Adalarda 5 Dilde Noel Konseri

Müzik edebiyatındaki çoksesli acapella/eşliksiz koro eserlerini seslendirmek üzere Arda Ardaşes Agoşyan şefliğinde bir araya gelen CorISTAnbul Oda Korosu ve Dolce Brass Quintet bakır üflemeli çalgılar beşlisi “Beş Dilde Yeni Yıl” temalı konseriyle Adalılara unutulmaz bir gece yaşattı.

24 Aralık Cumartesi günü Büyükada San Pasifico Latin Katolik Kilisesi’nde gerçekleşen konserde; İngilizce, Latince, İtalyanca, Ermenice ve Almanca ilahi ve şarkılardan oluşan dünyaca bilinen, sevilen eserler seslendirildi.

2011 yılının Aralık ayında Adalılar; Sadık Gürbüz konseriyle başlayan ardından Revnak Kadın Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun vermiş olduğu konser ve son olarak CorISTAnbul Oda Korosu ve Dolce Brass Quintet topluluğunun birlikte gerçekleştirdiği Noel konseriyle sanat dolu bir ay geçirdiler. Olumsuz hava şartlarına rağmen katılımın yoğun olduğu konserde kısa bir konuşma yapan Adalar Belediye Başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu böyle bir konserin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, 2012 yılının herkes için; sağlık, mutluluk, kardeşlik ve huzur dolu bir yıl olmasını diledi.

Madrigal korosu geleneğinin ülkemizde tanıtılmasını ve sürdürülmesine katkıda bulunmayı amaçlayan CorIstanbul Oda Korosu ve Dolce Brass Quintet aynı zamanda müzik repertuarına yeni eserler kattığı bu konserde dört yeni eserin de dünya prömiyerini gerçekleştirdi. G.F.Handel’in Su Müziği eseriyle başlayan programda toplam 12 parça seslendirildi.

