Adalar Belediyesinin avukatlarına soruşturma!

Share

Adalar Belediyesi avukatları hakkında EDİNİM İFASINA FESAT karıştırdıkları iddiasıyla soruşturma izni verildi!

İçişleri Bakanlığı, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün 04.11.2016 tarih ve 9155350-250-E.24502 sayılı yazısı ile Adalar Belediyesi hakkında ön araştırma yapan İBB Teftiş Kurulu Başkanlığının, müfettişlerinin 28/12/2016 tarih 97299 numaralı raporları ile Adalar Belediyesi için KAYYIM atanması istenmesi, Kamu Kurumu olan Adalar Belediyesinin güvenilirliğini şüpheye düşürdüğü için bu araştırma raporu sonrası Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ANKARA’dan gönderilen Hasan YILMAZ ve Mehmet Akif CELEP isimli Mülkiye Müfettişleri yaptıkları ÖN İNCLEME soruşturmasında, belediyeden yardımcı Avukat Hizmet Alım işini alan OPTİMUS firmasının hak edişlerinde EDİMİN İFASINA FESAT suçu olacak şekilde usulsüzlüklere rastladıkları ve yapılan soruşturma neticesinde belediyede yardımcı avukat olarak çalışan Tarık Değirmenci isimli avukata Cumartesi günleri çalışmamasına rağmen peşi sıra iki ihale boyunca her cumartesi çalışmış gibi para ödendiğini, puantaj cetveline imza atanlardan birisinin de belediye avukatı Nilüfer HASANÇEBİ olduğunu tespit etmişler ve Adalar Kaymakamlığının 21/11/2018 tarihli 6 nolu kararında “Hizmet alımıyoluyla çalıştırılan Avukat Tarık DEĞİRMENCİ’nin cumartesi günleri çalışmamasına rağmen, çalışıyor gösterilip para ödendiği iddiası ile ilgili olarak, Avukat Tarık DEĞİRMENCİ’nin hazırlanan İdari ve Teknik Şartnameler gereğince cumartesi günleri normal mesai yapması gerekirken, Vardiya devir-Teslim Defteri kayıtları ve Özel Güvenlik Personelinin beyanlarına göre cumartesi günleri Belediye Hizmet Binasına gelmediği, normal mesaisinitamamlamadığı, ancak cumartesi günleri çalışmış gibi puantaj cetveli ve hakediş raporları hazırlandığı; bunun sonucunda 2016 yılından itibaren(2017Temmuz  ayı sonu itibariyle) cumartesi günleri çalışması karşılığı olarak 21.545,95TL fazla ödeme yapıldığı anlaşıldığından,tanzim edilen puantaj cetvelleri ve/veya hak ediş raporlarında imzaları bulunan ve öninceleme yapılanlar hakkında iddialar sübuta erdiğinden, Adalar Belediyesi Yazıİşleri Müdür Vekili, Avukat Nilüfer HASANÇEBİ;Harita Mühendisi Mehlika SEVÜK,Mimar Zeynep GÜNDOĞAN,Müdür Yeşim ŞENER,Gerçekleştirme Görevlileri  Funda YALÇINKAYA ve Yusuf GEDİKLİ hakkında 4483 S.Yasanın 6’ıncı maddesi uyarınca “SORUŞTURMA İZNİ VERİLMESİNE”  kararın Adalar Cumhuriyet Başsavcılığına, şikayetçi ve hakkında ön inceleme yapılanlara tebliğine, karara itiraz edilmesi halinde,tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük yasal süre içersinde, İstanbul bölge mahkemesine sunulmak üzere Adalar kaymakamlığına verilmesine 21/11/2018 tarihinde karar verildi.” denmiş ve karar ihalenin denetiminde  görevli olan denetim memurları, gerçekleştirme memurları ve ihale yetkilisi/harcama yetkilisine, Adalar Kaymakamlığı tarafından tebliğ edilmiştir.

Adalar Belediyesindeki avukatların karıştığı soruşturma izni Tuzun koktuğu andır.

Bilindiği üzere  “Tuz koktu” deyimi, denetim mekanizmasının yozlaşmasını ifade eden bir deyimdir. Bir olaydaki olumsuzluğu gidermesi gereken unsurun da o olumsuzluğa karıştığını belirtir. Olumsuzluklar karşısında çaresizlik ifade eden “Et kokarsa tuz basılır, tuz basılır, tuz kokarsa çare ne?”

Adalar Belediyesinin avukatlarına EDİMİN İFASINA FESAT’tan soruşturma izni verildi!

Hukukta bozulan gidişatı, verilen yanlış kararları, düzeltecek mekanizma vardır. Ama eğer hukukçular  ve kanun adamları bozulmuşsa, artık bu düzeltmeden umudu kesmek gerekir, şeklinde bir sonuç çıkmaktadır ki, Adalar Belediyesi’ndeki Avukatların karıştığı 2016 yılında ihale edilen İKN: 2016/73636 9,5 ay süreli 1 kişilik Yardımcı Avukat Personel Hizmet Alımı 4734S.K – 21-F ihale yöntemi ve 2017 yılında İKN: 2016/609073 no ile ihale edilen Yardımcı Avukat Personel Hizmet Alım İşi İhalesi olmak üzere toplamda iki ayrı yılda, iki ayrı ihalede Edimin İfasına Fesat belediye avukatının da aralarında olduğu ve çoğu vekaleten müdürlerin oluşturduğu denetim komisyonu tarafından işlenmiş olması iddialar doğru ise utanç vericidir.

Yani kanunları en ince ayrıntısına kadar bilen belediye avukatları, belediyenin borçlu oldukları firmalara para ödememek için firmanın 9 yıl önce yaptığı geçici ve kesin kabullerini yaptırıp belediyeye teslim ettiği  çöp toplama ve temizlik hizmet alım işleri için, Hukuk işleri-Fen İşleri arasında yazışmalar ile UBD isimli muhasebeci firmaya, kamu kurumlarının, sorgusuz sualsiz ihale verme yöntemi olan doğrudan temin usulüyle işi verirken, “yargı mercilerinde kullanılmaya elverişli(hükme esas alınacak nitelikte)rapor” tanzim edilmek üzere sözleşmeler yapıp kamu zararı raporu düzenlettirip, (İBB Teftiş Kurulu Raporunda kamu zararı diye tespit yapıldığı) mahkemeler için  deliller oluşturup, edimin ifası ile Adalar Cumhuriyet Savcılığına şikayetler yaparken kaderin bir cilvesiyle  Edimin İfasına Fesat işlemini, belediyenin avukatlarının sebep olduğu, belediyedeki Birim Müdürleri ile müştereken adeta organize yapıkları ortaya çıktığı, Mülkiye Teftiş Kurulu Müfettişlerince bu suçların tespit edildiği, sübuta erdiği, Adalar Kaymakamlığının  21/12/2018 tarih, 6 sayılı kararı ile  takkelerinin düştüğü ve kellerinin gözüktüğü ortaya çıkmıştır.

Belediye avukatlarından biri fazla para almak, diğeri de yardımcı avukata fazla para vermek için dolaylı/dolaysız edimin İfasına fesat karıştıkları, diğer imza sahipleri olan memurlar ise vekaleten müdürlük yapıp ta müdürlük maaş farkı aldıkları için, yardımcı avukata hak etmeden  fazla para verilmesinin ve kamu zararı yaratılmasının kendilerini rahatsız etmedikleri anlaşılmaktadır.  Çünkü vekaleten müdürlük yapan memurlarda benzer şekilde bir kamu zararına sebep olduklarının bilincindedirler. Adalar Belediyesi’nde görevde yükselme sınavlarına girerek liyakatı hakederek asaleten kadrolu müdür olmuş personel, Belediye Başkanının inisiyatifi ile müdürlük maaşı verilerek belediyede düz memur olarak çalıştırılırken, tekniker gibi liyakatı onanmamış ama Belediye Başkanının sözünden dışarı çıkmayan personeller, Belediye Başkanının bir yazısı ile vekaleten müdürlük yapmaya, müdürlük maaş farkı almaya, dolaylı olarak kamu zararı oluşturmaya, bu maddi kazanım ve makam karşılığında Belediye Başkanının yazılı ve legal  olmayan talimatlarını yerine getirmek zorunda kaldıklarını düşünmekteyiz.

Adalar Kaymakamlığının bu soruşturma izninden önce, yine Adalar Belediyesi’nde benzer şekilde yaklaşık 20’ye yakın personele çeşitli ihalelerdeki bir takım usulsüzlükler nedeniyle ayrı ayrı soruşturma izinleri verilmişti. Belediye Başkanı Atilla AYTAÇ için  ise Adalar Belediyesine ait Plaj ve Bungalovların açık ihale yapılmadan İşletme Müdürlüğüne devredilmesi ile ilgili bir soruşturma izni verildiği söylenmektedir.

Bilindiği üzere gazetemizin yayınladığı KAYYUM raporu olarak bilinen İBB müfettişlerinin raporunun 54. Sayfasında ise aşağıdaki devlet kurumunda olmayacak  tespitlerin yer almaktaydı.

“Adalar Belediyesi’nde bir yönetim zafiyeti daire amirlerine ve bir kısım personelin ortak ve organize hareket ederek keyfi tutum ve davranışlarla hukuka ve meri mevzuata aykırı iş ve işlemlerin yapıldığı görülmektedir.” Bu durumda Adalar Belediyesine acil müdahale ederek, yukarıda adı geçen kamu görevlilerinin, “Delil karartma, sahte evrak düzenleme, evrak-belge kaybetme” gibi endişe ve tereddütlerimiz söz konusu olduğundan, kamu yararı gözetilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 137-138. Maddeleri uyarınca yukarıda adı geçen …..memurların, görevi başında kalmasında sakınca görüldüğünden ihtiyati bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılarak, açığa alınması ve akabinde idari, adli yasal işlem başlatılması gerektiği mütalaa olunmaktadır.” denmektedir.

Aynı raporun sonuç kısmında ise; “Bu durumda Adalar Belediye İdaresine müdahale ederek, yukarıda adı geçen kamu görevlilerinin, ‘’Delil karartma, sahte evrak düzenleme, evrak- belge kaybetme’’ gibi endişe ve tereddütlerimiz söz konusu olduğundan, kamu yararı gösterilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 137-138. Maddeleri uyarınca yukarıda adı geçenlerin görevi başında kalmasında sakınca görüldüğünden, ihtiyati bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılarak, açığa alınması ve  akabinde, haklarında idari ,adli yasal işlem başlatılması gerektiği mütalaa olunmaktadır. Keza, bahsi geçen belediyede idari yapının yeniden sağlıklı oluşturulmasında, bu meyanda genel iş ve işlemlerin yürütülmesinde daha etkin ve verimli olmasına teminen, Belediye Başkanlığına ‘’KAYYIM’’ tayini cihetine gidilmesi kamu yararı düşünülerek uygun olacağı kanaatine varılmıştır.” denmektedir.

Bu rapordan da anlaşıldığı üzere, Adalar Belediyesi’nde sahte evrak/belge tanzim etmenin, sıradan işler haline geldiği, İİB Müfettişlerince de tespit edildiği hatta Belediye avukatlarının da birbirlerine çalışmadığı günlerde çalışmış gibi Puantaj da gösterip altını imzalayarak sahte belgeler ürettikleri, Mülkiye Müfettişlerinin belediyenin özel güvenlik personellerinden aldıkları ifadelerde ise, 2016 ve 2017 senesi içerisinde Tarık DEĞİRMENCİ’nin Cumartesi günleri belediyenin Hizmet Binasına HİÇ gelmediğini beyan etmişler ve hafta sonu hizmet binasına gelen gidenleri kaydettikleri Vardiya Devir- Teslim Defteri kayıtlarında avukatların geliş gidişlerin görünmediğini, dolayısıyla Hakediş ödemesinde imzası olan gerçekleştirme görevlilerinin, denetim memurlarının ve harcama yetkilisi/ihale yetkilisinin ifadelerinin alındığı, hak edişte denetim memuru imza sahiplerinden eski Mali Hizmetler Müdürü olan ve halen müdür kadrosunda bulunan Yeşim ŞENER’in savunmasında Tarık DEĞİRMENCİ için özetle “Cumartesileri belediye Hizmet Binasına gelmemiş olmasının çalışmamış olduğunu göstermeyeceğini, belediyeye gelmeden de çalışabileceğini, Vardiya Devir- Teslim Defterinin hak ediş ödemeleri için ölçü olamayacağı gibi bir savunma yaptığı, Belediye avukatı Nilüfer HASANÇEBİ’nin ise iş kanunun 66. Maddesini ileri sürerek Cumartesi günleri adliyelerin açık olmadığını bilmesine rağmen Bakırköy’deki, Kartaldaki  davalar için gidebileceği, yolun uzun olduğu, yolun iş süresinden sayılması gerektiğini ileri süren bir savunma yaparken Cumartesi hiçbir adliyenin açık olmadığını, İşletme Müdürlüğünü vekaleten yürüten Mehlika SEVÜK’ün, İmar ve Şehircilik Müdür vekilliğini yürüten Zeynep GÜNDOĞAN’ın, eski İnsan Kaynakları Müdürü Funda YALÇINKAYA’nın da, benzer savunmalar yaptığı, ancak yapılan savunmaların inandırıcı olmayan gerekçeler olması nedeniyle soruşturma izni verildiği anlaşılmıştır.

