DOLAR 7,4048
EURO 8,9922
ALTIN 445,261
BIST 1580
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Parçalı Bulutlu

Adalar Belediye Meclisi karıştı!

11.12.2020
A+
A-

Adalar Belediyesinin bu gün yapılan Aralık ayı meclis toplantısının 2. bileşiminde ilginç gelişmeler yaşandı.

Adalar Belediye Meclisi karıştı!

Adalar Belediyesi, Aralık Ayı Meclis toplantısının 2 bileşiminde ilginç olaylara sahne oldu. Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül ve Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Engin Çelik’in meclise getirdiği önerge 4 CHP’li ve 3 AKP’li meclis üyelerinin red oyu vermesi nedeniyle reddedildi. DSP’li meclis üyesi Muzaffer Yıldırım’ın rahatsızlığı nedeniyle oturuma katılamadığı, katılmış olsaydı red oyu vereceği gelen bilgiler arasında.

Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül ve Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Engin’in Çelik’in Adalılara ek vergi külfeti getirecek olan ‘çöp dışında kalan katı atık bertaraf bedeli’ ni Adalar Belediyesi belirlesin ve Adalılardan toplansın diye meclise getirdiği önerge, duyarlı 4 CHP meclis üyesi ve 3 AKP’li meclis üyeleri tarafından reddedildi.

Hatırlanacağı üzere Demokratik Sol Parti (DSP) İlçe Başkanı Murat Pekin, avukatı DSP Adalar Belediyesi Meclis Üyesi Muzaffer Yıldırım ile açtığı davada, Mahkeme kararında ‘çöp dışında kalan katı atık bertaraf bedeli’ belirleme işleminde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle İlçe belediyelerinin böyle bir yetkisi olmadığına hükmetmişti.

Mahkeme kararında, “Evsel Katı Atık Bertaraf tesisinin Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulması, sonrasında ise katı atıkların bertarafı hizmetinden kaynaklanan maliyetin Büyükşehir Belediyesi Meclisi kararı ile belirlenmesi ile belirlenecek tarifeye uygun ücret alınması mümkündür” denilmişti. Bu kararla Adalar Belediyesinin bu ücreti belirlemesi yetkisinin olmadığı hükmü verilmişti.

Mahkeme kararı olmasına rağmen Adalılara ek bir vergi külfeti getirecek olan önerge 4 CHP’li meclis üyesi ve 3 AKP’li meclis üyelerinin red oyuyla reddedildi.

Telefonla ulaştığımız Murat pekin, “2017 aralık ayında Şirketime gönderilen katı atık bedeline karşı istanbul 7. Idare mahkemesinde dava açmıştım. Bu davayı Adalar’da ilk ben açtım. Zira bu bedeli kanunsuz olarak adalı esnaftan alıyorlar ve herkes de bunu bir şekilde ödüyordu. Ben ödemeyip dava açtım. İlk yaptıkları alelacele şirket hesaplarıma haciz uygulamak oldu ve 22 bin küsur lirayı tahsil ettiler. Arkasından davayı kazandım. Geçen yıl belediye mali hizmetler müdürlüğüne davayı kazandığım için parayı geri ödemeleri için ihtar gönderdim ve mecburen parayı hesabıma iade ettiler. Benim kazandığım mahkeme kararı başka kişilere de emsal oldu ve her dava açan bu parayı iptal ettirdi. Ancak anladığım yine malum belediye başkan yardımcısı, meclise 2021 yılında bu para alınsın diye önerge vermiş. Ancak verdiği bu yasa dışı önerge yine aklı başında duran 4 CHP li meclis üyelerinin de oyuyla reddedilmiş. Bakın bu önergeyi veren bu başkan yardımcısının bu sene verdiği üçüncü red edilen önergesi oluyor. Herhalde bu kişi bunun karşılığını siyaseten bir şekilde ödeyecektir.” dedi

İLGİLİ HABER

YORUMLAR
  1. Andrea Dorya 2 dedi ki:

    Meclis Başkan ve başkan yardımcısını tanımıyorsa bu iş bitmiştir.

