Adalar’da ‘görevli doktor memurları fişledi’ iddiası

Share

İstanbul’un Adalar ilçesinde sağlık merkezinde görevli doktor Ayşegül Kırıkçı’nın, hasta verilerini usulsüz olarak paylaştığı, bazı memurları fişlediği iddia edildi.

Cumhuriyet Gazetesinin haberine göre, İstanbul’un en sakin ilçelerinden biri olan Adalar, garip bir fişleme skandalıyla sarsıldı. Adalar’da aile sağlığı merkezinde aile hekimi olarak görev yapan doktor Ayşegül Kırıkçı’nın yüzlerce hastanın kişisel verilerine, kullandığı ilaçlara ve hastalık bilgilerine ulaştığı, bu verileri yaydığı, kimi memurlar hakkında da “Şu ilacı kullanıyor. Bakanlığa söylesem görevden alınır” şeklinde beyanlarda bulduğu iddia edildi. Şikâyetler üzerine Kırıkçı hakkında soruşturma başlatıldı. Kırıkçı’nın avukatlığını yapan 31 Mart yerel seçimlerinde AKP Adalar Belediyesi başkan adayı Özlem Öztekin Vural’ın ise soruşturma savcılarının odalarına giderek üzerlerinde siyasi baskı kurmaya çalıştığı öne sürüldü. Bu soruşturmayı yürüten iki savcının görev yerleri değiştirildi. Hakkındaki iddiaları reddeden Kırıkçı, “Bilgisayarım ortada duruyor. Hepimizin şifresi 123. Başkaları girmiş olabilir. Bana komplo kuruldu” dedi.


Olay bir grup sağlık personelinin 2015 yılında Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurmasıyla başladı.

Sağlık personelleri, doktor Kırıkçı’nın hasta listesinde olmayan birçok vatandaşın nüfus ve sağlık bilgilerine yetkisiz şekilde erişim sağlayıp bunları yedeklediğini, kimi memurlar hakkında ise, “Şu ilacı kullanıyor. Bakanlığa söylesem görevden alınır” şeklinde beyanlarda bulduğunu iddia ederek şikâyetçi oldu. Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada şüpheli doktorun, çok sayıda kişinin bilgi sistemine girdiği, hatta mesai saatleri dışında da giriş yaptığı tespit edildi. Bunun ardından ilçe sağlık müdürlüğü, doktor hakkında idari soruşturma başlattı. 
Doktor Kırıkçı, üç kez açığa alındı. Ancak idare mahkemesinde açtığı dava sonucu göreve geri döndü. İddiaya göre Kırıkçı’nın avukatlığını yapan AKP’li avukat Özlem Öztekin Vural, soruşturma savcılarının odasına giderek Kırıkçı’nın el konulan bilgisayarlarında inceleme yapılmaması gerektiğini söyledi. Bu duruma direnen iki savcı, birer yıl arayla, gerekçesiz bir şekilde İstanbul dışına tayin edildi. Bir savcı Şırnak’a gönderilirken, diğeri ise Kütahya’ya gönderildi.

136 hasta mağdur
Dört yıllık soruşturmanın ardından doktor Kırıkçı hakkında Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. İddianamede 136 hasta ise mağdur sıfatıyla yer alırken, 31 kişi müşteki olarak yer aldı. İddianamede Kırıkçı’nın, 280 kez kayıtlı olmayan hastanın bilgilerini sorguladığı, şüphelinin mesai saatleri dışında 39 kez sorgulama yaptığı ve 33 farklı kişinin sorgulamasını yaptığının saptandığı aktarıldı. Doktor Kırıkçı’nın, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma” suçundan cezalandırılması istendi.

‘Bana tezgah kuruldu’
Ayşegül Kırıkçı ise hakkındaki iddiaları reddetti. Kendisine komplo kurulduğunu öne süren Kırıkçı, “Adalar’da bir ilçe sağlık müdürü vardı. Bana mobbing yaptığı için görevden alındı. Benimle uğraşan iki savcı vardı. İkisi de gönderildi. Bana tezgah kuruldu. Onlar hakkında avukatım Hâkimler Savcılar Kurulu’na (HSK) şikâyette bulunacak. Bilgisayarım ortada duruyor. Hepimizin şifresi 123. Başkaları girmiş olabilir. Hacettepe mezunu bir doktorum ben. Girmek istesem e-nabız sistemine girer, hastaların her şeyini görürüm” dedi. 
Avukat Özlem Öztekin Vural ise kamu çalışanları hakkında soruşturma açılması için ön inceleme izni alınması gerektiğini söyleyerek “Ancak bu dosyada ön inceleme yapılmaksızın soruşturma başlatılmış” dedi. Vural, Savcıların odasına gitmediğini, hakkındaki iddiaların ise “yalan” olduğunu belirtti.

