• Yalancının mumu müfettiş raporuna kadar yanarmış!
  • ABD Başkanı Trump’ın istediği papaz Büyükada Splendid Palas’daki CIA toplantısında!
  • Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
  • FETÖ Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın Adalar Belediyesi’ndeki İşbirlikçileri!
  • Yassıada için skandal iddialar!

logo

28 Mart 2017

Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa İnegöl Muhtarlar ve STK temsilcileriyle buluştu

Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa İnegöl Muhtarlar ve STK temsilcileriyle buluşma toplantısı’nda halka hitaben bir konuşma gerçekleştirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa İnegöl Muhtarlar ve STK temsilcileriyle buluştu

 

Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa İnegöl Muhtarlar ve STK temsilcileriyle buluştu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Önümüze gelen anayasa değişikliğine göre Başkan iki dönem seçilebiliyor. Üçüncü dönem seçilemiyor. İkinci dönemin sonunda meclisi feshedebilir. Kendisi de seçime girer. Böylece ne olacak? 5 yıllık süreyi doldurmadığı için üçüncü dönemde seçilme ihtimali olacak. Asıl amaç bu!” dedi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: ” Sizden isteğim sadece ve sadece şu; sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun ve sandığa öyle gidin. Başkanın da dediği gibi bu bir parti yarışı değil, hükümet değişmiyor, bakanlar değişmiyor, Başbakan değişmiyor. Ne değişiyor? Anayasada değişiklik yapılıyor. Bu anayasa kimin anayasası olacak? Benim de anayasam, sizin de anayasanız, bir başkasının da anayasası olacak. Adı üstünde anayasa, bütün kanunların uyması gereken bir yasa. O zaman bu anayasa nasıl olmalı bunu size anlatmaya çalışacağım. Bana yönelik eleştiriler var, onları da mümkün olduğu kadar ifade etmeye, düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Sizden ne beni alkışlamanızı, ne slogan atmanızı istemiyorum. Sadece ve sadece beni dinlemenizi istiyorum. Aklınıza bir soru gelirse her zaman sorabilirsiniz. Efendim bu konuda kafamız karışık diyorsanız, size olabildiğince, gerekirse maddelerin ismini vererek, gerekirse maddeleri okuyarak anlatmaya çalışacağım. Bu kadar basit. Zaten tartıştığımız konu ne? 18 tane madde arkadaşlar. Hani böyle binlerce madde olur da binlerce maddeyi tartışırız, işin içinden çıkamayız. Yok öyle bir şey. 18 tane maddeyi oturacağız dinleyeceğiz, okuyacağız ve kararımızı vereceğiz.

 

YENİ MODEL GEÇERSE İL BAŞKANI DA CUMHURBAŞKANI’NI TEMSİL EDECEK

Efendim bu çıkarsa devlette çift başlılık biter. Bu doğru değil. Devletimizde çift başlılık yok arkadaşlar. Niye çift başlılık yok? Bizim devletimizde ve bütün demokrasilerde kamuda görev alan herkesin görev alanı tanımlanmıştır. Kim tanımlamış? Türkiye Büyük Millet Meclisi. 550 milletvekilinin olduğu yerde herkesin görev alanı bellidir. Tapu memurunun görev alanı belli mi? Belli, ne iş yapacağı belli. Nüfus memurunun belli mi? Belli. Müftünün belli mi? Belli. Muhtarın belli mi? Belli. Cumhurbaşkanının belli mi? Onun da görev alanı belli anayasada yazılı. Milletvekili onun da belli. Türkiye Büyük Millet Meclisi? Onun da görev alanı belli. Vali? Onun da görev alanı belli. Kaymakam, büyükelçi? Herkesin görevi bellidir. Çift başlılık ne zaman çıkar? Ben kendi görev alanım dışına çıkıp bir başkasının görev alanına müdahale edersem çift başlılık olur. Neden çift başlılık olmasın deniyor? Herkesin görev alanı bellidir kimse o görev alanının dışına çıkmasın. Peki yeni anayasa değişikliğine “Evet” dersek ne olur? Devlette çift başlılık olur. Nasıl? Çünkü seçilecek olan Başkan hem Başkan, cumhurun başkanı aynı zamanda da bir partinin Genel Başkanı olacak. İki başlılık; hem Başkan 80 milyon, hem bir partinin Genel Başkanı. Şimdi diyorsanız ki, bir kişi hem partinin Genel Başkanı olsun, hem tarafsız olmasın, hem cumhuru temsil etsin o zaman gideceksiniz “Evet” oyu kullanacaksınız. Derseniz ki, bu yanlıştır, partinin Genel Başkanı ayrıdır, cumhuru temsil eden kişinin tarafsız olması lazım, her vatandaşa eşit mesafede olması lazım. O zaman da gidip “Hayır” oyu kullanacaksınız. Bazı arkadaşlarım şunu düşünebilirler olsun, hem partinin Genel Başkanı olsun, hem de Başkan olsun. Bu da bir tercihtir. Peki bunun yansımaları ne olur onu düşünmemiz lazım. Yansıması şu olur; ilde bugün beni kim temsil eder? İl Başkanı. Binali Bey’i kim temsil eder? AKP’nin İl Başkanı. MHP’yi kim temsil eder ilde? Devlet Bey’i de İl Başkanı temsil eder. Peki Vali ilde kimi temsil eder? Vali ilde Cumhurbaşkanını temsil eder. Çünkü hem devletin valisidir, hem de hükümetin valisidir. Valide arabasında Türk bayrağı taşır. 3 kişidir Türk bayrağı taşıyan Cumhurbaşkanı, Vali ve Büyükelçi. Büyükelçi de hem devleti, hem hükümeti temsil eder.