Bu soruşturma izni ile Adalar Belediyesinin  hukuk çalışanlarının bile bir kanunsuzluk içinde oldukları, meslektaşı avukatın fazla para alması için puantaj cetvelinde çalışmadığı günleri ile çalışmış gibi gösterip altına imza atmakla sahte belge hazırlamaktan farkı olmayan belgeler ürettikleri, bu belgeler ile kamu kaynaklarından fazla ödemeler yaptırdıkları tespit edilmiştir. Tabi Kaymakamlığın bu kararını, İdari Mahkemeden bozdurmak için itiraz edecekleri kesin ise de kamu zararı olan bir Kaymakamlık Soruşturma izninin hiçbir İdari Mahkeme normal şartlarda bozmayacağını düşünüyoruz.

Ancak yargı ile aklanma veya cezalandırma olacaktır. Şu ana kadar alınan ifadeler ve dosyasında toplanan deliller bakımından, zincirleme olarak konusu aynı olan art arda iki yıl gerçekleştirilen iki ihalede de (2016 ve 2017 yılları) Edimin İfasına fesat yapıldığı anlaşılmaktadır. Yani hem 2016 yılındaki ihalede, hem de 2017 yılındaki ihalede zincirleme aynı  suçun işlendiği tespit edildiğine göre soruşturma izni verilen belediye personelinin aynı suçtan iki kere ceza almaları söz konusu olduğunu düşünmekteyiz.

Edimin ifasına fesat karıştırma suçu, “ihale kararının kesinleşmesinden sonra ihaleyi kazanan gerçek veya tüzel kişinin idareyle sözleşme imzalaması ile birlikte edimin ifası sürecinde edimin hiç veya gereği gibi ifa edilmeyerek kamunun zarara uğratılması ile oluşur ve Savcılık TCK. 236 maddesine göre yargılanmalarını talep eder. Tabi ki Savcılığın Resen tespit ettiği diğer suçlar ayrıca yargının konusu olacaktır. ”

Madde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2016 ve 2017 yıllarında, ayrı ayrı işlendiği tespit edildiğine göre mahkumiyet alındığında verilecek cezanın da iki katının olacağını  düşünmekteyiz)

(2) Aşağıdaki fiillerin hileli olarak yapılması halinde, edimin ifasına fesat karıştırılmış sayılır:

a) İhale kararında veya sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul edilmesi.

b) İhale kararında veya sözleşmede belirtilen miktardan eksik malın teslim veya kabul edilmesi.

c) Edimin ihale kararında veya sözleşmede belirtilen sürede ifa edilmemesine rağmen, süresinde ifa edilmiş gibi kabul edilmesi.

d) Yapım ihalelerinde eserin veya kullanılan malzemenin şartname veya sözleşmesinde belirlenen şartlara, miktar veya niteliklere uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.

e) Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesine veya eksik verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi.

(3) Edimin ifasına fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.

Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesi veya eksik verilmesine rağmen, verilmiş gibi kabul edilmesi (f. 2/e): Burada ise, konusu hizmet olan edimindeki niteliksel ve/veya niceliksel olarak eksik ifaya neden olan hileli davranışlar cezalandırılmaktadır.

Yukarıdaki başlıklar altındaki seçeneklerde ince ayırım iştirak hükümleri bir tarafa bırakıldığında- edimi “kabul eden” kişinin cezalandırılmasına rağmen “teslim eden”in suç tanımına alınmaması olgusudur. Suçla korunan hukuki değer gözetildiğinde bu durumun bir eksiklik olduğunu düşünmekteyiz.

Kanunlar sözleşmeler ile yapılan işin, idarece teslim alındıktan sonra teslim edeni cezai yaptırımlardan muaf tutmuş olması adaletsiz gibi görünse de,  edimin borçlanılan şekilde ifasının takibinin ve cezai müeyyidelerinin, idare(kabul eden) ile yüklenici (teslim eden)arasında imzalandığı, sözleşmeler ile sabitlendiği, bu sözleşmelerdeki cezai yaptırımların  uygulanıp uygulanmaması noktasında idarenin tam yetkili olmasına rağmen kullanmayışından yüklenicinin cezai  sorumluluğunu o noktada bitirdiği düşüncesi ile olduğunu düşünmekteysek te kanun koyucunun, işi idareye teslim edeni suç tanımına almamasının haklı gerekçesi elbette vardır ve gazetemizin Türk Adalet sistemine güveni  tamdır.

Ancak, devletimizin Kamu Tüzel Kişiliği olan Adalar Belediyesi’nde artık sahte belge hazırlamak iddialar doğru ise hele hele belediye avukatları ile de  yapılıyorsa insaf demekte öfkemizi açıklamaya kafi gelmemektedir.

En azından taşeron firmada çalışsa da bir kanun adamı ve hukukçu olan Tarık DEĞİRMENCİ, çalışmadığı günlerin kendisine ödenmesinin cezai sorumluluk getirdiğini meslektaşı Av. Nilüfer HASANÇEBİ’ye ve diğer mesai arkadaşı personellere söyleyip yanlış yaptıklarını, fazla ödenen çalışılmayan günlerin kamu zararı olarak kendilerine bir şekilde dönebileceğini, mahkumiyet cezası ile karşı karşıya gelebileceklerini ikazda edebilirdi. İki yıl boyunca fazla para almasına rağmen, hiç fark etmediğini düşünmek mümkün değildir. Fazla para aldığını fark etmesine rağmen suskun kalması ve en azından meslektaşını uyarmamış olması da  memurluk, avukatlık etiğine de zıt olduğu gibi kişinin dürüstlüğünü de sorgulanır hale getirmektedir. Bu olayda baş aktör olmasına rağmen çalışmadan aldığı günlerin parası için ses çıkartmaması, fazla aldığı parayı hak etmedim diye iade etmemesi, daha bu olay başlamadan 2016 yılının ilk ayında önünü kesmemesi ve iki yıl boyunca fazla para almaya devam etmesi, müfettişler tarafından ifadesi alınmamış olması enteresandır. Acaba aylık çalışma karşılığı aldığı maaşında, çalışmış olduğu bir eksik gün olsa hemen itiraz etmeyecek miydi? Hiç zannetmiyoruz.

Vatandaşımızın devletimize olan güveni bu örnek ile istismara uğradığı açıktır.  Belediyenin resmi WEB sitesinden bakıldığında hukuk İşleri yani belediye avukatları belediye başkanına direk bağlıdır. Yani bu talimatı muhtemelen belediye başkanı tarafından ihaledeki denetim memurlarına, gerçekleştirme görevlilerine ve harcama yetkilisine direk olarak bizzat belediye başkanı tarafından verildiğini düşünmekteyiz. İfadeleri alınan memurlar ise belediye başkanının emrini telaffuz etmemeleri ve onu koruyor gözükmeleri acaba yargılama zamanı geldiğinde ve şu anki belediye başkanı görevde olmayınca da geçerli olabilecek midir ? 

Bizce yargılama zamanı geldiğinde yargı karşısına çıkan memurlar tek bir ağızdan o an görevde olmayacak olan belediye başkanının talimatı ile yaptıklarını beyan edeceklerini, kendilerinin emir komuta silsilesi ile yapmak zorunda kaldıklarını, yoksa bir dizi mobing ile karşı karşıya kalabileceklerini beyan edeceklerini ve davaya belediye başkanını da dahil edeceklerini düşünmekteyiz.

İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca yapılan araştırma raporunda ise; ifadeleri alınan personellerden Mali Hizmetler Eski Müdürü Yeşim ŞENER’in; 17 yaşındayken haksız olarak Adalar Belediyesi’ne memur  alındığı  KAYYUM raporunda tespit edildiği,  Fen İşleri eski Müdürü ve şu an İmar ve Şehircili Müdürlüğüne vekaleten yürüten Zeynep GÜNDOĞAN’ın ise Fen İşleri Müdürlüğü bünyesindeki belediye araçlarının tamir, bakım ve onarım işlerinde evrak üzerinde gerekli kontrol yapmaksızın fahiş ödemelere göz yummak, ihtiyaç olmadığı halde Mali Danışmanlık Hizmeti alarak UBD ( Ulusal Bağımsız Yönetim Firması) evraklarını imzaladığı, FETÖ’nün Belediyeler İmamı firari Erkan KARAASLAN’ın çözüm ortağı olduğu iddia edilen firmalarına usulsüz ihale evraklarını imzaladığı,  İnsan Kaynakları eski Müdürü olan Funda YALÇINKAYA’nın; personel giderleri % 30 aştığı halde, yeni sözleşmeli personel alımı yapmak, yine FETÖ’nün Belediyeler İmamı firari Erkan KARAASLAN’a ait 20.06.2014/843-1 no’lu ödeme emrine esas teşkil eden dosyada, ihtiyaç olmadığı halde kamu mali yönetimi eğitimi işini usulsüz satın almak, (Teklif alınan iki firma E.KARAASLAN’a ait) 20.12.2013 tarih, 2085/1 no’lu ödeme belgesine esas teşkil eden dosyada tek teklifle satın alma yaparak 20.12.2013 tarih ve 2079/1 ödeme emrine istinaden tek teklifle satın alma yapılması, Fen İşleri eski Müdürü ve şu an İşletme Müdürü olan Mehlika SEVÜK’ün İşletme Müdürlüğü’nü vekaleten yürüttüğü, FETÖ’nün Belediyeler İmamı firari Erkan KARASLAN’ın çözüm ortağı olduğu iddia edilen ’’ALTAŞ’’ firmasına verilen ihaleler nedeniyle usulsüz düzenlenmiş evrakları imzaladığı, Kesin Hakediş den sonra fiyat farkının düzenlendiği yeni Hakediş Raporunu imzaladığı gerekçeleri ile yukarıdaki adı geçen memurlar için KAYYIM raporunda, Devlet Memurları Kanunun 137-138. Maddeleri uyarınca yukarıda adı geçenlerin görevi başında kalmasında sakınca görüldüğünden ihtiyati bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılarak açığa alınması ve  akabinde haklarında idari, adli yasal işlem başlatılması, adı geçenin imzasının olduğu mali/ akçalı imzalı evrakı inceleme alınmasına tespitleri yapılmıştır.

Yani Adalar Belediyesi’nde görev yapan yukarıda isimleri geçen Birim Müdürleri, Adalar Belediyesi’nde 2016 yılında ve 2017 yılında 1 kişilik yardımcı avukat personel hizmet alımı işlerinde görev almışlar ve bu defada belediye avukatı dahil olmak üzere hep beraber Edimin İfasına Fesat yaptıkları iddiasıyla verilen soruşturma izni ile belediyenin içindeki bu tip işlemlerin sistematik, organize yapıldığının ispatı olmuşlardır.

Kendi aralarında çalışan yardımcı avukatın fazla para alması için hep birlikte edimin ifasına fesat karıştırmaktan çekinmeyen Adalar birim amirleri için İBB Teftiş Kurulu Araştırma Raporunda da, çok ciddi suç içeren iddialar mevcut olduğu ve bu tip usulsüzlükleri pervazsızca yaptıkları anlaşılmaktadır.

Soruşturma izni verilen, Adalar Belediyesi’ndeki görev yapan/yapmış beş müdür, 2016 ve 2017 yıllarında gerçekleştirilen iki ihalede de (Adalar Belediyesine bir adet Yardımcı Avukat Personel Hizmet Alımı), nerdeyse tüm imza sahipleri müdürlük yapmış veya halen müdür olan memurlardan olması da hayli ilginçtir.

Bilindiği üzere vekaleten müdürlük yapan personeller, asaleten müdür olmasalar da müdür haklarından faydalanıp müdürlük maaşı aldıkları İBB Teftiş Raporunda da belirtildiği ve bununda kamu zararına neden olduğu tespitleri mevcuttur. Bu ihalede yardımcı avukata, belediye başkanının belirlediği maaşın verilebilmesi için olduğunu düşündüğümüz hak edişlere, illegal imza attıracak memur olmadığı için mi acaba vekaleten müdürlük yapıp ta hak etmedikleri müdürlük maaş farkını alan personeller denetim memurluğu komisyonuna konulmuştur!

