• Yalancının mumu müfettiş raporuna kadar yanarmış!
  • ABD Başkanı Trump’ın istediği papaz Büyükada Splendid Palas’daki CIA toplantısında!
  • Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
  • FETÖ Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın Adalar Belediyesi’ndeki İşbirlikçileri!
  • Yassıada için skandal iddialar!

logo

28 Mart 2017

Umut Oran: “16 Nisan Türkiye’nin şahlanışı olacak”

Umut Oran, 16 Nisan’da yapılacak olan halk oylaması için Türkiye’nin şahlanışı olacağını belirtti. Referandum çalışmaları kapsamında Anadolu’ya karış karış gezip “Bu sadece bir referandum değil #memleketmeselesi” diye uyarmayı sürdüren Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı CHP’li Umut Oran bugün Tekirdağ’da çalışma yürütüyor.

Umut Oran: "16 Nisan Türkiye'nin şahlanışı olacak"

Umut Oran: “16 Nisan Türkiye’nin şahlanışı olacak”

Bu anayasa değişikliğinin Türkiye’ye kurulmuş bir tuzak olduğunu belirten Umut Oran, “16 Nisan’da ülkemizin geleceğini kurtardıktan hemen sonra daha özgür, daha demokratik, daha zengin bir ülkeyi kurmak için yine ele ele vereceğiz. Türkiye’yi muasır medeniyetlerin ötesine geçirme mücadelemizde Türkiye’nin tüm değerleriyle omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Durmayacağız. Yılmayacağız. Ve 16 Nisan’ı Türkiye’nin şahlanışı olarak tarihe yazacağız” diye konuştu.

Tutukluluk döneminde durumunu yakından takip ettiği CHP Maltepe Gençlik Kolları üyesi Samet Burak Sarı ile birlikte Tekirdağ’a giden Umut Oran ilk olarak Çorlu İlçe Başkanlığını ziyaret etti. Umut Oran burada CHP Tekirdağ İl Başkanı Recep Ökten, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, CHP Çorlu İlçe Başkanı İsmail Akar, Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan ile Samet Burak Sarı, Çorlu ilçe ve gençlik örgütü ile Halkçıliseli’lerin katılımıyla basın toplantısı düzenledi. CHP’li Umut Oran konuşmasında şunları kaydetti:

Bundan yaklaşık 100 yıl önce Balkanlardan, Kafkaslardan ve tüm Osmanlı sınırlarından büyük göç dalgalarıyla Anadolu’ya sığınan Türk Milleti, göç yollarının acı hatıralarını hafızasından silemeden yeniden bir beka sorunuyla karşı karşıya kalmıştır. Dünyanın ve bölgemizin hızla değiştiği, onlarca ülkenin sınırlarının değiştiği bu dönemde Türkiye tekrar “hasta adam” olarak tanımlanmaya başlanmıştır. Ancak ne üzücüdür ki dünyada bunlar konuşulurken Türkiye’deki iktidar partisi de milleti birleştirmesi gerekirken “tek adamlık rejimi” dayatmasıyla milleti bölmüş ve son Türk Devletinin geleceğini riske atmıştır.

EKONOMİK KRİZ DERİNLEŞİYOR

Türk ekonomisi, Arap Şeyhlerinden alınan paralarla ayakta tutulmaya çalışılırken hükümet hiçbir gerçekçi önlem almadığı için kriz her geçen gün derinleşmektedir. Turizm çökmüştür! 2015’le 2016 arasında sadece Türkiye’ye gelen Rus turistlerin sayısında %76 azalma yaşanmıştır. Dünya’nın en büyük seyahat acentelerinden bazılarının 2017 rotalarından Türkiye’yi çıkarmış olması yarınlar adına endişe vericidir. Uygulanan yanlış tarım ve hayvancılık politikaları nedeniyle Türk çiftçisi toprağından kopmuştur. Türkiye; saman ithal eden, kurbanlık koyun ithal eden, buğday ithal eden bir ülke haline dönüştürülmüştür. Millet iş, aş ve güvenlik talep ederken hükümet daha fazla işsizlik, daha fazla fakirlik ve daha fazla kutuplaşma vaat etmektedir.

