DOLAR 15,8769
EURO 16,8435
ALTIN 945,599
BIST 2372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

27 EYLÜL DÜNYA SÜT GÜNÜ

18.09.2013
A+
A-

27 EYLÜL DÜNYA SÜT GÜNÜ

Beslenme, insanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarlarda düzenli olarak alınmasıdır. Enerji ve besin öğeleri ihtiyaçlarının karşılanmasında en önemli besin gruplarından biri süt ve süt ürünleridir. Süt ve süt ürünlerinin yeterli miktarlarda tüketimi özellikle büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu okul çağı çocukları başta olmak üzere her yaş grubu için büyük önem taşımaktadır. Ancak yapılan araştırmalar neticesinde ülkemizde bu besin grubunun tüketim düzeyinin önerilen miktarların çok altında olduğunu göstermektedir.

Bu sebeplerden dolayı süt ve süt ürünlerinin tüketiminin teşvik edilmesi ve bu konuda bir toplum bilincinin oluşturulması amacıyla dünyada her yıl 27 Eylül Dünya Okul Süt Günü olarak kutlanmaktadır. Yaşamın her döneminde tüketilmesi gereken sütün, faydalarından bazılarını hatırlatmak amacıyla sıralayalım;

Sindirim ve Sinir Sistemini Düzene Sokar.
Büyüme ve Gelişmeyi Destekler.
Dişleri Korur ve Çürükleri önler.
Hücre ve Doku Oluşumunda Rol Alır.
Saç ve Tırnak Oluşumunda Rol Alır.
Yaraların Çabuk Kapanmasına Yardımcı Olur
Beynin Gelişiminde ve Çalışmasında Faydalıdır.
Hücreleri Onarır. Kemikleri Sertleştirir.
Bağışıklık Sistemini Güçlendirir.
Hızlı büyüme ve gelişme nedeni ile okul çağı çocukların pek çok benin öğesine olan ihtiyacı, hayatın diğer dönemlerine oranla daha fazladır. Bu dönemde çocukların doğru beslenme alışkanlıkları kazanması ile yeterli ve dengeli beslenmeleri oldukça önemlidir. Çocuklarımıza  temel beslenme bilgilerinin verilmesi, öğrenilen bilgilerin davranışa dönüştürülmesi, yanlış beslenme alışkanlıklarına zamanında müdahale edilmesi ve beslenme davranışları ile örnek olma konusunda ailelere, sağlık personeline ve öğretmenlere önemli sorumluluklar düşmektedir.

Sütün önemini anlatmak ve okul çağı çocukların süt tüketim bilincini geliştirmek amacıyla Türkiye’deki tüm ilköğretim okullarında Başbakanlık tarafından Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,Milli Eğitim Bakanlığı,Sağlık Bakanlığı tarafından koordineli olarak Okul Sütü Kampanyası  ve Okullarda Sağlıklı Beslenme Eğitimleri faaliyetleri gerçekleştirilmektedir.

SAĞLIK İÇİN SAĞLIKLI SÜT İÇİN! (*)
İnsan beslenmesinde sütün oldukça önemli bir yeri vardır. İnsan beslenmesi için gerekli bütün besin öğelerini yeterli miktarda içermemesine rağmen, süt mevcut besinler içinde en komple olanıdır. Bu nitelik özellikle vücudun enerjisi, yapısı ve biyokimyasal işlemleri için gerekli belli başlı besin öğelerini diğer besinlere göre daha yeterli ve dengeli içermesinden gelmektedir. Özellikle çocukluk, hamilelik, emziklilik ve yaşlılık dönemlerinde sütün önemi iyi bilinmektedir. Kalsiyumun temel kaynağı olarak bilinen süt ve süt ürünlerinin yetersiz düzeyde tüketilmesi, özellikle kemik sağlığı üzerinde uzun süreli ciddi ve zararlı etkiler oluşturabilmektedir. Organizmanın gelişimi açısından gerekli olan;

** kalsiyum çocuklarda kemiklerin ve dişlerin oluşumunda önemli rol oynarken,

** A vitamini göz ve diş sağlığına,

**E vitamini bağışıklık sisteminin güçlenmesine,

**B vitamini iştah, sinir ve sindirim sisteminin düzenlenmesine,

** D vitamini ise, özellikle çocuklarda diş ve kemiklerin büyümesine ve gelişimine etki etmektedir.

 

