yok biz giriyodukta yazık çocuklarımıza falan gibi beylik laflarla söylemler yapmaya utanmıyormusun kardeşim. Çok düşünüyosan gelecek kuşakları bizim dediğimizi bırak kanunun emrettiğini yaparsın yıkarsın o meşhur duvarı,açarsın yolları çocuklarımız gider sahilden denize girer. Sanki bizim çocuklarımız çok senin umrundaydı yalancı luci. Senin olmaması normalde ya Atillaya ne demeli. Hesapta o halkın menfaatini koruyup kollamak için başkan oldu. Ama halkın değil senin menfaatlerini kolluyorsa bu işteki yanlışlığıda herhalde adli makamlar ne karşılığı senin menfaatini kolladığını çözecektir. Nasıl bir kirli ilişki var aranızda ortaya çıkartacaklardır er geç. Sen denizleri temizleme ayaklarında bırak göz boyamayı . Önce başkanla aranızdaki ilişkiyi temizle her ne var ise. Pis kokular geliyor bu ilişkinizden burnumuza luci. Neymiş adalarda ayayorgi koyunu kendi tekneleri ile temizletiyomuş. Adıda çevreciye Luciye çıkmışmış. En iyisi adaların çöp işini Altaş tan alsın sana versin Atila sen yap .Daha çevreci olursun. Adların çöpünü yarım gün almasan herkes ayağakalkar. Temizleyip temizlemediğin anlaılır. Senin lafta ayayorgiyi temizlediğin. Ne duyan ne gören var be. Neymiş ayayorgi koyunu temizliyormuş bedavaya. Bedavaya adaların çöpünü temizlede sana çevreci diyelim yoksa fasa fiso yaptığın bir iş yok ta sana unvan takıyor masuscuktan Atila Başkan. Gayede ortada hayırsever iş adamı olarak seni gösterecek ya sana verdiği tavizlerin nedeni olarak gösterecek hesapta. Kimse yemiyor artık sizin oyunlarınızı kardeşşşşşşşş.

  13. Dönme dolap : diyor ki:

    Adalardaki müdürlükler oldu bir dönme dolap.Onun yerine öbürsü öbürsünün yerine ,eski müdür yeni müdür ama değişmeyen bir şey varsa oda müdür ler yine müdür.Peki o vakit bu oryantasyona ne gerek var. Halefinden öğrendiğini yapıyor ne olacak.Farsakoğluda 35 kere fen işleri müdürü değiştirdi,53 kere imar müdürü değiştirdi,diğer müdürlüklerin sayısını hatırlamıyorumda Atilla da müdürleri değiştirmeye başladı ya artık kimse onu tutamaz herhalde farsakoğlunun müdür değiştirme sayısını egale eder. Fen işleri müdürünü çöp müdürü yap. Mali hizmetler müdürünü yazı işlerine ver,İmar müdürünü fen işlerine ver ,ver Oğlu ver. Ama artık farsakoğlunun adamlarını yavaş yavaş ekarte etmeye başlaması Farsakla aralarındaki kankalığın bittiğini gösteriyor. Atilla anladıkı Farsakoğlu alttan alttan ona bayağı bir vurmaya başladı. Aslında bu kankalığın arkasında onun koltuğundan etmesi için aracılar ile acayip çalışmalar içinde olduğunun farkına vardı. Aralarındaki kankalıkta haceri Mali hizmetler müdürü yapması ile sona erdi. Hacer farsakoğlunun hışmına uğrayan müdürdü. FArsakoğlu, Haceri adalara bando mızıka ile getirip işte Mali hizmetlere işin uzmanı müdürü getirdim,artık belediyenin kasası emniyet altında diye sağa sola reklamını yapıp sonrada kadına istediklerini yaptıramıyınca bir anda nerde ise Belediye haini ilan edip memur yapmıştı. Atilla Eğerki onu şimdi mali hizmetlerin başına geçiriyorsa artık Farsak ile kavgalı olanların çoğunu yeni gözdeleri olacak gibi gözüküyor bu işi biliyorsam azcık. Ama Atillanın şunuda bilmesi lazım Hacer onun her dediğini yapacak bir müdür asla olmaz.Kafasına yatmayan bir şeyi ona yaptıramayınca aynı farsak gibi yine geldiği yere gönderecektir şimdiden onuda sölimmm dedimmmmm. Ama bu kızağa çekilme onun idealistliklerinden uzaklaştırdı ise salla başını al maaşını der geçer belki ama hiç sanmıyorum. Kemik gibi inatçıdır benim bildiğim hacer. .Nuh dedi Farsak demediydi memurluğa sürgün edildiğinde. Hadi bakalım hodri meydan. Beklicez görecez. Kim haklı çıkacak. Allah kahretsin yinemi haklı çıkacam yaaa.

