logo

üsküdar evden eve nakliyat sex izle seks izle

Bostancı Escort

EMİNE SULTAN’IN SİHİRLİ FORMÜLLERİ


Nazan Şara Şatana
nazansarasatana@hotmail.com

EMİNE SULTAN’IN SİHİRLİ FORMÜLLERİ

 

EMİNE SULTAN’IN SİHİRLİ FORMÜLLERİ

 

 

Uzun süredir Emine Sultanı tanırım.

Tek Rumeli kanalında Ünsal Yörür’ün programına sık konuk olanlardanım.

Emine Öser ve Ünsal Yörür o kadar güzel bir ikili olmuşlar ki, bu programda olmaktan her zaman mutluluk duymuşumdur.

 

Ünsal Yörür benim tanıdığım en iyi programcılardan biridir.

Evinizde gibi hissedersiniz. Emine Sultan’ın hazırladığı muhteşem yemeklerin kokusu içinde yaptığınız sohbette kendinizi evinizde yâda bir arkadaşınızın evinin mutfağında, mutfak sohbeti yapıyormuş gibi hissedersiniz. Ben öyle hissediyorum.

 

Emine Sultan’ın bir süre önce katıldığım programlarında yediğim cevizli bulgur pilavının lezzetini hala unutabilmiş değilim.

 

Emine Sultan’ın yaptığı yemekler gerçekten şiir gibi, resim gibi.

İzlerken şaşırıyorsunuz çünkü çok rahatlıkla yapıyor ve çok kolay gibi geliyor. Yemek yapmanın sihrini kapmış, izleyenler sanıyorum ondan çok çeşitler ve değişik lezzetler yapmanın şifresini öğreniyorlar…

 

Kahvaltı benim için önemlidir, hele çay olmazsa olmazlarımdandır.

Emine Sultan, ‘Emine Sultan’dan Çay Saati’ adı altında bir kitap çıkartmış.

İçinde neler yok ki? Çok kolay tarifler, pratik çözümler, lezzetlerin doruğu!

Birkaç tarifini yaptım ve ikram ettiklerim hazır olduğunu sandılar.

“Nasıl yani?” dedim. Hani evde yapılanlar makbul! Meğerse hazır gibi denilmesinin nedeni, lezzetiymiş. Bu işi çok iyi yapan usta birinin elinden çıkmış anlamındaymış. Elbette usta olan ben değilim.

Ben sadece Emine Sultan’ın tarifini uyguladım. Netice muhteşem.

 

Çay Saati kitabı derki:

“Misafirlerinize ve sevdiklerinize sunabileceğiniz damak tadına hitap eden sunumu şık birbirinden farklı lezzetler.”

Daha ne olsun?

 

 

Nazan Şara Şatana

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Akülü araç kullanmayı hak edelim

    22 Ağustos 2017 Burgazadası, Büyükada, Heybeliada, Kınalıada, köşe yazarları, Manşet, Sedefadası

    Her beldede olduğu gibi Prens Adalarında da rahat ve huzurlu yaşayabilmeniz için verilen kurallara uyum sağlamamız yine bizim lehimize olacaktır. Son yıllarda hep konuşulan, hep tartışılan, yerel basında işlenen konulardan birisi de son yılların git gide artan ve insana fayda sağlamak yerine zarara uğratan akülü araçlardır. Bu araçlar, yaşlılar, hastalar, emekliler, marketlerin sipariş dağıtımı gibi işlerinde gereklidir. Diğer adalarda da sorunlar yaşandığını duyuyorum fakat ben yaşadığım Kınalıadanın sorununu dile getirmek istiyorum....
  • GÜVENDEN İKAMETE

    14 Temmuz 2017 köşe yazarları, Manşet

    Son Belediye seçimleri esnasında, hatta çok daha önceden, okuyucularımın hatırladıkları gibi, her yazımda ve her fırsatta adamızın yazlıkçılarını yazılarımla hatta şifahen de ikametlerini adaya almaları için ikaz etmiştim. O yıllarda, Prens Adalarının sağlık sorunları insanları bu konuda cidden engelliyordu. Bildiğiniz üzere, bu çok önemli konuda artık gelişmeler oldu. Gönül ister ki Adalarımızda tam teşekküllü bir hastanemiz olsun ve emek verenler ile çaba gösterenlerin önü kesilmesin. Tüm Prens Adalarının ve Kınalıadamızın sorunları artık ...
  • VATAN HAİNLERİ

    08 Temmuz 2017 köşe yazarları

    Dökülmeden tek tek; Gökteki yıldızlar. Kimse susturamayacak, Yankılanacak ezanlar.   Sura üflemeden İsrafil, Yandıkça gökteki kandil, Hainler hesap verecek, Ateş yağdıracak Ebabil.   Gölgesi var oldukça vatanın, Ahde vefası var, ulu Osmanlının. Kim ki ihanet ederse; Bağrı yansın, gözlerinden kan aksın.   Plevne'de kahraman Osman Paşa, Tuna nehri şahittir bu savaşa, Hainler tek millet olsa da; Mücadele farzdır, iman dolu her başa.   Hilafet sancağı emanetimizdir, ...
  • Deniz Seki

    06 Haziran 2017 köşe yazarları

    Sanatçı demek aydın kişi demektir. Sadece eserleriyle değil; hal, hareket ve davranışlarıyla da topluma yön veren kişidir. Şimdi bir sanatçı düşünün; Uyuşturucudan hüküm giymiş, İki buçuk sene içerde yatmış, Sonra da haliyle cezası bitince salıverilmiş. Buraya kadar olan her şey rutin birer gelişmeden ibaret, Olması gereken de bu zaten… Kimsenin kimseyi tekrardan yargılayıp ötekileştirmesine hakkı yok, gerek de yok. Kimsenin haddi de değil. Fakat buradaki durum biraz farklılık arz ediyor. Biz olaya eğitim açısından bakacağız. Oluştu...