Adalar Belediye Başkanının Hilaf-ı Hakikat (Yalan) Beyanları!!!

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Adalar Belediyesini teftişe gelen müfettişlere Adalar Belediye Başkanının Hilaf-ı Hakikat (Yalan) beyanlar verdiği ortaya çıktı. 

Adalar Belediye Başkanının Hilaf-ı Hakikat (Yalan) Beyanları!!!

 

2010-2011-2012 YILLARINDAKİ AYNI İŞİ YAPAN YÜKLENİCİNİN PARASINI ÖDEMEYEREK KAMU ZARARI OLUŞTURULMUŞ

İBB Müfettişi Ahmet B. 18/05/2017 tarih 326-04 sayılı ön inceleme raporunu hazırlarken  elindeki belgelerden konusu suç olan tespitler ile ifadesine başvurduğu belediye personellerinin yazılı beyanlarındaki belediyenin 2013 yılından 2017 yılına kadar yapmış olduğu çöp toplama ve temizlik ihalelerindeki konusu edimin ifasına fesat, kamu zararı, söz konusu ihaleleri ifa eden yüklenicilerin korunup kollanması ve yüklenicilerin çalıştırdıkları personellere izinli, raporlu oldukları günlerde bile yol yemek ödemelerinin yapıldığı gösterilerek belediyeden parasının alındığı, ihalelerde çalıştırılması  zorunlu araçların Adalar’da bile olmadan çalışmış gibi hak edişlerde paralarının tam ödendiği, araçların yer teslimi yapılmadan önce idare tarafından teslim alınması anlamına gelen  Ön Muayene Kabul İşlemlerinin yapılmadığı, araçların basınçlı yıkama aracı olması gerekirken hak edişlere konan ruhsatlarda su tankeri olarak gözüktüğü, günlük/aylık çalışma puantajlarının tutulmadığı hak edişlere konulmadığı, kışın karlı, yağmurlu havalarda dahi çalışmış gösterildiği, ihale boyunca haftada 6 gün günde 7,5 saat adaların yollarını yıkadığı, bu şekilde hak edişlerde Adalar’da bile olmayan bu araçların parasının yükleniciye ödenmesi ile kamu zararı ve edimin ifasına fesat  yapıldığı, 2010-2011-2012 yıllarındaki aynı işi yapan yüklenicinin parasının ödenmeyerek  bu güne kadar oluşan faizlerin ayrı kamu zararı oluşturduğu, 2010-2011-2012 yıllarındaki yapılan 3 adet pazarlık ihaleleri arasındaki ihale yapılmadan toplamda 550 gün araçlar ile çöp toplama hizmet işinin ne şekilde yapıldığı, belediye imkanları ile yapıldı ise bilgi belgeleri, yapılmadı ise yapan firmaya para ödenip ödenmediği, ödenmedi ise bağış veya bila bedel yaptığına dair yazılı evrak alınıp alınmadığı, belediyenin asli görevi olan çöp toplama temizlik işinin 550 gün sürüncemede bırakılmış olmasının dönemin başkan, başkan yardımcıları ile harcama yetkililerinin görevlerini suistimale uğratmak/görevi kötüye kullanmak suçlarını işledikleri yönünden soruşturulmaları ve yukarıdaki konusu tüm suç olan tespitlerin yasal gereğinin ifası için 06/12/2017 tarih 326-3391101922-252/2017-326.33 sayı ile konusu suç duyurusu ve yetki oluru olan yazısıyla, yetki ve görev oluru istediği görülmektedir.

ÖN İNCELEMEYE GELEN MÜFETTİŞE GÖREV VERİLMEDİ

Şu an Adalar belediyesine ön inceleme için  gelen İBB müfettişlerin arasında, Ahmet B. olmadığına göre İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca, bu yetkilendirme suçları tespit ve ortaya çıkartan Ahmet B. verilmediği anlaşılmaktadır. Zaten verilmesi halinde konusu suç olan tespitlerin sonucunun ne olacağı herhalde tahmin edilmiş olsa gerek ki İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda devreye girenler yada devrede olanlar görev oluru isteyen  Ahmet B.’na bu görevi vermemiş / verdirtmemiş ve müfettişi  değiştirmişlerdir. İnşallah bu müfettiş değişikliği Adalar Belediyesini aklama gayreti olarak yapılmamıştır. Gelen İBB müfettişleri Adalar Belediyesi’ndeki her türlü suistimali, görevi kötüye kullanmayı, edimin ifasına fesat karıştıranları, yüklenicilere hak etmedikleri hak ediş bedellerini ödemek ile veya hak ettikleri hak edişleri yıllarca ödememek ile ortaya çıkan kamu zararına sebep  olanları ortaya çıkartacaklarına dair inancımızı muhafaza ediyoruz.

