Adalar İçin Bir Gün…(Fıstık Ahmet)

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Adalar için bir gün

Geçen sayıda yazdıklarıma kimi okurlar olumu tepki verirken, kasaba politikacısı diyeceğim kimi arkadaşlarım da yazdıklarımdan bir şey anlamadıklarını beyan ettiler.
Tabii doğal karşıladım bu değerlendirmelerini. Çünkü o arkadaşlarım ki senelerdir siyaset arenasında kısır döngülerin beygiri olmuşlardır, ufuk fakiri  olmalarından dolayı anlamamakta haklılardı.
Bugün izin verirseniz yazıma, 1970 li yıllarada İstanbul Belediye Başkanlığı yapmış sayın Ahmet İsvan’ın canhıraş sesini naklederek başlıyayım, ne dersiniz?
Mensup olduğu partisi tarafından engellenen ve kösteklenen sayın İsvan, ülkemizde çağdaş belediyeciliği ve kendi yağıyla kavrulan belediyeciliği hayata geçirirken en çok engelin ve kösteğin partisinin yetkili organları tarafından sistemli bir şekilde hayata geçirilfiğini bilmenizi isterim.

Ahmet İsvan, İş Bankası yayınlarından çıkan “başkent gölgesinde İstanbul” kitabında, 1973-1977 yılları arasında belediye başkanlığı yaptığı zamanın anılarını yazarken, 391. sahifede bakın neler anlatıyor;
“Ecevit’i götürmeyi planladığım yer, Metris’te bir tepeydi. Buradan İstanbul’a bakıldığında, o zaman büyük bir boşluk ve o boşluğun içinde, arada ufak birer nokta gibi, birkaç binadan oluşan guruplar oluşuyor olacaktı.
O manzarayı iyice gösterdikten sonra, nokta gibi gözüken o gurupların yanına gidecek, büyük milli servetler yatırarak meydana getirilmiş olan o gurupları gösterecektik. Bunlar altı-yedi katlı, kalitesi şüpheli kocaman binalardı.
Bunların zemin katları, inşaat malzemesi, beyaz eşya satan dükkanlar, lokantalar, fırınlar, imalat atölyeleri olacaktı. İkinci katları düğün salonları, müzikli gazinolar, avukat ve emlak komisyoncusu yazıhaneleri, doktor dişçi muayenehaneleri,
üst katların ise, konut olduğu gözlenecekti. Yolların kaldırımsız ve iki aracın ancak geçebileceği genişlikte; binaların ise komşu mesafesinin en az, dış sıvası yapılmamış, çatısı bitmemiş olduğu gözümüzün önüne serilecekti. Ama her birine büyük servetler yatırılmış olduğu da ortaya çıkacaktı. Daracık sokaklarda olanca çocuk koşturup top oynuyor olacaktı. Bu dar sokaklarda biraz dolaştıktan sonra, Ecevit’e şöyle diyecektim:
Bak burası yarının İstanbul’u, yarının Türkiye’si! Bu yapılaşma, bu yaşam kalitesi, bu muazzam yatırım, bu yeşilsiz, alt yapısız, güzellikten yoksun sağlıksız mahalleler, yüzyıllar boyunca ayakta kalmak üzere, demin üstünde bulunduğumuz tepeye doğru, bir çığ gibi yuvarlanarak ve büyüyerek, üstümüze geliyor. Bunları kontrol edemiyor, yönlendiremiyoruz. Bu şehre karşı tarihi görevimizi yapabilmemiz için, çok daha güçlü bir İstanbul Belediyesi’ne ihtiyaç var. Milliyetçi Cephe hükümeti mevcut yasaların belediyemize verdiği gücü bile kullanmamızı engellemeye çalıştı. Ben onlara karşı tek başıma mücadele ederek, kamuoyunu bir noktaya getirdim. Örgütümle aram açıldı. Bak çöp grevinde kamuoyu beni suçlamaktan vazgeçti, MC’yi suçluyor. Ben, partimiz adına doğru bir politika izlediğime inanıyorum. Yaptığımı doğru buluyorsan, gücüme güç kat. Bu politikanın yalnız benim değil, CHP’nin politikası olduğunu açıkla. Yerel yönetime hakkını vererek, partimiz, “ortanın solu” kimliği kazansın, “düzen değişikliği” sözümüzün ciddi olduğunu gösterelim, aldığımız oyları helal ettirelim. Bana bir tam gününü ver.”

Ecevit’ten Ahmet İsvan’ın istediği ve aldığı randevu ile bir tam gün, bahsi geçen yerlerde dolaşma isteğini kim engelledi biliyor musunuz? Dönemin CHP il başkanı…ve Ankara’daki uzantıları. İsimlerini merak edenler kitaptan öğrenebilir.
Bu gün de durum değişmemiştir. CHP Adalar ilçesinde bir gurup partili, belediye başkanına karşı savaş açmış durumda. Mücadele edeceklerse parti içinde yapmaları gerekirken, muhalif partilerin mensuplarıyla odaklandıkları yerde yapıyorlar.
Şimdi soruyorum size; geçenlerde Büyükada’ya gelen CHP Genel Başkanı’na, İlçe belediye başkanımız çektiği zorluklardan dolayı neler anlattı? Anlattı mı? Genel başkanı ne kadar dinledi ve ilgilenip ne dedi?
Bir yıl önce yine adamıza gelen sayın Başbakana da Adalar’daki sivil toplum örgütü temsilcileri ve akil adamlar tarafından bir dosya verilmiş ama dikkate alınmamıştı. Engelliyenlerin kim olduğunu tahmin ediyorsunuzdur her halde.
İktidardakiler, kendi partileri dışından seçilmiş belediye başkanlarına yardımda ayrım yapmamalılar. Kaybeden ne yazık ki biz, yurttaşlar oluyoruz.
Ankara’nın muktedirleri gerek iktidar, gerek muhalif parti mensupları olsun, bizimle el sıkışmaya değil, dertlerimize çare olmaya gelsinler Adalarımıza.
O gün Ahmet İsvan’ın çizdiği İstanbul varoşları, bugünkü iktidara mensuplarını taşıdı. Gecekondudan gelenler siyaset arenasında söz sahibi oldular.  Kimdi bunlara sebep olan; Geleceği iyi okuyamıyan siyasiler!
Bugünkü yazımda bir zamanlar mensubu olmakla öğündüğüm CHP’nin Adalar’daki üyelerini aklı selime çağırırken, diğer siyasi partilileri de Adalar için yapılan iyi şeyleri engellememeleri, kaybedilenin Adalar olduğu bilincine varmaları için uyarıyorum.
Hangi siyasi partiye mensup veya taraftar olursak olalım, seçim bittikten sonra tek hedefimiz olmalı: Adalar Partisi. Saygılarımla.

