logo

üsküdar evden eve nakliyat sex izle seks izle

Bostancı Escort

Eğitim müfredatı ideolojilerden arındırılmalıdır

Eğitim müfredatı ideolojilerden arındırılmalıdır

 

EĞİTİM MÜFREDATI DAYATMALARDAN VE İDEOLOJİLERDEN ARINDIRILMALIDIR

 

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DESAM) İstanbul İl Başkanı Selçuk Tütak, Anti-Darwinist yazıları ile bilinen Milli Gazete yazarı Gülay Pınarbaşı ile eğitim konusunda röportaj yaptı.

Pınarbaşı; “Okullarda tek taraflı Darwinist eğitim veriliyor. Bu hatanın acilen düzeltilmesi gerekiyor. Evrim teorisi geçersizliği tamamen kanıtlanmış olan bir teoriden başka bir şey değil. Evrim teorisi tabii ki anlatılsın ama burada yanlış olan, ders kitaplarında evrim teorisinin tek yanlı anlatılıyor hatta gençlerimize dayatılıyor olması. Darwinizm anlatılsın ama bilimsel cevabı da mutlaka verilsin.” dedi. Bu konuda yetkililere çağrıda bulundu. 

 

 

Selçuk Tütak; Gülay Hanım kendinizden biraz bahseder misiniz? 

 

Gülay Pınarbaşı; Şu an Milli gazetede, Platform dergisinde ve çeşitli internet haber sitelerinde makalelerim yayınlanıyor. A9 TV’de ve bazı radyolarda programlarım oluyor.

 

Küçük yaşlarından itibaren Darwinist-mateyalist telkinlerle yetişmiş, din ahlakının insanın hayatına sunduğu maddi-manevi güzelliklerden uzak her insan nasıl yaşıyorsa ben de önceleri hayatımı o şekilde sürdürüyordum. Hayatımın gerçek amacını öğrenmeye ve hayatımı sadece Allah rızası için yaşamaya başladıktan sonra her şey bana musahhar oldu. Yazılarımda, sohbetlerimde ve röportajlarımda elimden geldiği kadar Darwinizm tehlikesine dikkat çekmeye çalışıyorum.

 

 

Selçuk Tütak; Türkiye’deki eğitim sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Gelişmeleri yakından takip ediyor musunuz? 

 

Gülay Pınarbaşı; Elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum, en son 19. Milli Eğitim Şurası kararları sonrasında yapılan tartışmaları izledim; Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan AVCI’nın gündeme getirdiği ve Türkiye’de büyük yankı yapan Osmanlıca eğitim, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olması, ders saatlerinin sayısı, müfredata ilişkin konular hakkında zaten çok tartışıldı. Elbette ki eğitim konusunda üzerinde durulması gereken çok konu var. Ama izin verirseniz ben eğitim sisteminde -dokunulmazlığı olan- hatta neredeyse hiç konuşulmayan bir konudan bahsetmek istiyorum. Okullarda tek taraflı Darwinist eğitim veriliyor. Bu hatanın acilen düzeltilmesi gerekiyor. Evrim teorisi geçersizliği tamamen kanıtlanmış olan bir teoriden başka bir şey değil. Bakınız canlılığın yapıtaşı olan tek bir proteinin tesadüfen ortaya çıkma olasılığı sıfırdır yani imkânsızdır. Çünkü bir proteinin oluşabilmesi için mutlaka başka bir proteine ihtiyaç vardır. Gördüğünüz gibi daha başlangıç aşamasında bile evrim teorisi amansız bir açmaz içerisinde. Eğer yer altı katmanlarından çıkartılan fosil kayıtlarını da incelerseniz, 500 milyondan fazla fosilin günümüzde yaşayan canlı örnekleriyle hiçbir farklılık taşımadıklarını görürsünüz. Bu da, canlıların evrim teorisinin iddia ettiğinin tam aksine bugüne kadar hiçbir evrimsel süreç geçirmediklerini yani üstün bir Yaratıcı tarafından yaratıldıklarını ispatlar. Gençlere evrim teorisi tabii ki öğretilsin, gençler bu teorinin ne demek olduğunu bilsinler ama bu teorinin yanlışlığı da, doğru olanın yaratılış gerçeği olduğunun da mutlaka gençlere öğretilmesi gerekir. Aksi hatalı, yanlı bir eğitim demektir ki, bu çok ciddi sorunlara da yol açmaktadır.

 

Selçuk Tütak; Darwinist eğitim konusuna girmeden önce bir kaç soru daha sormak istiyorum sizce genel olarak eğitim sisteminde reforma ihtiyaç var mı ?

 

Gülay Pınarbaşı; Eğitim sistemindeki güzel gelişmeleri görmemek olmaz, ama mutlaka eksiklikler olacaktır. Öncelikle belirtmek isterim ki sert eleştirilere ve sivri söylemlere karşıyım. Faydalı olan çalışmalar -her kim yapıyorsa yapsın- mutlaka ön plana çıkartılıp teşvik edilmeli. Eğer eksik bir yön varsa bunu nezaketiyle belirtilmeliyiz.