İBB MÜFETTİŞİNİN “ŞUÇ DUYURUSU VE YETKİ OLURU” RAPORU İLE BELEDİYE BAŞKANININ YALAN BEYANLARI ORTAYA ÇIKTI

Ancak, İBB müfettişi Ahmet B.’nın  06/12/2017 tarihli “suç duyurusu ve yetki oluru” raporu  ile Adalar Belediye Başkanının yalan beyanları bir bir ortaya çıkmıştır.

İBB Müfettişi  Ahmet B.bir önceki haberimiz olan Adalar Belediye Başkanlığı yeni bir müfettiş raporu ile sarsıldı  suç duyurusu ve yetki oluru raporun 14. Ve 15. sayfalarında , “….. 428 gün ihale yapılmadan Adalardaki çöplerin toplandığı, müfettişliğimce yapılan inceleme raporunda bahse konu ihalesiz çalışmalar ele alınmış olup, Adalar belediyesine mezkur ihaleler için ihalelerin yapılmayışlarının nedenleri ile bu ihalesiz dönemde söz konusu temizlik hizmet işinin nasıl/hangi yüklenici yada belediye imkanları ile yapılıp yapılmadığının 21/04/2017 tarih 252/326-326.15 sayılı yazı ile sorulmuş olup Adalar Belediye Başkanının E-imzalı 27/04/2017 tarih 68395039-252-E.3738 sayılı yazısında “ihaleler arasındaki boşlukların sebebi, çıkılan ihalelerin çeşitli nedenlerle iptal edilmesi ve pazarlık ihalesine dönülürken geçen süreden kaynaklanmaktadır. Bu nedenlerden bazıları aşağıda örnek olarak verilmiştir ” diye cevap verdikleri anlaşılmaktadır. Bu cevapları ile savcılık şikayeti yaptıkları 2016/856 dosyasındaki iddiaları tamamen farklıdır.

Adalar Belediye Başkanının Hilaf-ı Hakikat (Yalan) Beyanları!!!

Müfettişe verilen cevapta 2010-2011-2012 yılları ihaleleri arasındaki geçen ihalesiz sürelerin nedenlerinin ve ne diye pazarlık ihalesi yapıldığının nedenlerin iptal edilen ihalelerden dolayı ihalesiz sürecin olduğunu, dolayısıyla pazarlık ihalesinin yapılma gerekçelerini sıralarken 2016/856 savcılık şikayetlerinde ise 2010-2011-2012 yılları yapılan çöp toplama temizlik ihalelerinin pazarlık ihalesi olarak yapılmış olmasının gerekçelerinin olmadığını iddia edebilmektedirler. Adalar belediyesi avukatları, 2016/856 dosyasındaki iddiaları ile Adalar Belediye Başkanının E-imzalı 27/04/2017 tarih 68395039-252-E.3738 sayılı yazısı birbirini yalanlamaktadır.  Müfettişlik cevabında pazarlık ihalesinin gerekçelerini sıralarken, savcılık şikayetinde ise 2010-2011-2012 yıllarındaki yapılan pazarlık ihalelerinin gerekçeleri olmadığını, ihaleye fesat karıştırıldığını iddia edebilmektedirler.

Adalar Belediye Başkanının Hilaf-ı Hakikat (Yalan) Beyanları!!!

Adalar Belediyesinin 2016/856 şikayet dosyasındaki iddialarını yalanlayan yukarıdaki tarih ve sayılı belgeler ile dosyada şikayet edilen memurlar ve firma yetkililerinin belediyeye karşı rahatlıkla, suç uydurma / suç isnat etme / iftira davası açabilecekleri anlaşılmaktadır.

Adalar savcılığı, Adalar Belediyesi tarafından hilaf-i hakikat iddialar ile gereksiz yere meşgul edilmekte, gerçeğe aykırı iddialar ile adalet yanıltılmaya çalışılmakta olduğu anlaşılmaktadır.  Bu suç duyuruları ile ne amaçlandığı anlaşılamamakta ise de bu yıllarda çalışan yüklenicinin Adalar belediyesine yaptığı hacizlerin önüne geçilmeye, bu savcılık şikayeti referans gösterilerek alacaklı firmaya karşı açılan mahkemelerin yanıltılmaya çalışıldığı, davalar sonuçlanıncaya kadar zaman kazanılması için yapılan gerçek dışı savcılık şikayetleri olduğunu göstermektedir.

