• Yalancının mumu müfettiş raporuna kadar yanarmış!
  • ABD Başkanı Trump’ın istediği papaz Büyükada Splendid Palas’daki CIA toplantısında!
  • Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
  • FETÖ Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın Adalar Belediyesi’ndeki İşbirlikçileri!
  • Yassıada için skandal iddialar!

logo

Maharet mi, Salahat mı?


facebook
Selçuk Tütak
desselcuktutak@gmail.com

Sosyal düzen ve uyum kültürünün bekası için, herhangi bir makam ve mevkiye namzet olanların liyakat ehli olmaları elzemdir. Namzet olanlar arasında seçim ise şaibesiz bir şekilde adaletle yapılmalıdır. Hiç kimse bir diğerine referans olmamalı. Referans demek, olsa olsa torpilin bir diğer adı olabilir.

Bir kurumda homojen yapı var ise bir gün mutlaka orada tehlike çanları çalacaktır. Toplumun başına bela olacaklardır. Herkesin aynı görüşte olduğu ve birbirine alt üst, gayrı resmi ilişkisiyle bağlı olduğu homojen yapılar en tehlikeli yapılardır. Çünkü bu yapılar devletin bütün imkanlarını kullanıp istedikleri gibi at koşturabilirler. Hiçbir şekilde kimse kimseye itiraz etmez, engel olmaya çalışmaz. Dur ihtarında bulunmaz. Bunu 15 Temmuz’da çok acı bir şekilde gördük hissettik. Bedelini toplum olarak ağır ödedik. Öyle görünüyor ki daha da ödemeye devam edeceğiz. Çünkü artık at izi it izine karışmıştır. Bu yüzden devlet dairelerinde ve kurumlarda heterojen bir yapı oluşturulmalıdır. Bu yapının oluşması için ayrıca bir çaba sarf etmeye, kimsenin hakkını yemeye, kimseyi mağdur etmeye gerek yoktur. Sadece objektif bir seçim ve adaletli bir yaklaşımla sorunlar minimize edilecektir. Birileri gayrı resmi işlere kalkışsa bile mutlaka başka birileri çıkıp dur diyecektir. Ya da gizli işleri aşikar edeceklerdir.

Homojen ve heterojen yapıdan ne kastettiğimi herhalde ayrıntılı bir şekilde açıklamaya gerek yoktur. Sadece bir iki durum için homojen yapı oluşturmaya fırsat verilebilir. O da uyum içinde ekip seçimi olmalıdır. Bu ekipler de salahat kıstas alınarak değil; maharet kıstas alınarak yapılmalıdır. Sonuçta devlet kapısı tekke değil. Memurlar da mürit değil.

Meşhur Hacer-ül Esved taşının yerine konması hadisesini çoğunuz duymuşsunuzdur. Mekke’deki kabileler arasında çekişme ve anlaşmazlık çıkmıştı. Her kabile taşı yerine yerleştirmenin kendi hakları olduğunu iddia ediyorlardı. Peygamber efendimiz ise her kabileden bir kişi seçerek hep beraber, kardeşçe, Hacer-ül Esvedi yerine koyma olanağı sunmuştu. Böylece adaletli bir şekilde anlaşmazlığı çözmüştü. Peygamber efendimiz 1500 sene önce bize bu yolu göstermiş. Şimdi ise sıra bizde…

Devletin kurum ve kuruluşları tek bir zümre, oluşum veya cemaate teslim edilmeyecek kadar kutsal ve ehemmiyetlidir. O yüzden seçim yaparken:

1- Adaletli olunmalı

2- Liyakat esas alınmalı

3- Salahattan evvel maharet kıstas alınmalı

Eğer bunlar yapılmaz da hemşehricilik, örgütçülük, cemaatçilik vs. gibi adam kayırmaları devam ederse bunun bedelini hepimiz çok ağır öderiz.

Artık rasyonel, tarafsız ve adil bir yapı oluşturmanın zamanı geldi de geçiyor.

