logo

üsküdar evden eve nakliyat sex izle seks izle

Bostancı Escort

Guguk kuşu öterse


facebook
Sosi Cindoyan
sosi@adagazetesi.com.tr

Guguk kuşu öterse

Hafızalarımızdan silinmeyen bir film var:” One flew over Cucko’s Nest”. 1962 yılında Ken Kesey’in yazdığı romanından sinemaya uyarlanan, ABD’ li yönetmen Milos Forman’ın yönettiği, Jack Nickolson’un Bafta ödülünün yanı sıra en iyi erkek oyuncu olarak Akademi ve Altın Küre ödüllerini alarak oyunculukta destan yazdığı, Louise Fletcher’in hem Oscar hem Altın Küre ödülü aldığı, sosyal eleştiriler içeren 1975 yapımı bu 5 Oscar’lı film, Beyaz Perdenin kült filmleri arasında yerini almıştı.

Yıllar sonra Kerem Alışık, sistem eleştirisini mizahi bir dille mükemmelce yapan bu unutulmaz filmden etkilenerek, Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosunun perdesini Guguk Kuşu oyunuyla açmak istedi.

Toplumumuzun tiyatro sever kesiminin, bu önemli eseri tiyatro sahnesine taşıdığı için, Kerem Alışık ve Tiyatrosuna teşekkür etmesi gerekir.

Yönetmen Şakir Gürzumar yönetiminde 20 kişilik dev kadro Zorlu Center PSM drama sahnesinde oyuna başlamadan önce, Şirin Bağtekin Yenen’in dekor tasarımını çarpıcı buldum. İçimden, keşke turnelerde de aynı dekorla oynayabilseler dedim ama o muhteşem sahneyi her yerde bulmak mümkün mü? Sis makinesi çalıştığında sahnenin gizemi oldukça arttı ama hapşırık seslerinin oyun başladığında efekt yaratacağından korktum. Işık tasarımda Akın Yılmaz oyuna güç kattı. Müzik efektte Cenk Taşkan’ın, oyunu kendi içinde hissedecek kadar benimsediği belliydi.

Salon doluydu. Bu tarz bir oyunla, seyirci toplamak artık günümüzde büyük başarı oluyor derken, o kalabalığı görünce içim ferahladı. Üstelik oyun oldukça uzundu ve texte de kesinti yapılmadan oynandı. Tiyatro salt eğlence yeri değildir, insanları eğiterek eğlendiren kültürel ve sanatsal bir faaliyettir. “ Seyircine verebildiğini ver, o da alabildiğini alsın “ derim hep. Sen pes edersen çıtayı kim ayakta tutacak? Herkes elini kolunu çekse, amaçsız çalışsa, sonuçtan hepimiz sorumlu oluruz.

Tiyatroda başarı tek başına gelmiyor. İyi bir oyun, sunum, doğru oyuncu, oyuncu performansı, disiplin, reklam ve imkân meselesi ağır basıyor. Tiyatronun veli nimeti de seyircidir. Bilinçli seyirci oyuna renk katar ve tabii ki Tiyatroyu ayakta tutan maddi imkânlardır dolayısı ile sponsorları hatırlamak gerekir. Nitekim, Guguk Kuşu oyununun sahneye konmasında HDI Sigorta ve Joy Türk Radyo’nun katkıları sahnelere kusursuz bir oyun kazandırmış.

Gönül, bu tür sanatsal faaliyetlerde lobide birçok insanı selamlamak ister fakat maalesef ben bu zevki pek fazla tadamıyorum.

Oktay Kaynarca McMurphy rolü ile Jack Nicholson’dan sonra sahneye çıkmakla ne kadar özgüvenli bir sanatçı olduğunu kanıtlıyor. Belli ki çok emek vermiş, sahneyi dolduruyor, sahneye yakışıyor. Oktay Kaynarca 1994’te “ Derin bir soluk al “ adlı oyunuyla Avni Dilligil ödülü aldıktan sonra sahnelere veda etmiş ve 20 yıl sonra Guguk Kuşu ile tekrar seyircisinin takdirini kazanmıştır. McMurphy, deli taklidi yaparak tutuklu bulunduğu cezaevinden kendisini güvenlik önlemleri daha az olan bir akıl hastanesine tayinini gerçekleştirebilen bir karakter. McMurphy özgürlüğüne düşkün, başına buyruk hareket etmeye alışmış. Akıl hastanesinin taviz vermeyen, otoriter başhemşiresi ile aralarındaki kişilik çatışması ilgi ile izleniyor. Akıl hastaları ile farklı dialoglara giren bu karakter, yerleşik düzenle birey çatışması yaşıyor. Sonuç mu? İnsanlık dışı bir uygulama.

Galip Erdal, kızılderiliyi oynuyordu. Yarı Amerikalı, yarı Kızılderili bir karakter canlandırdı. Atalarının acısını, başkaldırı hareketlerini içinde yaşatan bir karakterdi. Kızılderililerden kalan tüm eşyaların toplanmasıyla Washington’da açılan bir müze var. O müzeyi gezerken hissettiğim duyguları tekrar canlandırdı Galip Erdal. Gel de anla, kim akıllı? Kim deli? Sistem mi yaratıyor bu delileri?

Deniz Uğur başhemşire rolünde, katı, acımasız, kindar bir kadını oynadı. McMurphy belki onun için kötü örnek ama asıl kötülük onun ruhunda, verdiği kararlarda.