Adalar Belediyesinin yukarıdaki cevabının arkasından, incelemelerine devam  eden  İBB müfettişi Ahmet B.,  bu defa , 27/04/2017 tarihli 63395039-252-E.3738 sayılı yazısı ile; “31/07/2011-07/03/2012 dönemi olan 7 ay 7 gün ihalesiz İstanbul Anadolu Adliyesi 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/615 E. Sayılı dosyasında ihalesiz döneme ilişkin  vekaletsiz iş görme iddiası ile ilgili davanın sürmekte olduğunu ancak Müfettişliğimce diğer ihalesiz dönemlerde Adalar İlçesinde çöp toplama temizlik işinin ne şekilde yapıldığının bir firmaya mı yada belediyenin kendi imkanları ile yapılıp yapılmadığının, herhangi bir firmanın yapmış olması  halinde bu dönemlere ait yapılan işle ilgili ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmadı ise ilgili firmadan bağış yazısı alınıp alınmadığı” şeklindeki yazısı ile Adalar Belediyesi’nden bilgi istemiştir.

Adalar Belediye Başkanlığı’nca 16/05/2017tarih 68395039-730.10-E.4168 sayı ile verilen cevapta; “ ihalesiz geçen dönemlerle ilgili olarak 31/12/2010-07/02/2011 tarihleri arasında herhangi bir ihale veya doğrudan temin yapılmamıştır. Bu dönemde hizmet Belediye imkanları ve gönüllüler katılımları ile yapılmıştır. Bu dönem ile ilgili bağış makbuzu veya ödeme yoktur. 31/07/2011-03/07/2012 tarihleri arasında herhangi bir doğrudan temin yapılmamıştır. Bu dönemle ilgili ….. İnş. Taah. Tic. San. Ltd Şti isimli firmanın İstanbul Anadolu adliyesi 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/615 sayılı dosyasında ihalesiz döneme ilişkin vekaletsiz iş görme iddiası ile davanın sürdüğü bu dönem ile ilgili de herhangi bir bağış makbuzu veya ödemenin olmadığı, 30/10/2012-08/01/2013 tarihler arası 69 günün, 30/10/2012-08/01/2013 tarihleri arasında herhangi bir ihale veya doğrudan temin yapılmadığı ancak 31/10/2012-14/12/2012 tarihleri arası ile ilgili ….. İnş. Taah. Tic. San. Ltd Şti isimli firmanın İstanbul Anadolu adliyesi 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/615 sayılı dosyasında ihalesiz döneme ilişkin vekaletsiz iş görme iddiası ile davanın sürdüğü bu dönem ile ilgili de herhangi bir bağış makbuzu veya ödemenin olmadığı” beyan edilmiştir.

Belediye başkanının imzalı olarak İBB müfettişine gönderdiği yazıda aleni yalan beyanı olmuştur.

İhalesiz dönemlerle ilgili olarak, belediye başkanının imzalayıp gönderdiği yazıdaki “Bu dönemde hizmet Belediye imkanları ve gönüllüler katılımları ile yapılmıştır.”  İfadesine rağmen iBB Müfettişi Ahmet B. suç duyurusu ve yetki onayı raporunun 15. Sayfasında, 2010-2011-2012 yıllarında her nekadar 8 ay 21 gün süreli ihalesiz dönem çalışması için “….. İnş. Taah. Tic. San. Ltd Şti isimli firmanın İstanbul Anadolu adliyesi 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/615 sayılı dosyasında ihalesiz döneme ilişkin vekaletsiz iş görme iddiası ile davanın devam ettiği belirtilmişse de 3 ayrı dönemde toplamda 4 ay 17 gün(140gün) süren ihalesiz üç dönem için herhangi bir açılan dava olmadığı gibi bu dönemler ile ilgili bağış makbuzu veya ödemenin de bulunmadığının, alınan ifadeler ve İSTAÇ A.Ş.nin resmi kayıtlarında;”İSTAÇ A.Ş’ye döküme giden çöp kamyonları plakaları ile aynı olduğu dolayısıyla 2010-2011-2012 yıllarındaki çalışmalarda kullanılan çöp kamyon plakalarının ve bu plakaların da ihaleli işlerin ön muayene kabul işlemlerinde ….. İnş. Taah. Tic. San. Ltd Şti’nin ihale dosyasına sunulan ruhsatlardaki plakalar ile aynı olduğu, söz konusu yıllar arasındaki ihalesiz çalışmaların yine aynı firmaya GÖNÜLLÜ/GÖNÜLSÜZ/METAZORİ yaptırıldığı, ancak bahse konu temizlik hizmetlerinin belediyelerin asli görevlerinden olması nedeniyle, ….. İnş. Taah. Tic. San. Ltd Şti’nin, toplamda 428 gün (8 ay 21 gün yargıda +140 gün)ihalesiz çalıştırılmasının 5393 S.K kapsamında Adalar Belediye Yöneticilerinin yapmaları gerekli görevlerini, ihmal/kötüye kullanma kapsamında, tetkik edilmesi gerektiği……” yönündeki tespiti ile Belediye Başkanının kendisinin, Hilaf-ı Hakikat(YALAN) beyan verdiği ortaya çıkmıştır.