 

Reform deyince radikal bir reformdan ziyade mevcut güzellikler muhafaza edilip, yenilenme hedeflenmelidir. İhtiyacı olan öğrencilere tablet dağıtılması elbette güzel, ama öğretmen ve öğrencilerin eğitim niteliğinin arttırılması ve müfredatın tekrar gözden geçirilmesi de çok önemli. Ders saatlerinin sayısının arttırılmasından ziyade içerik kalitesinin arttırılmasının üzerinde durulması gerekir. Mevcut sistemde matematik dersine, fen dersine, sosyal derslere çok önem veriliyor. Bu güzel. Ama öğrencilerin ahlaki ve kişilik gelişimlerinin takibi de en az onlar kadar hayati öneme sahiptir. Toplum olarak az okuyoruz, bu nedenle öğrenciyken okuma kültürünün oluşturulması gerekiyor; gençlerimizin okuma/kavrama ve kendini ifade etme becerilerini geliştirmelerine önem verilmeli. Milli eğitim geleceğimizin şekillenmesi açısından çok  önemli. Öğrencilerin severek gideceği, rahat edeceği bir konfora sahip olmalı okullar.

Kalite üzerinde hiç durulmuyor. Hâlbuki bu önemli bir eksiğimiz bizim. Eğitimde özellikle kaliteli ve vasıflı öğrenci yetiştirilmesinin hedeflenmesi gerekir.Bu itibarla Kalite Bakanlığı kurulması yönünde hükümetimize çağrıda bulunuyorum. Ayrıca milli şuur, milli mefkûre (ülkü, gaye, ideal) dersi koyulmasının şart olduğunu sürekli vurgulamak gerekiyor. Mutlaka gençliğin bu şekilde eğitilmesini, gençlere, Terör, Komünizm, Darwinzm, Materyalizm tehlikesini anlatmamız gerekiyor. Bu mühim ve aciliyetli konuları buradan ben de tekrar dile getirmiş olayım. Türkiye eğitim üssü olmalıdır.

 

Selçuk Tütak; Osmanlıcanın ders olarak okutulması konusu vardı, bununla ilgili ne diyeceksiniz ? 

 

Gülay Pınarbaşı; Osmanlıca fikri aslında güzel bir fikirdi. Bu konuyu son Milli Eğitim Şurasında gündeme getiren genel başkanınız Gürkan Avcı’yı vizyonundan dolayı tebrik ediyorum.Bu cesur teklif de her yenilik gibi eleştirildi. Ortaçağ karanlığı gibi sert söylemleri doğru bulmadım. Birbirimizi anlamak için dinlemeliyiz. Belli bir kesim “Din kültürü ve ahlak bilgisi” dersi dahil bu gibi konulardan gereksiz ürküyor. Bu derslere genel kültür olarak bakılmalı. Halkımız bunları bir güzellik ve çeşitlilik olarak görmeli. Şunu da belirtmekte fayda görüyorum. Bu tepkiyi gösteren kişilerin ürktüğü, aslında bağnazlığın, yani Kuran’da yeri olmayan, hatta Kuran’ın karşı olduğu bir hurafe anlayışının yayılmasıdır. İslam barış ve sevgi dinidir. Demokrasiyi sonuna kadar savunan bir dindir. Hiçbir şekilde zorlamaya, bir kişi üzerinde dinen tahakküm kurmaya izin vermez bizim güzel dinimiz. Son zamanlarda İslam adı altında zulüm görüntüleri oluşturan grupların yaşadıkları Kuran’da olmayan bir din. Bizim asıl İslam’ın gerçeğini, doğrusunu anlatmamız gerekiyor. Gençlerde böyle bir bilinçlenme için bilimsel temele dayalı bir anlatım tekniği geliştirilerek iman hakikatlerinin ve Kuran mucizelerinin anlatılması önemlidir. İşte o zaman toplumun belli kesimlerine hakim bu yersiz korkular da son bulacaktır. Çağdaş, kaliteli, vasıflı, modern, vatanına milletine bağlı, bilinçli gençler yetiştirmek hedeflenmelidir.

 

 

Selçuk Tütak; Peki gelelim asıl sorumuza bu kadar konu varken neden Evrim Teorisi? Hiç mi anlatılmasın? 

 

Gülay Pınarbaşı; Hiç anlatılmasın demiyorum, tabii ki anlatılsın ama burada yanlış olan, evrim teorisi gibi bilimsel geçerliliği olmayan bir Ortaçağ hurafesinin ders kitaplarında tek yanlı anlatılıyor hatta gençlerimize dayatılıyor olması. Darwinizm anlatılsın ama bilimsel cevabı da mutlaka verilsin. Örneğin Biyoloji 12. sınıf ders kitabındaki anlatımlara bakıldığında tek yanlı bir anlatım olduğunu görüyoruz. Öğrencilerin ders hakkında doğru bilgi ve doğru anlatım tekniğine ulaşması gerekir. Ancak ders kitabındaki anlatıma baktığımızda, evrim bölümünde, ne doğru bilginin verildiğini ne de öğrencinin karşılaştırma yapmasını sağlayacak konuyla ilgili diğer görüşlere yer verildiğini görüyoruz. Dolayısıyla “kazanılan” yanlış bilgi oluyor.