Bu oyunda Tuba Ünsal akıl hastanesine düşen bir hayat kadını. Birlikte olmaya çalışan bir akıl hastası, haberin annesine ulaşacağını öğrenince feci şekilde intihar ediyor. Düşünebiliyor musunuz? Bir kadın, bir anne, nasıl evlâdının hayatını söndürebiliyor? Kesin adamı delirten şizofren bir anne var. Yapışmış oğlunun yakasına, sersem etmiş oğlunu ve bu ruh çatışmasından oğlu delirmiş.

Onur Yenidünya Ruckly rolü ile, zaman zaman bir haykırışla, sözsüz, sessiz, hareketsiz, hafif dokunuşlar, hafif kıpırdamalarla zaman zaman sıfır hareketle sürekli sahnede ve bir saniye bile oyundan kopmayan güçlü performansı ile tam bir yetenek.

Oyunun diğer güçlü oyuncuları, Levent Can, Melda Narin, Kayhan Yıldızoğlu ve benim için ayrı bir yeri olan Kevork Türker. O benim sahne arkadaşım, güvenilir bir dost. Yeteneğinin yanı sıra efendi kişiliği ile gönlümdeki yeri bir başkadır.

Guguk Kuşu’na ilgi yoğun. Guguk Kuşu turnede. Bulunduğunuz yerden bu gerçekçi oyunu kaçırmamaya gayret edin. Tüm zamanların en iyi filmi bugün bizim tiyatro sahnelerimizde alkışlanıyor.

İki perdelik oyunun birinci perdesi çok hareketli değil ama etkileyici. Oyuncuların performansları seyretmeye değer. Sade ve abartısız bir oyun sergiliyorlar. Sosyal eleştiriler, düzen eleştirisi ilginizi çekecek.

Kurallar delinir mi? Deliren mi delirtilen mi? Neye ve kime göre deli? Normal olmak mı, deli olmak mı daha zor?

Beynime işlenen bir sloganı da var bu oyunun: * Denemeden pes etme *.

Sosi Cındoyan

Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Akülü araç kullanmayı hak edelim

    22 Ağustos 2017 Burgazadası, Büyükada, Heybeliada, Kınalıada, köşe yazarları, Manşet, Sedefadası

    Her beldede olduğu gibi Prens Adalarında da rahat ve huzurlu yaşayabilmeniz için verilen kurallara uyum sağlamamız yine bizim lehimize olacaktır. Son yıllarda hep konuşulan, hep tartışılan, yerel basında işlenen konulardan birisi de son yılların git gide artan ve insana fayda sağlamak yerine zarara uğratan akülü araçlardır. Bu araçlar, yaşlılar, hastalar, emekliler, marketlerin sipariş dağıtımı gibi işlerinde gereklidir. Diğer adalarda da sorunlar yaşandığını duyuyorum fakat ben yaşadığım Kınalıadanın sorununu dile getirmek istiyorum....
  • GÜVENDEN İKAMETE

    14 Temmuz 2017 köşe yazarları, Manşet

    Son Belediye seçimleri esnasında, hatta çok daha önceden, okuyucularımın hatırladıkları gibi, her yazımda ve her fırsatta adamızın yazlıkçılarını yazılarımla hatta şifahen de ikametlerini adaya almaları için ikaz etmiştim. O yıllarda, Prens Adalarının sağlık sorunları insanları bu konuda cidden engelliyordu. Bildiğiniz üzere, bu çok önemli konuda artık gelişmeler oldu. Gönül ister ki Adalarımızda tam teşekküllü bir hastanemiz olsun ve emek verenler ile çaba gösterenlerin önü kesilmesin. Tüm Prens Adalarının ve Kınalıadamızın sorunları artık ...
  • VATAN HAİNLERİ

    08 Temmuz 2017 köşe yazarları

    Dökülmeden tek tek; Gökteki yıldızlar. Kimse susturamayacak, Yankılanacak ezanlar.   Sura üflemeden İsrafil, Yandıkça gökteki kandil, Hainler hesap verecek, Ateş yağdıracak Ebabil.   Gölgesi var oldukça vatanın, Ahde vefası var, ulu Osmanlının. Kim ki ihanet ederse; Bağrı yansın, gözlerinden kan aksın.   Plevne'de kahraman Osman Paşa, Tuna nehri şahittir bu savaşa, Hainler tek millet olsa da; Mücadele farzdır, iman dolu her başa.   Hilafet sancağı emanetimizdir, ...
  • Deniz Seki

    06 Haziran 2017 köşe yazarları

    Sanatçı demek aydın kişi demektir. Sadece eserleriyle değil; hal, hareket ve davranışlarıyla da topluma yön veren kişidir. Şimdi bir sanatçı düşünün; Uyuşturucudan hüküm giymiş, İki buçuk sene içerde yatmış, Sonra da haliyle cezası bitince salıverilmiş. Buraya kadar olan her şey rutin birer gelişmeden ibaret, Olması gereken de bu zaten… Kimsenin kimseyi tekrardan yargılayıp ötekileştirmesine hakkı yok, gerek de yok. Kimsenin haddi de değil. Fakat buradaki durum biraz farklılık arz ediyor. Biz olaya eğitim açısından bakacağız. Oluştu...