Ahmet Tanrıverdi (Fıstık Ahmet)

 

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

27 YORUMLAR

  1. CHP Adalar ilçesinde duyarlı partililer Belediye Başkanına değil partiyi kurtarma adına,yapılan yanlışlara savaş açmış durumdadır.Yapılan yanlışlara gelince LİDO’ dan Seferoğlu’ na,kaçak iskelelerden,tarihi eser binayı yerle bir edip Ada Vakfına peşkeş çekmeye,ikinci kez haraç toplama adına esnafın önüne plastik çakmaya,ruhsatsız kaçak Migros ve müze açtırmaya,kendi oturduğu bina dahil kaçak yapılaşmaya göz yummaya,basit tamir ruhsatı adı altında Adalar’ ı inşaat cehennemine çevirmeye ve Ada sahillerini peşkeş çekme gibi sebepler savaşın tüm Adalıları ilgilendiren kısmıdır.Bir de sizin bilmediğiniz ve Aktif CHP üyelerini yakından ilgilendiren parti içi demokrasinin işlemeyişi ile ilgili durumlar var.Bizzat Belediye başkanı tarafından tehdit ve şantaj uygulanan üye,delege ve yönetim kurulu üyeleri,sahte evrak düzenlettirerek parti üyelerini il disiplin kuruluna sevk etmeye teşebbüs,tamamiyle kontrol altına aldığı parti ilçe yönetimini işlevsiz hale getirme v.s. (Eski bir partili olduğunuz için detaylı bilgileri yüz yüze görüşmeyle aktarabilirim.)Ayrıca toplum içindeki olumsuzlukların birkaçını hatırlatmamda fayda var sanırım:Adalar Kültür Derneğine yaptıkları,Kent Konseyine karşı tutum ve davranışları,Belediye personeline uyguladığı mobbing,görevi kötüye kullanarak nikah kıymama ve nikah memuru göndermeme,yangın kulesi sendromu,deniz ambulansını deniz taksi gibi kullanma,maaşlarının nasıl ve kimler tarafından ödendiği belli olmayan onlarca belediye gönüllü çalışanı,gazetelere manşet olan kokulu çöp ihaleleri ve daha neler neler !Gördüğünüz gibi bir dokun bin ah işit.

  2. Burgaz adasıyla il genel meclisinden Turgut Beyin davetiyle tanıştım.Kınalı adayla ise muhtar Hikmet Abanoz sayesinde.O tarihlerde Gönül Köstemle birlikte Pendikten il genel meclis üyeliği yaptık.Şimdi ise Burgazadada hafta sonları dostlarımızla buluşup yaşadığımız Adalar üzerine biraz laflıyoruz.Bugün Ada Gazetesi sitesinde Ahmet Tanrıverdi Bey yazısında birtakım insanlar benim yazdıklarımdan bir şey anlamamışlar diyerek yazısıyla ilgili sitemini belirtiyor.Bizler haftalar önce Ada Gazetesini okurken bu yazıdan ne anlaşılması gerektiğini birbirimize sormuştuk.Bizleri veya bir başkalarını kasaba politikacıları diye nitelendiriyordu Ahmet bey.Doğru o güzelim Adalar kasabaya dönüşmüştür. Tabii ki kasabaların da politikacıları olacaktır.Fakat beni Ahmet Beyin yazısında esas amacın Sayın Mustafa Farsakoğlunun yandaşı olmasını kamufle ederek onun mağduriyeti üzerinden politika yapma kurnazlığı dikkatimi çekti. Dostum İsvandan örnek göstererek onun da kendi partilileri tarafından mağdur edildiğini şimdi de Farsakoğlunun partililer tarafından yıpratıldığını söylüyor. İsvanın belediye meclis üyeleri ön seçimle geldi.Farsakoğlu meclis üyelerini kendi seçti. Ayrıca bütün kadrolarını kendi yaptı.Atadığı kimseleri kendi getirdi kendi görevden aldı bu tasarruflarını ne partiyle paylaştı ne de kamuoyuyla.Ada Gazetesinde Avni Kurtuldu Beyin yazısından öğrendiğimiz kadarıyla AKP ve CHP oybirliği ile birçok projeyi ortak geçiriyormuş Büyükşehirde orada problem yok.Yani CHP liler Sayın Farsakoğlunu yıpratmıyor.Ama Farsakoğlu ve siz Adaları yıpratıyorsunuz.Bu işi de tarafsız gibi gözükerek yapıyorsunuz.Ayrıca Ahmet İsvan dürüst bir insandı.Ama belediyeciliği zayıftı.Dörtbuçuk yıl Aytekin Kotilin yanında yer alarak çok önemli yetkilerini ona verdi.Son altı ayda bu yetkilerini geri alarak kendine yakın insanlardan kadro kurdu.Farsakoğlu ise Adada herşeye hakim.Partinin il delegelerini dahi kendinin tayin ettiğini yeni öğrendim ve de çok şaşırdım.Ecevit İsvan ilişkisine gelince çok iyi dost olan bu iki insan İsvanın görevde kaldığı sürenin önemli bir bölümünde çok iyi ilişkiler içerisindeydiler.Yani İsvan Aytekin Kotilden çok daha yakındı Ecevite ve de bir engellemeyle karşılaşması mümkün değildi.O dönemi Farsakoğlunun şimdiki konumuna benzetilmesini pek anlayamadım.Farsakoğlu geldiği gün hizmet alacağı Büyükşehir Belediye başkanına restini çekerek Adaları hizmetsiz bırakmıştır.Kasaba politikacılığı kötü bir şey değildir.Ama köylü kurnazlığı çok fena bir şeydir.