Denetim memurluğu komisyon belirlenmesinde onay belediye başkanı veya başkan yardımcısıdır. Başkan onay vermeden önce müdürlük yapan personellerin denetim memuru olarak yazılmış olması tuhafına gidip neden soruşturmamıştır ? Bu denetim komisyonunun mevcut şekliyle hazırlanmasının talimatını kendi vermediyse müdürlerden oluşan denetim komisyonu ve gerçekleştirme görevlisini fark etmemesi mümkün değildir.  Yani anlaşılacağı üzere belediye başkanı olayı yakinen biliyor ve verdiği talimatlara göre Adalar Belediyesinin 2016 ve 2017 yıllarındaki yardımcı avukat   alım hizmet ihalelerinde Av. Tarık DEĞİRMENCİ’ye çalışmadan çalışmış gibi para ödendiğini düşünmekteyiz. Bu hususların yargı aşamasında ortaya çıkacağını inanıyoruz.  

Soruşturma izni verilen memurların fazladan aldıkları maaşların ve makamların diyeti bu ihalenin hakedişlerine imza atmaları mı olmuştur? Denetim Komisyon üyelerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin müdürlerden olmasının sebebi bumudur?  Yardımcı avukata bu kadar maaş olacak şekilde ayarlama yapın talimatı gereğince mi kendi aldıkları müdürlük maaşı gibi yardımcı avukata da fazladan para verilmesini makul görüp hak edişlere imza attıkları ancak yargı aşamasındaki soruşturmalarda ortaya çıkacağı kanaatindeyiz.

Bugün itibarı ile de, Adalar Belediye Başkanı Teknik Başkan Yardımcısına bağlı olması gereken İmar ve Şehircilik Müdürlüğü (vekaleten müdür Zeynep GÜNDOĞAN), Fen İşleri Müdürlüğü (Sevgi ÜNSAL) her nedense? Belediye teamüllerine aykırı olacak şekilde direk olarak Belediye Başkanına bağlanmış ve Adalar Kaymakamlığına yeni Belediye Personel Organizasyon Şemasını resmi yazışmalar ve bilgi için göndermiştir. Teknik Başkan Yardımcısına teknik olmayan birkaç müdürlük bırakıldıysa özellikle icracı ve belediyeye gelir getiren müdürlüklere talimatları bizzat belediye başkanının kendisi yaptığı, bu müdürlüklerin Teknik Başkan Yardımcısının denetiminden kaçırıldığını düşündürmektedir. Yani Adalara Belediyesi Teknik Başkan Yardımcısı bile görünüşte kağıt üzeri başkan yardımcısı gibi göründüğü, mahkeme kararı ile makamı kendisine cebren teslim edildiği, aslında kızağa alınmış oluğu anlaşılmaktadır.

Avukat hizmet ihalelerindeki hakedişlere imza atmış olan, vekaleten müdürlük yapıp ta, müdür maaş farkı alan personelin, yargı karşısında da Edimin İfasına Fesat karıştırdıkları tespit edilmesi halinde, dolaylı/dolaysız menfaat sağladıkları (Belediyeden Müdürlük maaşı almaları karşılığımı sessiz kalıp imzalamaları bile menfaat sağlamaları olarak değerlendirilebilinir)sebebi ile bu işlemi yaptıkları gibi bir kanaat oluşması halinde, edimin ifasında kazanç sağladıkları gerekçesi ile ayrıca ek bir cezai işleme daha maruz kalabileceklerini  düşünmekteyiz.

İBB müfettişinin KAYYIM Raporunun artçı sonuçlarının, teker teker ortaya çıktığı ve devamının da geleceğini düşünmekteyiz. “Adalet soğuk yenen bir yemektir” lafının gerçekleşmesine şahit oluşumuz üzüntü vericidir. Ne böyle bir yemeği yiyelim, nede böyle bir olaya şahit olalım, ama maalesef Adalar Belediyesinde bu tip sahte evrak hazırlama iddiaları artık sıradan olağan olduğunu bizleri şaşırtmadığı daha sonra yapılacak müfettiş raporlarında benzer farklı  sonuçlar çıkabileceğini düşünmekteyiz.

Adalar Belediyesi’nde şu ana kadar, belediye başkanı hakkındaki iddiaların da doğru olduğunu kabul edilirse belediyede aktif görevdeki memurlardan herhalde 30 kadrolu personeli ile birlikte soruşturma izni verilmiş durumundadır. Adalar Belediyesi’nde çalışan iki memurdan biri soruşturma kapsamında ise diğer yarısı kızakta (Atilla Aytaç’ın görev vermediği memurlar) olduğu için soruşturma kapsamında olmadıkları bu sonucun ise İBB müfettişinin Adalar Belediyesinin ancak KAYYIM atanması ile düzelebileceği tespitini doğruladığını düşünmekteyiz. Suçluların cezalarını çekiyor olmalarını görmek ile kamu vicdanı rahatlayacaktır.  Yoksa bunca KAYYUM ve Mülkiye Teftiş Kurulu raporlarına rağmen yine mi bir yolunu bulup üstü örtüldü diye düşünen vatandaşımızın devletimize güveninin zedeleneceği de muhakkaktır.

Adalar Adliyesindeki davaların çoğunda Adalar Belediyesi taraf olarak yer almakta ve çalışmadığı halde çalışmış gibi para alan yardımcı Av. Tarık DEĞİRMECİ ile çalışmadığı halde çalıştı diye hak edişteki aylık puantaja çarpı işareti ( X işareti) koyup altına imzasını atarak kamu parasının eksilmesine, dolayısıyla Kamu Zararına sebebiyet veren Av. Nilüfer HASANÇEBİ mahkemelere pek çok resmi yazı, yazışma, belge/evrak sunarak davalara katıldıkları ve mahkemelere verdikleri benzer belge/evraklar ile davaları kazandıkları ihtimal dahilinde olabilir.

Adalar İlçemizde, Adalar Belediyesi ile davalık olup ta kaybeden taraflar, belediye avukatlarının karıştıkları Edimin İfasına Fesat suçunun sübuta ermesi ve yargı kararı ile bu suçların kesinleşmesi halinde, davalarına katılan belediye avukatları olan Tarık DEĞİRMECİ ve Av. Nilüfer HASANÇEBİ’nin  mahkemelere sundukları resmi belge niteliğindeki delillere itiraz yolu açılabileceği, delillerin gerçekliğinin mahkemece tahkik edilmesini talep edebilecekleri veya Kaymakamlığın soruşturma kararını ileri sürerek iş bu bahse konu soruşturma izni sonucundaki mahkeme kararının kesinleşmesi ile  kaybettikleri davaların tekrarını aynı FETÖ/PYD‘ye üye hakim kararlarındaki mağdurlar gibi talep etme haklarının doğabileceği önümüzdeki günlerde Adalar Savcılığının ve mahkemelerinin yoğun talepler ile karşılaşabileceklerini düşünmekteyiz.

                                                                                                                                              Şükrü Abanoz  

48 yorum

  1. Halk, Adalar Belediyesi ile alakalı bu tür haberlere o kadar alıştıki artık kimse şaşırmıyor. Halkın şaşırdığı tek şey Atilla Aytaç ve avanesi Mahmut Yerlikaya’nın bunca şaibeye karşı hala aday olma çabası. Sevgili Atilla, sen değil miydin geldiğin günden itibaren ben sadece 1 dönem Başkanım sonra asla aday olmam diyen? Sen değil miydin 5 yıllık Belediye Başkanlığı’nın 4 yılını “Şu an gözlemliyorum, Belediyenin resmini çekiyorum sonra icraata geçeceğim” diyen? Sen değil miydin Erkan Karaaslan gibi vatan hainlerinin belediyede iş yapmasına imkan tanıyan? Sen değil miydin emir verip memurlarının başını yakan ve sahip çıkmayan? Sen değil miydin okey masalarında Belediye mevzularını tartışan? Sorular böyle uzar gider. Gelelim sana Mahmut Yerlikaya, o koltuğa oturmadan az da olsa bir saygınlığın vardı. Ya şimdi? Herkese nabza göre şerbet verip, Atilla Aytaç için “ne yapayım laf dinletemiyorum” diyerek her evrağa imza çaktın. Millete başkanı şikayet edip, milleti de başkana şikayet ettin. Sana soruyorum, sen o koltukta maaş almaktan başka ne yaptın? Adalara ne kattın? Madem hiçbir dediğin olmuyor madem senin fikrin önemsenmiyor madem hiçbir yaptırımın yok o zaman o koltukta neden bu kadar oturdun? Koltuk aşkı bu kadar mı ağır bastı da dik duramadın? Hadi tüm bunları geçtim, sen değil miydin bana kendi odanda ben bir daha asla Belediye ile alakalı hiçbir şeye aday da olmam, karışmam da diyen? Ne oldu, ne değişti de koşa koşa gidip yeniden aday oldun? Bence sen o koltuğu asla ama asla hak etmiyorsun. Hiyerarşik yapının yok olduğu, müfettiş raporlarının havalarda uçuştuğu, birbirine selam vermeye korkan personelin olduğu, vatandaşla diyaloğun sadece okey masalarında kurulduğu, kurumsal kimliğini yitirmiş bu yapının sorumlusu sizlersiniz. HaberTürk’te Sevilay Yılman’ın yazısında Ekrem İmamoğlu’nun adaylık şartı olarak Atilla Aytaç’ın da aralarında olduğu bazı hemşerilerinin yeniden aday gösterilmelerini istediği ve bunun kabul edildiği yazıyor. Ben böyle bir ihtimal düşünmüyorum ama olmaz olmaz dememek lazım, bizim Genel Merkez bazen o kadar saçma sapan kararlar verebiliyor ki insan şaka galiba diyor. Kazara tekrar Atilla Aytaç aday gösterilirse kazanamayacağı aşikar. Yine de diğer aday adaylarına sesleniyorum, Genel Merkez böyle bir yanlışa imza atar ve Atilla Aytaç denen zat-ı şahaneyi yeniden aday gösterirse, partiden istifa edin ve adalı olan Bağımsız bir aday çıkarın. Belki oy bölünür ve CHP seçimi kaybeder ama Atilla ve Mahmut gibi kişilere belediyeyi tekrar bırakmaktansa ilçeye hizmet getirecek bir aday kazanmış olur. Allah biliyor ya kendi arkadaş çevremle ve büyüklerimle istişare ediyorum, olaki Atilla Aytaç yeniden aday gösterilsin ben bile gider bağımsız aday olurum, 250 oy bile alsam ki mevcut çevremle bunu yapabilirim, başta Atilla ve Mahmut’a olmak üzere Genel Merkezde bu saçma karara imza atan herkese dersini verme şansına sahip olabilirim. Hatırlarsanız Farsakoğlu seçimi sadece 216 oy ile kazanmıştı.

  2. Edimin İfasına Fesat Karıştırma Suçunun Cezası (TCK 236)

    Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

    Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Edimin ifasına fesat karıştırma suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.

    Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Edimim ifasına fesat karıştırma suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkün değildir.

    Cezanın ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Edimin ifasına fesat karıştırma suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkün değildir.

  3. Yani küçücük Adalarda olanlara inanmak gerçektende güç. Yani Adagazetesi belgeleri ile haber yapmasa hadi canım asparagas haber deyip geçecemde belgeler olunca sonuna kadar okudum. Sonra daha iyi anlıyayim yanlış kafamda yorum fikir sahibi olmayayim diye yapmıyayim diye bidaha okudum. Valla burada ne kazanç varda böyle organizasyon kurulmuş daha onu çözemedim. Ufacık Adalar belediyesinin bütçesi nolacakki neyapacaklar derken kendi kendime bunun aysberg gibi olabileceğini düşündüm. Neticede imar affı için millet belediyeye yıkıldı. İmardaki mıntıka mühendisleri bayram yapıyormuş. Herkes kaçağını affetirecek diye imardaki mıntıka mühendislerine ne paralar teklif ediyorlarmış. A be salak vatandaş bütün müracaat on line internetten yapılıyor. Kimseyepara kaptırma bunlar adamı soyar soğana çevirir.Maytaç kendi komisyoncusu olan hüsoya gönderiyor para kırıyor. Benim mi soyadım çarpar maytaçınmı çarpar ne olduğu belli değil.

