• Yalancının mumu müfettiş raporuna kadar yanarmış!
  • ABD Başkanı Trump’ın istediği papaz Büyükada Splendid Palas’daki CIA toplantısında!
  • Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
  • FETÖ Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın Adalar Belediyesi’ndeki İşbirlikçileri!
  • Yassıada için skandal iddialar!

logo

21 Haziran 2017

Kadir Topbaş, “Yargıya müdahil olmadığımız görüldü. Ben yargının tarafsızlığına güveniyorum

Gazetecilerin damadının tekrar tutuklanması konusundaki sorularını cevaplandıran Başkan Kadir Topbaş, “Yargıya müdahil olmadığımız görüldü. Ben yargının tarafsızlığına güveniyorum. Yargının vereceği karara herkesin saygı göstermesi lazım. Şahsıma yönelik tavırlar FETÖ’nün bir başka hamlesi” diye konuştu.

Kadir Topbaş, “Yargıya müdahil olmadığımız görüldü. Ben yargının tarafsızlığına güveniyorum
İBB Florya Sosyal Tesisleri’nde Hakkarili Küçük Yağmur ile buluşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, daha sonra gazetecilerin damadının yeniden tutuklanmasıyla ilgili sorularını cevaplandırdı.

 

İlk günden itibaren suçu olanların cezalarının çekmesi gerektiğini, buna bağımsız yargının karar vereceğini belirten Başkan Kadir Topbaş, yargı kararını verirken lehte veya aleyhte hiçbir şekilde yorum yapılmaması gerektiğini söyledi.

 

Kadir Topbaş, “Damadım veya FETÖ terör örgütünün değişik kollardaki terör faaliyetlerine katıldığı iddia edilenlerle ilgili yargıyı etkilememek lazım. FETÖ terör örgünün Türkiye’yi karartma adına yaptığı hamleler milletimiz tarafından bertaraf edildi. Tabii ki, yargı önünde hesap verecekler. Ben yargının tarafsızlığına inanıyorum ve güveniyorum. Kadir Topbaş’ın yargı üzerinde hiçbir şekilde gücü yok.

 

Damadımın 21 gün gözaltında tutulması, 8.5 ay tutuklu kalması ve tekrar serbest bırakıldıktan 45 gün sonra yargılanmasının tutuklu olarak devam edilmesi amacıyla tutuklanmasının istenmesi gösteriyor ki, benim hiçbir şekilde müdahilim olmadı. Bu apaçık ortaya çıktı. Öyle bir gücümüz olmadığı ortada. Öyle bir gücümüz olsa bile, asla siyasilerin ve bizlerin hangi konumda olursak olalım yargıya müdahale etmeyi hiçbir şekilde aklımızdan geçirmememiz gerekiyor. Çünkü adalet mülkün temelidir. Sonuç olarak mahkemeler kararlarını verecekler ve sonuçları ortaya çıkacak. Yargının vereceği karara herkesin saygı göstermesi, uyması ve kabul etmesi gerekir. Hiçbir zaman kişi ve kurumlara özel yargı işletilmemesi lazım. Her daim bunun üzerinde durdum ve bu hassasiyeti göstermeye çalıştım” diye konuştu.

 

“KİMSEYE AYRICALIK YAPILAMAZ”
“Kimseye bir ayrıcalık yapılamaz. Yargı önünde herkes hesap vermeli. Hesabını veren kişiler de yargının verdiği kararlara da uymalı” diyen Kadir Topbaş, “Ben bu konudaki hassasiyetimi ilk günden itibaren Peygamber Efendimiz’in, ‘Kızım Fatıma da olsa kolunu kesirim’ düsturuyla hareket ettiğimi özellikle ifade etmek istiyorum. Bu iddiaları ortaya atanlar ne kadar bilgi sahibiler? Bu konuda ellerinde ne kadar doküman var? Bu kadar tezviratın yapılmasına da anlam veremiyorum. İstiyorum ki, sadece Ömer Faruk Kavurmacı değil, herkes için bütün tutuklular için adalet eşit mesafede olsun. Yargı süreçleri sağlıklı yürütülsün. Kimsenin lehte veya aleyhte bir dahli olmasın. Adalete saygımızı yitirirsek, gücünü kaybederse ‘Adalet mülkün temelidir’ dediğimiz yapı sarsılırsa ülke sıkıntıya girer. Hepimiz bu sıkıntıyı birlikte çekeriz. Ben yargıya güveniyorum. Bu güvenim tamdır. Her şeyin hayırlısını diliyorum ve bu da geçer ya hu’ diyorum” şeklinde konuştu.

 

Yargısal süreçlerde hep saygılı olmayı ve sessiz kalmayı tercih ettiğini dile getiren Başkan Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü; “Yargıya olan güvenimizi hep dile getirdik. Yargıya müdahale edilmemesi gerektiğini düşündük, ifade etmeye çalıştık. Maalesef görmekteyiz ki elinde bulgu ve delilleri olmadan birileri kendince birtakım yorumlar yaparak ve bu yorumlar üzerinde kamuoyu oluşturarak, farkında olarak veya olmayarak tabii ki, bu ileride nasıl ilerleyecek zaman içerisinde beraberce göreceğiz. Ama bunun ötesine şahsımla ilgili, hedefe konulduğumu görüyor herkes. İstanbullular, bizi seven dostlarımız ‘Kadir Topbaş’ın adeta hedefe konulduğunu’ düşünüyor. Bunun üzerine hak etmediğim birtakım tezviratlar yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Bunu kişilik haklarına saygısızlık olarak görmekteyim.