4 yorum

  1. Avukat hanım hızlıdır ilçe başkanlığına gelen sosyal yardımları hiç etmekte üstüne yoktur her yerde herkesi tehdit eder cumhurbaşkanına söylerim diye yanındaki adamına kolacı finansoru ile yer kiraladı tüm bahçe tamir işlerini secim döneminde büyükşehire yaptırdı inşallah kaymakam bey huzur toplantısında söylendiği gibi gereken işlemleri yapar

  2. Herkese merhaba. Haberi okudum. Yazılanların hepsi doğru. Fakat haberin ben savcı bölümüne değineceğim. İki savcıyı sürdürmüş. Devletin bu savcılarına geçmiş olsun diyorum. Sürdürünlerinler bir kenara aynı uygulamayı adalarımızın başarılı baş savcısı ömer beye de yapmaya çalıştı. Arkadaş işini yapan savcıyla neden uğraşıyorsun. neden bir suçu ortaya çıkarmaya çalışan başarılı savcılarla uğraşıyorsun. Özlem Öztekin Vural bu yaptıklarından hiç utanmıyor musun? Adalardaki seçimleri kazanmaya en yakın olduğunda bir ortamda kötü bir siyasi propaganda yürüterek Ak Partinin seçimleri bu elverişli ortamda kaybetmesine sebep oldun. Sana oy attığım için hakiketen kendimden utanıyorum. Adalar’daki bütün çetrevelli işlerin altından sen çıkıyorsun. Heybeliada’da kaçak çalışan BİM’i açtılar bir baktım avukatlığını sen yapıyorsun. Sizin ve sizin yüzünüzden İstanbul’da 800 bin oy fark yedik. Partiyi kendi çıkarlarınız uğruna feda ettiniz. Büyükada Hamidiye Camisinin yanıda bir tarihi eser evi önce şöförünün üstüne 150 Bin TL’ye almışsın sonra 300 Bin TL ye sattmışsın gazete size sesleniyorum bu olayı araştırın lüften. Ak paritiye zarar veren insanarın hem adalarımızdan hem Türkiye’den hemde siyasetten temizlememiz lazım. Geçmişi ne olduğu hepimizin bildiği Coşkun bile neredeyse senin kadar oy alacaktı. Düş adalarımızın yakasından. Düş Ak Partimizin yakasından. Namusuyla iş yapan savcılarımızın peşini bırak. Millete sani tayin ettiririm. Seni terfi ettireceğim diyerek Cumhurbaşkanınımızın ismini kullanma. Yazıktır günahtır. İnsanların bir yuvası çoluğu çocuğu var. Burada bir şey olmazsa bunun bir de yukarısı var Ahirette verirsin hesabını