Belediye Başkanı Atilla AYTAÇ, ıslak imzalı yazısı ile müfettişe açıkça yalan beyan yapmıştır. Müfettiş, kendisine yazılı olarak yalan bilgi veren belediye başkanına karşı işlem yapmaması belediye başkanının seçilmiş kişi olduğundan olsa gerektir. Çünkü, aynı müfettişin 18/05/2017 tarihli ön inceleme raporunu da yayınladığımız ve ayrıca “suç duyurusu ve yetki oluru” raporunda da görüldüğü üzere şimdiye kadar Adalar İlçesinde bu şekilde titiz, doğru, adaletli bir raporlama yapan müfettişe rast gelinmemiştir. Gelen müfettişler Anadolu Kulüplerinde, lüks Ada lokantalarında, ağırlanıp üstü kapatılan raporlar ile geldikleri gibi güle oynaya belediyeyi aklayıp giderken Adalar için bir ilki Ahmet B. yapmış ama o da Adalar Belediye Başkanının yalan beyanını göz göre göre görmezden gelmiştir.

İBB müfettişi Ahmet B. belediye başkanının “Bu dönemde(140 gün) hizmet Belediye imkanları ve gönüllüler katılımları ile yapılmıştır.”  İfadesine mademki gönüllüler ve belediyenin imkanları ile bu çöp işleri bedavaya yapılabiliyordu niye 2010 yılından 2017 yılına kadar çöp  toplama ve temizlik ihaleleri yapılmıştır. Gönüllü bedavaya çöp hizmetleri yapılabilirken müteahhitlere 7 senedir niye milyonlarca para ödenmiştir ve ödenmeye devam etmektedir. Bu ihalelerin ödenmesi kamu zararını oluşturmamakta mıdır?  İBB müfettişi Ahmet B’ın belediyenin başkanının hilafi hakikat (Yalan Beyan) beyanına açıklama istemesi aldığı cevaba göre raporunu genişletmesi gerekmez miydi?

Ahmet B. “suç duyurusu ve yetki oluru” raporunda, her ne kadar titiz bir çalışma yapıp gerçekleri ortaya çıkartıysa da, belediye başkanının Hilaf-ı Hakikat(YALAN) beyanını suç duyurusuna dahil etmediği ve başkanı açıkça kayırdığı anlaşılmaktadır. İster halk seçsin ister atama ile gelsin eğer suç işlemişse düz memur için yapılan suçlamalardan en başta belediye başkanı olarak kendisi de nasibini almalıydı. Çünkü belediye başkanı, memurlarını çoğunlukla sözlü emirler vererek belediyeyi yönetir. Kendisine suçlama ile dönebilecek emir / talimatları yazılı olarak vermez. Kedisinden yazılı emir/talimat isteyen müdürleri ise o görevlerde tutmaz. Yazılı talimat dışında çalışmayan müdürler müdür kadrosunda gözükmesine rağmen müdürlük koltuğunda oturtmaz. Adalar Belediyesi’nde asaleten müdürlerin, memur, teknikerlerin sonradan memur yapılan ve müdürlük vasıflarına sahip olmayan personelin vekaleten müdürlük makamlarında oturmalarının ve müdürlük maaş farkı almalarının nedeni de budur. Belediye başkanının sözlü talimatlarını sorgusuz sualsiz yerine getirmeleridir. Ancak, İBB Müfettişi Ahmet B. raporuna ek yaptığı konu ile ilgili yazılı ifadelerine başvurduğu belediye personellerin hepsi amirlerini ve belediye üst yöneticilerini suçladıkları görülmektedir. Her birisi belediye üst yöneticisinin uygulamalarını suçlamasına rağmen Ahmet B. raporunda belediye başkanının suçu yokmuş gibi aradan çıkartılmasının mazereti belediye başkanının halkın oyları ile seçilmiş olması olmamalıdır. Aksine bu şekilde halktan vergiler ile toplanan halkın paraların harcanmasında tek söz sahibi olan belediye başkanının özellikle Adalar kamuoyu vicdanının rahatlaması bakımından belediyeye yöneltilen bu suçlamalardan baş sorumlu olarak kamuoyu önünde aklanmasına veya ihmali/kusuru varsa adalet önünde hesabını vermeye müsaade edilmeliydi. Müfettişin yaptığı ön inceleme için belediyeden istemiş olduğu bilgilere belediye başkanının E-İmzalı müfettişe verilen cevabi yazılarında “Hilaf-ı Hakikat beyanı” bulunması ve müfettişin bu yanıltıcı/yalan beyanın sübuta erdiğini kesinlikle tespit etmiş olmasına rağmen başkanın halkın oyları ile seçilmiş olması gerekçesine bile müsamaha gösterilmemesi gerekirdi. Müfettişin verdiği “suç duyurusu ve yetki olur” raporunda, belediye başkanı suçlananların arasında birinci sırada olmalıydı diye düşünmekteyiz.

