DOLAR 6,8039
EURO 7,4276
ALTIN 378,20
BIST 103.024
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Çok Bulutlu

Acil Durum ve Afet Yönetiminin Önemi

16.06.2019
A+
A-

Ülkemizde, özellikle toplu yaşam alanları, statlar, AVM’ler ve sanayi
üretim merkezlerinde son zamanlarda ilkyardım, acil durum ve kriz
yönetimi gerektiren olaylarda can ve mal kaybı yaşanmakta ve bu
olayların artış eğiliminde olduğu görülmekle birlikte maddi ve manevi
kayıplar yaşanmaktadır.

İlkyardım, yangın, deprem, trafik kazası, iş kazası, mahsur kalma, su
baskını, hortum, orman yangını, don olayı, göçük, sabotaj, risk
yönetimi, sivil savunma, sel, çığ, heyelan gibi doğal afetlerde,
arama-kurtarma ve KBRN da neler yapılmalı? Bu olaylar için önceden
eğitim ve tatbikat yapılmalıdır.

Basit ama hayat kurtaran tedbirler felaket gelmeden önce alınmalı.
Herkesin mutlaka bu bilgileri öğrenmesi gerekir. Can ve mal kaybını
azaltan tedbirlerin mazereti olmaz. Bilmiyorsak mutlaka öğrenelim.

İş kazalarında bilgisizlik, tedbirsizlik ve dikkatsizlik  nedeniyle
artış yaşanmaktadır. Tersaneler, gemi ve tren kazaları, maden
ocakları, limanlar, kimyasal madde üretim tesisleri, organize sanayi
bölgeleri, petrol rafineleri yüksek risk barındırmaktadır.

Özellikle, fabrikalar, iş merkezleri, okul, hastane, yurt, otel ve
büyük çaplı işyerlerinde, kamu kurumlarında acil durum dolabı,
toplanma noktası oluşturulmalı, yangın güvenlik ve deprem eğitimleri
verilmeli, acil durum eylem planı hazırlanmalı ve yangın, deprem ve
tahliye tatbikatı yapılmalıdır. Göçme riski olan binalar boşaltılması
ve gecikmeden yıkılmalıdır.

Mevsimsel iklim değişikliklerinde önlem alınması gereken yerlerin
planlaması önceden yapılmalıdır. Yaz aylarında orman ve ot yangınları,
boğulma vakaları, ilkbahar ve sonbahar da sel ve heyelan riski olan
yerler ve dere yatakları yerleşime kapatılmalı, kış aylarında çığ, don
olayları ve baca yangınlarına özellikle dikkat edilmelidir.

Bir diğer önemli konu ise, sanayi siteleri, organize sanayi bölgeleri
ve fabrikalarda çıkan yangınlar ülke ekonomisini olumsuz
etkilemektedir. Bu konu da önleyici tedbirlere ve denetimlere ağırlık
verilmelidir.

Bina teknolojilerinde yaşanan gelişmelere entegre olarak, proje
aşamasında, zemin etütlerinin sağlam yapılması ve binaların yangından
korunması hakkındaki yönetmeliğe uyulması daha sonra yaşanabilecek
olumsuz durumların önüne geçilmesinde faydalı olacaktır.

Acil durum ve afet mevzuatı revize edilmeli, teknolojik gelişmeler ve
günümüz ihtiyaçları dikkate alınmalı, ilgili kamu kurum ve kuruluşları
ile özel ve gönüllü teşekküller arasında iş birliği geliştirilmelidir.

Felaketler gelmeden önce tedbirler alınmalı, eğitim ve tatbikat yapılmalı, ilgili kurum ve kuruluşlar denetimler yapılmalıdır. Felaket geldikten sonra suçlu aramanın, bahane üretmenin hiçbir faydası olmayacaktır. Bu tedbirleri asla gereksiz gider olarak görmeyelim ve ciddiyetle gereğini yapalım. Daha sonra yaşanabilecek can ve mal kaybını önleyecek
yatırım olarak düşünelim.

Şener Mengene
Yangın ve Güvenlik Uzmanı

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.