• Yalancının mumu müfettiş raporuna kadar yanarmış!
  • ABD Başkanı Trump’ın istediği papaz Büyükada Splendid Palas’daki CIA toplantısında!
  • Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
  • FETÖ Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın Adalar Belediyesi’ndeki İşbirlikçileri!
  • Yassıada için skandal iddialar!

logo

20 Haziran 2017

Menopoz Nedir?

Menopoz kelimesi İngilizce; “ay (moon)” ve “sonlanma (pause)” kelimelerinden oluşturulmuştur. Tam olarak kelime karşılığı adetten kesilme olup, “menopoz yaşı”kadının en son fizyolojik adet kanamasının olduğu zamanı ifade eder.

Menopoz Nedir?

Kadınlarda menopoza bağlı adetten kesilme, yumurtalıkların işlevlerinin sona erdiğini ve artık buralardan kadınlık hormonlarının salgılanamadığını işaret eder.
 

Menopoz, genel bilinenin aksine rahimin değil yumurtalıkların işlevinin sona ermesidir. Yumurtalıklarda yeni yumurta oluşumu gerçekleşememekte ve hormon üretimi yapılamamaktadır. Yeterince estrojen ve progesteron hormonları üretiminin olmamasına bağlı olarak adetten kesilme gerçekleşmektedir.

Menopoz Ortalama Yaşı Nedir?
Menopoz yaşı ortalama olarak 50 olarak kabul edilse de bu; 45 ile 50 yaş arası normal kabul edilir.

  1. Menopoza girme yaşını belirleyen pek çok neden olmasına rağmen en önemli nedenler genetik (ırsi) özelliklerdir. Ayrıca aşırı sigara tüketimi de erken menopoza sebep olabilmektedir.

    Premenopoz ve postmenopoz nedir?
    Adetten kesilmeden önceki döneme “premenopoz”, adetten kesilme sonrası döneme ise “postmenopoz”

    Klimakteryum (perimenopoz) nedir?
    “Klimakterium” premenopoz ile postmenopoz dönmelerini içine alan ve genelde menapoz şikayetlerinin  yoğun olarak yaşandığı bir dönemi ifade eder. Klimakterium genellikle 45 yaşında başlar ve 55 yaşına kadar sürer; bazen yaşlılık döneminin başladığı 65 yaşına kadar uzayabilir.

    “Perimenopoz” kelimesi de klimakteryum dönemi ile eş anlamlı kullanılabilmektedir.

    PREMENOPOZ (Menopoz Öncesi Dönem)
    40 yaşından sonra genel olarak kadınlarda adet düzensizliği problemleri başlar. Hatta bu dönemde adetler devam etse de sıcak basması ve terleme yakınmaları da olabilir.

    Bu dönemde adetler sıklıkla düzensizleşmiştir. Özellikle adet gecikmeleri, bazen da tam tersi olarak fazla miktarda adet görmeler ortaya çıkabilmektedir. Buradaki temel neden yumurtalıklardan salgılanan estrojen hormonunun zaman içinde azalmasıdır.

    Sıcak basmaları ve adet gecikmeleri şikayetleri de estrojen hormonunun vücudun ihtiyacına göre daha az olduğunu göstermektedir. Dolayısı ile menopozdan sonra karşımıza çıkan Osteoporos (kemik erimesi )  gibi durumlar aslında menopoz öncesi dönemde başlamaktadır.

    Menapoz belirtileri nelerdir? Menapoza girildiği nasıl tespit edilir?
    Menopoz öncesi dönemde yaşanabilecek bir önemli durum da geç farkedilen gebeliklerdir. Adet gecikmeleri her zaman menopozun işareti olmayabilir. Bu nedenle menopoza tam olarak girene kadar etkin bir doğum kontrolü y öntemi  uygulanmaya devam edilmelidir.

    Kural olarak adet gören her kadın, gebe kalma potansiyeline sahiptir. Yaşa bağlı bu olasılık gittikçe azalsa da teorik olarak hiçbir zaman sıfır değildir.

    40 yaşını aşmış her kadında, adet gecikmelerinin olması durumunda öncelikle bir gebelik testi yapılmalıdır. Eğer gebelik yoksa menopoza geçiş durumu düşünülerek yumurtalık fonksiyonlarını ölçen bir takım hormon testleri yapılır ve bu şekilde bir menopoz durumunun olup olmadığı anlaşılabilir. Böyle bir kadın en az 6 ay boyunca adet görmemişse bu durum menopoz olarak kabul edilebilir.

    Yani, kesin olarak menopoza girildiğini görmek açısından en azından 6 aylık adet kesilmesi şeklinde bir dönemin geçmesi gerekir.