Şimdi yeni model geçerse İl Başkanı da Cumhurbaşkanını temsil edecek, Vali de temsil edecek. Niçin? Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin Genel Başkanı. Şimdi yapılan değişikliğin nasıl sonuçlar doğurduğunu hepimizin bilmesi lazım. Anlatımı güzel ama nasıl sonuçlar doğuracak. Ne olacak? İlde kavga olacak. Vali diyecek ki ben temsil ediyorum, hangi partiden seçilmişse onun İl Başkanı da valiye diyecek ki bir dakika arkadaş kusura bakma cumhuru ben temsil ediyorum. Sadece tepede çift başlılık değil, aşağıda da çift başlılık olacak. Diyorsanız ki, hem tepede, hem altta çift başlılık olsun gerekirse bunlar kavga ederler ama 3 gün sonra da barışırlar gidelim oyumuzu verelim diyorsanız bu makuldür “Evet” oyu kullanacaksınız. Bu makul değildir yanlıştır diyorsanız “Hayır” oyu kullanacaksınız bu kadar basit.

 

KANUN YAPMA TEKELİ, TBMM’NİN ELİNDEN ALINIYOR

Efendim yeni anayasa değişikliği kabul olur “Evet” çıkarsa meclis güçlenir. Sayısal olarak güçlenir doğru. 550 milletvekili yetmiyor sayıyı 600’e çıkarıyoruz. Bir Allah’ın kulu da çıkıp ya arkadaş niye 600’e çıkarıyoruz bana anlatmış değil, size anlattılar mı bilmiyorum. Propaganda yapan size söyledi mi bilmiyorum, ben onu da bilmiyorum hangi gerekçeyle 600? Ben şahsen bilmiyorum. Normali kaçtır? Normali 450’dir arkadaşlar hadi 550 oldu. Niye 600, hangi gerekçeyle 600? Peki sayısal olarak güçlenecek, yetki olarak yetkileri elinden alınıyor. Hangi yetkisi alınıyor? Kanun yapma tekeli Türkiye Büyük Millet Meclisinin elinden alınıyor. Bir kısmını kim yapacak? Başkan doğrudan kararnamelerle yapacak.

BİR KARARNAMELİK İŞİNİZ VAR

Aramızda çok sayıda muhtar arkadaşım var. Muhtar arkadaşlarım da gayet iyi bilirler ki, yetki sorunları var, diyorlar yetkilerimiz yeteri kadar tanımlanmamış, sosyal güvenlik primlerimizi niye devlet bir kısmını yatırmıyor. Milletvekilinin yatırır, belediye başkanınınkini yatırır, memuru yatırır bizde seçimle geliyoruz niye bizimkini yatırmıyor? Pek çok sorun var. Silah ruhsatından tutun yetkilere kadar sorun var. Bir Başkan çıkar bir kararnameyle ben muhtarlıkları feshettim, kaldırdım diyebilir. Bu yetkiyi vereceksiniz. Ha dersiniz ki, bu yetkiyi verelim canım ne olacak yani bir Başkan da çıksın muhtarlıkları feshetsin, ben de gidip oyumu vereceğim “Evet” diyeceğim. Verebilirsiniz. Dersiniz ki, yok arkadaş ben muhtar seçildim, beni seçen halk, mahalle, köy benim hakkımı niye bir kişi kalksın elimden alsın. Peki bugünkü modele göre muhtarlık nasıl kalkar? Diyelim ki, kaldırmak istiyorlar. Bugünkü modele göre muhtarlık kalkacaksa Türkiye Büyük Millet Meclisine kanun teklifi gelir, oturur 550 milletvekili konuşur, çoğunluk sağlanırsa kalkar, çoğunluk sağlanmazsa kalkmaz. Peki mecliste görüşülürken ne olur? Muhtarlar Türkiye Büyük Millet Meclisine gelirler, komisyonlara gelirler, Genel Başkanları ziyaret ederler, Grup Başkanvekillerini ziyaret ederler, muhtarlığı kaldırmayın diye propaganda yaparlar. Otururlar, kulis yaparlar, çalışırlar bu çıkmaz meclisten. Bir kişiye yetki veriyorsunuz bir kararnamelik işiniz var. Bir sabah resmi gazetede bakacaksınız muhtarlık kaldırılmış. Bu doğrudur diyorsanız gidip “Evet” oyu kullanacaksınız. Hayır bu yanlıştır, böyle bir şey olmaz diyorsanız gayet basit gidip “Hayır” oyu kullanacaksınız. Bunun partilerle bir ilgisi var mı? Yok. Her partiden muhtar yani siyasi eğilim olarak her partiden muhtar arkadaşım var mı? Evet var.