Öyle bir sistem getirmeliyiz ki ne biz zümre ne bir sendika ne de bir oluşum müdahale edemesin. Kurallar ve kaideler net ve şeffaf olsun. Lastikli kanunlar gibi eğilip bükülemesin. Kim gelirse gelsin kurallara uymak zorunda kalsın. Kuralları kendi çıkarlarına uyduramasın.Adalet ve liyakat esas alınsın. Artık salahat ve maharet birbirine karıştırılmadan iş görülsün. Bu adil yapıyı inşaallah bugünlerde referandumda halkın onayını alan sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başaracaktır. Bizler de bu adaleti getirmek için var gücümüzle ona yardım edeceğiz.

 

Selçuk TÜTAK

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Akülü araç kullanmayı hak edelim

    22 Ağustos 2017 Burgazadası, Büyükada, Heybeliada, Kınalıada, köşe yazarları, Manşet, Sedefadası

    Her beldede olduğu gibi Prens Adalarında da rahat ve huzurlu yaşayabilmeniz için verilen kurallara uyum sağlamamız yine bizim lehimize olacaktır. Son yıllarda hep konuşulan, hep tartışılan, yerel basında işlenen konulardan birisi de son yılların git gide artan ve insana fayda sağlamak yerine zarara uğratan akülü araçlardır. Bu araçlar, yaşlılar, hastalar, emekliler, marketlerin sipariş dağıtımı gibi işlerinde gereklidir. Diğer adalarda da sorunlar yaşandığını duyuyorum fakat ben yaşadığım Kınalıadanın sorununu dile getirmek istiyorum....
  • GÜVENDEN İKAMETE

    14 Temmuz 2017 köşe yazarları, Manşet

    Son Belediye seçimleri esnasında, hatta çok daha önceden, okuyucularımın hatırladıkları gibi, her yazımda ve her fırsatta adamızın yazlıkçılarını yazılarımla hatta şifahen de ikametlerini adaya almaları için ikaz etmiştim. O yıllarda, Prens Adalarının sağlık sorunları insanları bu konuda cidden engelliyordu. Bildiğiniz üzere, bu çok önemli konuda artık gelişmeler oldu. Gönül ister ki Adalarımızda tam teşekküllü bir hastanemiz olsun ve emek verenler ile çaba gösterenlerin önü kesilmesin. Tüm Prens Adalarının ve Kınalıadamızın sorunları artık ...
  • VATAN HAİNLERİ

    08 Temmuz 2017 köşe yazarları

    Dökülmeden tek tek; Gökteki yıldızlar. Kimse susturamayacak, Yankılanacak ezanlar.   Sura üflemeden İsrafil, Yandıkça gökteki kandil, Hainler hesap verecek, Ateş yağdıracak Ebabil.   Gölgesi var oldukça vatanın, Ahde vefası var, ulu Osmanlının. Kim ki ihanet ederse; Bağrı yansın, gözlerinden kan aksın.   Plevne'de kahraman Osman Paşa, Tuna nehri şahittir bu savaşa, Hainler tek millet olsa da; Mücadele farzdır, iman dolu her başa.   Hilafet sancağı emanetimizdir, ...
  • Deniz Seki

    06 Haziran 2017 köşe yazarları

    Sanatçı demek aydın kişi demektir. Sadece eserleriyle değil; hal, hareket ve davranışlarıyla da topluma yön veren kişidir. Şimdi bir sanatçı düşünün; Uyuşturucudan hüküm giymiş, İki buçuk sene içerde yatmış, Sonra da haliyle cezası bitince salıverilmiş. Buraya kadar olan her şey rutin birer gelişmeden ibaret, Olması gereken de bu zaten… Kimsenin kimseyi tekrardan yargılayıp ötekileştirmesine hakkı yok, gerek de yok. Kimsenin haddi de değil. Fakat buradaki durum biraz farklılık arz ediyor. Biz olaya eğitim açısından bakacağız. Oluştu...