    Menepoz teşhisinde laboratuvar testleri nelerdir?
    Menepozun laboratuvar yönünden tanımlanması için kanda FSH, LH ve Estrojen hormonları (E2) değerlerine bakılır.

FSH ve LH artmış, Estrojen azalmışsa bu durum yumurtalıkların (overlerin) tükendiğini göstererek menopoz tanısını koydurur.

Overlerin (yumurtalıkların) yalnızca estrojen ve progesteron hormonlarını salgılamakla kalmadığı ve daha pek çok madde üretimi ile kadın fizyolojisinde yer aldığı son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarda gözlemlenmiştir. Bir kadın için düzgün olarak çalışan yumurtalıklar en önemli organlardandır.

CERRAHİ MENOPOZ NEDİR?
Cerrahi menapoz bir nedenden ötürü Jinekolog doktorlar tarafından yumurtalıkların alımı sonrası gelişen menopozdur.

Yapılan ameliyatlarda yumurtalıkların alımı genel olarak rahimin de alımı  (histerektomi ) ile birliktedir.

Çoğunlukla 45 yaşından sonra  myom   (rahimde ur )nedeniyle    histerektomi ameliyatına alınan kadınlarda genellikle rahim ile birlikte yumurtalıklar da alınır. Yumurtalıkların alınmasının sebebi, ileride gelişebilecek olası yumurtalık kanserine karşı kişiyi korumaktır.

45 yaş ve altında yapılan rahim ameliyatlarında ise genellikle yumurtalıklar korunur. Çünkü rahim alınıp adetten kesilme durumu gerçekleşse bile yumurtalıklar belli bir süre daha görevine devam edeceği için bir menopoz durumu söz konusu olmaz. Yani, menopozun sıcak basma, ateş ve terleme gibi durumları olmayacaktır.

Yumurtalıkları alınarak adetten kesilme durumuna “cerrahi menapoz”denir.

Cerrahi menepozun normal şekilde girilen menepozdan ne farkı vardır?
Cerrahi menepozda adetten kesilmenin verdiği sıkıntılar ve problemler normal menapoza göre çok daha şiddetlidir. Çünkü normal menapozda yumurtalıkların tükenmesi yavaş yavaş olup vücut belli bir şekilde duruma adapte olurken cerrahi menapozda bu süreç ani olarak gerçekleşir.

Histerektomi operasyonları (rahimin alınması ameliyatı) sonucu menapoza giren kişiler (“histerektomize kişiler”), ameliyattan 15-20 gün sonra hekimlerine başvurarak menapoz tedavilerine başlamalıdırlar.

ERKEN MENOPOZ NEDİR?

Adetten kesilme  40 yaşından erken gerçekleşmişse “erken menopoz” olarak tanımlanmaktadır. Erken menopoz tıbbi literatürde “prematür menopoz” olarak da geçer.
 

“Prematür Ovaryen Yetmezlik” (POF) nedir?
Menopozun 30 yaşından daha erken ortaya çıkması durumuna ise “Prematür Ovaryen Yetmezlik” (POF) veya “Prematür Over Yetmezliği” adı verilir. Bu şekilde yumurtalıkların çok erken dönemde tükenmesi kadınlarda psikolojik ve fizyolojik yönden pek çok problemi de beraberinde getirir.

Prematür Ovaryen yetmezlik (POF), mutlaka nedenlerin araştırılması ve uygun tedavilerin başlanmasını gerektiren bir durumdur.

“Prematür Ovaryen Yetmezlik” (POF) nedenleri nelerdir?
Erken menopoz ve prematur over yetmezliği ile ilgili olarak pek çok neden ortaya sürülmekle birlikte, menopozun yaşını neyin belirlediği konusunda kesin bir görüş yoktur.

Ailesel (ırsi) özellikler, bir takım otoimmun hastalıklar (Cushing sendromu, tiroit hastalıkları, SLE gibi), sigara, stres, kanser tedavileri, diabet (şeker hastalığı) ve genetik (kromozomal) problemler prematür over yetmezliği (POF) nedeni olarak ortaya sürülmüştür.

Bilinen tek şey ise 40 yaşından önce menopozun gelişmesi durumunda tedavi için mutlaka hekime danışmak gerektigidir.

Erken menopoz eğer tedavi edilmezse kadın vücudu çok erken dönemde menopozun yıkıcı etkilerine maruz kalacak ve menopoza bağlı hastalıklar (kemik erimesi ve kalp hastalığı gibi), erken yaşta ve çok daha şiddetli bir şekilde ortaya çıkabilecektir.

