logo

gergedan boynuzu sex izle seks izle

Bostancı Escort

Burgazadası’nda bir çevreci “Şinasi Yelkenci”…

Haziran ayında Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü, Burgazadası’ndaki ormanlık sit alanında kaçak çadır kurulduğu ve ateş yakıldığı bilgisi üzerine helikopter destekli operasyon düzenlemişti. 

Burgazadası’nda bir çevreci “Şinasi Yelkenci”…

Şimdi de Burgazadası’nın Madam Martha Koyu, çevreci öykülerden biri ile gündemde.

Bilmeden Sanat Yaptı

Doğanın kustuğu çöpleri sanata dönüştürüyor” başlıklı yazısında “Ayşe Tatlıcı Yılmaz”a kulak verelim.
 

Bütün bu güzel hikâye 2013 yaz tatilinde Şinasi Yelkenci’nin çocuklarını kürek ve yelken sporları için Çayırova Yelken Kulübü’ne götürdüğünde başladı. Çocukları denizde antrenmanlarını yaparken, o sahilde midyelerden ve deniz minarelerinden şekiller yapmaya başladı. Ne yaptığını bilmeden… Şinasi Yelkenci, Amasralı bir doğa aşığı. İlaç sektöründe özel bir firmada çalışan Yelkenci’nin çocukluğu ve gençliği Amasra’da denizle iç içe geçti. Tüm bu sürece alışkın olan bedeni 5-6 ay sonra hafta sonları çalışmalarına sahil kenarlarında devam etti. Yelkenci, “Yaptığım çalışmalar sanat mı değil mi? tam olarak ben de bilmiyorum. İlk yaptığım dairesel şekillere mandala deniyormuş sonradan öğrendim, arazide doğal malzemelerle yapılan çalışmalara Land art (arazi sanatı) deniyormuş yaptıkça öğrendim. Genelde sahile vuran ne varsa; deniz kabukları, ağaç parçaları, halatlar, çöpler, denize dökülen inşaat atıkları (molozlar)… kullandığım malzemeler oldu. Fakat yaptığım mandala ve şekillere renk katmak için satın aldığım deniz kabukları da oldu, bunları tekrar kullanmak üzere topluyorum” diyor. 

5 Ton Moloz ve Taştan Yeldeğirmeni

Yaptığı tasarımlar genellikle o anda aklına gelen doğaçlama eserler. Türkiye’nin gündemi de özellikle etkileyen ayrıntılar. Özellikle 13 Mayıs 2014 yılında herkesi üzen Soma maden kazasında ilk defa midyelerin siyah tarafını kullandı. En uzun çalışmalarından biri ise “kadına şiddete ve tecavüze hayır” demek için yaptığım Kız Kulesi eseri. İki hafta sonu yani 4 gün sürdü. Yakınlarda yaptığı eser ise memleketi olan Bartın Amasra da yapılmak istenen Termik Santrale karşı Yeldeğirmeni, 6 gün sürdü. Yaklaşık 7.5 ton moloz ve taş kullandı. Tüm bunları gerçekleştirirken Facebook’ta açtığı Sailor-Coast Design adlı sayfada tasarımlarını paylaşan Yelkenci’nin kısa sürede takipçi sayısı arttı. İstanbul Adalarda tasarımlarına devam ederken sayfasından onu takip edenler tanışmaya sohbet etmeye yardım etmeye gider oldu. Deniz kenarında, dalga ve martı sesleriyle, yağmurda, karda, rüzgârda yapılan bu çalışmalar, toplanan çöpler maddi olarak ona bir şey katmış olmasa da manevi anlamda çok değerli… Bu sayede yeni arkadaşları, yanından ayrılmayan köpek dostları, hiç görmediği, tanımadığı uzak diyarlardan arkadaşları oldu. Şinasi Yelkenci’nin şimdiki hayali eserlerini sergiledi koyu, “sanat koyu” haline getirmek. Artık denizden ne gelirse.

 

Çevreci Sanat: Sailor – Coast Design  


İnsanlar tarafından denize ya da sahile atılan çöplerin, tahta parçalarının, plastik bidonların, kıyafet parçalarının, terliklerin hatta denizin savurduğu deniz kabuklarının iyi bir amaca dönüşebileceği kimin aklına gelirdi. Şinasi Yelkenci, 2 yıldır sahillerde topladığı çöplerle çevre kirliliği hakkında mesajlar vermek için uğraşırken yapmaya başladığı tasarımların birer “land art” ürünü olduğunu bilmiyordu…

Land art, 1960’ların sonunda ABD’de ortaya çıkmış, 1970’lerde ise tüm batı ülkelerini etkilemiş bir sanat türü. Türkçe karşılığı arazi sanatı. ‘Sanat doğa içindir’ düşüncesi ile doğadan aldığını doğaya katmayı amaçlayan bir akım. Land art sanatının malzemesi taş, toprak ve insanların denize attıkları her şey. Arazi sanatında esas olan eseri doğaya
beğendirmektir. Elimizdeki bu sonsuz sergi alanı, aldığı armağanı kendi istediği şekle sokar, değiştirir, dönüştürür ya da kendine katar. Eser gider sanat kalır.

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?