• Yalancının mumu müfettiş raporuna kadar yanarmış!
  • ABD Başkanı Trump’ın istediği papaz Büyükada Splendid Palas’daki CIA toplantısında!
  • Adalar Belediyesine soruyoruz belgelerden “Hangisi gerçek”
  • FETÖ Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın Adalar Belediyesi’ndeki İşbirlikçileri!
  • Yassıada için skandal iddialar!

logo

24 Temmuz 2017

Umut Oran: Milletin aklıyla dalga geçen Cumhuriyet davası sembolik bir dava

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı CHP’li Umut Oran, 267 gündür tutuklu olan Cumhuriyet yazar, karikatürist ve çalışanlarının basında sansürün kaldırılışının yıldönümünde bir açıklama yaptı.

Umut Oran: Milletin aklıyla dalga geçen Cumhuriyet davası sembolik bir dava

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran, 267 gündür tutuklu olan Cumhuriyet yazar, karikatürist ve çalışanlarının basında sansürün kaldırılışının yıldönümünde ilk kez duruşmalarının yapılacağını anımsatarak, ““Bombadan tehlikeli” dedikleri FETÖ kitabını yazan Ahmet Şık’ın FETÖ’cü diye tutuklanması dahi bu davanın, Türk Milletinin aklıyla dalga geçildiğinin kanıtıdır. O kadar sembolik bir dava ki 9 aydır tutuklu olan gazetecilerin ilk duruşma günü olarak dahi 24 Temmuz belirleniyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde sansürün gerçekten kaldırılıp kaldırılmadığı bugün yapılacak Cumhuriyet duruşmasıyla ortaya çıkacak. Gazetecinin yeri gazetedir, kanıt olarak sadece haberlerin dosyaya girdiği, yayın çizgisinin bile savcı tarafından eleştirildiği bu dava; hiç kimse kusura bakmasın basın davasıdır” dedi.

“Türkiye’de sansürün gerçekten kaldırılıp kaldırılmadığı bugün yapılacak Cumhuriyet duruşmasıyla ortaya çıkacak

Milletin aklıyla dalga geçiliyor

 

Bugün yapılan ilk duruşmaya da katılan CHP’li Umut Oran, konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet gazetesi 93 yaşında ama 12 gazetecisi 267 gündür cezaevinde. Geçmişte birçok yazarını radikal terör örgütlerinin saldırılarına kurban vermiş olan ve bütün yayınlarında çağdışı zihniyete karşı uyarılarda bulunan Cumhuriyet’i, FETÖ’cü diye yaftalamaya çalışanlar tam bir akıl tutulması içerisindeler. “Bombadan tehlikeli” dedikleri FETÖ kitabını yazan Ahmet Şık’ın FETÖ’cü diye tutuklanması dahi bu davanın, Türk Milletinin aklıyla dalga geçildiğinin kanıtıdır.

 

Duruşma günü özel sembolik dava

 

O kadar sembolik bir dava ki 9 aydır tutuklu olan gazetecilerin ilk duruşma günü olarak dahi 24 Temmuz belirleniyor. Ne acıdır ki Abdülhamit’in istibdadına son verdiği için Basın Bayramı, Sansürün kaldırılışının yıldönümü olarak kutlanan 24 Temmuz’da bu davaya tanıklık edeceğiz. Bugün yine çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünü tüm dünyaya tanıtan Lozan Zaferimizin de yıldönümü.

 

Sansürün kaldırılıp kaldırılmadığı bugün belli olacak

 

Atatürk’ün kurduğu gazeteyi yargılayanlar ilk duruşmayı basında sansürün kaldırılmasının yıldönümünde, yıllardır sistematik olarak zihinlerde karartmaya çalıştıkları doğrudan Atatürk’ü eleştiremedikleri için İsmet İnönü’yü hedefe koymalarını sağlayan Lozan’ın yıldönümünde yargılayacaklar. Türkiye Gazeteciler Sendikasına göre halen 160’ın üzerinde gazetecinin tutuklu olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde sansürün gerçekten kaldırılıp kaldırılmadığı bugün yapılacak Cumhuriyet duruşmasıyla ortaya çıkacak.

 

Tahliye olursa basın bayram edecektir

 

Gazetecinin yeri gazetedir, kanıt olarak sadece haberlerin dosyaya girdiği, yayın çizgisinin bile savcı tarafından eleştirildiği bu dava; hiç kimse kusura bakmasın basın davasıdır. Eğer basında sansür yoksa, bugün basın bayramıysa 12 Cumhuriyetçinin bugün tahliye edilmesini bekliyorum, ancak o zaman bugün Türk basını bayram edecektir, ancak o zaman gerçekten de Türk yargısı geç de olsa bağımsız kararlar alıyormuş diyebileceğiz. Aksi takdirde bu dava Atatürk’le, Cumhuriyet rejimiyle hesaplaşma davasına dönüşür. Aslında cumhuriyet gazetesi üzerinden yapılmak istenen şey Cumhuriyet rejimiyle, cumhuriyet tarihiyle hesaplaşmaktır, çünkü Atatürk’ün, İnönü’nün kurucusu olduğu, elinin değdiği her kurum ve kuruluştan adeta intikam alınıyor

 

Evrensel Beyannameyi anımsattı

 

Bugün mahkemenin, sansürün kaldırılmasının yıldönümünde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini ve özellikle “Her ferdin fikir ve ifade hürriyetine hakkı vardır” diyen 19. Maddesini hatırlayarak gazeteciliğin suç olmadığı yönünde karar vermesini bekliyorum.

Bu vesileyle devlet ve millet olarak Türkiye’yi bütün dünyaya tanıtan Lozan’ın mimarı İsmet İnönü’yü ve her daim yanında olduğu Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla selamlarım.

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?