Dolayısıyla memleket ne meselesi? Seçim meselesi değil, parti meselesi değil. Nedir? Demokrasi meselesidir. Demokrasiden yana mı tavır alacağız, tek adam rejiminden yana mı tavır alacağız? Bu kadar basit. Bunun A partisi, B partisi, C partisi bunlarla bir ilgisi yok arkadaşlar. A sivil toplum örgütü, B sivil toplum örgütü bununla da bir ilgisi yok. Bu kadar basit, bu kadar sıradan bir olay. Tercih sizin tercihiniz. Nasıl oy kullanırsanız öyle bir sonuç çıkacak ortaya.

BAŞKAN, PARTİSİNİN İL BAŞKANLARINI BAŞKAN YARDIMCISI TAYİN EDEBİLİR, ENGEL YOK

Başka değerli arkadaşlarım, Başkanın kaç yardımcısı olacak? Afganistan’dan örnek vereyim hadi Amerika’yı falan vazgeçtim, Fransa, İngiltere’den de vazgeçtim, Afganistan, Afganistan’dan örnek vereyim. Başkanın iki yardımcısı var. Başkan ve yardımcıları seçimle gelir, Afgan anayasası öyle. Bizde? Başkan seçimle geliyor kaç Başkan Yardımcısı olacağını kimse bilmiyor. Sayı var mı? Sayı da yok. Efendim diyorlar ki; 1, 2, bilemedin 3 tane olacak. Ne demek bilemedin 3 tane olacak? Bir kişinin keyfine bu bırakılır mı? Bir Başkan seçildi geldi, 2 tane Başkan Yardımcısı tayin etti. Bir başkası geldi seçim oldu bin 500 tane tayin etti. Engel var mı? Engel yok. Sayı? Sayıda yok. Hani değişiklikte şu olsa ben anlarım. Bir Başkan, 3 tane de Başkan Yardımcısı olacak. Ben bunu anlarım. Deriz ki 3, 4 olmaz. Her köyde bir muhtar olur değil mi? Her mahallede bir muhtar olur değil mi? Nerede yazar bir muhtar olduğu? Kanunda yazar. 550 milletvekili olur değil mi? 551 olur mu? Olmaz. Niçin? Anayasada yazar. Fransa’da bir büyükelçi olur değil mi? İki tane büyükelçi olmaz. Nerede yazar? İlgisi yasada yazar. Kaç Başkan Yardımcısı olacak belli değil. Niye belli değil? Niye bir insanın keyfine bırakılıyor? Efendim 3 tane olacak. Yazsaydınız anayasaya 3 tane olacak diye. 2 tane olacak? Yazsaydınız 2 tane. Bilemedin 3 tane olacak. Birisi de gelir der ki, bilemedin bin 500 tane olacak. Aynı zamanda şunu da yapabilir. Başkan seçildiği partinin bütün İl Başkanlarını Başkan Yardımcısı olarak tayin edebilir. Engel var mı? Hiçbir engel yok.