ADALAR BELEDİYESİNE “KAYYUM” TAYİNİ CİHETİNE GİDİLSİN

Bilindiği üzere İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün 04.11.2016 tarih ve 9155350-250-E.24502 sayılı yazısı ile Adalar Belediyesi hakkında ön araştırma yapan İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın müfettişlerinin 28/12/2016 tarih 97299 numaralı raporunu gazetemizde yayınlamıştık.

Söz konusu raporun 54. Sayfasının sonuç paragrafında, ‘’SONUÇ’’ başlıklı bölümde de ifade edildiği gibi, Adalar Belediyesi’nde bir yönetim zafiyeti daire amirlerine ve bir kısım personelin ortak ve Organize halinde hareket ederek keyfi tutum ve davranışlarla hukuka ve meri mevzuata aykırı iş ve işlemlerin yapıldığı görülmektedir.

Adalar Belediye Başkanının Hilaf-ı Hakikat (Yalan) Beyanları!!!

Bu durumda Adalar Belediye idaresine müdahale ederek yukarıda adı geçen kamu görevlilerinin ‘’Delil karartma, sahte evrak düzenleme, evrak- belge kaybetme’’ gibi endişe ve tereddütlerimiz söz konusu olduğundan kamu yararı gösterilerek 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 137-138. Maddeleri uyarınca yukarıda adı geçenlerin görevi başında kalmasında sakınca görüldüğünden ihtiyati bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılarak açığa alınması ve akabinde haklarında idari, adli yasal işlem başlatılması gerektiği mütalaa olunmaktadır.

Keza bahsi geçen belediyede idari yapının yeniden sağlıklı oluşturulmasında bu meyanda genel iş ve işlemlerin yürütülmesinde daha etkin ve verimli olmasına teminen, belediye başkanlığına ‘’KAYYUM’’ tayini cihetine gidilmesi kamu yararı düşünülerek uygun olacağı kanaatine varılmıştır.” Tespiti yine başka bir İBB müfettişi olan Necati. Ö yapmış ve Adalar Belediyesi’nde belediye başkanının, birim amirleri ile beraber kurduğu yapının neredeyse organize bir sisteme dönüştüğü, yapılan ihalelerin sistematik şekilde yandaşlara veya kayırdıkları firmalara verildiği, dolayısıyla kamu zararı oluşturulduğu, bu durumun personel değiştirmesi ile düzeltilebilecek sınırları geçtiğini ancak ‘’KAYYUM’’ tayini ile çözülebileceği yönünde raporlama yapmıştı.

Adalar Belediyesi’ndeki yönetim, kamu kaynaklarının israfı ve organize bir yapılandırma içinde olduğu müfettiş raporlarıyla sabittir. İki değişik İBB müfettiş raporu da benzer konularda birbirini teyit eder haldedir. Adalar Belediyesi pervasızca, müfettişlere bile doğru bilgi vermeme lakaytlığını göstermektedir. Bu cesareti nerden nasıl aldıkları arkalarında kim yada kimler  olduğunu kendilerini dokunulmaz görmelerinin nedeni gazetemizce anlaşılamasa da haklarında savcılıklara FETÖ/PYD terör örgütüne finansal destek sağladıkları, fetöcü fimalara direk ihale verme yöntemleri olan doğrudan temin ve pazarlık ihaleleri ile işler verdikleri, FETÖ’nün Belediyeler İmamı olduğu iddia edilen firari Erkan Karaarslan’ın belediye birim amirlerini ve memurlarına seminerler verip eğittiği ve karşılığında belediyeden eğitim paralarının ödendiğine iddiaları mevcut olup iki değişik İBB müfettişinin raporları bu iddialardaki gerçeklik payının yüksek olduğunu bize düşündürmektedir. İstanbul Terör Savcılığınca ciddiyetle bu iddiaların halen soruşturmasının yürütüldüğü bilinmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nde kamu kurum ve kuruluşlarını denetleyen müfettiş unvanına haiz denetim elemanları birçok farklı konuda inceleme ve soruşturma faaliyetleri yürütmektedirler. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının başında olan üst yöneticilerin çok geniş yetkileri bulunmak ile birlikte yargı karşısında bir imtiyazları ve ayrıcalıkları yoktur, olamazda. Sahip oldukları yetkileri sınırsız ve sorumsuz şekilde kullanma hakları olmadığı gibi müfettişlerin bu sınırları dışında yetki kullanarak kurumda çalışan memurlar ile 3. Şahısları mağdur eden memur/Belediye Başkanı/Belediye Başkan Yardımcılarını tespit etmeleri halinde hiçbir ayrım göstermeden sorumlular hakkında işlem yapmaları kamu vicdanı için şarttır. Çünkü geniş yetki ve imkânları makam başındaki kişiler altındaki memurlara karşı veya kurumda çalışan firmalara karşı bir silah olarak kullanılabilinir. 4483 S.K (devlet memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hakkındaki kanun) göre müfettiş ön incelemesi yapılmadan hiçbir devlet memuru yargı karşısına çıkartılamamaktadır. Bu adaleti müfettişler sağlayacağı için yapacakları ön inceleme raporunda tespit ettikleri suçların Memur/Belediye Başkanı/ Belediye Başkan yardımcıları diye ayırt etmeden net şekilde suçlarını belli ederek soruşturma izninin verilmesi yönünde raporlamaları görevleri icabıdır. İşlenen suçları görmezden gelmeleri veya tespit etmelerine rağmen raporlamamaları da kendilerine cezai sorumluluk getireceği gibi bu tip makam sarhoşluğundaki üst yöneticiler emirlerinde çalışan memurlara fütursuzca mobing uygulamaya devam edebilecekleri gibi 3. şahıslara da zulüm etmeye devam edebilirler.

Müfettişler tarafından olayın aydınlatılması için başvurulan en sık yöntemlerden biride şahıs ifadeleri ile kurumlardan yazılı bilgi belge istemesidir. Müfettişlere şahısların vermiş olduğu ifadeler ile kurumların yazı ile bildirdikleri bilgiler bazen gerçeği yansıtmamaktadır. Müfettiş tarafından ifadenin yada yazılı bilgilerin gerçeğe aykırı olarak verildiğinin tespiti halinde gerçeğe aykırı olarak ifade ve yazılı bilgi veren kişiler hakkında Türk Ceza Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanabilmesini teminen, ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmak zorundadırlar. Müfettiş tarafından incelenen veya soruşturulan olayı gören, maruz kalan veya konu hakkında bilgisi olan kişiler müfettiş tarafından yöneltilen sorulara verdikleri gerçeğe aykırı beyanlar neticesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 206, 267 ve 272 nci maddelerinden bir veya birkaçını göre suç işlemiş olacaklarından dolayı işlem tesis edilebilmektedir.

Umarız Adalar Belediyesi’nde yaptım oldu/keyfi uygulamalar/hasmane tavırlar ile memurları ve 3. Şahısları, zan altında bırakıp/suç isnat eden belediye yetkilileri tespit edilip  makamlarını/mevkilerini kullanarak yaptıkları zulmün önüne geçilir. Nitekim 2010-2011-2012 yılları çöp toplama temizlik ihalesinin tüm yıllar için savcılık şikayet iddiaları birbirinin fotokopisi şeklinde olduğu ve Adalar Belediyesi’nce 2012 yılının çöp toplama ve temizlik hizmet işinde benzer iddialar ile yargıya intikal ettirdiği ve 2014/97 nolu Adalar Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kamu zararı, ihaleye fesat ve görevi kötüye kullandıkları iddiası ile yargılanan yaklaşık on memurun kendilerine isnat edilen tüm suçlamalardan beraat ettiği bilinmektedir.

Adalar Belediyesi, memurların beraat kararına itiraz etmiş istinaf mahkemesine, ‘bu ihalede görev alan memurlarım suçludur’ diyerek halen görevlerinde çalışmakta olan memurlarının aleyhine bozulmasını istemiştir. Mademki bu memurlar suçludur 2018 yılı çöp toplama temizlik ihalesinde bu memurlar niye görevlendirilmiştir!  Çünkü belediye memurlarının suçlu olduğuna inanmamakta ise de alacaklı firmanın hak etmiş alacağının ödenmemesi için yasal bahane  aramakta ve memurlarına bile bu uğurda iftira yapabilmektedir. Eldeki raporlara bakıldığında Adalar Belediyesinin yaptığı yüklenicinin parasının ödenmemesi için Adalar mahkemelerinin ve savcılığının kullanılmasıdır. Ancak yüklenicinin parasının ödenmemesi için mahkemelere vermiş olmaları yüklenicinin alacağına yasal faiz işlenmesinin önüne geçmemekte ve gecikmelerden oluşan faizlerin de kamu zararı olduğunu ve bu suç içinde yetki oluru talep ettiği anlaşılmaktadır.

Özet ile İBB müfettişi Ahmet B.’ın  “suç duyurusu ve yetki oluru” raporundaki konusu  suç olan iddialar çok önemli olup Adalar Belediye Başkanını, sorumlu harcama yetkilisini ve sorumlu memurları ciddi  sıkıntıya soktuğunu tüm sorumlu personelin diken üstünde olduğunu söylemek yanlış olmaz. Memurlar başkanlarının dediğini yapmış olsalar da başkanın hiçbir ödeme evrakında imzasının olmaması kendini kurtarıyor gibi gösterse de, belediye içindeki tüm işleyişlerden kendisinin bizzat sorumlu olduğu tartışılmazdır. İllaki bu iddialar dönüp dolaşıp belediye başkanında vücut bulacak ve adalet tecelli edecektir.