    1. fahri dedi ki:

      Adalar Belediye Başkanı kendisini ddanistayın ve sayıştayın üstünde gorüyor ben mahkeme tanimam diyor heralde meclis dediğin böyle çalışır ADALAR BELEDIYE MECLISI TAM CUMHURIYETE YAKISIR BIR MECLISTIR teklif hukuki ahlaki ve hakkaniyete uygunsa gecer yoksa red yer akp ve chp li meclis üyeleri belediyeyi mahkeme masrafı ödemekten kurtarmıştir aylardır kepengi kapalı esnaftan para istemeye utanir insan aslnda meclis bu kanun mahkeme tanimazlara iyilik yapmiş

  2. zaytung dedi ki:

    Haber eksikliklerle dolu, öncelikli olarak bu tasarı meclise gelmeden önce komisyona girmedi mi? Girdi.Komisyonda kimler var ? engin ve ismail hakkı durmuş.Bunların komisyonda kol kola beraber imzaladıkları kararı mecliste ismail hakkının reddetmesi hiç etik olmamış.Ortağına kazık atmaya şimdiden başlarsa ilerde neler yapmaz ki.Engin ismailin kaçak fetö yeri için ne kadar uğraştı.İdare etti.Ceza yazdırmadı.Burada engin mağdur oldu.

  3. Ozan doğa dedi ki:

    Esnafta siftah yok bunlarda yüz. Hala nelerin peşindeler bırakın yakasını esnafın vatandaşın iş yapın icraat yapın diyeceğim nerdeee…

  4. Ramiz dedi ki:

    Bunlardan hiç bir şey olmaz. İflas etmiş kavehaneci ortaklar gibiler aynı..

  5. Masallar, Mitoslar ve Rüyalar dedi ki:

    Masalda masala bir yol vardır .
    Zamanın birinde bir padişah, bu padişahın da üç kızı varmış. Gel zaman git zaman hangi kızının kendisini daha çok sevdiği padişahın kafasına takılmış. Kızlarını huzuruna çağırıp kendisini ne kadar sevdiklerini söylemelerini istemiş. Büyük kız, “gökyüzünde yıldızlar çoktur, seni şu geceleri parıldayıp duran yıldızlar kadar çok seviyorum padişah babamız“ demiş. Ortanca kız, “dünya ki kocamandır, bilmediğimiz, gitmediğimiz yeri, dağları, ırmakları çoktur; seni dünyalar kadar seviyorum sevgili babamız” demiş. Sıra en küçük kıza gelmiş. İçlerinde en akıllıları oymuş ve doğrusu bu ya, padişah belli etmese de küçük kızını diğerlerinden daha çok severmiş. Küçük kız, padişahın ve yakın çevresinin meraklı bakışları altında “seni tuz kadar seviyorum canım babacığım”, demiş. Hayal kırıklığına uğrayan padişah hiddetlenmiş, öylesine hiddetlenmiş ki önce kellesinin vurulmasını istemiş, neden sonra biraz sakinleyince zindana atılmasını buyurmuş. Gel zaman git zaman küçük kız zindanda çürüye dursun padişahın memleketinde kıtlık baş göstermiş. Uzak ülkelerden ipek, tuz, baharat getiren kervanlar gelmez olmuş. Tuzlanamayan etler kokmuş, içine tuz katılamayan yemekler yenmez olmuş. İşte o zaman padişah nasıl bir hata yaptığını ve küçük kızının aslında kendisini ne çok sevdiğini anlamış.

    Oropaşi Meseli’nde (Sevgi Masalı) ihtiyaç duyulan özne değişir, tuzun yerini rüzgâr alır:

    Hava çok sıcak ve bunaltıcıdır. Yağmurla birlikte nem artmış, nefes almak güçleşmiştir. Dağa yukarı oduna giden karı koca, mola verdikleri uçurumun başından aşağılara, ağaçların üzerinden kalkan sise bakmaktadır. Adam dönüp karısına kendisini ne kadar sevdiğini sorar. Kadın derin bir iç çekerek, “şimdi serin bir rüzgâr çıksa, ciğerlerimiz taze havayla dolsa da rahatlasak. İşte seni ben o esip bizi rahatlatacak rüzgar kadar seviyorum” der. “Seni her şeyden çok, dünyalar kadar çok seviyorum” gibi bir yanıt bekleyen adam bu yanıt üzerine zıvanadan çıkar, tartışmaya başlarlar. İtiş kakış derken kadın uçurumdan aşağıya düşer, ölür. Adam korku ve telaşla kendisini dağa vurur. Kan ter içinde nefessiz kalmıştır, bayılmak üzeredir. Tam o sırada hafif bir rüzgar çıkar, adam rahatlar. İşte o zaman nasıl bir hata yaptığını, karısının aslında kendisini ne kadar çok sevdiğini anlar ama artık çok geçtir.

    Sen en çok karını sevmeliydin ve çok hatalar yaptın. Aile her şeydir. Nokta.

  6. andrea dorya 1 dedi ki:

    İlçe yönetecilerini tanımayan bir ilçe başkanı, gurup başkanını tanımayan meclis üyeleri, komisyonda başka mecliste başka davranan üye, ortak iş yapan farklı partilere mensup meclis üyeleri, mahkeme kararı tanımayan (ya da bihaber) belediye başkanı sizden hayır bekleyen adalıların aklına şaşarım.