 

Farklı görüşlerin tek yanlı değil eşit derecede anlatılması gerekir. Evrim teorisi sadece biyoloji alanında değil aynı zamanda paleontoloji, biyokimya, morfoloji, arkeoloji vb pek çok bilim dalı ile birlikte ele alınması gereken bir konudur. Tek yanlı anlatım olunca bilimsel verilere dayanmadan bir anlatım söz konusu oluyor. Yani tek bir görüş doğru kabul edilip, delillere dayalı anlatım yapılmıyor.

 

Ders kitaplarına bakıyoruz, içerisinde yeterli fosil resmi, örneği ve ilgili anlatım bulunmadığını görüyoruz. Yeteri kadar örnek resim ve bilgisi ile anlatılmadığı gibi yine bu bölümde evrim teorisini doğrulamaya yönelik tek yanlı bir anlatım var. Üstelik bu anlatım yapılırken gösterilen çizim ve resimler günümüz biliminin kabul etmediği bilgiler. Bilimsel geçerliliği olmayan, hatta evrim savunucuları tarafından bile kabul edilmeyen bu bilgilere örnek olarak canlı türlerinin soy ağacı şemasını ve Ernest Heackel’in embriyo çizimlerini verebilirim. Bu bilgiler doğruyu yansıtmıyor ama ders olarak gösterildiği için öğrenci tarafından ön kabul olarak doğru varsayılıyor. Öğrenciye tek yanlı anlatılan ve geçersizliği bilimin her dalı tarafından ispatlanmış  olan evrim düşüncesi, bu şekilde alternatifsiz olarak öğrenciye dayatılmış oluyor.

 

Bilimsellik kılıfı altında anlatılan sahte bilgiler öğrencilerin bilinçaltlarını olumsuz etkiliyor. Takdir edersiniz ki bu son derece sakıncalı ve tehlikeli bir durum. Bu şekilde eğitim alan bir  öğrenci hayatının her alanında, evrim teorisi ile ilgili öğretilen yanlış bilginin etkisinde kalıyor. Bu durumun ortaya çıkardığı ve çıkaracağı sosyal tehlikeyi görmezden gelemeyiz.

 

Selçuk Tütak; Nasıl bir sosyal tehlikeden bahsediyorsunuz?

 

Gülay Pınarbaşı;  Darwinizm, Allah’ı ve kutsal değerlerimizi inkâr eden bir düşünce sistemi. Hayatın bir mücadele alanı olduğunu; zayıf olanların, yoksul olanların, kendilerince “aşağı ırktan” olanların ezilmelerinin ve hatta yok edilmelerinin meşru olduğunu; kıyasıya mücadele sonucunda “en uygun” olanların yani güçlü olanın hayatta kalarak diğerlerinin yok olacağını, insanlığın böylece “ilerleyeceği” yalanını savunur… Kadınlara değer vermeyen, haşa Türk halkını aşağı gören, Avrupa halkını üstün gösteren ırkçı bir öğretisi vardır. Bu çarpık mantığa dayalı Darwinizm dolayısıyla şiddetin ve terörün de ana kaynağı oluşturuyor. Darwinist eğitim hâlihazırda devam ederken, gençlerimizin beyinleri bu yanlış bilgiyle zehirlenirken, terör olaylarına, insanların şiddete yönelmelerine, hatta ekonomik krizlere, Ortadoğu ülkelerindeki açlık ve sefalete şaşırmak olmaz. Okullarda önce Darwinist eğitim verip sonra da gençlere neden şiddet yapıyorsunuz demek mantıklı değil. Asıl olan eğitim sisteminin değişmesidir.

 

 

Selçuk Tütak;  Peki MEB’den ne bekliyorsunuz. Mesajınız nedir ? 

 

Gülay Pınarbaşı: Evrim teorisiyle ilgili derslerde ortaya herhangi bilimsel bir veri konulamamaktadır, çünkü bu teoriyi destekleyecek bilimsel hiçbir veri yoktur. Buna rağmen geçerliliği bilimsel deliller ışığında tamamen ortadan kalkmış bir teorinin öğrencilere bilimsel gerçekmiş gibi anlatılması büyük bir hatadır.

 

Milli Eğitim Bakanımız Sayın Nabi Avcı’dan nacizane istirhamımız, gençlerimize bilimsel gerçekler ve bilgiler doğru ve pratik şekilde anlatılsın, bu yanlış ve tek yanlı anlatıma dur denilsin, ilgili ders kitaplarında gereken düzenlemeler bir an önce yapılsın ve gençlerimize Darwinizm’in ilmi cevabı bilimsel delillerle mutlaka  öğretilsin. Bu konuda gönüllü olan sivil toplum kuruluşlarından fikir ve yardım almaktan çekinilmesin. Unutulmamalıdır ki bir toplumu yüceltecek en önemli güçlerden biri eğitimdir.

 

Etiketler: » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?