  3. Bir balık adam kendileri.. Düşüncelerinin öneminden değil kendi yaşam tarzının yozundan tanınır.. Kendince bilgi vermeye çalışırken amaçlarını gizleyerek yol alma sanaatını kullanmaya çalışır.. Unuttuğu bir şey varki balık adamın,, kasaba dahi olsa adalar ve siyaset kasaba diliylede konuşulsa kişilerin kimlikleri hafızalarda hep kalır.. Ada vakfı hayranıdır balık adam,, bunun kendince mutlakka sebebi vardır.. Biz o sebeplere pek yabancı değiliz aslında belkide yabancı olmadığımız için efkarlanmış balık adam.. Kendisi adalarda yer etmiş ( pardon kasabada ) önemli şahsiyettir,, adalar tarihini bizzat yaşamış yakından takip etmiştir. Balık adam yine bir hayale dalmış, vakıf olta attı sanırım ucunda lokma var. Bütün iskele meydanının plastikle döşenmesi,, kaçak yapıların yükselmesi,, su sporları külübünün genişletilmesi,, ağaçların katledilmesi,, seferoğlunun betonlaşması eski partili olduğunu söyleyen balık adamın umrunda değil anlaşılan..Sen amacını yaz istersen başka isimler kullanıp siyaset kandırmacası yapmadan..Nerden tiyo aldın hangi ayakta kaz geliyor bilelim balık adam…

  4. fıstık bey sanırım geçen yıldı. sizin restoranınıza bir arkadaşımın daveti üzerine gelmiştim.sohbetde güzeldi sizde arkadaşımı tanıdığınız için mi bilmem bir ara masamıza gelmiştiniz.O zaman kadar hakkında iyi yada kötü herhangi bir fikrimin olmadığı adalar belediye başkanı mustafa farsakoğlunu, sizin tarafımıza şikayet ederek ve kızarak anlattıklarınızla tanımıştım.Hani belediye binasının ışıklandırmasını hiç beğenmemiştiniz o yetmezmiş gibi birde belediye binasının deniz tarafına konulan at figürlü resim hakkında da ileri geri konuşmuştunuz..Ozaman size hayret etmiştim.bu kadar kızgınlık ve konuşmayı neden yaptığınızı anlamamıştım.Bu kadar abartılı kızgınlık neydi..siz o zaman da eski bir partili değilmiydiniz . ilk defa gelen bir müşteriye bunları anlatmıştınız. Başkanı gördüğümde kendisine bunları söylerim diye konuşmuştunuz.Uzun zamandır kensisini görmediğinizi belittmiştiniz.Ama artık biz adalılar duyuyoruz ki saygıdeğer başkanımız sık sık mekanınıza geliyormuş,eşi dostu sizde içirip yediriyormuş.Nede olsa yeriniz kuytu öyle herkesin görebileceği bir ortamı da yok.Eee bende sizin yerinizde olsam dükkanıma gelen ve artık samimi olduğumu düşündüğüm imtiyazları olan bir başkanı tabiiki korurdum. Mesela benim bir işyerim olsa ben de en imtiyazlı ,demokrat,eşi dostu çevresi çok olan birini tabiiki korur ve kollardım.Yoksa adaların bir sürü sorunu varken ,kendisini başkan yapmış olan partisini ve halkı karşısına almış olan birini böyle savunma ihtiyacı duymazdınız.Biliyormusuz zamanlamanız yine yanlış.yeni seçilen başkanı , kendini daha tanıtamadan sadece işyerinize gelmiyor diye hemen eleştirmeye başlamanız kadar,bu gün bütün adalıların tek bir vücut halinde bu başkana karşı durmasınıda eleştirmeniz yanlış. Demekki söylemler de çıkarlara göre değişebiliyor.

  5. Bugün Belediyede görevli değerli dostum Resul beyin, yazıma cevap niteliğindeki karalamaları okumam konusundaki uyarıları üzerine yazıyorum. Ve şu imalı konuşmasıdır ki merakımı mucip oldu; “ne çok sevenin varmış!”

    Adalar Belediye Başkanı’na ve Adalar Vakfı’na tepkisini her ortamda yineleyen Eczacı Avni beyin yazıma cevap niteliğindeki yorumunu okuyunca, mesajımı anlamadığını bir kez daha yazma gereğini duyuyorum. Avni bey; idare şekline karşı olduğunuz belediye başkanının uygulamalarıyla ilgili platform, mensubu olduğunuz partinin yetkili organları ve içidir. Belediye başkanına karşı olan parti ve sivil toplum örgütlerinin mensuplarıyla, onların toplandığı lokallerde konuşmak ne sizi yüceltir, ne de mensubu olduğunuz partiye pirim getirir. Olsa olsa sizin ve size alkış tutanların egolarını tatmin eder. Yazımı dikkatle okursanız ne demek istediğimi anlamanız gerekir. Polemik yapmanız beni ancak güldürür. Başkanın icraatlerine şikayetlerinizde haklı olabilirsiniz, ama onun platformunu saptamada hata yapmanız, siyasi geleceğiniz için negatif argüman olabilir. Şahsi hata ne yazık ki siyasi hayatınızda sizi cezalandırır. Eğer gelecekte mensubu olduğunuz siyasi partiden Adalar Belediye Başkan aday adayı olma gibi bir güzel düşünceniz varsa, bugünkü tutumunuzla sanırım yolunuzda güllerin açma ihtimali zayıf gözüküyor. Amaca giden yoldaki araçlarınızı iyi seçebilme yetinizi kazanmanızı kalben diliyorum.