Şükrü ABANOZ

 

İLGİLİ BELGELER

Belgelerin üzerlerini tıklayarak büyütebilirsiniz

Adalar Belediye Başkanının Hilaf-ı Hakikat (Yalan) Beyanları!!!Adalar Belediye Başkanının Hilaf-ı Hakikat (Yalan) Beyanları!!!Adalar Belediye Başkanının Hilaf-ı Hakikat (Yalan) Beyanları!!!Adalar Belediye Başkanının Hilaf-ı Hakikat (Yalan) Beyanları!!!Adalar Belediye Başkanının Hilaf-ı Hakikat (Yalan) Beyanları!!!

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

8 YORUMLAR

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun Dördüncü Bölümünün Kamu Güvenine Karşı Suçlar alt bölümünde:
    Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan başlıklı 206 ncı maddesinde: “(1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır”,

    5237 sayılı Türk Ceza Kanunun İkinci Bölümünün Adliyeye Karşı Suçlar alt bölümünde:
    İftira başlıklı 267 nci maddesinde: “(1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.
    (3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
    (4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

    Hadi bakalım ne olacak!

  2. Bu işlerden biraz anlayan bir olarak bu habere yorum yapmazsam olmazdı…Açıkça Hilaf-ı hakikat beyan olduğunu anlamasına rağmen, Başkanın Hilaf-ı hakikat beyanlarını suç olarak görmemesi ve bu konuya değinmemesi,Belediye Başkanını yapmış. Müfettiş Simge firmasınin ihaleli, ihalesiz işlerini, bir bir tespit etmiş. Kısaca demiş ki, Adalar Belediyesi olarak 2010-2011-2012 yıllarında toplamda 3 ihalede 557 gün ihaleli iş yaptırılmış. Ancak 3 ihale arasında o kadar uzun süreler ihale yapılmayan boşluk olunca resmi yazı ile bunun sebebini Adalar Belediyesine sormuş. Demiş ki; bu ihalesiz dönemleriniz çok uzun bir süreyi kapsıyor. Çöp toplama ve temizlik işleri Belediyelerin asli işleridir. İhalesiz dönemler de,Adalar Belediyesi olarak asli görevinizi bu ihalesiz dönemlerinizde nasıl yerine getirdiniz??? Hadi şimdi çık işin işinden.

  3. Bu yazı ile 2010-2011-2012 yılları için memurları, harcama yetkililerini, firmayı ve başkan ve başkan yardımcıları için 2016/856 sayı ile Adalar Savcılığına suç duyurusu yapan Adalar Belediyesi bu yıllardaki yapılmış olan temizlik hizmetleri pazarlık ihalelerinin yasal olmadığını, gerekçelerinin olmadan pazarlık ihalesi yapıldığını, ihaleye fesat karıştırıldığını iddia ederek suç duyurusu yaparken, müfettişin sorgusunda ise yapılan pazarlık ihalelerinin gerekçelerini sıralayarak birde örnekler vermiş olmaları savcılık şikayetlerinin düzmece olduğunun delilide olmuştur. Adalar Belediyesinin Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ve memurların beraat ile sonuçlanan 2014/97 memurların yargılanmasında da aynı iddialar vardı, 2016/856 savcılık suç duyurusunda da aynı iddiaları yapan Adalar Belediyesi müfettiş cevabını verirken ise tam tersi olarak Pazarlık – yıllarında yapılan çöp toplama temizlik ihalelerinin pazarlık ihalesi olarak yapılmasının haklı gerekçelerini aşağıda örnekleri verilerek açıklanması yapılmıştır beyanlarını yapmışlardır. Madem ki haklı gerekçeleri sıralıyorsunuz, bu yıllarda yapılan pazarlık ihaleleri için ihaleye fesat karıştırılmıştır diye savcılığa niye suç duyurusunda bulunuyorsunuz. Kendi iddilarınızı Müfettişe cevap yazınızda yalanlarken niye yalan beyanla ortada suç yokken Adalar Savcılığına biz memurları şikayet ediyorsunuz.

  4. Adalar Belediyesi İBB Müfettişi Ahmet Birkan’ın yazılı olarak talep etmiş olduğu bilgi/belgelere vermiş olduğu yazılı beyanları ile açıkça Hilaf-ı hakikat beyan yaptığı ortada olmasına rağmen Müfettişin görmezden geldiği anlaşılmaktadır. Suç duyurusu ve yetki oluru raporunda belediyenin özellikle Adalar Belediye Başkanının E-İmazalı yazısında vermiş olduğu cevabi yazısında yaptığı tespitlere göre yalan beyan olduğunu anladığı ama herhalde haberde de yazıldığı üzere halkın oyları ile seçilmiş Belediye Başkanı olduğundan olsa gerek suç duyurusu ve yetki oluru dışında tutmuş. Olmaması lazımdı.Eğer işlenen bir suç varsa kim olursa olsun cezasını çekmeli. Hukuk devletinin gerekliliği bu değil midir?