  4. Eminanım çok haklısınız. Gazetede resmi belgeler dökülüyor . Dikkat ediyorum gazeteci her belgeye bir şekilde ulaşmış. Yani Kaymakamlığın soruşturma belgesi eline geçti anladımda mesul personellerin ifadelerine, o da yetmedi özel güvenlik personel ifadelerine kadar ulaşmış. Anlayamadım. İfadeyi Mülkiye müfettişine veriyorlar ama verdikleri ifadeler adagazetesinde görülüyor. Haber gazetecilik başarısı gerçekten. Adalar kamuoyunu ancak bukadar bilgilendirilir .Helal olsun gazeteciye. Bravo diyorum. Adalılarda baksın başgan Belediyeyi nasıl kumpaslarla yönetiyor. Avukatlarına bol para verip kendisini sağlamamı aldıracak yoksa katakullüler ile hedef yaptığı adamlara karşı dava kazanı ben sizi parayamı boğarım diye bunları yaptırmış anlayamadım. Resmen Sahte belge hazırlatıp imza attırıp halkın parasını avukata ödettiriyor. O avukatta nasıl ş..r.z de parayı cebine atıyor. Niye demiyor ihaleye fesattan3- 7 yıl yersiniz üstelik zincirleme iki yıldan iki kere yerseniz max 14 yıl. Sizi Bahçelinin genel affı bile kurtaramaz. Sadece ihaleye fesat olsa yine iyi sahte resmi belge düzenlemek. TCK 204/2 3 -8 yıl oda her yılın her ihale ayından aynı şekilde sahte evrak düzenlenmesi olursa 9,5 aylık ilk ihalede 9 kez sahte evrak düzenlenmiş demektir. 2017 deki ihaledede bir okadar olsa en az 18-20 kez sahte resmi evrak ve ödeme yapılmış ordan 8×2=16 yıl. aman yarabbi bu imza sahipleri dışarı çıkamazlar vallahi. Birde Resmi belgede sahtecilik suçunun maddi konusu olan belge, sahteliği ispatlanıncaya (sabit oluncaya) kadar geçerli olan resmi belgelerden ise yukarıdaki fıkralara göre belirlenen suçun cezası 1/2 oranında arttırılır diyor TCK. 16 yıl ½ arttırılırsa yapar 24 yıl. İhaleye fesattan 14 yıl daha koy. Toplamı oldu 40 yılllll. i 14 Nolacak bunların hali. İyide paraları cebine atan ş.r.z ne olacak. Cebine koymuş bir şey demeden paraları yemiş. Üstelik birde avukat olacak onuda barodan attırın bari ceza vermiyorsanızda. Paraları cebine koyan o, 40 yıl ceza parayı ödeyenlere, ne biçim adalet bu ya . olmazki. Ş.r.z , p.z.g de koca dötünü sallaya sallaya gezecek keltoş.

  5. Belediye reisi değil aşiret reisi. Kanun yok. Ben nedersem onu yapın. Gerisinin …. Koyun. Avukata benin oğlanın tanışıdır. Fazla para verin yoksa …. Korum. Fesat filan tanımam. Bi şi olursa yargıya siz gidersiniz başka bişi bilmem. Onlar yaptı derim. Ne olsa aşiretin reisiyim. Heyttt ne dersem onu yapın yaptığımı yapmayın avantalar benim cebe yargılanma size. Hadi bakim doğru Adalar adliyesi.

  6. Hah işte zıbıkçı başı başkan dersen nah işte bu odur. Cikletini çiğnerken herkesi yargıya gönderir, balonunu yaparken toplatır avantaları mıntıka mühendisi hüsoya, gerisi gelsin cebeeee. Ayakçisi hüsoyu salar meydana akşama kadar toplatır sonasımı zıbığı ile mutludur. Valla bak kadir inanır öle deyo. Sağlam adamdır inanıra inanırım. Eni kürdî, boyu arabi, lâtafeti türkî olursa bayılır zaar deyo. Ama kendisi öküzzz.

  7. Şükrü bey istediğiniz kişileri hedef yaparken istemediklerinizin adını bile haberlerinize yer vermiyor olmanız affedilir değil. Bunu yaparken yanlışlıkla yapmadığınızda belli. Beş müdür hakkında soruşturma izni var deyip 4 müdürün hakkında verip veriştiriyor ama beşinci Müdürü pas geçiyorsunuz. Bize tamam verildiyse onlara karı koca soruşturma izni verildi biliyorsunuz. Kaymakamlık kararında 6. Ve 7. Sırayı G….l ailesi paylaşıyor ama 7. Sıraya kadar herkesi buğulayıp ,Ş…G… ve karısı F…G…’li göstermiyorsunuz. Gazetecilik böyle birşeymi? İstediğiniz kişileri afişe edin istemediklerinizi gizleyin. Gerçekten çok ayıp ettiniz. Bu gazetecilik değil.

  8. Sevgili “Torpilli Müdür” rumuzlu arkadaşa;
    Şükrü Bey ile ilgili yazdıklarınıza kesinlikle katılmıyorum. Sebebi ise şu; aynı listede Zabıta Müdürü olan babamın da adı yer almaktadır. Şükrü Bey’in paylaştığı listenin tamamı aynı konuyu içermiyor yani farklı konulardan soruşturma izinleri verilmiş durumda. Bu nedenle konu Av. Tarık DEĞİRMENCİ iken başka konular sebebiyle isimleri “Soruşturma İzni Verilenler” listesinde yer alanları da deşifre etmek doğru değil. İsimleri listede yer alan diğer Müdür, Amir, Şef ve Memurlarla alakalı da muhakkak haber yapılacaktır ve o zaman da o kişilerden bahsedilecektir. Haber konusu ne ise içerikte konuyla alakası olanları paylaşmak gayet doğal. Haber sonrası bu kadar art niyetli düşünmeniz amacınızın sadece sataşmak olduğu izlenimi veriyor. Bence haberi dikkatlice okuyup ardından benim yazdıklarımı da bir defa değerlendirmenizi rica ediyorum.

    Sevgili “Saniye Salise” rumuzlu arkadaşa;
    Yazınızda bahsettiğiniz Feza GÜZEL ve Şadan GÜZEL’i yakından tanıyorum ve kendileriyle yaklaşık 4 yıl çalışma fırsatım oldu. Haklarında çok yanlış düşünüyorsunuz. Ne Feza GÜZEL ne de Şadan GÜZEL Belediye Başkanlarının yardakçılığını yapmıyor, bunun yazılı delilleri bile bende mevcut. Feza GÜZEL, Belediyede çok büyük haksızlıklara maruz kalmış bir Müdür’dür. Şadan GÜZEL çalışanların “Sosyal Denge, Yemek, vb.” hakları için sürekli çaba harcayan, sendikal faaliyetler yürüten ve bu nedenle Belediye Başkanlarıyla iyi diyalog kurmak zorunda olan biri. Her ikisi de Belediyede sevilen kişilerdir. İddialarınız asılsız ve onur kırıcı. Ayrıca maddi konulardaki iddialarınızın asılsız olduğunu Mal Beyanlarından anlayabilirsiniz. Bildiğiniz gibi kısa bir süre önce Belediyede Sayıştay Denetimi vardı ve tüm çalışanların mal varlıkları en ince detayına kadar incelendi. Bazı memurların malvarlıklarına tedbir konuldu ve bu memurlar arasında sizin itham ettiğiniz kişiler yok.

    Bu arada bu açıklamaları “Torpilli Müdür” ve “Saniye Salise” rumuzlu arkadaşları rencide etmek adına yapmadım fakat yorum yaparken biraz vicdanlı olmak gerekiyor. Bir gazeteciye, bir aileye doğrudan saldırmak hiç hoş değil. Belediye’de birilerine sataşmak istiyorsanız öncelikli bir grup zaten mevcut, onları eleştirebilirsiniz tabi sizde o gruptan değilseniz!

    Bu arada Sayın Şükrü Bey’in, babama da soruşturma izni verilmiş olan Göker Otomotiv dosyası hakkında objektif bir şekilde haber yapacağına inanıyorum. Babamla ilgili yapacağı tüm eleştirileri de saygıyla karşılarım ve hatta bu eleştirilerden ders çıkarmaya çalışırım. Eğer yanlış olduğunu düşündüğüm bir haberse yorum kısmında görüşlerimi saygı çerçevesinde yapar ve Şükrü Bey’e iletirim. Gazeteyi ve Gazeteciyi karalamaktansa böylesi daha uygun olur görüşündeyim. Size de tavsiye ederim.

  9. Zeynocuğum nolmuş sana kıyamam. Yazın yediğin hurmalar bi tarafını tırmalamaya başlamış anlaşılan. İyi gidiyordun lastik patlamş. İmardan kazandıklarınla daire aldın yetmedi. Makbule ablan sana başganına fazla güvenme bir şey olursa seni ortada bırakır demişti değilmi. Dedi. Sen ne yaptın birde adadan yazlık alayım derdine düştün. Yapma dedim dinletemedim. Bak okadar soruşturma varken başganın aradan sıyrıldı çıktı müfettişe tamam bu memurları önümüzdeki dönemde ben görmek istemiyorum hiç değil bahanesi olsun bu dosyadan soruşturma izni verebilirsin dedi. Sizleri yakan başganın yani. Müfettişin elinde dağ gibi yolsuzluk dosyaları varken günah keçisi sizler oldunuz anlıcan. Mülkiyeli bukadar yetmez diye başganınla pazarlık yaptı oda dosyalar arasından seçim yaptı bu dosyadan ver beri soruşturma iznini dedi. Be akılsız kızım okadar ablacığın sana söyledi dinlemedin be yavrum. Kırdığın fındıklardan günahında çoktur bilmeyende yoktur. EEeee erkek kısmı işte bedava sirke baldan tatlıdır misali takıldılarda genci,yaşlısı ayırt etmeden sıraya girdiler sana ama odlumu işte bak. Vanlı kalfalar bizim canımızda can patlıcan değil demeye başladılar. Dümen suyuna girmeye çalışıyorlar söyliyeyim, kitlicekler sana. Herkese şapı şupur bize yarappi şükür olmaz bizde isteriz diyorlar bak demedi deme uyarmadı hiç deme.

  10. Sevgili Ser kan bey kardeşim. Derler ya yarası olan gocunur diye aynı o psikoloji içersindesin b esbelli. Artnniyetli olarak yazı yazıp yazmadığımı yazımı dikkatli okusaydın anlardınız. Mal değiliz herhalde. Yazımda bahsettiğim müdür Feza olduğu anlaşılırken babana bağladın işi. Editör açıkça kollamış fezayı. Bunun kıvırcak tarafıda yok. Konu Avukat Tarığın aldığı avantadan paralar ise içinde feza yokmu kardeşim. Varsa niye onun adını buğuladı. Niye yaptı bunu niye hadi bakalım onu söle. Baksana resmen ihaklede fesat yapılmış. Dürüst davranıp editör onuda ayrıntılı haber yapması lzaım. Tarafsız gazeteciliği göstersin yarında başka konu dediğin babanın haberini yapsın bekliyorum.

  11. Zıbıkçıbaşı nedir bilemedim. Eni kürdî, boyu arabi, lâtafeti türkî hicaz makamı şarkımıdır anlayamadım. Başganın sanata düşkünlüğümü söylüyosunuz çözemedim. Kadiri falan hiç bağlantı kuramadım. Mesajınızda şifremi var. Yani bir sahibimi anlar yazı. Ltf daha açık yazınız yorumları. Yani bir yazanla muhatabı anlıyorsa burada yazmanın anlamı kalmıyor.

  12. Serkan bey gazeteciyi savunmuşunuz ama Torpilli Müdürün yazdıklarını herhalde anlayamamışınız. Bende yorumları okudum ama dediğiniz gibi bir ithamda bulunmamış. Haklı olarak yazıda beş müdür için soruşturma izni var denildiği ve dört müdürün isimleri afişe edilirken beşinci müdürün isminin saklı olmasına tepki göstermiş. Çokda haklı. Sanki özellikle gizlenmiş gibi. Hatta ustalıkla desem daha doğru olacak. Gazeteci Şükrü bey kesinlikle isteyerek yapmış Feza hm kamuflaj. Sonra onları savunmakta size kalmadı. Niye susuyorlar. Kendileri cevap niye yazmıyorlar. Yazacak cevaplarımı yok. Konuşmaya gelince Şadan bey mangalda kül bırakmaz. Feza hmda aynı şekilde. Savunmasız değiller yani. Şükrü bey büyük hata yaptı bence kayırmakla. Tamam süper hberler yapmıştır itirazım yok ama haberleri yaparken kimseyi kayırmadan objektif olunmalı. Başka türlü kaleminiz için satılık derler çıkarlar altından kalkamaz sonra.

  13. Sevgili “Torpilli Müdür” öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Ben herhangi bir yaram olduğu için gocunmuyorum, haberi ve benim yazımı dikkatle okursanız haberde babamla alakalı hiçbir konu geçmediği halde ben açık açık babama da soruşturma izni verildiğini, babamın da o listede adı olduğunu açıkladım. Bunu söylemeyebilirdim. Bunda rahatsızlık duyacağım hiçbir şey yok zira babam ve soruşturma izni verilen diğer memurların konusu Göker Otomotiv ile ilgili ve burada bence herhangi bir suç unsuru yok. Bu konunun da haber yapılmasını herkesten çok ben istiyorum. Adalar halkı olan biten her şeyi bilmeli bence. İddialar doğruysa Göker Otomotiv Belediye Başkanı Atilla AYTAÇ’ın dünürüne ve gelinine ait olan bir firmaymış. Ayrıca ihale sürecinde babam görevde bile değildi, ihale yapılmış ve bitmişti. Ben Şükrü Bey’in ne Feza GÜZEL’i ne de bir başkasını kolladığını düşünmüyorum. Bu konudaki görüşlerimi yazıya döktüm hepsi bu ama siz bu konudan neden bu kadar rahatsızsınız anlam veremedim. Feza ve Şadan GÜZEL’e ne düşmanlığınız var onu anlayamadım. Bakın kimse yapmazken ben burada adımı soyadımı paylaşarak yorum yazıyorum hatta profilime kendi fotoğrafımı bile koydum. Neden mi? Benim korkacak, çekinecek hiçbir şeyim yok. Ben doğma büyüme adalıyım, Adalar benim toprağım, memleketim. Ben yaklaşık 4 yıl Adalar Belediyesinde de görev yaptım. Adalar Belediyesinde olup biten her şeyi bizzat yaşayarak gördüm. Bana göre Atilla AYTAÇ o kadar çiğ o kadar cahil biri ki daha başkan adayıyken belediyede bazı memurlara karşı bilenmeye başladı ve önyargı oluşturdu. Birkaç kendini bilmezin lafıyla insanları yargıladı. Ben görevdeyken kendisiyle defalarca yüzleşmek istedim ama cesaret edip benimle konuşamadı. Belediyede arkadaşlarıma “Serkan’ı bu odaya sokmayacaksınız” diyerek arkadaşlarıma baskı kurmaya kalkacak kadar küçüldü. Yaklaşık 1 hafta önce kendisine buradan meydan okudum, gel Belediye ve Adalar ile alakalı seninle tartışalım dedim sesini dahi çıkaramadı. Sağda solda, kahve köşelerinde okey masalarında ahkam kesmeye gelince ondan cesuru yok ama konu Adalar ve Belediye olduğunda tartışmaya girebilecek bilgisi de vizyonu da cesareti de yok. Bence kendisi de ne kadar yetersiz bir Başkan olduğunun farkında. Şu Adalar’a en ufak bir hizmeti yok. İBB olmasaydı Adalar perişan olacaktı. Hiçbir hizmeti, hiçbir faydası olmaya bu şahıs hala hiçbir projesi olmadan yine aday olmaya çalışıyor. İddia ediyorum Kadir Mısırlıoğlu bile ondan daha iyi yönetir Belediyeyi. Yanında bir de akıllara ziyan bir Mahmut Hoca var ki artık yorum yapmaktan yoruldum. Şimdi buralara nereden geldin diyeceksiniz! Söylemek istediğim şu; ipek yüklü kervanım yok ki haramiden korkayım. Size tavsiyem siz de korkmayın, adınızı açıklayın, eleştirmek istediğiniz kişileri iftira atmadan Allah’tan korkarak ve kanunlar çerçevesinde düzgünce eleştirin. Bu gazetede eleştirilen ben de olsam babam da olsa önce okurum, ortada bir yanlış varsa cevap veririm eğer eleştiri doğruysa da sesimi çıkarmam ve kabul ederim.

  14. Sevgili Erdal Akdemir, Feza Hanım ve Şadan Bey devlet memuru oldukları için burada yorum yapamazlar. Ayrıca her ikisi de benim beraber çalıştığım, sevdiğim, saydığım kişilerdir. Onları savunmam gayet doğal. Siz bir dostunuza sataşma olsa ne yaparsınız? Bana ne deyip görmezden mi gelirsiniz? Ben görmezden gelemem. Feza Hanımın adı bence neden kapalı onu da size söyleyeyim, burada yazmayacaktım ama sizin yorumunuzu görünce yazma gereği duydum. Bildiğiniz gibi Feza Hanım Yazı İşleri Müdürüdür ama evraklarda Yazı İşleri Müdür Vekili olarak Av. Nilüfer Hanımın imzası var. Daha fazla detaya girmeyeceğim siz ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Her şeyde art niyet aramamak lazım. Satılık kalem ithamınıza gelince kısa bir soruyla cevap vereceğim; Şükrü Bey satılık bir kalem olsaydı sizin bu yorumunuzu paylaşır mıydı sizce?

    Anladığım kadarıyla siz Atilla Aytaç destekçisi birisiniz. Bunu yadırgamam ve saygı duyarım ama sizde karşınızdaki insanlara ve görüşlerine saygı duymalısınız. Ana konunun Belediyenin haksız ve hukuksuz şekilde birine para aktarması iken sizin kalkıp bu konulara takılmanız biraz garip. Neyse amacım tartışmak değil. Yanlış olduğunu düşünsem de sizin görüşünüze de saygı duyuyorum.

  15. Sayın Erdal Akdemir, Torpilli Müdür rumuzlu yorum yapanlar, Evet yazıda Feza Güzel İsimli Adalar Belediyesinde Vekaleten Yazı İşleri Müdürlüğü yapan, Belediye çalışanına da soruşturma izni verilmiş olup haberde adının geçmemesi gazetemizin hatasıdır. Doğrudur bu soruşturma kapsamında beşinci müdür olarak bahsedilen personel, Yazı İşleri Müdür Vekilliğini yapan hanımefendi olup eksik yayından ötürü oluşan suni gündemden dolayı özür dileriz. Serkan Beyinde ikazları çok doğru ve yerindedir. Adalar Belediyesinin firmasında çalışan Av Tarık DEĞİRMENCİ’nin sebep olduğu 7 Adalar Belediyesi personeline verilen soruşturma izni için yapılan haber ile alakalı olmadığı için Kaymakamlık Kararının ön yüzündeki 6 memurun isimleri buğulatılmış olup sehven 7. Sırada olan Feza GÜZEL isimli Belediye personelinin adıda aynı şekilde buğulatılmıştır. olup Yapılan bu istem dışı hatamızda, hiçbir art niyet,beklenti, koruma,kayırma maksatlı yapılmamıştır. Ayrıca yine raporun ilk sayfasında yer alan ilk altı personel için, Göker Otomotiv ile ilgili kendilerine verilen soruşturma izni içinde ayrıntılı haberimizi önümüzdeki hafta içi sizlerle paylaşacağız. Saygılarımla. Dermişim…

  16. Konu Adalar Belediyesinde yapılan bir usulsüzlükken, bu konuda soruşturma izni verilmişken ve suçlama Edimin İfasına Fesat Karıştırma iken bazı kişilerin konuyu başka yerlere çekip suni tartışma yaratma çabaları bana çok ilginç geliyor. Belediyedeki malum gruptan birileri olduğu aşikar.

  17. Sevgili Ser kan bey kardeşim. Yazımı dikkatle oku diyorsunda benim yazıma niye dikkat vermiyorsunuz anlamış değilim. Yani sizin yorumunuzdaki yazıda benimkisi çivi yazısımıda okumuyorsunuz. Babanızın listede olduğunu hemen kendinizin açıkladığınızı, bundan rahatsızlık duymadığınızı, suç unsuru olmadığını yazmışınız. Bırakalımda buna savcılık karar versin. Kaymakam bey vermiş göndermiş kararını bekleyelim görelim sonu ne olacak. Mevzuda bu değildi. Mükrü Kavanoz isimli muhterem olayı çok güzel anlatmış. Konu bukadar basit. Şimdi hani bana niye bu konu hakkında bukadar rahatsızsınız diye sormuşun ya şimdi ben sana soruyorum sen niye rahatsız odlunda bana maydanoz oldun onu anlayamadım. Acaba konu babana gelecek diyemi beylik laflara girip başkası girmeden ben söyleyip önlerini keseyim diye düşündün. Burada rumuzlu yazanlardan bir Feza ile kocasımı memur sence. Onların cevap vermemesini mazur de diğer rumuzlu yazanlara korkmayın açıklayın adınızı adresinizi ikamet belgenizi falan. Rahatsızmısın öylemi görünüyorsun. Memur olsaydın sen resimli yorum yapacakmıydın. Toprağınmış geç onları. Kavanoz rumuzlu kardeşimin editör adına yaptığı anlaşılan objektij yorumuna teşekkür ederim. Böyle desinler canımı yesinler ama haberdeki bazı kişileri cımbızla konu dışına alıp koruma kayırma yapmak çok fena. Derdim buda senin derdini hala anlayamadım gitti. Neyse işsizliğinin verdiği depresyona bağlıyorum bunları affettim hadi yine iyisin.

  18. Sevgili “Torpilli Müdür” öncelikle ismim Ser kan değil Serkan 🙂 Yazınızı okudum ve haklısınız biraz çivi yazısını andırıyor. Normalde bu son yorumunuza cevap vermezdim çünkü kim olduğunuzu açıklama cesareti gösteremeyen birisiniz. Üslubunuz seviye olarak çok düşük. Muhtemelen malum çeteden birisiniz. Beni fazla tanımadığınız da anlaşılıyor zira ben işsiz değilim ve bugün uluslarası bir şirkette Genel Müdür pozisyonunda görev yapıyorum. Maydanozluk konusuna gelince, yorumlarda ismi geçen kişiler benim dostlarım ve dostlarıma bir sataşma olduğu zaman buna tepki göstermem gayet doğal. Babam ile ilgili konuda içim çok rahat olduğundan dolayı bu kadar rahat yazabiliyorum. Dikkat ediyorum da haber içeriği hakkında yorum yapmak yerine insanlara sataşıyorsunuz, bu da sizin Atilla Aytaç’ın avanelerinden olduğunuzun en büyük ispatıdır. Ortada büyük bir suç var, konu yargıya intikal etmiş ve sizin derdiniz bu değil Feza Hanım, Şadan Bey, Babam ve Ben 🙂 bari kendinizi bu kadar belli etmeyin. “Toprağınmış geç onları” sözünüze de cevap vermek istiyorum, benim adım sanım belli ve adalı olduğumu ispatlayabilirim ya siz ispatlayabilir misiniz? Daha kim olduğunuzu açıklamaktan acizken bunu nasıl yapacaksınız. Korkusu olmayan insan adını gizlemeden açık açık yorum yapar. Dolayısıyla sizi dikkate almamak en doğrusu. Nasıl olsa 31 Mart 2019 tarihinde Atilla Aytaç ile birlikte sizde Belediyeye veda edeceksiniz.

  19. Duydum ki 2019 yılının şubat ayında adalarda büyük bir mahkeme varmış farsakoğlu ve atilla döneminin sahtekarlıkları belgeleyen ve “yargıtayca,evrakların sahte olduğu belgelenen” fetöcularla iş birliğini kanıtlayan bir davası varmış.
    Atilla ve tayfası bunu durdurmak için adalarda mafya vari kişilerden yardım istedikleri ve dava taraflarına para dahil herşeyi teklif ettikleri.buda yetmeyince baskı yapmak için Usülsüzlük yaparak suç duyuruları hazırladıkları hatta bu duyuruları da bu avukatların bizzat hazırladığı belgelenmiştir.
    gelelim atilla başgan’a inşaallah aday olursan sen ve tayfaların burayı kaybeder adalar sizlerden kurtulur.

  20. Haklısın Torpilli müdür. Bir zamanlar Adalar Belediyesinde çalışır maaşını tıkır tıkır alırken işsizlik sendromu bu çocuğu böyle yaptı. Yani bakıyorsun yazıda güzel cümleler kuruyor gibi görünüyor. Ama kopuk kafa. Orda öyle burada böyle yazıyor konudan kopmuş başka yere gitmiş sonrada diyorki anlamıyorum diyor. Seni kim anladıki. Anlayan birisi çıkarsa oda mutlaka yanlış anlamıştır. Helal olsun torpilli bu kesinlikle ve kesinlikle işsislik sandromudu. Hemen diyeceki bu Çukurova varya malum Belediye çetesidir diye. Görün bakın cevabı ne olacak.