  7. Times New Roman dedi ki:

    Bizde siyasi gelişmeleri yorumlamak için ‘nesnel’, ‘bilimsel’ analizlere artık ihtiyaç kalmadı. Bu alanda ilgi zaten hep azdı; şimdi ise hiç kalmadı.

    Bana kalırsa günümüzde masallar ve Nasreddin Hoca fıkraları gidişatı çok daha iyi açıklıyor. Örneğin çocuklara anlatılan Kurt ve Kuzu masalı… Hani aç bir kurt, derede su içen kuzuya yaklaşıp, ‘Bak Kuzucuk’ demiş, “Sen benim suyumu kirletiyorsun; ben de seni yiyeceğim!”. Kuzunun “Aman Kurt Hazretleri, bu nasıl olur; dere senin tarafından bana doğru akıyor!” demesi de kurdu büsbütün öfkelendirmiş ve şöyle ulumasına yol açmış: “Onu bunu bilmem; ben kararımı verdim! Seni yiyeceğim!”.

    İşte son zamanlarda adalarda hak ve hukuk alanındaki kazanımların birer birer ‘yenmesi’ de buna benziyor. Galiba artık sık sık duyduğumuz ‘yedirmeyiz!’ lafı da siyaset diline böyle girdi.

    Oysa garip şekilde bu söz de daha çok erdemsiz ve avanesinin yetkilerini koruma ve artırma amacıyla kullanılıyor! Ve bu koşullarda da yiyen yiyor; rejim de ‘Ulu Hakan’ın istibdadına doğru yol alıyor. Üstelik muhalefet cephesi de oklarının önemli bir kısmını kendi içindeki hasımlarına çevirmiş, bu gidişata yardımcı oluyor!

    O halde ne yapmalı?

    Artık ‘düşünce özgürlüğü’, ‘demokrasi cephesi’ gibi büyük (!) lafların zamanı geçti. Sadece ‘erdem’ sahibi olmak, bazı durumlarda seçim yapmayı kolaylaştırıyor. Tıpkı bir Nasreddin Hoca fıkrasında olduğu gibi…

    Hani Hoca’nın önüne iki şarap fıçısı koymuşlar ve “Hoca, biz seçemiyoruz; ne olursun bize yardımcı ol, hangisi daha lezzetli?” diye sormuşlar. O da birinden bir yudum almış ve hemen öbür FIÇIYI göstererek “Budur!” demiş. Kendisine “Nasıl olur Hoca? Öbürünü tatmadın bile!” diyenlere de “Bundan kötüsü olmaz!” yanıtını vermiş…

    Korkarım biz de Adalar siyasette hızla böyle bir seçime doğru yaklaşıyoruz.

    Tüm bu ayak seslerinde Çanlar kimin için çaliyor…

  8. Nihilist Felsefe dedi ki:

    Dünya ilk adimi atmaktan korkan yalnız insanlarla dolu olmasına rağmen diğer meclis üyelerini, parti ayirmaksizin tebrik ederim… Bravo size. İzin vermediniz.
    Hayatta en kötü şey bir kişinin kendi kararlarını alamaması, başkalarının kuklası olmasıdır. Bu çok erdemsiz bir durumdur. Buna izin verme, kendine bunu yapılmasına izin verme, bedeli ne olursa olsun.

  9. Mülayim MUTEDİL dedi ki:

    İnsanda biraz olsun, akıl mantık ve feraset olur. Millet canıyla uğraşıyor, onlar nerden para kaparızın peşinde.
    Allah aşkına Adalar Belediyesinin, Büyük Şehir olmadan; kendi başına yaptığı tek bir olumlu işini gören var mı.

  10. Enişte dedi ki:

    Biride çıkıp demiyor ki bu emlak vergileri ne olacak ?
    Boğazda yalıda oturan komşum (şaka değil) verdiğim emlak vergisini duyunca şok oldu. Tamam belediye belki bu vergilerle vs geçiniyor ama bu kadar da olmaz ve kardeşim. Yazıktır.

  11. Andrea Dorya 2 dedi ki:

    İster misiniz bu … ilçe başkanı ya banane ben bunu saymam yeniden oylatacağım desin. Hayır diyen meclis üyelerini ihraçla tehdit etsin. Keko bilmez ki hayırlı meclis üyelerini bitireyim derken yasaya aykırı bir durumu meclisten geçirirken kendini bitirir.

    1. Andrea dorya 1 dedi ki:

      Ya bu k.ko ilçe başkanı Farsakoğlunun hakaret ederek, aşağılayarak görevden aldığı başkan yardımcısı değil mi? Alışmış bu keko aşağılanmaya zaar.