DOLAR 8,8886
EURO 10,3929
ALTIN 496,068
BIST 1383,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Çok Bulutlu

Adalar Belediyesi 2020 Kesin Hesabı, 2. kez reddedildi

26.05.2021
A+
A-

Adalar Belediyesinin “2020 Yılı Gelir Gider Kesin Hesabı ve Taşınır Kesin Hesabı”, meclis toplantısında 2. kez oy çokluğu ile reddedildi.

Adalar Belediyesi 2020 Kesin Hesabı, 2. kez reddedildi

Adalar Belediyesinin “2020 Yılı Gelir Gider Kesin Hesabı ve Taşınır Kesin Hesabı”, meclis toplantısında 2. kez oy çokluğu ile reddedildi. Adalar Belediyesinde 21 Mayıs’ta yapılan oturumda reddedilen söz konusu hesaba ilişkin teklif bugünkü olağanüstü toplantıda yeniden gündeme geldi. Yapılan oylamada, Belediye Başkanı Erdem Gül ile birlikte 5 CHP’li üye kabul yönünde oy kullanırken, 3 CHP’li, 3 AK Partili ve 1 DSP’li meclis üyesi ret oyu verdi. Böylece, Adalar Belediyesinin “2020 Yılı Gelir Gider Kesin Hesabı ve Taşınır Kesin Hesabı” bir kez daha reddedildi.

Şimdi ne olacak?

Bu olayın hem idari boyutu hem de hesap denetim boyutu var. İdari boyutu, Kaymakam ve İçişleri Bakanlığı üzerinden yürüyecek. Hesap denetim boyutu da Sayıştay üzerinden yürüyecek, bir de Danıştay boyutu var. Eğer suç unsuruna rastlanırsa, İçişleri bakanlığı tarafından veya Sayıştay tarafından hangisi suça rastlarsa idare mahkemesinde dava açılacak.

Hesap denetim konusu şu; bu aynı zamanda bütçe görüşmesidir. Bütçenin onaylanmadığını gösteriyor burada. Belediye, Haziran ayının sonuna kadar meclis kararlarını veya ret kararını Sayıştay’a göndermek zorunda. Hesap denetimi yapacak Sayıştay. Hesap denetiminde tutarsızlık bulunursa bunun dava yönünü açacaklar. Danıştay’a gönderecekler veya kendileri kamu zararı çıkaracaklar.

Kaymakamlığın ise önünde iki seçenek var. Birincisi, meclis kararı kendisine geldikten sonra direk mahkemeye gidebilir. İkincisi de İçişleri Bakanlığına gönderir. Bunlardan birini yapmak durumunda.

İçişler Bakanlığının ise önünde iki yol var. Birincisi, meclisi kitledikleri sebebiyle meclisin feshi için Danıştay’a başvurabilir. Danıştay’da bir ay içinde karar vermek zorunda. Ya da İçişleri Bakanlığı, yöneticileri, belediye başkanı, yardımcısı, birim müdürlerini görevden alma yoluna gidebilir. Görevden alır. Kayyum atar. Belediyenin seçime gitmesi için görüşte bulunur.

YORUMLAR
  1. Andrea Dorya 2 dedi ki:

    Adalar halkı böyle bir yönetimi ve Belediye Başkanını haak etmiyor. Her ne kadar herkes hak ettiği şekilde yönetilir dense de, aslında Adaların yerleşik seçmeni bu yanlış adama oy vermemişti. Bu çulsuza oy verenler durumdan bi haber olan yazlıkçı seçmen ve kişisel menfaati peşinde koşan siyaset esnaflarıydı. Geldiğimiz durumdan birinci derece sorumlu olan KeMAL ve şürekası ile, adalardaki siyaset esnaflarıdır.

  2. Mülâyim MUTEDİL dedi ki:

    Adalı secmenler, bakmadan etmeden, CHP genel merkezince her önüne konan her kim olursa olsun; düşünmeden, koşa koşa oy verdiği sürece bu kısır döngü aynen böyle devam edecektir.

  3. Serkan dedi ki:

    Bir sonraki seçimlerde yine bazıları öne atlayıp bu sefer Adalı bir aday istiyoruz yoksa oy vermeyiz diye ahkam kesecek ancak sonra önlerine atılan birkaç kemik karşılığında daha önce de yaptıkları gibi susup paşa paşa söylenen adaya oy verecekler. Her dönem beterin beteri geliyor ama bizim bazı Adalılar hala akıllanmıyor.

  4. Serkan dedi ki:

    Her seçimde “Belediyenin önüne Başkan Adayımız diye Eşek bağlasam kazanır” mantığı güdenler mi yoksa her defasında bunu doğrulayan seçmen mi suçlu?

  5. Serkan dedi ki:

    Şimdi bu reddetme olayı bir intikam mı yoksa gerçekten ortada bir usulsüzlük mü var? Acaba hangisi daha vahim bir durum? 🤔