 

Ellerinde delil ve bulgular olanların tabii ki bunları ortaya çıkarmaları gerekir. Ancak bunu gelişi güzel laf olsun diye söylemeyi veya birilerinin dümen suyuna katılarak yorumlar yapmayı doğru bulmuyorum. Asla kişisel tavırlarımı ön plana çıkarmadım. Tabii ki etkilendim. Tabii ki, üzüntülerimiz var. Hak edip etmediğimiz düşündüğümüz birtakım tezviratlar var. Ama bunlarla ilgili bir tavır koymak bize yakışmaz.”

 

“ŞAHSIMA YÖNELİK TAVIRLAR FETÖ’NÜN BİR BAŞKA HAMLESİ”
Topbaş, bir gazetecinin “Serbest kaldığı süreçte hiç damadınız ile görüştünüz mü? Örneğin o TUSKON’daki ayakta alkışlayanlardan biri, o görüntüyü sordunuz mu?” şeklindeki sorusuna ise şu cevabı verdi;

 

“Tabii ki görüştüm. Ama siz medya mensubu olarak görüntünün tamamını lütfen izleyiniz. Yani orada bir alkışlama olayı da değil esasında orada başka şeyler var. Orada sayın Cumhurbaşkanımıza yapılan o hakaretvari ve Türkiye’nin geleceği ile ilgili tehditvari konuşmalar sırasında yerinde oturduğunu ve hiçbir hareket yapmadığını gözlemleyeceksiniz. Zaten mahkeme yargı bunları sonuna kadar izleyecektir, değerlendirecektir. Bunlar deşifre edilmiştir, bakılacaktır. Sadece benim damadım meselesi değil, diğerlerinin de bütün bu konuda yargıya intikal etmiş bütün davaların ve kişilerin şahıslarıyla ilgili ve kararları yargı verecektir. Suçu olanlar mutlaka cezasını çekmeli. Bunu açık ve net olarak ifade ederim.”
Topbaş, “Damadınızın durumuyla ilgili olarak istifa etmeniz gerektiğine ilişkin yorumlar yapılıyor. Ne düşünüyorsunuz?” şeklindeki soruya da şu cevabı verdi; “Esasında bu FETÖ hareketinin bir başka hamleleridir. İleride tarih bunları yazacak. Burada olan gizli akıl bütün argümanlarını devreye sokuyor.

 

Arzuları, beni hedefe koydular, ‘Başkan görevini bıraksın, çekilsin, gitsin artık diye’. Arkasından ne olacaktı? Onlar şöyle ince ince hesaplansın ve düşünülsün bakalım arkasından ne yapmak isteniyordu, hangi hamlelerdir. Bana bu yetkiyi İstanbullular verdi. Ben İstanbullulardan üçüncü kez yetkiyi aldım. Bu yetkiyi 3 dönemdir kullanmaktayım. Bu yetkiyi İstanbulluların dışında başka kimse benden alamaz. Yeter ki yargıya ters bir hareket yapmayayım. Yargının ceza olarak vereceği tavırlar içerisinde olmayayım, yargıya saygımı yitirmeyeyim. FETÖ’nün kendisine karşı çıkanları, tavır koyanları nasıl başka yönlerle yok etmeye çalıştıklarını gelecekte tarihte okuyacağız. Veya gündeme düşecek. Buna inanıyorum. AK Parti’nin geleceği ile ilgili, İstanbul’un geleceği ile ilgili bir takım çalışmalar yapıldığını düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızı yalnızlaştırmak istendiğini düşünüyorum. Parti içerisinden veya dışarıdan bir takım insanların farkında olarak veya olmayarak bu işin içine dahil olduklarını bu işin dümen suyuna katıldıklarını görmekten üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum. Bunu yarın çok daha net gelecekte beraberce göreceğiz. Bunların hepsi ortaya çıkacak. Bu da bir farklı manipülasyon farklı bir hareket olduğunu görmekteyim. 43 yıllık siyasi hayatımdan edindiğim bilgilerle ve bu konudaki deneyimlerden hareketle ifade etmek istiyorum. Bunlar tamamen birer senaryo. Türkiye’nin geleceğini karartma her yönüyle. Bunun arkasında başka oyunlar var. İnşallah milletimizin feraseti bunlara fırsat vermeyecek. Biz de durduğumuz yerde burada varız. Gücümüz ile İstanbul’a hizmet etmeye çalışıyoruz.

 

Bu yetkilerimizi kullanıyoruz. İstanbulluların güven duygusunu asla sarsmamaya özen gösteriyorum. Kendi işimde hiçbir zaman bu denli çalışmadığım bir gayreti burada yapmaya devam etmekteyim. Güçlü bir Türkiye’yi beraber oluşturacağız. Milletimizin bize olan güveni asla sarsılmasın, bize güvenmeye devam etsinler. Biz milletimize, İstanbullulara hiçbir şekilde yanlış yapmayız

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+7 = ?