• Yalancının mumu müfettiş raporuna kadar yanarmış!
  • ABD Başkanı Trump’ın istediği papaz Büyükada Splendid Palas’daki CIA toplantısında!
  • Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
  • FETÖ Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın Adalar Belediyesi’ndeki İşbirlikçileri!
  • Yassıada için skandal iddialar!

logo

Deniz Seki


facebook
Selçuk Tütak
desselcuktutak@gmail.com

Sanatçı demek aydın kişi demektir.
Sadece eserleriyle değil; hal, hareket ve davranışlarıyla da topluma yön veren kişidir.
Şimdi bir sanatçı düşünün;
Uyuşturucudan hüküm giymiş,
İki buçuk sene içerde yatmış,
Sonra da haliyle cezası bitince salıverilmiş.
Buraya kadar olan her şey rutin birer gelişmeden ibaret,
Olması gereken de bu zaten…
Kimsenin kimseyi tekrardan yargılayıp ötekileştirmesine hakkı yok, gerek de yok.
Kimsenin haddi de değil.
Fakat buradaki durum biraz farklılık arz ediyor.
Biz olaya eğitim açısından bakacağız.
Oluşturulan bilinçaltına değineceğiz.
Her şeyi anladık…
Fakat cezaevi kapısında halkımız ve medyanın yoğun ilgisi, teveccühü ve hoşamedi kısmını anlayamadık.
Anlamlandıramadık doğrusu.
Önce durup düşündüm,
Acaba biz mi bir şeyler kaçırdık?
Bu sanatçı arkadaşımız içerdeyken uzaya mekik falan mı fırlattı,
Biz mi duymadık?
Yoksa bilim laboratuarlarında kansere çare buldu da bizim haberimiz mi olmadı?
Nobel ödüllü Aziz Sancar bile bu kadar şaşalı karşılanmamıştı.
Bu vesileyle medyanın ve halkımızın neye ilgi duyduğu ve teveccüh ettiğini de anlamış olduk.
Sessiz sedasız bir tahliye olması gerekirken bu kadar gündem sonucunda gençlerimiz şu sonuca varabilir:
‘ Galiba uyuşturucu temin etmek ve kullanmak iyi bir şey’
Baksanıza bunu yapanlar kahraman gibi karşılanıyor…
Hangi genç kahraman olmak istemez ki!
Yazık ki ne yazık!
Bir de olayı duygusala bağlayıp, duygusal anlar yaşanmaz mı?
Allahım aklıma mukayyet ol.
Böyle bir süreçte hangi öğretmen öğrencisine uyuşturucunun zararlarını anlatabilir?
Hangi ebeveyn onları bu illetin tuzağından kurtarmak için sakıncalarından bahsedebilir?
Uyuşturucu kullanmak ve temin etmenin cazip olarak bilinçaltına işlendiği bir süreçte hangi eğitim buna karşılık verebilir?
Keşke bu sanatçımız sessiz sedasız çıksaydı,
Medya bu kadar ayaklanmasaydı,
Halkımız bu kadar alkışlarla teveccüh etmeseydi.
Cezaevinden çıkmış bir sanatçı için harika anlar olabilir ama çocuklarımız için değil…
Burada bir suç varsa ilgi gösteren medyanındır.
Selçuk Tütak
Eğitimci Yazar

Etiketler: »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GÜVENDEN İKAMETE

    14 Temmuz 2017 köşe yazarları, Manşet

    Son Belediye seçimleri esnasında, hatta çok daha önceden, okuyucularımın hatırladıkları gibi, her yazımda ve her fırsatta adamızın yazlıkçılarını yazılarımla hatta şifahen de ikametlerini adaya almaları için ikaz etmiştim. O yıllarda, Prens Adalarının sağlık sorunları insanları bu konuda cidden engelliyordu. Bildiğiniz üzere, bu çok önemli konuda artık gelişmeler oldu. Gönül ister ki Adalarımızda tam teşekküllü bir hastanemiz olsun ve emek verenler ile çaba gösterenlerin önü kesilmesin. Tüm Prens Adalarının ve Kınalıadamızın sorunları artık ...
  • VATAN HAİNLERİ

    08 Temmuz 2017 köşe yazarları

    Dökülmeden tek tek; Gökteki yıldızlar. Kimse susturamayacak, Yankılanacak ezanlar.   Sura üflemeden İsrafil, Yandıkça gökteki kandil, Hainler hesap verecek, Ateş yağdıracak Ebabil.   Gölgesi var oldukça vatanın, Ahde vefası var, ulu Osmanlının. Kim ki ihanet ederse; Bağrı yansın, gözlerinden kan aksın.   Plevne'de kahraman Osman Paşa, Tuna nehri şahittir bu savaşa, Hainler tek millet olsa da; Mücadele farzdır, iman dolu her başa.   Hilafet sancağı emanetimizdir, ...
  • Deniz Seki

    06 Haziran 2017 köşe yazarları

    Sanatçı demek aydın kişi demektir. Sadece eserleriyle değil; hal, hareket ve davranışlarıyla da topluma yön veren kişidir. Şimdi bir sanatçı düşünün; Uyuşturucudan hüküm giymiş, İki buçuk sene içerde yatmış, Sonra da haliyle cezası bitince salıverilmiş. Buraya kadar olan her şey rutin birer gelişmeden ibaret, Olması gereken de bu zaten… Kimsenin kimseyi tekrardan yargılayıp ötekileştirmesine hakkı yok, gerek de yok. Kimsenin haddi de değil. Fakat buradaki durum biraz farklılık arz ediyor. Biz olaya eğitim açısından bakacağız. Oluştu...
  • Düğünden Ölüme

    19 Mayıs 2017 köşe yazarları

    Yıl 2010, mevsim Bahar, günlerden Mayıs ayının 16’sı. Beden yorgun düşünce yılgın, herkeste bir melal var, buna karşın doğa uyanmış derin uykudan, ağaçlar çiçek açmış, kuşlar cıvıldaşıyor, deniz mavi, gökyüzü mavi, umutlar mavi, değişmiş mevsimin rengi. Aylardan Mayıs, herkeste bir heyecan, herkeste bir hareket var. Bugün farklı bir gün çünkü bugün düğün var. Kınalıadanın yakışıklı gençleri düğüne hazırlanmış. Unutmuşlar gamı kederi. Kolay mı? Arkadaşları dünya evine giriyor. Kim bilir belki içten içe gelecekleri için de dilekte bulundular. ...