 

 

Osteoporozisten Korunmak İçin Beslenmede Dikkat Edilecek Hususlar

  • Her yaş döneminde yeterli kalsiyum tüketilmelidir. Kalsiyum için en iyi kaynak süt ve süt ürünleridir. Sütün dışında özellikle yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve pekmez kalsiyumdan zengindir.
  • Mineral içeriği yüksek sert suların içilmesi tercih edilmelidir.
  • D vitamini gereksinimi karşılanmalıdır. Güneş ışınlarından uygun şekilde ve düzenli olarak yararlanılmalıdır. Kış günlerinde öğle vakitleri, yaz aylarında ise kuşluk ve ikindi vakitlerinde güneşlenilmelidir.
  • İçme ve kullanma sularının florid içeriğinin litrede 0.7-1.2 mg düzeyinde olması kemik ve diş sağlığı açısından önemlidir.
  • Aşırı posa tüketiminden sakınılmalıdır.
  • Aşırı protein tüketiminden kaçınılmalıdır. Çünkü yüksek proteinli diyet idrarla kalsiyum atımını arttırır ve osteoporozis için önemli bir risk faktörüdür.
  • Aşırı fosfor tüketiminden kaçınılmalıdır. Proteinli besinler genelde fosfordan da zengindir.Protein yeterli düzeyde alınırsa aşırı fosfor alımı da önlenir.
  • Yemeklere aşırı tuz eklemekten ve tuzlanmış besinleri aşırı tüketmekten sakınılmalıdır. Çünkü aşırı tuz, idrarla kalsiyum atımını arttırmaktadır.
  • Sigara içilmemelidir. Sigara kan kortizon düzeyini artırarak 25-hidroksi D vitamininin, Aktif şekli 1-25 dihidroksi D vitaminine dönüşümünü azaltır. Aynı şekilde kandaki C vitamini düzeyini ve serum östrojen düzeyini de düşürür.
  • Düzenli fiziksel aktivitede bulunulmalıdır. Fiziksel aktivite gençlikte kemik kütlesini arttırır, yaşlılıkta ise kemik kaybını önler.Her gün en az 30 dakika yürüyüş gereklidir.
  • Alkolden sakınılmalıdır. Alkol, kemik oluşum hücrelerini harap eder ve kalsiyum emilimini bozar.
  • Aşırı incelikten kaçınılmalıdır. Beden Kütle indeksi 25’in altına inmemelidir.Çünkü menopozdan sonra vücut, yağ dokusundakiöstrojenden de yararlanmaktadır.
  • Özellikle aliminyum içeren antiasitlerden, kortizonlu ilaçlardan sakınılmalıdır.
  • Aşırı kafein tüketilmemelidir. Kafein içeren içeceklerin sık tüketiminden kaçınılmalıdır.

Osteoporozis, menopozda görülen en önemli sağlık sorunudur.Yukarıdaki beslenme önerilerinin yanı sıra, menopozda kardiyovasküler hastalık ve şişmanlık riskinin yüksek olması nedeniyle diyetin enerjisi ve yağ oranına da dikkat edilmelidir.

Menopoza girmiş kadınlarda kardiyovasküler hastalıklar, osteoporozis gibi hastalıkların gelişme riski fazladır. Kardiyovasküler hastalıkların gelişmesinde sadece östrojen hormonu değil menopoz öncesi kadının beslenme durumu (hayvansal kaynaklı yağların yüksek oranda tüketilmesi gibi), şişmanlık, sigara kullanımı da menopoz sonrası etkendir.
Osteoporozis kemiklerden kalsiyum kaybının artması sonucunda kemiklerin kolaylıkla kırılması hastalığıdır ve menopoza girmiş kadınlarda daha sık görülür.

Çocuk ve adölesanlarda kemik oluşumu kaybından fazladır. 30 yaşından sonra kemik kaybı başlar.Genelde kadınların kemik mineral yoğunluğu erkeklerden düşüktür.Kemik kaybı hızı menopozda önemli ölçüde artar. Menopozdan sonraki kemik kaybının esas nedeni östrojen yetersizliğidir.

Yüksek düzeyde kafein, protein ve sodyum idrarda kalsiyum atımını arttırır. Fosfat içeren içeceklerin aşırı tüketilmesi de kemik yoğunluğunu azaltır. Antikoagulan, antiasit ilaçlar, alkol, barbitüratlar ve sigara osteoporoz riskini arttırır.

 

Sağlıklı beslenmek ve hareket etmek düzenli yaşam menapoz döneminde çok önemlidir.

Sağlıklı günler dileklerimizle.

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?