  21. Serkan Güngör Tek haber gazetesinde yazı yazmaya başladı. Ada gazetesini kollaması mesleki dayanışmaya giriyor ya ondan habire ortaya atlayıp hu hu ben buradayım demeye getiryor işiç. Belediyede kalsaydı çalışmadan para aldığı ortaya çıkacaktı ondan ayrıldı. Çok konuşur iş yapmazdı. Atilla Başkan bunu çözünce duramadı Belediyede. Sonra Mehmet Çukur ile iş yapacam diye ayrıldı. Küçükyalıda kocaman dubleks daire kiralandı. Dayandı döşendi. Bir sene boyunca sekreter büro kirası elektirk su doğalgaz hava parası yeme parası içme parası derken Mehmet Çukur ulan noluyoruz habire masraf hiçbir iş yok dedi zor kurtardı kendini. Kapattı büroyu haah işte sonra işsiz kaldı bu vatandaş. O günden buğüne kadar saldırır Atilla Başkana. Birde demezmi Yaklaşık 1 hafta önce kendisine buradan meydan okudum, gel Belediye ve Adalar ile alakalı seninle tartışalım dedim sesini dahi çıkaramadı. Sen kimsinde koskoca Belediye başkanı senle tartışmaya gelecekmiş. Ayni kilodamısın aynı kariyerdemisin, aynı statüdemisin sen kimsinde Belediye başkanı sesini bile çıkartamamış. Onun sesini çıkartmaması efendiliğinden korktuğundan değil. Sen nesinki senden çekinecek. Sen git fezayı savunmaya devam et. Neymiş dostuymuş. Fezaya sorsalar aman Serkan demeyin bana diyecek beklide. Senle kimse dost olmak istemiyor adını bile duymak istemiyorlar. Senin dostun arkadaşın varmı sahi. Meyva veren ağaç taşlanır misali at taşını Başkana ama attığınız her taş üstünde yükselen değerdir Atilla AYTAÇ bilesin. İnşallah ikinci döAtilla Başkan çok daha fazla katma değer yaratacaktır adalara. Dış mihraklar ve sen nekadar uğraşırsa uğraşsın sonuç değişmeyecek. Geliyor gümbür gümbür Trabzon uşağı daa.

  22. Serkan beye sonuna kadar katılıyorum. Yazdıkları yazılar ve yorumlar bir yerleri bayağı rahatsız etmiş. yazanlar belli bence. Avukatlar haksız yere para almış. Edinim ifasına fasat karıştırmış siz nelerden bahsediyorsunuz. olur da bu kadar yüzsüzlük olmaz. Bu avukatlara simdi hangi hakim inanır. kadir İnanır! Bir fırıldakta mecliste var. para için partisini satan. Yazıklar olsun. Atilla Aytaç’ın değnekçisi. Beraber götürüyorlar. Güzel bir deyim vardır. Yediğin hurmalar sonra dötünü tırmalar

  23. Sevgili “Dış Mihraklar” öncelikle senin kim olduğunu bildiğim için kim olduğunu açıklamanı istemeyeceğim zaten böyle bir cesaret gösteremeyeceğini biliyorum, zira bu sizin malum grubunuzun tamamında olan bir korkaklık. TekHaber Gazetesinde yeni yazmaya başlamadım gazeteyi biraz daha incelemelisin. Belediye’de bir dönem çalışmadan para aldığım doğrudur çünkü benden istenen bazı usulsüz evraklara imza atmayı reddettim ve açığa alındım hatta altımdaki masa ve koltuk dahi alındı, koridorda bekleyerek mesai doldurmak zorunda kaldım bunu sende çok iyi biliyorsun. Sonrasında ise İdare Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay’daki davların tamamında haklı bulunarak davaları kazandığımı da gayet iyi biliyorsun. Bunun haricinde görevimin başında olduğum süre içerisinde siz bir eve toplanıp malum iğrenç gece partilerinizi yaparken ben gece geç saatlere kadar belediyede kablolama, bilgi işlem biriminin inşaat işleri gibi işlerle uğraşıyordum. Ben Mühendis kadrosunda olmama rağmen çimento torbası taşıyordum hatta bir gün kaza geçirip hastanelik bile oldum. Siz ise o sırada malum evde toplu faaliyetlerde bulunuyordunuz, istersen detayına burada girmeyeyim. O zaman imzalamamı istedikleri evrakları imzalamış olsaydım bugün FETÖ’den dolayı müebbet hapis yemiş olurdum. Allah’ıma binlerce şükürler olsun ki her türlü zulüme razı olup o ihale evraklarını imzalamadım, yapılan usulsüzlüğü fark ettim. Sen de dahil bir avuç haram yiyicinin tekerine böylelikle çomak soktuğum için benden rahatsızsınız. O yolsuzluklar sonucu çıkan müfettiş raporları ortada. İmza atanların akıbetleri de biliniyor. Ben Belediyeden Mehmet ÇUKUR ile iş yapacağım diye ayrılmadım. Ben ulusal gazetelere dahi haber olmuş olan bir buluşa imza attığım için işten ayrıldım ve özel sektöre geçtim. İşten ayrılmamın bir nedeni de Atilla AYTAÇ’ın mobing yapması ve senin o iğrenç grubunun ahlak dışı davranışlarıydı. İş konusunda sizi kim bilgilendirdiyse yanlış bilgilendirmiş. Küçükyalı’da hiç ofisim olmadı, hiç sekreterim de olmadı, hiç hava parası vs. harcamalarım da olmadı, yediğim her lokmanın parası ve hatta çalışanlarımın masrafları benim her zaman cebimden çıktı. Dediğim gibi bu konuda sizi hangi beyin fukarası bilgilendirdiyse yanlış bilgilendirmiş. Mehmet ÇUKUR konusuna girersek emin ol sen de dahil bana bu şekilde iftira atmaya çalışan herkes hukuken çok ama çok zor bir duruma düşer ve hiçbiriniz bunun altından kalkamazsınız. IP değiştirme taktikleri de sizi kurtaramaz. Atilla AYTAÇ’a meydan okuma konusuna gelince evet kendisine meydan okudum ve hala meydan okuyorum. Birincisi o söylediğiniz gibi koskoca bir Belediye Başkanı değil, Adalardaki her vatandaş gibi normal statüde biri hatta vatandaşa hizmet etmek ve zamanı geldiğinde vatandaşa hesap vermek zorunda olan biri, gözünüzde bu kadar büyütmeyin. Aynı kilo, kariyer ve statüde olmadığım konusunda sana kesinlikle katılıyorum çünkü ben doktora yapmış biriyim o değil, ben Tübitak dahil birçok kurumda kayıtlı akademik biriyim kendisi değil, ben aklımla, fikirlerimle toplum içinde yer edinmiş biriyim o parası ile… yani çok farklıyız. Onun çevresinde senin gibiler var benim çevrem ise iyi eğitimli, vizyon sahibi kişilerden oluşuyor. Onun bana karşı sesini çıkartmaması efendiliğinden değil benimle tartışacak bilgisi ve cesareti olmamasından kaynaklanıyor. Ben asla belgesiz, ispatsız konuşmam bunu o da çok iyi biliyor. Tekrar meydan okuyorum hadi Adalar Belediyesini ve Adalar ilçesini tartışalım, çıksın karşıma. Hadi Zeytinburnu günlerinden başlayalım tartışmaya, sonra Erkan KARAASLAN’ı tartışalım, Literayı tartışalım, yapılan ihaleleri tartışalım, İşletme Müdürlüğü’nü tartışalım, adadaki malum inşaatları tartışalım, 1/1000’lik planı tartışalım, Yaşar’ı, Hulusi’yi tartışalım, Avukat Tarık’a verilen parayı tartışalım, ilk aday olduğu dönemde Adalarda dolaşıp Atilla AYTAÇ’ın fiziksel şiddet ve işkencesine maruz kaldığını, karısını çocuğunu kurtarmak istediğini iddia eden adamı tartışalım, sahte memurları tartışalım, sahte diplomaları tartışalım, yok edilen resmi evrakları tartışalım, Adalar’a ne hizmet yapılmış onu tartışalım, otellerdeki buluşmaları tartışalım, daha onlarca konu var hepsini tartışalım, malum grubun beyaz zarflar içinde aldıklarını tartışalım, büyük danışman H.H.’yi tartışalım, malum derneği tartışalım. Cesaret edemez. Hani Meyva veren ağaç taşlanır demişsin ya (onun doğrusu Meyve’dir 🙂 ) şu an sen de bana tam da bunu yapıyorsun. İşsizlik konusuna gelince ben sigorta evraklarımı, iş sözleşmelerimi ve işimi ispatlayabilirim hatta istersen seni şirketimde istediğin pozisyona sokabilirim 🙂 istediğin pozisyona sokarım derken lütfen yanlış anlama yani branş olarak demek istedim 🙂 ya sen iddialarını ispatlayabilir misin? Neyse son olarak şunu söyleyeyim sen ve grubun artık ahlak, şeref, onur ne demek o kadar unutmuşsunuz ki, şu yukarıdaki haberden bir nebze olsun utanmıyorsunuz ve haber hakkında yorum yapmak yerine konuyu kaynatmak, suni tartışma yaratmak amacıyla Feza Hanıma, Şadan Beye, bana sataşıyorsunuz. Bak 31 Mart tarihine çok az kaldı, yakında hepiniz yolcusunuz bence benimle uğraşmak yerine eşyalarını toplasan daha iyi olur. Gerçi sana kızmıyorum önüne kemik atanı koruman çok doğal. Bu cehaletine rağmen buradan sana söz veriyorum seçim sonrası sana iş vereceğim, gerçekten sözüm söz.

    Sevgili Atilla AYTAÇ sana da buradan tekrar sesleniyorum, sen Adalar Belediye Başkanlığı yapabilecek biri değilsin. Sen Adalı da değilsin. Sen Atatürkçü de değilsin. Sen gerçek bir CHP’li bile değilsin. Hiçbir projen yok, bilgin yok, vizyonun yok… Sen üç beş dinazor siyasetçinin desteği ve cebindeki paran ile makam sahibi olabilmiş birisin. Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm Ak Parti’ye sataşarak popüler olmaya çalışan ama sıkışınca hemen koşup Ak Partililer’den yardım dilenen birisin. Sen Adalet nedir bilmeyen, Hukuk’u sadece kendini koruyabileceğin bir araç olarak gören birisin. Hiçbir eleştiriye tahammül gösteremeyen, insanları hakir gören, parasına güvenen ve yanındaki üç beş avane ile kendini Adalar’ın hükümdarı zanneden birisin. Allah biliyor ya, sen zulüm eden biri olduğun için cehennemde yanacak birisin.

  24. Serkan bu yüzsüzlere niye cevap veriyosunki bunlarda ne yüz var ne astar var belediyede pislik yapmadıkları kimse kalmadı herkese pislik gibi bulaşıyolar habere yorum yapamıyolar çamura yatıp haberi kaynatmaya çalışıyolar önce kendi pislikleriyle uğraşsınlar her türlü düzenbazlık bunlarda şimdi gidici olduklarını anladılar millete sarıyolar pislikler

  25. Bırakın bu işleri. Ne işiniz var serkanla. Olaya bakın. Edimin ifasına fesat varmı var. Resmi evrakta sahtecilik var mı var. Nitelikli dolandırıcılık varmı var. Şimdi bekleyin savcılığın zincirleme suçları üst üste yazıp mahkemeye göndermesini. Ne alakası var serkanın konu ile. Konuyu saptırmayın. Saptıranların niyeti belli. Sulnadırmayın mevzuyu. Av Tarık paraları cebe atmış . Nilüferde puantajlarını her ay fazla göstermiş. Savcılık şimdi iki yıl üst üste olduğu ve en az 2 ay boyunca sahte evrak düzenledikleri,edimin ifasına fesat karıştırdıkları için fezlekesini düzenleyip gönderecek mahkemeye. Başka gider yolu yok. Haydi savcı bey hak ettikleri suçları sırala ki başkaşarıda yapmasın bir daha. Avukat olunca bize bir şey olmaz diye düşündüler ama bomba patladı. Bunun avukatı falan yok. Kanunlar herkese. Pis fesatçılar. Birde mahkemelerde çıkıp herkesi suçlamayı bilirsiniz. Mesai arkadaşlarınız için bile ne hainlikler yaptınız. Allah böyle belanızı verir işte. Daha beter olursunuz inşlah. Bizler için ne düşündüyseniz Allahım size bin katını versin. Sürüm sürüm sürünün adliye kapılarında. Barodan atılırsınız. İnşlh. Limon satamaz hale gelirsiniz inşlhhhhhhhh

  26. Laz uşağı çok doğru tespit yapmış. Konuyu saptırmaya çalışanlara cevap vermeyin arkadaşlar. Konu İhaleye fesat Belediyenin hukuk adamları vasıtasıyla yapılmıştır. Bu ne demektir. Demekki Belediyenin avukatlarının mahlemelere sundukları evrakların kıymeti harbiyesi yoktur. Adalar Adliyesindeki hakim ve savcılar artık bu şahısların yüzüne meslektaş diye bakmamaları gerekir. Bu iddialar doğruysa devleti dolandırmışlardır. Sahte belge hazırlayıp meslektaşının 21500 tl fazla para almasını sağlamıştır. Acaba yarısınıda kendisimi almıştır. Bunlar yapılan soruşturmalarda ortaya çıkacaktır. Evet doğru bu avukatların meslekten meni gerekli barodan atılmalıdır. Tabi yargılanmaları neticelenince. Ama en azından yargılanmaları aşamasında faaliyetleri askıya alınmalıdır. Ne oldukları şaibelidir çünkü

  27. Kardeşim ne utanmaz adammışsın sen ya. Adama beziyon desem yalan. Adamada benzemiyon. göt göbek tam avanta yiyicisi karikatür gibi agamsın lennnn.Halktan toplanan paralar nasıl kursağından geçti midene indide hindi gibi şiştin. Zehir mıkım olsun. Yediklerini mıçama yasın.

  28. Bu gruptakiler çok pislik mahluklar şimdi bu tepkilere çıldırmış halde herkese sataşıyolar. Bu pislikler belediyeden defolup gittiklerinde bütün memurlar kurban kesmeye karar verdik. Belediyeyi hem sömürdüler hem bitirdiler hem rezil ettiler. Kuyruklarına biri basınca kuduz köpek gibi sağa sola saldırıyor pislikler. Oh iyi oluyo size.

  29. Valla tam bende bugün genel müdür pozisyonunda işe başladım ne tesadüf. Dün işsizdim ama bugün artık işliyim hemde genel müdür dost akraba düşmanlara duyurulur. Çatlayın. Dermişim. Nerde genel müdürsen yazda bilelim kardeşim gurur duyalım. Birde adalardan adam çıkmaz diyorlardı. Bak bak bak genel müdür pozisyonunda bir adalı arkadaşımız var helal olsun.

  30. Torpilli müdür çocuk sana destan gibi cevap yazmış sen nerede müdürsün diyosun çok komiksin nerede müdürlük yaptığı internette yazıyo gir google a bak. Sen bunları bırak geceleri aynı evde yaptığınız toplu partileri anlat. Yukarıdaki habere yorum yapsana. Sizin dosyalarınız daha kapanmadı grubunuzdan bazıları nasıl işten atıldıysa sizde atılacaksınız. Adalardan adam çıkmayan bitek sizin grubunuz var diğer adalılara çamur atma. Sizin devriniz kapandı artık.

  31. Adın neyi tamam hatırladım. Oda senden değil babandan hatırladım.Uzun sürdü ama tamamdır. Ehemniyeti olmayan isimleri pek aklımda tutamıyorumda. Zaten başkanda önemsiz gördüğü için koltuğu almıştı tabure vermişti. Bence gönlü zenginmiş. Yerde bağdaş kurup oturtsaydı daha iyimiş. Senin derdin evde biz bize toplanmalarımızaymış. Çatlamışın. O arada çatlaklarını yapıştırmak için çimento kullanmışın. Çok çalışmışın kıymetin bilinmemiş. Geceleri seni 51 çağırmamışız. Kafaya takmışın o günler . Demekki gözün varmışta acaba kimde bilemedim şimdi. Benide yanına çağırmışın. İş verecekmişin. Yol,yemekte verirsin değilmi. Yeşil reçeteye aşina olmuşun. Xanax falan herhalde kullanıyosun. İçmeden kafa bulduğun belli. Adada fetöden kimse içeri girmedi ama ilk giren sen olurmuşun. Müebbet verirlermiş. Seni kimse kale almaz merak etme. Desenki Fetöcüyüm diye herkes güler ya sana. Fetönün bile soysuzluğunun içinde senin arkadaşların için yaptığın fitnecilik solda sıfır kalır. Bize özel sektörü anlatacağına Ssk bildirgelerini gönder inanalım. Yoksa biz seni işe alır çalıştırırırız . Malum gurup sana ne yaptı akşamları 51 çağırmadı iğrenç oldu. Herkesin bir hayali vardır seninkide buymuş anlaşılan. Anjelik koltuğa yatırıp çocukluğuna insek neler çıkacak daha. Başka ne hayalin vardı anlat çocuğum. Belki düzelirsin. Çukur senden ayrıldıktan sonra kurban kesecekti. Önce koç kesecekti yok dedi yetmez bu beladan kurtuluşuma dana kesmem lazım, danayı buldugetiriditam kesecek yok verilmiş sadakamı danada kesmez deve kemem lazım deyip amazondan deve sprariş vermiş paketleyip gönderdiklerinde onu kesecek. Başkanlada tartışmak ister dururmuşunda Başkanı bulamazmışın. Yerinde duruyor maçan yetiyorsa git görüş. Sahte kahramanlıklar yapıp türübünlere oynama. Ama şurası kesin b ukadar kişinin günahını alıyorsun ya sen nerde yanacan oda belli değil.

  32. Ser kan Şadan Güzel senin farsak zamanında imzaladığın alım evraklarını gördüğünü mü söyledi.Şadan güzelin söylediği gibi usulsüzce yaptığın fahiş fiyatlı alımlar gerçekten varmı.Burdan bu konuya bir açıklama alalım .

  33. Adaların meşhur avukatı yine sahnedeymiş. Ama bu sefer ne sahne. 3 milyon teklif etmiş. Kimemi söylesem ortalık karışırki ne karışır biliyomusunuz. Şu kadarını söyliyelim burası Adalar her şey anında duyulur hemde hiç tahmin etmeyeceğiniz kişilerden gelir. Ama gelir. Kim adınamı L..ç..n . anlayan anladıda kime teklif edildiğini simdilik söylemiyecem. Ama takipteyim. Verilecek para karşılığı olan olursa sizlere fısıldayacağım.Adaların meşhur avukatı başkanın değnekçişi ne işlerin içinde olduğunu ilçe başkanı mözlem bilse kesin partiden attırır. Geniş açıklama yakında…

  34. Şadan Serkanın bilgisar inşaat çalışmalarında ne faturalar bulmuştu. O faturaları Farsağa koşturup ispiyon ettiğinden haberin yok galiba.En yakın şahidide benim. Kimi savunuyorsun.

  35. Aynı IP’den farklı rumuzlarla yazan bayan arkadaşım. Sana son defa cevap vereyim.
    1. Bildiğim kadarıyla Xanax belediye hekimi tarafından sizin kele yazılıyordu.
    2. FETÖ Belediyeler İmamı Firari Erkan KARAASLAN ile yapılan usulsüz anlaşmalar ve Fetullahçı Terör Örgütüne dolaylı yollardan aktarılan paralarla ilgili müfettiş raporları mevcut, detaylı bilgilere bu siteden de erişebilirsiniz.
    3. Fitnenin ne olduğunun en büyük örneği sizin gruptur bunu herkes biliyor. Tepedeki herifi nasıl kafakola alıp istediğiniz gibi oynattığınızı diğer çalışanları nasıl baskı altına aldığınızı gazeteler yazdı.
    4. Sizin o evlerde 51 için toplanmadığınızı herkes çok iyi biliyor 51 oynuyorduk yalanını kimse yutmaz. Şöyle bir örnek vererek sana hatırlatma yapayım istersen, içinizden birileri yatakta basıldığında olay çıkıp evden kovulmuştu sonra ehliyeti kaptırmıştı ardından da intihar etmeye kalkmıştı hatırladın mı? Bende hala o günlerin ses kayıtları duruyor bence daha fazla kaşınma 🙂
    5. Sigorta evrakımı paylaşacağım ancak burada yoruma dosya ya da foto eklenmiyor ben sana şirketimin vergi numarasını vereyim kapak olarak onunla idare et 7590511800 (soğuk su içerken dikkat et boğazın şişmesin)
    6. Çukur konusunda bir önceki yorumumda sana cevap vermiştim ama yine söyleyeyim, her duyduğuna inanma. Bak zamanında birilerine inandın şu an ne haldesin, kankan ne ne halde, içerde bıraktığınız zavallı ne halde.
    7. Benim maçam yiyorda bazılarının maçası yemediği için araya aracılar sokarak önce tehdit ediyorlar ardından para teklif edip susmamı istiyorlar 🙂 son teklifiniz 25 bin ₺ geldi ama çok az, biraz daha çıkın o kadar götürdünüz. Birilerine ev, bir diğerine müzik aletleri mağazaları, öbürüne yazlık, vs. beni susturmaya gelince 25 bin ₺ 🙂 çok cimrisiniz yaa. Espri bir yana sizin tehdidinizde paranızda bana sökmez siz de böyle kudurursunuz işte.
    8. Benim yaptığım alımların hiçbirinde en ufak bir usulsüzlük yoktu zira beni alaşağı edebilmek için defalarca tüm imza attığım evrakları incelediniz bir b.k bulamadınız. Şu an hala benim kurduğum jeneratörü, benim kurduğum sistem odasını kullanıyorsunuz hadi onu geçtim başkanınızın önündeki Asus AIO dokunmatik ekranlı 21,5″ lik bilgisayarı bile ben aldım be 🙂 Nedense Sayıştay bile didik didik inceleme yaptı sizin hesaplara tedbir kondu. Bence beni daha fazla konuşturma yoksa yakınlarınla alakalı hesap işlerine de girerim biliyorsun ya da istersen telefonlarla kimlerden neler istendiğine de girebilirim.
    9. Ben sizin günahınızı almıyorum almam da zira sizin günahlar alınacak gibi değil. Kimin kiminle hangi gün malum evlerinizden hangisine saat kaçta kiminle girip neler yaptığını sesli görüntülü şahitli ispatlı bildiğimi iyi biliyorsun. Aranızdaki sarma yapıp kafayı bulanları, alkol etkisiyle grup halinde yaptığınız iğrençlikleri, jinekolog ihtiyaçlarınızı, vs. buradan yazmak pek hoş olmaz bence. Milletin midesini bulandırmayalım.
    10. Farsağa iletilen faturalar, kullanılmadığı halde her ay ödenen ve otomatik ödemede olduğu için boşu boşuna ödenmeye devam eden zamanında sizin açtırdığınız sabit telefon hatlarıyla ilgiliydi. Altında kimlerin imzası vardı yazsana maçan yemiyor mu 🙂 Şadan abiyle aramı açamazsınız boşuna uğraşmayın.

    Bak güzelim, herkesin seni ve grubunu adam yerine koyup cevap vermememi istemesine rağmen ben seni ve grubunu son defa adam yerine koyup cevap yazdım. Ben sizin tekerinize çok fena çomak soktuğum için bu kadar feryat ediyorsunuz artık o soktuğum çomak tekerden başka nereye battıysa… Ben asla belgesiz, delilsiz konuşmam. Çakallarla mecburen yaptığım görüşmeleri mutlaka ses ya da görüntü olarak kaydederim siz de bunu iyi bildiğiniz için benden bu kadar ödünüz kopuyor zaten. Grubunuzdan kalanlar da 31 Mart tarihinde def edilecek. Artık Adalar sizlerden temizlenecek bunu hazmet artık. Sahte evlilikler, sahte boşanmalar, sahte evraklar, sahte diplomalar, gizli mesajlaşmalar, yasak ilişkiler, toplu faaliyetler, kafayı bulmalar, beyaz zarflar, otellerde yapılanlar, alınan haplar, gidilen jinekologlar… brezilya dizilerini andıran serüveniniz bitti artık. 31 Marttan sonra Kartal’da bir ev tutun, girin o eve sabah akşam 51 oynayın bu nasıl 51’se 🙂

    Sana ve ekibine bir de başınızdaki kele bu kadar kapak yeter bence.

    • Dün işe başlayan yada bugünmüydü ya boşgeç işe ne zaman başladığını bilmeyen pozisyon olarak genel müdür gibi olupta ofis boylukmu yaptığı yapmadığı çalıştığı belli olmayan çok konuşan ama boş konuşan adada bile bir tek arkadaşı olmayan bugüne dünyaya kafasını babasının koltuğunun altından sokup bakabilen boş gezenin boşboş konuşan kalfalığına soyunan Serkancık çıkmış demişki. “Ancak aralarından bir tanesi yazdıklarımı hazmedememiş olacak ki resmen çılgına dönmüş. Ağzından köpükler saçarak hakkımda ağıza alınmayacak küfürler eden bu zat bununla da yetinmeyerek tehditkâr şekilde cümleler kurarak benim hesabımı göreceğini söylemiş.” Kim senin ne hesabını görecek. Hesap görülecek adam bir değerde olmalı.senin ne değerin varki milletin gözünde seninle uğraşılsın. Kendi Dünyandaki Serkancığı gerçek dünya ile alakası yok işte anla. Neymiş” Ben ne senden ne de parandan korkmam. Sende, senin hamilerinde beni susturamazsınız. Buna gücünüz de paranız da yetmez.” Tamam anladım para istiyosun yeteri kadar verirseniz susarım diyorsun. Yani yazın diyor. Adamda sana beş para vermem cünkü etmezsin demiş. Hemde yüzüne.daha ne debeleniyosun azcık susta çevre kirliliği yapma. Bak doğru kullandığın yeşil reçete ilaçlarının dozunu iki katına çıkart belki yatışır hayal dünyandaki büyük adam olabilirsin. Faydalı olur. Haydi canım haydi doğru eczanene.

      • Siz ne pislik şeysiniz hala aptal gibi cevap yazıyosunuz sizin ne b.k olduğunuzu hepimiz biliyoruz evli erkeklerlemi pişti oynuyosunuz o evlerde beni konuşturmayın ne b.klar yedinize ben şahidim sen git kafanı beyaza boyat çete başınız sahte raporla işe gelmesin pörtlek gözlü ajanınız içerde sinsice laf toplasın B.L. size evrak kaçırsın benim adımda ……sa sizin hem kovulduğunuzu hem mahkemelerde süründüğünüzü görcem öyle emekli olcam sizin ar damarınız çatlamış namus nedir haberiniz yok internette okeyden erkek bulanların kendinden küçük keşkerle f…. yapanların adada işi yok defolup gidin artık pislikler

    • Manyaksınız siz heee. Belediyede malum çete kimse onun kadar taş düşsün kafanıza emi. Kimler kastdediliyorsa artık. Size malum çete sölimm. . Macer, Madan, Marık tam organize çete. Madan işgaliyeden %20 para alır. Macerle paylaşır. Macer adadaki evini nasıl aldı. Madan dışarıda vatandaş işgaliyesine 100 m2 10 m2 yazdı toplamdanda avantasını aldı Macerle pay etti. Macerin beyaz eşyasını bile Madan halledip evine göndertti. Marık ayrı bir hikaye. Herşeyini Matildaya borçkudur. Macer bu gidici onun işi bitik seni kollarsam ben kollarım dediğinden beri kendini kollayacağını sandığı macerin sözünden dışarı çıkmaz. Belediyede ilk onun parasını öder. Personel bekler marık gider sessizce parasını alır. Hemde ne kadar 21500 tl fazla alır . macerde öder. Macer bilmiyomu sanki hafta sonları çalışmadığını, bilir firma ile beraber edimin ifasına fesat karıştırdığınıda bilir parayıda mali ön kontrolünü yapar fesadı görür yine öder. En başta macere soruşturma izni verilmeliydi. Ama yargı karşısına diksinler beni macerin bu işin başında olduğunu söylemezsem nolimmm bakın görün. Nifağın başı malum grup dersinizde yanlış bilirsiniz. Özgür grupla, malum grubu karıştırmayın ev apartman alanlara bakın.

    • Yani haklı değilmi. Ne varsa vursunlar birilerine. Serkan takmış kafaya ses görüntü kasetleri varmı. Varsa ver yayınla. Ver savcılığa şikayet et. Bırak bende neler var diye kendini önemli birisiymiş gibi göstermeyi. Sen bu konuşmalarınla iyice böcekleşiyosun. 51 partileri iğrençmiş. Ne bilyosunda konuşuyosun. Düşündüklerin aklından geçenleri ve içinin kötülüğünü gösteriyor. Birilerini karalamaktan vazgeç. Ne güzel sana müdürlük vermişler madem öyle çalış dur. Derdin ne. Hala buşalır durursun ona buna. .

  36. Bu çete altı kişi ve yanlarındaki iki üç yalakadan oluşuyodu serkan bunların sahtekarlıklarını bulup ikisini memurluktan attırdı birini istifa ettirdi birinin sahte evraklarını buldu oda bugün yarın atılır zaten aylardır işe gelmiyo son kalanıda 31 martta yollayacakmış helal olsun çocuk tek başına çeteyi çökertti aptallarda burdan intikam almaya çalışıyolar akıllarınca çocuk fena döşemiş cevapları şuanda çetedekiler sinirden kollarını kemiriyordur hahahahaaaaa şadancığım senide pek sevmezdim ama bunlar sanada sardıklarına göre sende bunların kuyruklarına basmışsın senide takdir ettim helal sana. bu çete zamanında sendikadanda topluca istifa etmişlerdi sen dik durup bunlara boyun eğmemiştin adamsın adam

  37. Atilla başgan mali hizmetler müdürün olan hacerin senle alıp veremediği nedir yahu.Kadının hiç çenesi durmuyor vesselam. Belediye başkanı edasıyla herkese enir veriyor,taşeronlara azarlıyor,emir eri gibi kullanıyor,pazar ve market alışverişini yaptırıyor .Yahu ancak askerlikte emir eri olur.Bu nedir birader kadın sanki başkan havasında.Ben bilirim,ben bilirim,onuda ben bilirim,bunuda ben bilirim,senide ben bilirim.Çok bildiğini zanneden bir yanıldığını bilmezmiş.Senide ezmiş geçmiş birde diğer başkan adaylarının hangisini bulsa seni kötülüyor.Kardeşim sen bunu müdür olarak atamadın mı.Mahkeme şeflik kadrosuna atadığı halde sen gidip müdür yaptın.Niye çünkü çöp müteahiti cengizhana para ödemeyesin diye sana mahkeme yollarını gösteren ve zaman kazanmanı sağlayan kişi bir tek o.Diğer müdürler yeşim şener olsun feza güzel olsun alacaklılara hakkaniyetli davranırlardı.Cengizhan onu şikayet etti diye hacer cengize kininden para ödetmemek için kamuyu zarara uğratmana sebep oldu.Bu akıllsız akılları da fıkirleride veren hacer.Avukat diye fazla para ödediğin tarik da hacerin kuklası olmuş.bilgisi eksikki herşeyi ona soruyor.bari fazla ödemeyi hacere yapsaydın.Direk hacerden bilgi alsaydın daha iyiydi .Yarın zimmet sana da çıkarsa hiç şaşırma. Kadın kovalanan hindiler gibi glu glu glu ortalarda ona buna hatta vatandaşa bağırıp duruyor

  38. Kurtuldum diye sevinme . Yakında sende patlayacaksın. Bekle gör. Bütün pisliklerin, açığa çıkacak. Bizler için tutuğun o raporlar döndü şimdi sana girecek Müdürlüğün devam etmesi için yalakalık yaparsın. Arkadaşlarını sattın sen varya … bile satarsın. Elbet seninde mahkeme kapılaraında sürüm sürüm süründüğünü mahkumiyetler aldığını göreceğiz.Bunlar olsa ne hayır gelecek. Çok kötü tablo nolacak adaların hali yaa. Yinemi bunlardan biri memurlara saç baş yolduracak.

  39. Şu Adalar ne güzel bir yermiş. Herkes avucumun içinde. Başgan seyyare avare çapsız seviye. Bana büyük hediye. Ne desem itiraz eder gibi yapar görüntüye çizik attırmamak için ama dediğimden dışarı çıkmaz.Kaç kere toplantının ortasında bağırdım çağırdım kalktım çıktım gittim ağzı açık havada kaldı laf edemedi,görevden alamadı. Alsa kimi koyacak. Personel giderleri %30 geçiyor diye raporlara yazar gönderirimde ruhu duymaz. İBB de iş yokki %30 geçmişiniz başkana zimmet çıkartıyoruz demezler. Yoksa zimmeti çıkartmıştım onada iti iti ısırmıyor lafı doğru valla. Giderayak zimmet çıkartamazsam yzaık bana

  40. Uçtu uçtu adaylık uçtu matila. Demiştim sana başkan uyma bu karılara diye dinlemedin. Noldu? Adaylığın uçtu. Bu karıların ortak özellikleri neydide tuttun.Çöpçü cengizin düşmanı olmaları. Kimsenin yapmayacağını bunlar yapar diye makamlarında tuttun bunları ama senin kuyunu kazdılar. Senin sonun bunların elinden oldu. Çöpçüyle düşman olacağına yakın duraydın aydan aya az bir ödeme yapaydın bile bekletirdin averalı sende işine bakardın. Ondada bir averallık var kandırırdın aslında. Adamı boş bıraktın savcılıklardan dışarı çıkmadı. Hepinizi şikayet etti. Macerle seni terör savcılığına kadar şikayet etmiş doğruysa. Hemde halen soruşturmanız devam eder dururmuş. İstermisiniz Fetöye finansal destekden içeri alının. Averalı yakmak uğruna bizleri yakmaya çalıştın olmadı. Ters tepti. Adaylığın açıklanmasın hep beraber senin hakkında suç duyurusunda bulunup ayrıcada tazminat davası açacaz. O dosyada sahte evrakları düzenleyenleri bir bir savcılığa şikayet edecez. Erkan Karaaslan seminer verirken birde kimler katılıyor diye yoklama aldırmıştın orman kampında. Herkes katılsın diye baskı yaptın memurlara. Niye katılacaktık. Fetöcü adamın verdiği eğitim ne biliyormusunuz. İhale yapılırken istediğiniz adama sorunsuz ihale nasıl verilir. Açık ihale ile değil tabi. Ya pazarlık yada doğrudan temin . İkisini kullanıp yandaşlarınızı zengin ettiniz. Şimdi hesap zamanı anlatın bakalım ne karşılığı ihaleleri peşkeş çektiniz. Arabamı, evmi, caşh mi anlatırsın artık savcı beye.. Savcı gelinin ile dünürüne verilen iki arabayıda ortaya çıkartır yakında. Memurlara iftira,suç isnad edip duruyodun ya hepsi bir bir sana ve yardakçılarına dönecek matilda.

  41. Adalar Belediyesinde olanlara inanmak güç. Belediye başkanı gelini ve dünürüne haberdeki gibi bir ihale verdiyse yapılacak işlemler bizler için bellidir. Şimdi ben emekliyim. Ama orda görev yapan Savcı arkadaşlarımız eğer bu yazılan haberlerdi okusaydım resen işlem yapardım. Üstelik haberinizde gelin için bakınız
    3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet Ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun Madde 17 – (Değişik fıkra: 12/12/2003 – 5020 S.K./12. md.) *1* Bu Kanunda ve 18/06/1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununda yazılı suçlarla, irtikap, rüşvet, basit ve nitelikli zimmet, görev sırasında veya görevinden dolayı kaçakçılık, resmi ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma,sebebiyet verme suçlarından veya bu suçlara iştirak etmekten sanık olanlar hakkında 02/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz.
    Aynı kanunun Madde 19 – Cumhuriyet Savcısı 17 nci maddede yazılı suçların işlendiğini öğrendiğinde sanıklar hakkında doğrudan doğruya ve bizzat soruşturmaya başlamakla beraber durumu atamaya yetkili amirine veya 8 inci maddede sayılan mercilere bildirir. Cumhuriyet Savcısı soruşturmaya başladığında ihbarı doğrulayan emareler bulduğu takdirde sanıktan, haksız edinilen malın kaçırıldığı yolunda delil ve emare elde edildiği takdirde sanığın ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımları ile gelini ve damadından mal bildiriminde bulunmalarını ister. Bu istemin sanığa ve diğer ilgililere ulaştığı tarihten itibaren yedi gün içinde Cumhuriyet Savcısına mal bildiriminin verilmesi zorunludur. Soruşturmanın müfettiş veya muhakkik tarafından yapılması halinde müfettiş veya muhakkik de sanıktan ve yukarıda sayılan ilgililerden mal bildirimi isteminde bulunurlar. Bu istemin sanık ve ilgililere ulaştığı tarihten itibaren yedi gün içinde müfettiş veya muhakkike mal bildiriminin verilmesi keza zorunludur. Cumhuriyet Savcısı, kamu davası açılmadan önce haksız edinildiği yolunda delil veya emare elde edilen para veya mal ile ilgili tedbirin alınmasını görevli mahkemeden veya para veya malın bulunduğu yer hukuk mahkemesinden isteyebilir.
    17 nci maddede yazılı suçlardan dolayı delil veya emare elde eden müfettiş ve muhakkikler durumu yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar ve evrakı tevdi etmedikleri takdirde bunlar hakkında da yapılacak takibattan dolayı Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat Hükümleri uygulanmaz. Denmektedir.
    Yani yukarıdaki kanun maddelerine göre Savcılığın gazetenizde çıkan haberi okuması halinde bile resen soruşturma başlatması veya posta ile gönderilmesi halinde ise şikayetçinin varlığı belli olsun olmasın soruşturma başlatması gereklidir. Çünkü bu suçlar devlete karşı işlenmiş suçlar olup muhbirin varlığından çok ihbarın ciddiliği mutlak soruşturmayı gerekli kılar.
    Kesin sonuç için ise Adalar Savcılığının bilgi sahibi olunması bile yeterlidir. Suç Şüphesinin olması hainde bile Savcılık, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesine göre “Cumhuriyet savcısı ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez” soruşturmaya başlayacaktır.” Der. Savclığın bilgi sahibi olmasını sağlamanız konuyu açıklığa kavuşturacak suçlular mutlaka cezasın çekeğini düşünüyorum. Belediye Başkanı olması yazılanlar doğru ise kişiyi kurtaramaz. Kimsenin şüphesi olmasın. Adalete güvenin.

Gizem için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*