Peki kaç Bakan olacak? Başbakanlığı kaldırıyoruz. Şu soruyu sorabilirsiniz Başbakan olmayabilir, evet bu da bir tercihtir. Başbakanlığı kaldıralım. Kaldırabilirsiniz. Bakan? Bakan sayısı belli değil. Kaç bakan olacak? Belli değil. Kimin tercihine bağlı? Bir kişinin tercihine bağlı. İsterse hiç bakanlık da kurmayabilir, tamamı Başkan Yardımcılarından oluşan bir kabine de oluşturabilir. Engel var mı? Hiçbir engel yok. Tamamen kişinin şahsi keyfine bağlı, onun dünya görüşüne bağlı ve yönetim şekline bağlı. Peki bugünkü modelde nedir? Bir bakanlığın kurulması için Türkiye Büyük Millet Meclisinden kanun çıkması lazım. Yani 550 milletvekilinin oturup Milli Savunma Bakanlığı mı, Milli Eğitim Bakanlığı mı, Bilim Bakanlığı mı, Teknoloji Bakanlığı mı veya yeni bir bakanlık kuruldu diyelim ki Çevre Bakanlığı mı veya işte Türkiye uzaya gidecek Uzay Bakanlığı mı neyse adı, bunun kurulma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Şimdi bu yetkiyi meclisten alıyoruz bir kişiye veriyoruz. Sen kur, istediğin bakanlığı kur. Ha diyorsanız ki, bu çok doğru bir harekettir. O zaman gidip “Evet” oyu kullanacaksınız. Bu yanlıştır böyle bir şey olmaz, bu meclisi biz seçtik, 550 milletvekili orada bunlar orada ne yapacak? Oturacaklar ortak akıl egemen olsun. 550 kişinin aklı bir kişinin aklından üstün olabilir diye düşünüyorsanız o zamanda “Hayır” oyu kullanacaksınız. Bunun partilerle ilgisi var mı? Hayır hiçbir partiyle ilgisi yok. Tamamen bizim tercihimize bağlı. Niye diyorum sandığa giderken aklımızı kullanacağız, vicdanımızı kullanacağız diye. Aklımızı kullanacağız. Yüce Rabbimiz ne diyor? Aklınızı kullanmıyor musunuz diyor. Hem de bir yerde değil, birden fazla yerde söylüyor. Yüce Allah’ın insana verdiği en değerli hazine akıldır ve insanoğlu şunu keşfetmiştir. Dünyanın en stratejik ürünü insan beynidir. Ve bizim dinimiz kadar bilime önem verende ben ikinci bir din bilmiyorum. İlim Çin’de olsa bile gidip öğreniniz diyor sevgili peygamberimiz. Niye Çin’de bile olsa? Çünkü o dönem Çin’e ulaşmak mümkün değil. Ama orada bile olsa gidin bilimi öğrenin diyor. Hz. Ali, “Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum” diyor. Bir harf öğretirsen 40 yıl kölesi olurum. Ne diyor sevgili peygamberimiz? “Alimin ölümü alemin ölüm gibidir” diyor. Bir alimin ölümü bir alemin ölümü gibidir diyor. Bu kadar değer veriyoruz bilime ve akla.

 

YENİ MODELDE; SÖZLÜ SORU, GENSORU, GÜVENOYU YOK

Başka bir şey daha değerli arkadaşlarım, apartmanda oturan çok sayıda arkadaşım vardır büyük bir ihtimalle. Apartmanlarda biz yönetim kurulu seçeriz değil mi yönetim kurulu vardır. Aidatlarımızı öderiz, ayrıca bu aidatlar doğru harcanıyor mu, harcanmıyor mu, yönetici bu parayı doğru kullanıyor mu, kullanmıyor mu diye birde denetici seçeriz değil mi? Şimdi mevcut modelde denetim mekanizmalarımız vardır devletin her kuruşunun hesabını denetler. Bir bakan yolsuzluk yaptığı zaman gensoru verilir, meclise gelir hesabını verir. Veya diyelim İnegöl’ün bir sorunu oldu. Ne sorunu? Diyelim ki, garaj sorunu var, 15 yıldır çözülmüyor. Bir Bursa milletvekili çıkar ilgili bakan bir soru sorar, Çevre ve Şehircilik Bakanına, İnegöl’ün garaj sorunu niye çözülmüyor, çık meclise bunun cevabını ver. Bugünkü modelde bakan çıkar kürsüye bu sorunun cevabını vermek zorundadır. Yeni modelde, yeni modelde bu soruları soramazsınız, sorulmuyor kaldırıyorlar. Sözlü soru veremezsiniz, gensoru vermezsiniz, hükümete güvenoyu vermeyeceksin istemiyorlar. Diyorsanız ki bu milletvekili de varsın İnegöl’ün, Bursa’nın, Hakkari’nin veya Trabzon’un bir sorunu var sormasın kardeşim meclise ne gerek var, zaten alıyor maaşını otursun orada, diyorsanız bu doğrudur gideceksiniz “Evet” oyu vereceksiniz. Bu yanlıştır böyle bir şey olur mu? Yani bir bakana da iki soru sorulmayacak mı diyorsanız o zaman gidip “Hayır” oyu kullanacaksınız bu kadar basit. Bir milletvekili bir bakana soru sormayacak, niye soru sormasın?

 

 

 

 

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?