6 YORUMLAR

  1. DEVELÜASYONUN BAŞARI ŞANSI

    Develüasyon milli paranın dış satın alma gücünün düşürülmesidir. Değeri düşen milli para ile daha az yabancı ülkelerde üretilmiş ürün satın alınacağı ve ülke mallarının rekabet gücü kazanarak daha çok satılacağı düşünülür. Bu sayede azalan ithalat ve artan ihracat sayesinde ticaret hadlerinden denge kurulacağı iddia edilir.
    Uluslararası ekonomide böyle bir sonuç alınabilmesinin şartları vardır. Şartlar yok ise develüasyon sadece enflasyon yaratır.
    Birinci ve en önemli şart, ihracatın ithalata bağımlılık oranının %50 den az olmasıdır. Ülkemizde ihraç edilen ürünlerin %82 si ithal edildiği için TL nin değer kaybetmesi ilave döviz getirmez. İhracatçı dolar cinsinden ithal ettiği ürünleri dolar cinsinden satar. Sonuca etkisi sıfırdır. Develüasyon geriye kalan %18 oranındaki ihraç ürünleri için artı yaratabilir.
    Cari işlemler dengesindeki bazı kalemler develüasyondan hiç etkilenmez. Her yıl Kıbrıs’a 500 milyon dolar yardım gönderiyorsanız sonuç değişmez.Yurt dışına ihraç ettiğiniz EURO BOND karşılığı her yıl 4 milyar dolar faiz ödemeniz var ise develüasyon ülkeye hiçbir şey kazandırmaz. 30.000 öğrenciniz yurt dışında okuyor ise vatandaşlar dolar cinsinden parayı göndermek zorundalar. Hacı adayları dolar pahalılandı diye haç farizesinden vazgeçmez.
    Diğer ve önemli sorun ithal edilen malların elastikiyetinin sert olmasıdır. Petrol gibi ürünler fiyatı yükseldi diye az ithal edilemez.TL değersizleşti diye ilaç ithalatını azaltamazsınız.Zaruri ithal mallarındaki döviz çıkışına elastikiyetin sertliğine oranlı olarak mani olunamaz.
    Ekonomistler uzun hesaplamalardan sonra aşağıdaki kuralı oluşturdular.
    Develüasyonun başarısı için ithal mallarına olan talep elastikiyeti ile ihraç mallarına olan talep elastikiyeti toplamının birden büyük olması şarttır. (bknz.Uluslararsı ekonomi Şinasi Kara İst.1976)
    Türkiye bu şarta yukarıda açıkladığım nedenler ile uymuyor. Nitekim 2002 yılında 30 milyar dolar olan ihracat 2011 yılında değerli TL ye rağmen 130 milyar dolara çıkmıştır. Çünkü ithal ve ihraç ürünlerine olan talep elastikiyetleri toplamı birden düşüktür.
    2011 yılı Haziran ayından bu güne kadar TL nin %25 değer kaybetmesine rağmen ithalat azalmadı. Aksine Eylül 2011 ayında ithalat tarihi zirve yaptı. İhracattaki artış oranından ithalatta artış daha fazla oldu.Develüasyon beklenen sonucu getirmedi. Sadece artan ithal malları fiyatı, enflasyonu azdırdı. Cari işlemler dengesindeki açık azalmadı.
    Cari açık önceden finanse edildiği için sadece bir göstergedir. Finanse edilemez ise cari açık olmaz. 2001 yılında kriz nedeniyle döviz bulunamadı, ithalat yapılamadı ve cari fazla verildi. Hiç kimse TL değersizleşti diye cari açıkta azalma beklemesin. Ülkeye yeterli yabancı sermaye girmez ise buna bağlı olarak Cari Açık azalır.
    Ülkenin sorunu tüketici kredilerinin artması ve artan talebin ithalata yönelmesiydi. İthal mallarındaki doğrudan tüketim kalemleri sanıldığı kadar yüksek değil.Kaldı ki, kredi maliyetlerini yükselterek bu talebi azaltmak mümkün idi.Döviz kurlarındaki artış şüphesiz tüketim harcamalarının ithalata giden kısmını azaltacaktır. Bu azalış cari dengede önemli bir pozitif değer yaratmadığı görüldü. Türkiye üretimini gerçekleştirmek ve ihracat yapmak amacı ile ithalat yapıyor. İthal malları içerisinde en önemli kalem enerji.Ham ve yardımcı maddeler.
    Ülkemizin sorunu eksik tasarruf. Eksik tasarruf sermaye birikimine engel. Ülkenin yabancı sermayeye ihtiyacı var. Yabancı sermayeyi Merkez Bankası belirsizlik yaratarak korkuttu. Büyük oranda mevduattaki finans kapital yurt dışına kaçtı. Borsadan çıkış başladı.Güven sağlanması şart oldu.İleride, para otoriteleri kurlar yükselterek cari açığı azalttık diye propaganda yapacaklar. Tıpkı bugün döviz kurlarındaki yükselmeyi dış alemdeki krize bağladıkları gibi Gerçek onların söylediği gibi değil. Döviz kurlarındaki artışa faizlerin düşük olması nedeniyle sermaye girişindeki azalma neden oldu. Hata yaptıklarının farkındalar. Uydurma döviz koridoru tabiri bu yanlışlıktan çıktı. Siyasi otorite sıfır faiz talep etti. Merkez Bankası denedi. Ekonomiyi develüasyon-enflasyon-yüksek faiz sarmalına soktu.

  2. Sayın kara adayla ilgili her haberin altına halkın anlamayacağı bu teknik yazıyı neden yolluyorsunuz anlamadım.(Farkınımızı ortaya koymak istiyorsunuz?)(yoksa bir yerleremi adaysınız?)

  3. Sn. Kardeşim,
    Öncelikle bilmenizi isterim ki, hiç bir makama aday değilim.
    Yazıları nereyi boş bulursam oraya yazıyorum. Ada gazetesi yazdığım yerden alarak istediği yere yerleştiriyor. Kendilerinden hiç bir talebim olmadı.
    Benden makale istediler, ben de yazıyorum.
    Yılların birikimini arzulayan insanlar ile paylaşmak tek amacımdır.Bilgi verdikçe azalmıyor aksine zenginleşiyor. Bilgi hazinesinden herkes kendi kepçesine göre alıyor.
    Teknik konularda önüne gelen sathi bilgiler ile fikir beyan ettiği zaman doğrusunu yazmak mecburiyeti şart oluyor.
    Yazılarımdan rahatsız olmanızı gerçekten anlayamadım. Sizi rahatsız ettiysem özür dilerim. İnsanları rahatsız etmek, üzmek benim karakterim değildir.

  4. Sn. Ada gazetesi,
    Size göndereceğim makaleler için bana özel bir yer göstermenizi rica ediyorum. Bundan böyle, gelişigüzel haber altlarında yazı yazmak istemiyorum ve yazmayacağım.
    Bilgilerinizi rica ederim.30.12.2011
    ŞİNASİ KARA

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz