logo

üsküdar evden eve nakliyat sex izle seks izle

Bostancı Escort

Marmara Denizi’nin kirliliği araştırılsın

Marmara Denizi'nin kirliliği araştırılsın

MARMARA DENİZİ’NİDEKİ KİRLİLİĞİN NEDELERİ VE BERTARAF YÖNTEMLERİ ARAŞTIRILSIN

 

MARMARA’DAKİ CANLI TÜRLERİ BİRER BİRER YOK OLUYOR

Marmara Denizi’nin başlıca sorunu olan kirlilik, Meclis’e taşındı. CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, birçok canlı türünün yok olmasına sebep olan ve gün be gün insan sağlığını da tehdit eder hale gelen Marmara’nın kirliliğinin nedenlerinin ve çözüm yollarının belirlenmesi için araştırma önergesi verdi.

Deniz kirliliğinin pek çok sebebi olmakla birlikte İstanbul ve İzmit gibi ağır sanayi üretiminin yoğun olduğu kentlerdeki tesislerin bunun ana nedeni olarak gösterildiğini, kanalizasyon toplama şebekesi ve arıtma tesislerinin yetersiz olmasının da sorunun temelini teşkil ettiğini ifade eden Öğüt, Marmara’da canlı çeşitliliğinin de büyük oranda azaldığını oksijenin azalıp karbondioksit ve arsenik miktarının artmasının da deniz canlılarını da büyük oranda etkilediğini belirtti.

1970’li yılların başında Marmara Denizi’nde neredeyse tamamı ekonomik değere sahip 146 balık türü bulunurken bu sayının bugün 4 ila 5’e düştüğünü ifade eden CHP’li Öğüt, TÜİK verilerinin de kefal, palamut, lüfer gibi türlerde yüzde 50 ila yüzde 95’lere varan oranda azalma olduğuna işaret ettiğini belirtti.

Önergesinde “Marmara Denizi’nden alınan 30 balık numunesinin 11’inde kanserojen ağır metal bulunduğu civa, kurşun gibi maddelere rastlandığı da uzmanlarca dile getiriliyor. Tüm bunlara ilaveten İSKİ verilerine göre, İstanbul’un atık sularının sadece yüzde 25’i biyolojik arıtma tesislerinden geçiyor. Yüzde 75’i ise yetersiz ön arıtmadan geçerek Marmara Denizi’ne gidiyor” ifadelerini kullanan Öğüt, kirliliğin kaynağının tespiti ve bertaraf yöntemlerini belirlemek üzere araştırma açılmasını istedi.

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Kirlilik, Marmara Denizi’nin başlıca sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Deniz kirliliğinin pek çok sebebi olmakla birlikte İstanbul ve İzmit gibi ağır sanayi üretiminin yoğun olduğu kentlerdeki tesisler kirliliğin ana nedeni olarak gösteriliyor. Kanalizasyon toplama şebekesi ve arıtma tesislerinin yetersiz olması ve maliyeti sebebiyle arıtma tesislerinin çalıştırılamaması, kirlilik sorununun temelini teşkil ediyor.

Endüstriyel ve evsel atıklar sebebiyle hızla kirlenen Marmara Denizi’nde canlı çeşitliliği de büyük oranda azalmış durumda. Organik atıkların yarattığı su kirlenmesinin tipik özellikleri olan oksijen azalması, karbondioksit ve arsenik miktarının artması, deniz canlılarını da büyük oranda etkiliyor. 1970’li yılların başında Marmara Denizi’nde neredeyse tamamı ekonomik değere sahip 146 balık türü bulunurken bu sayının bugün 4 ila 5’e düştüğü uzmanlarca dile getiriliyor. Aynı şekilde Türkiye İstatistik Kurumu verileri de kefal, palamut, lüfer gibi türlerde yüzde 50 ila yüzde 95’lere varan oranda azalma olduğuna işaret ediyor. Marmara Denizi’nden alınan 30 balık numunesinin 11’inde kanserojen ağır metal bulunduğu civa, kurşun gibi maddelere rastlandığı da uzmanlarca dile getiriliyor.

Tüm bunlara ilaveten İSKİ verilerine göre, İstanbul’un atık sularının sadece yüzde 25’i biyolojik arıtma tesislerinden geçiyor. Yüzde 75’i ise yetersiz ön arıtmadan geçerek Marmara Denizi’ne gidiyor.

 

Bir denizin kirlendikten sonra temizlenmesinin çok daha maliyetli olacağı gerçeğinden yola çıkarak, Marmara Denizi’nin kirlenmesine yol açan tüm etkenlerin belirlenmesi, kirliliğe sebep olan kaynakların tespiti ve bertaraf yöntemlerini tartışmak amacıyla Anayasa’nın 98, TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

 

 

 

 

Kadir Gökmen ÖĞÜT

İstanbul milletvekili

Etiketler: »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

1+8 = ?