    Burgazada’dan Fahir Ataman beye öncelikli önerim, belediyeciliği zayıftı dediği Ahmet İsvan’ın bahsettiğim kitabını “İYİ” okumaya çalışmasıdır. Kotil-İsvan-Ecevit ve diğerleri konusunda ancak o zaman galat olamayan düşünceleri oluşabilir. İsvan’ın yazdıklarını bilmeden değerlendirme yapmanız inanın hoş ve inandırıcı olmuyor. Yazımı da “İYİ” okursanız Fahir bey, ben CHP Adalar ilçesindeki bazı üyelerin Farsakoğlu’na muhalefet “yöntemine” karşı olduğumu dile getirdiğimi anlayacaksınız. Çok şükür köylü kurnazlığı gibi bir yaftayı üzerime almadığım gibi, size de inanın yakıştıramadım.

    İsmini yazma cesaretinden yoksun okurum, vakıf rahatsızlığı ve sancısıyla dolu bir şeyler yazmaya çalışmışsınız. Bakın kasabalı dostum, ben vakıf üyesi değilim. Adalar Vakfı’nın önderliğinde gerçekleştirilen kent müzesinin destekçisiyim. Bu güzide oluşumun, gücümün yettiği kadar da destekçisi olmaya devam edeceğim.

    Sümer Yakın bey, Mustafa Farsakoğlu seçildiğinden bu yana mekanıma konuklarıyla birlikte dört kez gelmiş, yediği içtiğinin ödemesini de sizin ödediğiniz değerde yapmıştır. Her halde başka mekanlarla benimkini karıştırdınız. Bahsettiğniz belediye binasının ışıklandırılması ve deniz tarafındaki at figürü ile ilgili tenkidimi Adalar Vakfı’nın yayın organı olan Adalı dergisinde, size anlattığım gibi yazdım, Farsakoğlu’na da söyledim haberiniz var mı? Seviyesiz yorum yazınıza sanırım cevabım kafidir.

  6. Sayın fıstık ahmet sizin adalar c.h.p den haberiniz yok anlaşılan eczacı avni kurtulduya diyorsunuzki belediyeyle ilgili problerinizi c.h.p ilçesinde dile getirin söylermisiniz c.h.p ne zaman örgüt toplantısı yapmışta insanlar problemlerini söylesinler .Kabül ettiğiniz belediyenin yanlış uygulamalırına sizin neden tepki göstermediğinizi merak ediyorum doğrusu yoksa iş yerinizin konumu ve dışarı taştığınız kısmı elimden gidecek diyemi korkuyorsunuz (plaj şemsiyesi ve şezlongleonızı kaldırır diyemi korkuyorsunuz)bide eklemek istediğim evet adalarda çook seviliyorsunuz doğru

  7. Hakkımda bilgisiz karalamalarınızla, hiç de hak etmediğiniz “Adalı” rumuzunu kullanıp, iğrençliğinizi sergilemeyin. İşgal ettiğim yer, milli emlake ait olup işgaliyesi ödenmektedir. Diğer işgalci esnafın ödediği gibi. Şunu da öğrenmenizi isterim ki yeni yasaya göre buraların tasarruf hakkı Anakent Belediyesine geçmiştir ve yönetmeliği de yetkili merciler tarafından hazırlanmaktadır.
    Neden korkum olacak? Beni tanımış olsaydınız, vakti zamanında CHP de nasıl muhalefet yaptığımı araştırıp öğrenirdiniz. CHP şimdiki yönetim şekli ile tenkidinize maruz kalıyorsa gidin yetkili kurullarda sesinizi duyurun. Çok moda olan vıdıvıdıcılıkla, dedikodu üreterek politik olunmuyor. Hele bilgiden yoksun ötmek, ötücü kuşlarla eşdeğer olmayı çağrıştırıyor. Okumasını ve okuduğunu anlamasını bilmeyenlere bu yeter sanırım. Ben sizin gibi kuşların anlıyamadığı bir “yöntem”den bahsettim, siz neler karalıyorsunuz? Başkanın ve mevcut CHP Adalar ilçe yönetimini tenkid etmek ayrı, sizin gibilerin kakafonisini işitmem ayrı. Size önerim; bir manava gidip, her zaman yeme şansına sahip olduğunuz ayva ile armut arasındaki farkların neler olduğunu ehlinden dinleyerek ve görerek öğrenmenizdir. Ayrıca Eczacı Avni bey ile birlikte karşılıklı konuşarak anlaşabileceğimiz konuda, sizin gibi bilgisiz bir savunmana yer olmayacağınızı da hatırlatırım. Atalarımızın çok hoş değişiyle bu konuya nokta koymak istiyorum: Saç tava gelir kömür biter, iş tava gelir ömür biter. Önümüzdeki yerel seçimlere bu düşüncelerle topallıyarak koşan CHP Adalar ilçesinin kayıtlı üyelerine iki yıl beklemeden, şimdiden geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

  8. Ahmet bey;
    Eğer siz parti müfettişi değilseniz yazdıklarımın içeriğine dönük cevap vermek durumundasınız.Nerede ve kimlerle konuşmam gerektiğine siz karar veremezsiniz.1975 yılından bu yana parti çalışmalarının içinde olan biri olarak bu işlerin nerede ve nasıl konuşulacağını iyi bilirim.Ancak Adalar ilçesinde maalesef böyle bir imkan yoktur.Belediye Başkanı elindeki gücü kötüye kullanarak ilçe örgütünün denetleme yetkisini yok ederek ilçeyi işlevsiz hale getirmiştir.(Daha önce de belirttiğim üzere bu konunun detaylarını yüz yüze anlatmaya hazırım)Yaptığım hatalara(!)gelince;hata yapmaktan korkan iş yapamaz.Yüksek perdeden yaptığınız uyarılar ise kimin ego tatmini peşinde olduğunu gösteriyor.Belediye başkan aday adaylığım konusuna gelince,bu tamamen örgütün ve Adalar halkının teveccühü ile ilgilidir.Gerçi siz orada da halkın iradesinin üzerinde fikir beyan ederek güllerimi soldurmuşsunuz.Eğer Belediye Başkanının icraatlarıyla ilgili söyleyecekleriniz varsa lütfen yazın, konuyu dağıtmayın !