** Bunun yanı sıra, sütün içeriğindeki biotin, saç ve deri sağlığı için önem taşır,

** B2 vitamini büyümeyi hızlandırmaktadır. Bu nedenle, büyüme çağındaki çocuk ve gençlerin günde en az 500 gram süt ya da ona eşdeğer yoğurt tüketmesi gerekmektedir.
Yeterli ve dengeli beslenmek için dört besin grubundan her gün önerilen miktarlarda tüketilmeli ve öğün atlanmadan düzenli bir şekilde beslenilmelidir. Bilindiği gibi üç ana ve üç ara öğünümüz vardır. Kahvaltı günün en önemli öğünü olmakla birlikte en çok atlanan öğündür. Oysa güne istekli başlamada ve elverişli bir biçimde sürdürmede kahvaltı yapmak ve kahvaltıda bulunan besinlerin miktarı ve çeşitliliği büyük önem taşımaktadır. Dengeli bir kahvaltı ile günlük enerjinin ¼’ü ya da en az 1/5’inin karşılanması gerekmektedir. Kahvaltıda yeterli protein tüketen bireylerde iş verimi ve reaksiyon hızı yüksektir. Kahvaltı yapmayan bireylerde iş verimi önemli ölçüde azalır, anlama ve kavrama hızı düşer. Kahvaltının ayrıca okul çocuklarının beslenme durumunu iyileştirerek, bilişsel performansı arttırdığı ve eğitimin daha etkinleşmesine katkısı olduğu bildirilmektedir. Kahvaltıda tüketilecek protein miktarı kan şekerini düzenlemede ve dolayısı ile yorgunluk, açlık gibi duyguların önlenmesinde de etkili olmaktadır. Kahvaltıda meyve ya da sebze yenilmesi bu öğünü besin öğeleri bakımından dengelediği gibi içerdikleri posa nedeni ile de emilimi düşürerek doygunluğu daha uzun süre sağlamakta kan şekerinin de daha geç düşmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca kan kolesterol düzeyini düşürmede de etkili olmaktadır. Tüm bu hususlar göz önüne alındığında kahvaltıda bir bardak süt içmek, bir adet portakal, domates, salatalık ve benzeri bir sebze ya da meyve tüketmek güne dinamik ve sağlıklı başlamak açısından önemlidir.

ANNE BABALARIN DİKKATİNE !!

OKULLAR AÇILDI ÇOCUKLARIMIZ İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ

Streptokok anjini, soğuk algınlığı, grip, kulak ağrısı, sinüs enfeksiyonu ve diğerleri. Çocuğunuz ve siz, okul açıldıktan 6 ila 8 hafta sonra başgösteren okul hastalıklarının saldırısına hazır mısınız? Bunları engelleyebilmek için neler yapabilirsiniz?

**Uykuyu düzene sokun: Yaz döneminde geç saatlere kadar oturmayı ve sabah geç kalkmayı alışkanlık edinen çocuğunuzu okul açılmadan önce kademeli olarak yatağa erken gitmeye ve erken kalkmaya alıştırın. Uyku öncesi fazla yemek ve kafeinden mümkün olduğunca kaçının.

**Bağışıklık sistemini destekleyin: Daha sonra iyileşmesi  için çabalamaktansa sağlığını zamanında  korumak daha kısa ve sağlıklı bir yoldur. Günlük olarak bağışıklık sistemini destekleyecek vitamin C tüketimini arttırın. Bununla beraber  bitki içeren besin desteklerini kullanın. Vitamin C enfeksiyonlar ile savaşan beyaz kan hücrelerinin ve antikorların üretimini  arttırır. Antikorlar hücre yüzeyini kaplayarak virüslerin girişini önler.

**Probiyotik destek: Bağışıklık sisteminin en temel öğesi bağırsaklarımızdır. Probiotikler fast-food, okulda yenilen sağlıksız öğlen yemekleri, yetersiz sıvı alımı ve genel olarak derslerin çocuklar üzerinde yarattığı stresin olumsuz etkilerini dengeler. Günlük dengeli ve düzenli gaita atımı sağlıklı bir yaşam için hayati önem taşır.Kabızlık problemi yaşamamak için  çocuklarımıza  lifli meyve ve sebze tüketimine dikkat etmeliyiz.