  5. Adalar Belediyesi bu örnekler ile doludur. Asil müdürler, memur olarak çalıştırılırken, taşeronda süpürgeci olarak çalışırken sözleşmeli personele geçiş yaptırılıp daha sonrada memur yapılan personleller ile görevde yükseltme sınavlarına girmeden müdür yapılanlar, müdürlük vasfı olmayan teknikerler, zabıtada memur olanlar yasalara göre aykırı olmasına rağmen halen müdürlük yaptıkları bilinmektedir. Bilgi İşlem müdürlüğünde teknikerler müdürlük yaparken asil müdürler müdür maaşı verilerek memur olarak çalıştırılmakta,müdür olma vasfı taşımayan memur,teknikerler ise müdürlük koltuğuna oturtulmakta ve müdür maaş farkı almaktadırlar. Basın yayın Müdürlüğünde görev yapan memurun memurluğu bile şaibeliyken, Belediyede her konuda söz sahibi olarak sanal Başkan/Başkan Yardımcısı olarak söz sahibi olması da, bu personelin ne gibi bir meziyetinin var olmasıyla, bu şekilde yetki sahibi olduğunu, adalılara düşündürmektedir. Adalar Belediyesinde vekaleten müdürlük yapan teknikerlerin, memurların tek özelliği ise, Başkandan yazılı talimat almadan sözlü talimatlarının yasa dışı olup olmadığına bakmadan anında yerine getiriyor olmalarının olduğunu düşündürmektedir.

  6. Meğerse bu inceleme ibb Müfettişi A.B na verilecekken birileri araya girip engellemiş, Nuri Sait Yıldırıma verilmiş. Nuri Sait Yıldırım da Maçkalı ya Atilla da Maçkalı ama bu ikisini bu soruşturmada buluşturan kim acaba. Bunu ayarlayan kişi de Trabzoblu olan hemşerileri Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İMAMOĞLU .Eee İbb müfettişi Nuri Sait te bir zaman Ekrem İmamoğluna danışmanlık yapmış, araları gayet iyi,Trabzonspor ve bir çok trabzon sivil toplum örgütünde de birlikteler. Atillayla Ekrem İmamoğlunun araları çok iyi. Hatta o kadar iyiki en güvendiği adamı N.Yaşar Kıroğlunu da başkan yardımcısı olarak adalara göndermişti. Göndermiş tiki Atilla para toplasın diye.Hoş Yaşar Kıroğluda nasıl kaçtığını bilememişti.İşte bu Ekrem İmamoğlu kendi pisliklerini temizlemeyi iyi biliyor ki Atillanınkileride temizlemeye başlamış.0 yüzden araya girerek Nuri Sait Yıldırımdan ben bu işi temizlerim sözünü alıncada ona bu dosyayı verdirmiş.İşte işin özü bu.CHP nin de bunları yaptığını görünce Akp den ne farkı var diye düşünüyor insan.Bu D.ng.lak Atilla böyle dolapları çevirmeyi iyi biliyor.

  7. Burdan ,Ada gszetesini takip ettiğni düşündüğümüz müfettiş Nuri Sait Yıldırım’a seslenmek istiyorum.Umuyoruz ki bu raporu gerçeğe uygun şekilde hazırlarsınız .Yoksa hakkınızda ki bu şaibeleri Cumhurbaşkanına kadar götürmeye hazırız.Bu saatten sonra bu başkanı koruyan herkes yasalar karşısında hakkettiğini çekecek.

  8. Yalancının mumu işte müfettiş raporları ile bu raporlara yazmış oldukları cevap yazılarına kadar yanar. Pardon yanmaya devam ederdi aslında ama bu yazışmlar Adagazetesinin eline geçince böyle ortaya çıkar. Bu haber bence Belediye Başkanının istifa etmesi gereken bir haber. Bu haber bence Belediye Başkanı istifa etmesede CHP genel başkanının Atilla Aytaç’ı partiden ihraç etmesi gereken bir haber bence. Bu haber Adalar Adliyesindeki Hakim ve Savcıların Belediyeye bakışını değiştiren haber bence. Artık Adalar Adliyesindeki hakim savcıların aklında acaba belediyeden istediğimiz resmi evraklara güvenebilirmiyiz diye düşünecekleri bir haber bence. Bu haberle Belediye itibarını herkesin gözünde sıfırlandı ama Başkanın umurunda değil. Yalancılığın belgesimi olur. Var işte resmen yalan beyan hemde yazılı imzalı. Hede elektronik imzalı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz