logo

üsküdar evden eve nakliyat sex izle seks izle

Bostancı Escort

Hediye edilen krallık


Nazan Şara Şatana
nazansarasatana@hotmail.com

Tarihte neler olmuş?

Okudukça şaşırmamak mümkün değil.

Size anlatacağım bu olayda bir hayli enteresan.

Birini düşünün bir anda kral olsun. Durup dururken üstelik başka bir ülkeye…

Kral olduğun ülkedeki kraliçenin büyükbabasının yeğeninin soyundan gelen bir bayanla evli olduğun için!

Nasıl bir şey bu? Diyorsunuz.

Üstelik öyle küçücük, güçsüz, isimsiz bir ülkeye de kral olmuyorsunuz. Koskocaman İngiltere’ye kral oluyorsunuz.

 

Bazı kadınların eşlerine ikramlarına bakınız lütfen.

“Eşim ben filancadan dolayı filancanın taaa uzaktan akrabasıyım sende benim eşimsin ve kral oluyorsun.”

“İngiltere’ye mi iyide ben İngilizce bilmem ki”

“Bilme sorun değil ki”

“Nasıl ben nasıl anlaşırım onlarla?”

“Anlaşırsın, anlaşırsın. Sen Protestan’sın.”

“Ne alaka şimdi?”

“Eeee İngiltere’de Katolik kral olmaz.”

“Bir şey anlamadım.”

“Kral olunca anlarsın.”

Elbette böyle bir konuşma olmamıştır. Bu bizim hayalimiz birazda mizah anlayışımız.

 

1714’te, I. George yani Georg Ludwig İngiltere Kralı olmuş ve o bir Alman’mış. Tabi oda soylu biri Alman Prensliğinde Dük.

 

Alman Dük neden İngiltere’ye kral olmuş derseniz?

Kraliçe ölünce tahta geçecek bir kral bulunamamış. Varisi yokmuş. O dönemdeki Stuart erkekleri Katolik’miş.  İngiltere’de Katolik’ler tahta geçemezlermiş.

 

Alman Dük, kral olduktan sonra ismi George Louis olarak değiştirilmiş.

Kral çok başarılı olmuş. Belki yönettiği ülkenin dilini bilmiyormuş ama başarıları asırlar boyu sürmüş.

Güneş Batmayan İmparatorluk denilmiş. Dünya çapında hâkimiyet o dönemde kurulmuş.

Kraliçe Victoria, I. George’un 5. kuşak torunuymuş.

 

Tarih tiryakilik diyorum ya aynen öyle. Araştırdıkça yeni şeyler öğreniyorsunuz ve öğrendiklerinizin içinde olmazların olur olduğunu da görüyorsunuz. Bir ülkenin kralısınız ama o ülkenin dilini bilmiyorsunuz. Çünkü siz o ülkeden değilsiniz. Gelinde enteresan demeyin.

Nazan Şara Şatana

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Akülü araç kullanmayı hak edelim

    22 Ağustos 2017 Burgazadası, Büyükada, Heybeliada, Kınalıada, köşe yazarları, Manşet, Sedefadası

    Her beldede olduğu gibi Prens Adalarında da rahat ve huzurlu yaşayabilmeniz için verilen kurallara uyum sağlamamız yine bizim lehimize olacaktır. Son yıllarda hep konuşulan, hep tartışılan, yerel basında işlenen konulardan birisi de son yılların git gide artan ve insana fayda sağlamak yerine zarara uğratan akülü araçlardır. Bu araçlar, yaşlılar, hastalar, emekliler, marketlerin sipariş dağıtımı gibi işlerinde gereklidir. Diğer adalarda da sorunlar yaşandığını duyuyorum fakat ben yaşadığım Kınalıadanın sorununu dile getirmek istiyorum....
  • GÜVENDEN İKAMETE

    14 Temmuz 2017 köşe yazarları, Manşet

    Son Belediye seçimleri esnasında, hatta çok daha önceden, okuyucularımın hatırladıkları gibi, her yazımda ve her fırsatta adamızın yazlıkçılarını yazılarımla hatta şifahen de ikametlerini adaya almaları için ikaz etmiştim. O yıllarda, Prens Adalarının sağlık sorunları insanları bu konuda cidden engelliyordu. Bildiğiniz üzere, bu çok önemli konuda artık gelişmeler oldu. Gönül ister ki Adalarımızda tam teşekküllü bir hastanemiz olsun ve emek verenler ile çaba gösterenlerin önü kesilmesin. Tüm Prens Adalarının ve Kınalıadamızın sorunları artık ...
  • VATAN HAİNLERİ

    08 Temmuz 2017 köşe yazarları

    Dökülmeden tek tek; Gökteki yıldızlar. Kimse susturamayacak, Yankılanacak ezanlar.   Sura üflemeden İsrafil, Yandıkça gökteki kandil, Hainler hesap verecek, Ateş yağdıracak Ebabil.   Gölgesi var oldukça vatanın, Ahde vefası var, ulu Osmanlının. Kim ki ihanet ederse; Bağrı yansın, gözlerinden kan aksın.   Plevne'de kahraman Osman Paşa, Tuna nehri şahittir bu savaşa, Hainler tek millet olsa da; Mücadele farzdır, iman dolu her başa.   Hilafet sancağı emanetimizdir, ...
  • Deniz Seki

    06 Haziran 2017 köşe yazarları

    Sanatçı demek aydın kişi demektir. Sadece eserleriyle değil; hal, hareket ve davranışlarıyla da topluma yön veren kişidir. Şimdi bir sanatçı düşünün; Uyuşturucudan hüküm giymiş, İki buçuk sene içerde yatmış, Sonra da haliyle cezası bitince salıverilmiş. Buraya kadar olan her şey rutin birer gelişmeden ibaret, Olması gereken de bu zaten… Kimsenin kimseyi tekrardan yargılayıp ötekileştirmesine hakkı yok, gerek de yok. Kimsenin haddi de değil. Fakat buradaki durum biraz farklılık arz ediyor. Biz olaya eğitim açısından bakacağız. Oluştu...