  14. Sanko bombası : diyor ki:

    Nolacak benim başkanımın sonu. Yine bir dosya daha açılıyor. Dosyaki ne dosya ama. Bundan da bağış alınmış ama niye alındığıda belli değil. Hakket acami bunlar ya. Kardeşim hep aynı hikaye. Adam sahil şeridi ankar asfalt şridi gibi tarımar etmiş. Binalarını nerdeyse denizi kıyısının su ile birleştiği yere kadar getirecekmişte MEDCEZİRİ birde DALGA yüksekliklerini düşünerek az geri çekmiş. İnşaatını yapmış bitirmiş. Yaptıklarını satmaya başalmış. Belediye demişki yapasın bize eresmi bağış seni savunmamızın resmi bir dayanağı olsun demiş de Savcı bey yermi bu dayanağı. Bunlar kendilerini akıllımı zannediyor yada yaşar mı veriyor bu akılları onlara çok komik ya. Başkan bunların aklı ilemi hareket ediyor desen evet bunların aklına uyuyor işte belli. Peki aldıkları gayriresmi bağışıda söylemişlermidir savcı beye acep. Bakalım Sanko dan kimleri feda ederek kurtulacak sayın başkan görecez ama mutlaka diyeti büyük olacak. Zeynepte kurtaramaz bu dosyadan Neslihanda,Yaşarda ,mıntıka mühendisleride diyet kurbanları olacak gözüküyorlar tabi itiraf etmezlerse bütün bunları sayın Adalar Belediye Başkanının emri ile yapılmasına göz yumduk ve işlem yapmadık diye. O vakit Atilla kendi kaçak katından sonra buradan da ceza alırsa başkanlıkta uçtu gitti. Kadereeeee bakkkkkk. Şimdi kulağımıza geliyor Eski tarihli Yapı tatil tutanağı hazırlayıp dosyasına koymakta çözüm değil yemez savcı bey bu ayak oyunlarını. Bir tutanak tutuluyor ise ilgili Müdürlüğün evrak kayıt defterinden tarih sayı kayıt numarası almadan geçerli olmayacağını savcı bey çok iyi bilir. Tabi bunlar gırla kanuna aykırı işlerini başları derde girdiğinde kullanmak ve gereğini yapmış ve tutanak tutmuştuk diyebilmek için evrak kayıt defterinde kayıt aralarında boşluklar bıraktıklarını bilmeyen yok. Muhtemelen şimdi o boşluklara sonradan hazırladıklrı kendilerini kurtaracak tutanakları işlemeye başladıklarını duyuyoruzda Yinede savcı bey kalemdeki mürekkep yaş tespiti istediğinde bunların oyununu ortaya çıkartır Savcı bey birde kendisini yanıltıcı sahte evrak düzenlemeden tutanaktaki imza sahiplerine bu suçtanda giydirme yaparki bu işin diyeti öyle rejim diyetine benzemeyecek gibi gözüküyor. Yaşasınnnnnnnn görecekler hanyayı adaları,modaları,sahil yağmacıları.
    Sahili yağmalarken yediğiniz hurmalar işte böyle ortaya çıkınca kı..nızı tırmalarrrrrrr. Tekrar yaşasınnnnnn