**Sıvı tüketimi: Birçok öğrenci günlük hayatında yeterince sıvı tükettiğini zanneder fakat tüketmez. Günlük genel olarak 1 litre su tüketilmesi önerilir. Eğer çocuğunuz çok hareketli ise veya nemli/sıcak bir iklimde yaşıyorsanız tabiî ki sıvı tüketimi bunun daha üzerinde olmalıdır.

**Çocukların kendi su matarasını taşımaları, BPA-Free suluk kullanarak plastiğin kimyasal etkilerinden korunmaları, genel su kaynaklarından (çeşmelerden ) su içmemelerini saglamaya çalışın.

**Ağır çanta kullanımına dikkat: Sırt çantaları çocuğun ağırlığın %10-15’inden fazla olmamalıdır. Omuz

bantları ve beldeki yastıkçıklara dikkat edin, ağır malzemeleri vücuda mümkün olduğunca yakın koyun. Ekstra destek için bel bandı veya tekerlekli sırt çantalarını tercih edin.

**Vücut mekaniği: Eğer çocuğunuz bir oturuşta 45 dakikadan fazla bilgisayar karşısında kalıyorsa vücut mekaniğinin, kas ve kemiklerinin desteklendiğinden emin olun. Bilgisayar ekranı göz hizasında olup boynun bükülmemesi gerekir. Sandalyenin yüksekliği bacağın yere paralel olacağı açıda ayarlanarak bele ve kalçalara binecek streslerden korumalı.

**Şekerden kaçının: Şekerin genelde bağışıklık sistemini baskıladığı bilinen bir gerçektir. Gıda marketlerinde birçok sağlıklı doğal tatlandırıcı vardır; şeker ile vücudun bağışıklık sistemine saldırmak için bir neden yoktur. Çünkü şeker de sağlığın devamlılığı için gereklidir, sindirim sistemi içindeki maya organizmaların büyümesini teşvik eder. Öğle yemeğinde alınan yüksek şeker ve karbonhidrat öğrencinin öğlenden sonraki derslere dikkatini sürdürmesini zorlaştırır ve uykusunu  getirir.

Not: 100 gram şeker yeme veya içme (8 yemek kaşığı), iki kutu gazlı içeceğe eşdeğerdir. Yüzde 40 oranında beyaz kan hücrelerinin mikropları öldürme yeteneğini azaltır! Şekerin bağışıklık sistemini baskılayıcı etkisi alımından sonra en az otuz dakika ile başlar ve beş saate kadar sürebilir.

**El temizliği: Öğrencilerin sık sık ellerini yıkaması ve ellerini yüz, burun, ağız ve kulaklarından uzak tutması son derece önemlidir.

Düzenli anti-bakteriyel sabun veya mendil kullanması uzmanlarca önerilmemektedir;çünkü uzun süreli kullanımında olumsuz etkiye sahip olabilir ve hatta ilaç direnci oluşturabilir. Ek olarak, cildi kuru ve büyük gözenekli hale getirerek enfeksiyonlara karşı daha fazla duyarlı hale getirirler.

MEVSİMSEL GRİP ve KORUNMA (GRİP AŞISI )

Mevsimsel grip, influenza A veya B virüslerinin sebep olduğu bir akut solunum yolu enfeksiyonudur.
• Burun akıntısı
• Öksürük
• Ateş
• Titreme
• Baş ağrısı
• Kas- Eklem ağrısı
• Yorgunluk gibi şikayetlerle karşımıza çıkar.
Genellikle sonbaharda ve kış mevsiminde salgınlar halinde solunum yolu ile yayılır.
Ancak nadiren büyük toplu salgınlara neden olur. Bu gibi durum için geliştirilmiş aşılarla korunmak
mümkündür. Çoğu zaman 7-10 gün içerisinde tedaviye gerek kalmadan iyileşir.
Hamile iseniz veya kronik bir hastalığınız varsa örneğin diyabet (şeker hastalığı), astım, kalp
yetmezli ği v.b gibi mutlaka doktorunuzla görüşerek bir tedavi almak veya grip’ in yaygınlaşacağı
dönemlerde grip aşısı gerekliliği ile ilgili Aile Hekiminizden bilgi almanız gerekmektedir.
Özellikle 65 yaş üzeri hastalarda da grip ağır seyrettiğinden bu hastaların da kendi grip aşısı gerekliliği ile ilgili Aile Hekimlerinden bilgi almalarında yarar vardır.
Gripten korunmak için; solunum yolu ile bulaştığı düşünüldüğünde, topluluk halinde birlikte bulunan
kapalı alanlardan (okul, sinema, otobüs, v.b) uzak durmak veya buralarda dikkatli olmak gerekir.
Bizler grip geçirdiğimiz zamanlarda da hapşırırken veya öksürürken ağzımızı kapatarak, insanlarla
öpüşmeyerek ve toplulukların birlikte bulunduğu alanlara gitmeyerek bu hastalığın bulaşıcılığını
engelleyebiliriz.
Grip başladığında aslında yapılabilecek  en iyi şey evde istirahat etmektir. Bol sıvı almak ve C vitamininden
zengin besinlerle beslenmek hem gripten korunma anlamında hem de gribe yakalandıktan sonraki
iyileşme döneminde önemli rol oynamaktadır.
Eğer öksürük varsa yine çok soğuk ve çok sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçınarak boğazı kurutmadan
bol sıvı alınması biraz rahatlık sağlayacaktır.

Ateşin 38 derecenin üzerinde seyretmesi halinde mutlaka ateşi düşürme yoluna gitmek gerekir. Eğer
doktorunuzun kullanılmasında engel görmediği bir ateş düşürücü ilaç varsa HEKİMİNİZE  GİDENE KADAR ACİL DURUMLARDA yüksek ateş olması durumunda hekimle görüşerek ateş düşürücü  ilac alınabilir.

Aynı şekilde ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar doktorunuz tarafından kullanılmasında bir
engel olmadığı söylenmişse kırgınlık eklem ağrısı ve ateş şikayetleri için de semptomatik olarak
kullanılabilir.

Bunun yanında yüzyıllardır kullanılan ıhlamur, adaçayı, papatya, elma çayı gibi geleneksel yöntemler
de   faydalı olacaktır

GRİP AŞISI YAPTIRMASI GEREKEN RİSK GRUPLARI 
Grip aşısı yaptırması gereken risk grupları

*65 yaşın üzerindekiler,

*bazı akciğer hastalığı olanlar (astım, kronik bronşit gibi),

*kronik kalp ve damar hastaları, şeker hastaları, Kan hastalığı olanlar,

*bağışıklığı baskılanmış kişiler (uzun süreli kortizon kullanımı, AIDS, kanser tedavisi görenler gibi),

*bakım/huzur evlerinde kalanlar ve burada çalışan personel,

*sağlık personelleri ,

*hamileler kendi doktorları önerirse gebeliğin 2. veya 3. haftası yaptırabilir.

UNUTMAMAK GEREKEKLİDİRKİ HEKİME DANIŞILMADAN RİSK GRUBUNDADA OLSAK GRİP AŞISI YAPTIRMAMALIYIZ!!

 

Depreme karşı bir saat bir hayat kampanyası başladı

İstanbul Valiliği, İstanbul AFAD koordinasyonu altında deprem gerçeğine dikkat çekmek, İstanbulluları depreme karşı bilinçlendirmek ve olası bir depremde can ve mal kaybını en aza indirmek amacıyla başlattığı çalışmalarını “Bir Saat  Bir Hayat” kampanyası ile sürdürüyor.

Kampanya süresince İstanbullular, sosyal ağlar aracılığıyla kampanya hakkında bilgi edinebilir, kampanyayı takip edebilir ve ücretsiz güvenli yaşam eğitiml

erine kayıt olarak eğitim alabilirler

bir saat bir hayat

guvenli-yasam-egitimleri almak için için ücretsiz 02124555600 arayın

 

Adalar Toplum Sağlığı Merkezi
EĞİTİM ŞUBESİ

AİLE HEKİMLİĞİ ŞUBESİ
YEŞİL REÇETE İNCELEME 
Tel&Faks:(0216) 382 60 61-382 62 10  
ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.