• Yalancının mumu müfettiş raporuna kadar yanarmış!
  • ABD Başkanı Trump’ın istediği papaz Büyükada Splendid Palas’daki CIA toplantısında!
  • Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
  • FETÖ Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın Adalar Belediyesi’ndeki İşbirlikçileri!
  • Yassıada için skandal iddialar!

logo

ankara escort , ankara escort
10 Temmuz 2017

Hüsnü Öndül: “Cumhurbaşkanının doğru bilgilendirilmediği düşüncesindeyim”

Eski İnsan Hakları Derneği Başkanı Hüsnü Öndül, Büyükada’da insan hakları savunucularının gözaltına alınmasınından sonra G20 Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Büyükada’da gözaltına alınan 15 temmuz’un devamı niyetinde bir araya gelmişlerdi” açıklaması ile ilgili olarak “Cumhurbaşkanının doğru bilgilendirilmediği düşüncesindeyim” dedi.

Hüsnü Öndül: "Cumhurbaşkanının doğru bilgilendirilmediği düşüncesindeyim"

‘Erdoğan Büyükada’da yanlış bilgilendirildi’
‘İnsan hakları mücadelesi, bütün otoriter sistemlerde olduğu gibi kendi iktidarını tehdit eden faaliyetler olarak görüyor’

Cumhuriyet Gazetesi’ne konuşan Öndül, insan haklarını ve Büyükada’daki baskını değerlendirdi.

Adalet Yürüyüşünün finale yaklaştığı günlerde İstanbul Büyükada’da bir otelde toplantı yapan insan hakları savunucuları, OHAL hukukunu dahi aşan uygulamalarla gözaltına alındı. Yandaş basında her biri alanlarında ulusal ve uluslararası üne sahip insan hakları uzmanlarının “bir harita başında Türkiye’yi karıştırma, kaos çıkarma planları” yaptıkları haberleri çıktı. Cumhurbaşkanı da bu haberlere paralel iddialar olduğunu açıkladı. BM ve AB’nin sert açıklamalarla kınadığı bu baskın, bir süredir hak ihlallerini raporladıkları ve duyurdukları için iktidarın hedefinde olan insan hakları kuruluşları için beklenmedik bir durum değildi. İnsan hakları savunucularına yönelik baskıların her zaman büyük insan hakları ihlallerini haber verdiği gerçeği ise kaygılanmamız için yeni bir neden yarattı. İnsan Hakları Derneği kurucularından ve eski genel başkanı, İnsan Hakları Akademisi Başkanı Hüsnü Öndül ile memleketin insan hakları meselelerini ve Büyükada baskınını konuştuk.

Eğitim toplantısıydı
– Sizin, insan hakları savunucularının Büyükada’da yaptığı toplantıdan haberiniz var mıydı?
Bilgimiz vardı. Bu toplantı insan hakları savunucularının olağanüstü koşullarda çalışmalarıyla alakalı olarak bütün dünyada geliştirilen yöntemlerin neler olduğu hakkında görüş alışverişinde bulunmak üzere planlandı. Amaç, bir tür iç eğitim yapmaktı yani. Çünkü hem kendi pratiğimizden hem dünya pratiğinden biliyoruz ki savaş, seferberlik ve olağanüstü hal gibi istisnai koşullarda hem insan hakları ihlallerini belgelemekte zorluklar çıkıyor hem de hedef haline getiriliyoruz. Bu koşullarda hangi yöntemlere başvurmak lazım, hangi teknikleri kullanmak gerekir, bilgisayarlarımızı, iletişim araçlarımızı hangi yöntemlerle kullanmalıyız, yani kendimizi nasıl korumalıyız ve aynı zamanda kendi güvenliğimizle birlikte insan hakları çalışmalarını nasıl daha etkin hale getirebiliriz? Konu buydu.

– Bu soruşturma OHAL koşullarında bile rastlanmayan bir yöntemle yapıldı.
Evet. Aşağı yukarı 24 saat hiç haber alamadık. Yakınlarına haber verme imkânı dahi tanımadılar. Böyle bir muameleye maruz kaldık.

– Cumhurbaşkanı “Büyükada’da gözaltına alınanlar 15 Temmuz’un devamı niyetinde bir toplantı için bir araya gelmişlerdi” dedi…

Büyükada toplantısının insan hakları savunucularının kendi güvenlikleri ile ilgili veri güvenliği, dijital güvenlik, kişisel ve kurumsal güvenlikleri gibi konularda iç eğitim toplantısı olduğu çok açık. Cumhurbaşkanının doğru bilgilendirilmediği düşüncesindeyim. Bir gazetede Türkiye haritasından bahsedilmişti. İstihbaratın verdiği bilgi bu. İnsan hakları ihlallerinin haritalanması bir yöntemdir. ‘Haritalama’ ile coğrafi harita arasındaki farkın farkında olmayanların cumhurbaşkanını doğru bilgilendirmiş olması mümkün değil.

– AB ve BM’den de çok sert tepkiler geldi bu gözaltılara…
Bunun insan hakları hukuku ve insan haklarının korunması ile ilgili ulusal üstü belgeler bakımından taşıdığı önem var. BM’nin İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi ve AB’nin rehber ilkeleri var. Bildirgeye göre insan hakları savunucuları mağdurlara destek vermekte, cezasızlıkla mücadele etmekte ve insan hakları kültürü ve kavramının yerleşmesine katkıda bulunmaktalar. O nedenle devletlerin bizim faaliyetlerimizi, bilgi edinmemizi kolaylaştırması lazım. Her bireyin insan haklarını savunma hakkı diye bir hakkı var. Türkiye, AB’nin aday ülke statüsüne geçince Aralık 99’dan sonra, 2001’den sonra dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ve 2004’te AK Parti’nin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu valiliklere bir genelge göndererek insan hakları savunucularının faaliyetlerinin kolaylaştırılması, onların korunması talimatını vermişti. Böyle iken, son 2 yılda İHD’nin pek çok şube başkanı yöneticisi gözaltına alınıp tutuklandı ve sonra da serbest bırakıldı. Af Örgütü’nden mülteci hukuku uzmanı avukat Taner Kılıç tutuklandı. Gündem Çocuk Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği kapatıldı.

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+3 = ?