  3. Maalesef Türkiyemiz guguk cumhuriyeti olmaya gidiyor. Yargının bel kemiği olan Savcılarımıza yapılanlar utanç verici. Ancak hukuğu guguka çevirenlerde meslektaşları avukatlar olması çok acı. Hele bunu yapanın bayan avukat olmasıda egosunun boyutunu gösteriyor. Aslında bu davranışı ile siyasi başarısızlığının nedeni anlaşılıyor. AKP nin iktidarda olması sana böyle bir özgüven veriyorsa bir daha AKP ‘ye oy verirsem ellerim kırılsın. Senin bu yaptığının gerçek nedenini o rotasyonu yapan AKP teşkilatı bilse senin AKP den kaydını silerler. Ama merak etme bizde gerekli yerlere partinin gücünü senin aşağılık egolarına ve ticaretine kullanmak için 9 takla attığını genel merkeze ileticem. Senin devletin tertemiz savcıları için attığın taklaları seçimi kazanmak için atsaydında ayyaş CHP li Belediye başkanı adaları yönetmeseydi. Adam şu an adaların başında ise bu senin basiretsizliğinden oldu. Olayı düşündükçe ürperiyorum. Savcıların odalarına girip gider yapmak. İnanması güç hadise. Özlem hanımı 2019 yerel seçimlerinde aday olduğunda takip ettim. Akp nin Adalar için kazanmaya en yakın olduğu dönemde aday olması onun için bir fırsattı. Çoşkun sol oyları bölmüş üstüne düşen görevi layıkı ile yapmıştı. Proje başarılı olmuş CHP nin oylarını iki bin kadar düşürmüştü. Akp aday seçiminde Özlem hanım yerine İsmail Durmuşu gösterseydi, CHP ye fark atar şu an adaları AKP yönetiyor olurdu. Ama tabi halka inmeyen telefonlarını adalılara kapayan sadece partililere açan ve çalışmayan bir AKP adayı olan Özlem hanımı çok başarılı proje aktörü Coşkun Özden de kurtaramadı.Ne etsin yinede ona teşekkür etmek lazım bizim için elinden geleni fazlası ile yaptı Coşkun başkan.
    Sonuçta Av Özlem hanım kaybetmedi biz adalılar kaybettik. Kaybeden adalılar ama kızgın ve mağlup olmanın kızgınlığını adli personelden çıkartmak akıl alır davranış değil. Bundan umarım AKP teşkilatı gerekli dersi almışlardır. Halkı soyutlayarak, proje adaylar ve oy taşıma ile seçim kazanamıyormuşuz. Öyleyse ne yapacağız. Adalarda hatamız halka inmemekti. Bundan A. Özlem Hm sayesinde ağır ders aldık. İnşallah önümüzdeki dönemde böyle olmayacak. Halkı kucaklayan içinde fitne fücur düşünceler olmayan bir başkan adayı ile kazanacağız.
    Ama mesele çok çirkin ve ütü kapatılavak mevzu değil. Bunun öz eleştirisini yapmadan geçmeyeceğiz. Şimdi geldik döndükAv. Özlem Hm’ınsavcıları tehdit etmesi ve teşkilatı kullanarak savcıların yerlerini değiştirmesi meselesine.
    Halende inanması güç ama iddia doğru ise rezalet bir durum.Böyle ise bu hadisede Hukuk, Guguk olmuş demektir. Sen avukat olarak savcıyı, sen benim kim olduğumu, neler yapabileceğimi biliyor musun diyerek, egonu tatmin etmek için ettiğin şikayet ve o şikayete göre işlem yapan HSYK üyelerinin Allah belasını versin derim. Hiç kimse hukuktan üstün olamaz ve kanunlara uyduğu için savcıları görevden aldırmak için kindarlık ve aşağılık duygularını tatmin etmek için savcıları şikayet edemez. Onlar adaletin gözbebeğiyken senin şikayetçi olman sonrasında işini gücünü bırakıp sürün buradan, alın diye sağa sola koşup çirkin siyasetin çamurları ile adaletin terazisine kefe diye koyup dengeleri bozmanın affedilir yanı yok Özlem hanım. Böyle ise iyiki AKP polarak kazanmamışız diye düşündürüyorsun bizleri. Öyle ya birde Belediye başkanı olsaydın varya neler yapmazmışın. Ama kime parayı veren müvekkillerini lehine. Yani sana iş yaptıracak olanlar müvekkilin olup pazarlık sonucu istedikleri illegal davaları veya taleplerin hepsini halledeceğin açık. Adaları kaybettik diye çok üzülmüştüm ama şimdi Allah bizi korumuş. Özlem hm gölge etme adalıların üstünde ona bile para istersin kesin. Uğraşma savcılarımızla. Bırakta düzgün giden bir müessese kalsın bari. Hele başımıza sardığın erdem Güle baktıkça zaten her fırsatta kulağını çınlatıyordum şimdi adli personel ile tüm adalılar kulağını çınlatıyor ama rahatsızmısın bilmem. Umursamaz bir yapın olduğunu görüyor herkes. Sanki Adalar senin etrafında dönüyor gibi. Uyan Coşkuna rağmen seçimi kaybettin. Hırsını savcılarımızdan çıkartma. Sana uyarım doktor yardımı alman. Tearpin uzun süreceğe benziyor ama gayret sende iyi birisi olabilirsin. Dene bak. Kolay gele.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*