  9. Avni bey cevabi yazısında beni, yazdığım konunun dışına çekip, oynamak istiyor. Ben belediye başkanının icraatlarını yazmadım. Yazdığım konu, parti disiplini içinde mücadele edilmesidir. Avni bey, başkana karşı olmayı bayrak edinmiş, meydanda koşturup duruyor ve beni de yanına çekmeye çalışıyor. Önce benim yazdığımda anlaşalım. Başkana karşı durarak populist olmak başka tavırdır. Bu konunun cevabını yerel seçimlerde Adalar ilçesinin kayıtlı seçmenleri zaten verecektir.
    Avni bey, siz mensubu olduğunuz partinin içinde kolu kırın, ama o kol yen içinde kalsın.1975 yılından bu yana parti çalışmaları içinde bulunan bir üyenin nerede nasıl konuşulacağını öğrenmiş olması gerekirdi!
    1980 12 eylülünden bu yana hiç bir siyasi partiye üye değilim.Hakın iradesinin üzerine çıkan değil, bir adalı seçmen olarak fikrimi beyan etmem sizi neden rahatsız etti? Parti müfettişi yakıştırması gibi komik söylemlerle kızgınlığınızı tezahür ettiren sorularınızın muhatabı da değilim. Tenkid edilmenizi hazmedemiyorsanız nasıl siyaset yapacaksınız? Seçimlerde sadece bir oyu olan, yaşım itibariyle 1960 yılından bu yana siyasetle her yurtdaş gibi ister istemez iç içe yaşayan bir adalı olarak, belden aşağı yumruk yeseniz de belden aşağı vurmadan, Gandi güzelliğiyle siyaset yapmanızı dilerim.

  10. .Yukarıda yazılanların tamamını okuduğumda ve şunu görüyorum;Ahmet bey söylenilenleri anlamıyor,yada anlamak istemiyor.Avni beyi sanırım kendisi yanlış tanımış veya yanlış tanıtılmış.Avni bey son seçimlerde aday adayı iken Farsakoğlu kesin aday olarak gösterilince özellikle fikrini almak ve nasıl bir tavır göstereceğini öğrenmek için yanına gittim.Açıkçası kendisi aday olmuş birinin başkası aday gösterilince onu destekleyeceğini beklemiyordum.Siyaset yapanlarda çok az görülen bir davranış olan partisini korumak ve iktidara taşımak düşüncesini siz nasıl yorumlarsanız yorumlayın biz Avni Bey de gördük.Çünkü biz adalılar (yanlış anlamayın partililer demiyorum )kendisini dürüst,düzgün yalansız dolansız.namuslu olarak tanıdığımız için aday olursa chpyi destekleyeceğimizi söylemiştik.İşte O beğenmediğiniz Avni Bey kimseden beklnmeyen bir olgunlukla partisini iktidara taşımak için diğer aday olan Farsakoğlunu desteklemiş,gece gündüz demeden çalışmıştır.Ve Avni bey ile beraber çalışan diğer partililer Avni Beyin emeklerini inkar etmemişlerdir.Bir kişi hariç!!!.Ahmet Bey Bu kadar yıldan sonra Chpnin seçilmesinde sizin payınız nedir merak ediyorum.Yukardaki tümer beyin yazdığı gibi daha kendisini kanıtlamadan birşeyler yapmaya çalışan Farsakoğlunun ışıklandırması için lokantanızda yaptığınız şikayet ve söylenmeler neydi.Üstelik birde dergidede yazdığınızı söylüyorsunuz.Eee siz eleştirirken hatta müşterilere şikayet ederken iyiydi,dergide yazarken doğruydu..Kendisine de söylemişsinizde ,dergiye yazacak ne vardı.o zaman anlayamadım.. Siz veya başkası kabul etsede etmesede Avni Bey veya başka bir partili olan esnaf yada adalı heryerde politika yapabilir.aynı sizin yaptığınız gibi..Avni Beyin de partili 20 seneye yaklaşan bir adalılığı vardır herhalde .Adanın sorunlarına banane demeden yaklaşması adalılar için bir kazançtır.Sizinde söylediğiniz gibi Avni Bey de bir adalı yurttaştır.ister istemez siyasetle iç içedir. Tabiiki aynı sizin gibi işyerinde veya dışarda bu tür konuşmaları yapacaktır.Yani siz yaparsanız olur ama partili diye başkası yaparsa ayıp öylemi.Sizin eleştirdiğinizden daha önemli konular var şu anda.ama sanıyorumki siz başka taraftan bakıyorsunuz. Unuttuğunuz bir şey var adalarda herşey parti içinde olmuyor.Adaların tamamı kahvesi köşesi ,okulu,belediyesi hatta sizin lokantanız bile siyaset konuşulduğu yerlerdir.Evet burası İstanbulun küçücük bir kasabası ve biz bu kasabalı olmakla gurur duyarız. Adalarımızın hatta Türkiyemizin Avni BEy gibi temiz.dürüst ve namuslu insanlara ihtiyacı olduğunu sizde bilirsiniz.Umarım kendisi ilk yerel seçimlerde aday olur.O parti veya bu parti önemli değil.Adalara yakışacak sözüne güvenilir,çıkarsız .maddi menfaat beklentisi olmadan görevini yerine getirecek insanlara ihtiyacımız var.Unutmayın o Avni beyin populist olmaya ihtiyacı yoktur.Kim kimin neyi neden yaptığını çok iyi biliyor.Sizde Avni beyi eleştirirken hakkını yemeyin lütfen.Üstelik kendisinin populist olmaya ihtiyacı yok. SEVİLİP SAYILDIĞINI GÖRÜYORUZ.BALTAYI YANLIŞ TAŞA VURDUNUZ.En iyisi siz o güzel kitaplarınızı yazmaya devam edin.sizi de sevenleri hayal kırıklığına uğratmayın. Sizin kitaplarınızı inkar etmeyeceğimiz gibi Avni beyin hakkını da yedirmeyiz..Saygılar..