TÜRK MİLLETİNE KURULAN TUZAK

Mehmetçik, Suriye’de tepesine yağan bombalarla mücadele ederken AKP hükümeti milletin parasıyla satın aldıkları konfetileri patlatıp “Türkiye’nin bölünmesine evet deyin!” propagandası yapmaktadır. “Tek adam rejimi” demek olan Anayasa değişikliği talebi, Türkiye’ye ve Türk Milletine kurulan bir tuzak haline dönüşmüştür.

Bugün itibariyle milletin bekası ve ülkemizin birliği oylamaya konulmuştur. Bir yanda Cumhuriyetin yıkılmasına, Türkiye’nin bölünmesine, milletin göç yollarına düşmesine “hayır” diyen yurtseverler diğer yandaysa “koltuk için her şeye evet!” diyenler vardır. Ancak referanduma 19 gün kala Türk Milleti’nin ezici çoğunluğu “bölünmeye hayır” derken Türkiye’nin birliğini bozmaya yemin etmiş olanlar sadece hükümet partisinin yöneticileri ve Bahçeli’nin etrafında siyasetçilik oynayan birkaç kişiden ibarettir.

16 Nisan akşamı açılacak sandıklardan çıkan “her bir hayır” oyu “Önce Vatan!”, “Önce millet”, “Önce birlik” demek olacaktır. Gelinen nokta kritiktir. Mesele bir parti meselesi olmaktan çıkmış bir memleket meselesi haline dönüşmüştür. Hiçbir yurttaşımızın bu kavgada tarafsız olmaya ya da çekimser kalmaya hakkı yoktur. Sadece bizlerin değil çocuklarımızın ve torunlarımızın da geleceğini ilgilendiren bu referandumda “sandığa gitmemek” asla kabul edilemez. Bu sorumluluk hepimize aittir. 16 Nisan’da şartlar ne olursa olsun her bir yurttaşımızın “oy kullanması” sağlanmak zorundadır. Özellikle Türkiye’nin hayırlı geleceğinden yana tavır alan dostlarımın sandığa gitmeyenleri tek tek tespit etmeleri ve oy vermelerinin sağlanması hayatidir.

80 MİLYON KERE BÖLÜNMEYE ‘HAYIR’

Zira bizim için %51 başarı değildir. Bizim için başarı 80 milyon kere hayır oyu verilmiş olmasıdır. Türkiye’nin bölünmesine 80 milyon kere hayır denilecektir. Göç yollarına düşmeye 80 milyon kere hayır denilecektir. Kardeş kavgasına 80 milyon kere hayır denilecektir. Emperyalizme ve Türkiye düşmanlarına 80 milyon kere hayır demek borcumuzdur. Ancak bu şekilde, 80 milyon kişi hep birlikte “bölünmeye hayır” diyerek aydınlık yarınlar inşa edilebilir. Türkiye’yi “hasta adam” olmaktan kurtaracak olan da budur.

MUSTAFA KEMAL GİBİ EMPERYALİZME ‘HAYIR’ DEMEK

Bugünün acil konusu Mustafa Kemal olmaktır. Mustafa Kemal Atatürk gibi emperyalizme “hayır” diyebilmektir. Türkiye’yi kurtaracak ve yepyeni umutları yeşertecek birikim Tekirdağ’dan Hakkâri’ye, Artvin’den Antalya’ya kadar mevcuttur. Türkiye’nin hayırlı yarınlarından yana tavır alarak mücadeleye omuz veren Saadet Partililere, Demokratik Sol Partiye, Vatan Partisine, Demokrat Partiye ve partili-partisiz tüm Türkiye âşıklarına şimdiden teşekkür ediyorum.

16 NİSAN ŞAHLANIŞ OLACAK

16 Nisan’da ülkemizin geleceğini kurtardıktan hemen sonra daha özgür, daha demokratik, daha zengin bir ülkeyi kurmak için yine ele ele vereceğiz. Türkiye’yi muasır medeniyetlerin ötesine geçirme mücadelemizde Türkiye’nin tüm değerleriyle omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Durmayacağız. Yılmayacağız. Ve 16 Nisan’ı Türkiye’nin şahlanışı olarak tarihe yazacağız.

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?