  11. fıstık bey neden kendinizle çelişyorsunuz anlamadım hem bir partiye üye olamadım demşsiniz (sanki bi partiye üye olmamak matrah bi şeymiş gibi)hemde bi partinin üyesine ve seçim kazandırmış ilçe başkanına nasihatta bulunuyorsunuz üyesi olmadığıız partiye neden karışıyırsunuz ?Siz meze ,balık işleriyle ilgelinsenize

  12. NAMI DEĞER ( fıstık ) Ahmet… Yazdıklarını okudukça geçmişte neden bir büyüğüm olarak kendisini ağabey olarak gördüğümü düşünmeye başladım.. Kendisi 82 öncesine kadar partili sonrası hiç bir partili olmamış.. Bu kadar küsur sene uzak neden kalmış kendisine sormak lazım ve bu kadar küsur sene sonra neden bu yazıyı yazma gereği duymuş partili olmadan ve hiç çalışma gereği duymadan.. Kitap yazmak tabiki güzel,,, yemek kitabı ve argo dilde yazılan alenen ve gizli küfürlü kelimeleri insanları okutabilmekte bir sanat.. Şimdi namı değer fıstık Ahmet bey birilerinin ağzının içiyle siyaset değil dedikodu şirinliğini yapmaya çalışıyor.. Beni kendileri net hatırlar!!!!! Bir akşam Büyükada Sefa Yüksel’in lokantasının önünden geçerken kendilerine iyi akşamlar demiştim.. ( CEVABI AYNEN AKTARIYORUM ) Hilmi bu Kamil Akın kim oluyorda ada eviyle tartışıyor demişti,, bende agabey ne biliyim adam üst katta oturuyor müzik falan yapıldığı için rahatsız oluyormuş oda kendine göre haklıdır belki dediğimde,,sendemi ada evine karşısın dedi.. Espiri anlamında evet dediğimde sert bir dille eğer ada evine karşıysan hemen şimdi adayı terk et demişti.. Namı değer fıstık Ahmet… Yani beni adadan kovmuştu,, eve gidip valizlerimi hazırladım ve adadan gitmek için yola çıktım. Vapura bineceğim anda namı değer fıstık Ahmet’in mutfağını gözümün önüne getirdim.. Mutfağından fareleri kovamayan fıstık beni nasıl adadan kovabilir diye düşündüm evime döndüm.. Adalıların sayesindede hala adadayım… Belki bu yazımdan sonra tekrar sürgüne gönderilebilirim..Avni Kurtuldu’ya nasihatimdir ve lütfen önemsesin.. Fıstık Ahmete karşı gelirse kendisi kazakistana sürgüne gönderilebilir.. Ben ada doğumlu olduğum için adalılar sayesinde sürgünden yırttım,, Avni beye ada doğumlu olmadığı için aynı tölerans tanınmayabilir… Saygılarımla..

  13. Birkaç gündür ciddiyetle izlediğim Ada Gazetesinin internet sitesinde müşahhas veri ve bilgileri ışıgında yayınlanan iddialar görmekteyiz.Ahmet Tanrıverdi Bey konusuna keşke girmeseydim.Meğer arı kovanına çomak sokmuşum.Aman allahım bir dokunduk bin laf geldi.Rahmetli muhtar Güngörün bir lafı aklıma geldi.Abi burası küçük yer herkes herkesin ne yaptığını bilir ama susar zamanı geldimi patlatır.Şimdi Ahmet Tanrıverdi Bey belediye başkanına verdiği desteği çekse karşıtları eleştirirmi acaba?Tabii bunların hepsi yaşanarak görülecek.Peki bu eleştiriler nerelerde yapılacak.Kahvehanelerde mi?hayır meyhanede mi?o da olmaz.Akil insanlara sorsanız hepsinin vereceği cevap yüzleşmelerin yapılacağı yer parti ilçe merkezleridir.Ama oraları da kapalıdır.Gerisi mugalata yani aldatmaca tam da Ahmet Beyin becerdiği şey.Karısmak istemiyorum ama bu Bey haddinden fazla mugalata yapıyor.Oysa eczacı bey çok kibar bir şekilde kendisini eleştirmiş.Ahmet Beyin cevabi yazısını okudum.Gene soyut şeyler söylemiş .Ahmet Bey ben somut şeyler yazmıştım.Avukat olan Aytekin Kotilin belediyede kadrolaşmayı yaptığı yetkiyi Ahmet İsvan Bey vermişti.Aytekin Kotilin adaylığı anlaşılınca da iradesini kullandı kendi tercihlerini iş başına getirdi.Göreve geldiği vakit neden kendi kadrolaşmasını yapmamıştı diyorum.Somut bir soru.Aldığım ise soyut bir cevap;kitabını oku!! Ahmet İsvan Bey dürüsttü demokrat bir insandı ama işini bildiği anladığı kadar yaptı.Bir soyutlama da eczacı beye yapmışsınız.Yazılanlara karalamalar diyorsunuz.Siz ise bunu sıkça yapıyorsunuz.Somut ne demektir?Herhangi bir konuyu bütünlüğü içersinde değerlendirmektir.Soyut ise konuyu bütünlüğünden ayırarak anlamsızlaştırarak sunma şeklidir.Siz de tam bunu yapmışsınız.Diyorsunuz ki niye belediye başkanını dışarıda rencide ediyorsunuz bunu parti toplantısında yapın.Size diyorlar ki partide toplantılar yapılıyor da biz oraya giderek konuşmuyormuyuz.Toplantılar yıllardır yapılmıyor ki ve de ilave ediyorlar belediye başkanı bu toplantıları istemiyor.O zaman sizin dediğiniz partide konuşun lafı biraz demagoji olmuyor mu?Sizin yaptığınız sinkertizimcilikdir.Karşıt düşünceleri küçümseyerek egemen olana hizmet etme anlayışıdır.Saygılar

  14. fıstığın kabahati; belediye başkanı böyle tipleri sever, meclis üyeleride fıstık gibi,hep birbirlerine destek verip durular,karşılarında olanlara arkadan filim çevirirler, kimsenin mertçe yüzüne karşı konuşmazlar, bunlar yağ’la çalışırlar, emekleri yoktur, zannederler’ki adalılar bunlara kanıyor, karşılıkları yoktur, emeği olanlara saygı gösterseler bence daha iyi olur, ama bunlar komplenks’li kişiler, ne yapalım biraz daha çekeceğiz kafayı fıstık ahmet’te…

  15. Galiba yazmakla değil, (ki yazmaya devam edeceğim) cevabi yazılarımla arı kovanına çomak sokmuşum ve de iyi etmişim. Benden yana ne de çok dertli varmış meğer? Tek cesur adam Hilmi çıktı ismini yazarak. Sana teşekkür ediyorum Hilmi, ama unutma ve iyi hatırla, aramızda geçen konuşmada senin karşı olduğun konu, “kültür” idi. Kültürün adaya ne getirisi var demen üzerine sana “bu düşüncede olan birinin adada durmaması lazım” dedim. Bugün de aynı düşüncedeyim. Mutfağımda fare değil ama, meyhanemde fare gibi yaşamaya çalışan, beni maddi ve nakdi olarak sömürmeye çalışan senin gibileri kovaladığımı biliyorsun. Sus ve otur. Önce bana olan borçlarını öde sonrada istediğin boku at, umurumda değil.
    Geleyim malum odağın diğer cevap yazanlarına; sizler bildiğiniz yolda yürüyün beyler. Vah benim bir zamanların Cumhuriyet Halk Partime! Sizler bu partide kronik olan “hizip” illetinin yeni figüranları olarak galiba hep var olacaksınız. Sözümü burada noktalıyorum ve sizden, beni önümüzdeki yerel seçimde mahcup etmeniz konusunda Tanrı’ya yalvarıyorum, yolunuz açım olsun. Gelecek ay çıkacak olan yeni yazımda karşılaşmak üzere hepinize umut dolu yeni bir yıl diliyorum.

  16. fıstık bey bana verdiğiniz cevapta farsakoğlunun yediğinin içtiğinin hesabını ödediğini ve başka mekanlarla karıştırdığımı söylemişsiniz.galiba birbirine karıştıran sizsiniz.çünkü o yazıda söylenen farsakoğlunun hesabı ödemediği değildi,sözünü ettiğiniz mekanlarıda zaten bilmem.siz farsakoğlunun başka mekanlarda yemek yiyip parasını ödemediğinimi söylüyorsunuz.başka mekanlarla karıştırmak ne demek.o mekanları siz konuştuğunuza göre bildikleriniz var demekki. üstü kapalı konuşup başka mekanları suçlamayın.görünen o ki eleştiri kabul etmiyorsunuz ve herkese kızıyorsunuz.pardon birde seviyeden bahsetmiştiniz.Sizin seviyenize ne oldu.her cevabınız bir öncekinden daha kontrolsüz ve seviyesiz.acilen bir paraşüte ihtiyacınız var.yoksa kötü çakılacaksınız.

  17. Ahmet Bey Sayın Avni Beyin popülerliğinden endişen olmasın.seviyor ve sayıyoruz.Eğer bir bayrak almışsa Adalılar istediği için almıştır o bayrağı. Farsakoğlu bayrağını niye aldınız diye biz size soruyormuyuuz….İnanıyoruz ki zamanı gelince Avni bey için, sizde güzel seyler söyleyeceksiniz!..

  18. Artık sana fıstık diyemeyeciğİm, insan meslek sırrını yazarmı çok kötü bir davranış, adamın durumu bozuktur ödeyememiştir, hem senin anlayışın insan borçlu olunca bir insanı eleştiremezmi. Demekki senin hayat felsefen borçlu olunca eleştirmemek ,o yüzden başkannın tarafını tutuyorsun demek ,şezlong ve şemsiyeni kaldırmasın diye vay uyanık vay (fıstık gibi uyanık ahmet)Herkes senide ,hilmi taniğide biliyor adada

  19. Ahmet kardeşim her cevabında ayrı hayalkırıklığına uğruyoruz.önce adını yazın diyosun,sonra bi arkadaş adını yazınca önce ona teşekkür ediyosun,,ardında onu borçlu olduğu için susmasını söyleyerek utandırmaya çalışıyorsun.Ya kardeşim bu nasıl bir şekil.herkesin borcu olabilir,hatta senin bile.ama borçlu diye kimse kimsenin fikirlerine ipotek koyamaz.bu nasıl bir anlayıştır.Yani bilelim de bundan sonra sana borçlu kalmayalım.her yaptığın ve söylediğin birbiriyle çelişkili.Sen o evini lokantaya çevirirken çok borçlu olduğunu duymuştuk.Yani sana bazı şeyleri illahiki hatırlatalımmı senin yaptığın gibi. meslek ahlakı ve gizliliğini öğrenmeye davet ediyorum.Yoksa o ne öyle .Korkarım ki çocukken yutulmuş olduğun misketleride sen geri istersin…

  20. FISTIK AHMET BEYE İLANIMDIR… ben Hilmi TANIK… Kapri restoranta,,By Şükrü’ye,, Milto restoranta,, Ali Baba’ya,,Milano restoranta,,Lido restoranta,,Façyo restoranta,,Altın fıçı Cem Savaş’a,,Altınok Ünsal’a,,Köfteci Sefa Tuna Yüksel’e,,Hayri Özen’e,,Orhan Dilmaç’a,,Ziya Mutlusoy’a ve daha adını sayamadığımbir çok mekan ve kişilere borçluyumdur..Daha bu yaşıma kadar hiç bir mekandan kovulmadım çok şükür..Senin sayende hepsine yürekten teşekkür ediyorum.!!! fıstık bey asıl konuları geçiştirerek,,kendisine borcumdan ve ben dahil mekanına gelen çok kişiden maddi manevi kendisini kemiren fareler olarak bahsetmektesiniz.. fıstık bey çok şükür değil SEN kimsenin faresi ve iti olmadım,,fıstığıda olmadım.. Mekanına gelen sana göre fare olanların ismini versende o kişilerde nazarında ederini bilseler..VE sen fıstık bey bildiğim kadar alacağını kimsede bırakmazsın.. Yaklaşık üç senede mekanına bir iki arkadaşımla gelmek zorunda kaldım,, çapa marka hesap ödeyerekte mekanınızdan ayrıldım… Belki bir iki duble içkiyle bir iki mezen ikramın olarak kursağımızdan geçmiştir..Ki bunlar borç olarak haneme yazılmışsa ve öde öyle konuş diyorsan,, o borcu faizleriyle bildirirsen ödemek istiyorum..Bu borç miktarı nereden çıktı diye sormayacağımada emin olabilirsiniz… SAYIN OKURLAR,,, saptırılan ASIL KONU benide kapsadığından fıstık ahmet beyi anlatmak istedim….. Sayın Avni Kurtuldu ve diğer arkadaşlarım hiç bir menfaat gözetmeden onurlu bir mücadelenin içine girdik… Benim hırsızım iyidir felsefesini asla benimsemedik,, adalar esnafına ve halkına zulm eden anlayışa ve çıkarcılara karşı saf tuttuk.. Kimsenin payandası maşası olmadık.. Paraya satılmadık,, iş takipçiliğine soyunmadık.. Fıstık bey Belediye başkanını sevebilirsin,, Ada Evini gerek çıkarların için gerekse gönülden aşkla sevebilirsin… N anlamda olursada biz buna karşı çıkmayız,,hayat çizelgeni kendin çizersin gerekli değeride alırsın,, okuyorsan alıyorsunda..YANLIZ fıstık bey ne Avni beyin nede arkadaşlarımızın senin öğütlerine ihtiyacı yoktur bil istedim… Çünkü sen öğüt yerine söğüş peşindesin seni tanıyan her kişide bunu bilir.. YALAN bir hastalıktır fıstık bey.!!! Aramızda nükseden konuşmada kültür ile ilgiliydi demişsin,,, SAYIN OKURLAR kısaca tekrar aktarıyorum… Fıstık bey şahsıma ADA evini sevmiyorsan hemen şimdi adayı terk et demiş,, aldığı cevap karşısında bulunduğumuz ortamı terk edip gitmiştir…. SON BİR RİCAM fıstık ahmet bey bu güne kadar kaç kişiyi adalardan kovdunuz,, isimlerini bize bağışlarmısınız.?? Rum asıllı vatandaşlarımız haricinde lütfen.. Tüm okurlara saygılar…Birilerine vucudundan parçalar gösteren fıstık sen HARİÇ..!!!!!!

  21. bu fıstık olayına mecburen müdahil odum, canım fıstık bahsetiğin hilmi tanık, rahmetli kemal tanığın oğludur. illaki babasının kapısını zamanında çalmışındır, bir zamanlar partiçilik yapmışsın ya zaten bir şeyde olamamışsın, rahmetli kemal tanık, çorbacı gibi bir insandı, senin rumlarla aran iyidir, çorbacının ne olduğunu bilirsin, o arkadaşımız onun oğlu, onların kimseye borcu kalmaz, farsakoğlu senin sayende pötürgelilerden oy alamaz, açıkca fena bir yere bastın, terbiyem müsade etmiyor, biz senin kullandığın küfür lugatından anlamayız, kimlerle uğraşacağını süzgeçte bir geçir, bence sahilde’de her yere yayılma…

  22. Biz kayısıcıyız, fıstıkdan,cevizden anlamayız,bilgisayar postasındanda anlamayız, pötürgeliler adına bu mektubu yazdırtıyoruz.Bizler, kemal amcamız’ın adı geçince esas duruş gösteren insanlarız.Hilmi bey’de bizim saygı duydumuz,inandığımız bir kişidir.Sayın bay, sizden ricamız Hilmi kardeşimizin borcu bizim borcumuzdur,faizi ile borcunun hesabını yapın biz ödemeye geleceğiz.Lütfen bir daha böyle işlere girişmeyin lütfen…

  23. Arkadaşlar boşverin fındığı fıstığı. herkes herkesi biliyor fıstık hariç. kitaplarını okuyanlarda bilir ki yazılan herşey doğru olamaz…biraz abartma biraz hayal gücü,biraz kendinide çaktırmadan övme vardır.aslında adalıların onun yazdıklarını pek okuduğunu zannetmiyorum…çünkü hem kasabalı olduğumuz için yüksek fikirlerini anlayamayız,hemde zaten bizim bildiklerimizle, onun yazdıklarının farklı olmasıdır.bırakın o arkadaşta istediklerini yazsın oda öyle bir yol tutturmuş geçinip gidiyor.işiniz mi yok fındık fıstık çerezle uğraşmayın…çocukken fıstıktan yuttuğunuz misket varsa o istemeden götürüp geri verin…bak sonra sizede kızınca konuyu saptırmak için buradan misketlerimi verin diye yazar sonra karışmam haaa.

  24. Beyler cok merak ettigimden soruyorum bu hayri ozen tam olarak kim bu is adami diyolar google dan baktim bi turlu bulamadm adamin yuzunu yada ayrintili olarak kim oldugunu. ..
    Buyuk adadaki evini gordum evi mason ve illuminati orgutlerinin sembolleriyle dolu .. Bu adami tam olarak bilen varmidir? bukadar bilindik bir adam nasil bu kadar ulasilmaz oluyor. . Bilen varsa cevaplasin lutfen ayrintili olursa daha makbul gecer. ..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz