DOLAR 8,0791
EURO 9,5518
ALTIN 494,544
BIST 1159,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Sisli

Adalar’da inşaat yasağı var ama inşaat çalışmasında yangın çıkıyor!

13.08.2020
A+
A-

Büyükada, Düzenli Sokak’ta bulunan 3 katlı binanın çatısında dün saat 15.00 sularında izolasyon çalışmaları yapılırken yangın çıktı.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın itfaiye ekiplerinin yaklaşık 2-3 saat süren müdahalesiyle söndürüldü. 

Yangın çatıda izolasyon yapılırken (şalama ateşi ile ısıtılarak yapılan zift kaplamalı membran izolasyonu) çıktı. Yangın yan binaya sıçradı ve ufak çaplı bir patlama, karbondioksit sıkışması sonucu yan bina çatısı havalandı ve çöktü. Şans eseri herhangi bir yaralanma ve ölüm meydana gelmedi. Ancak inşaat yasağı olan Adalar’da bu çalışmalar akıllara soru işaretlerinin getirdi.

Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül ve yardımcısı Engin Çelik

  1. Adalar’da inşaat yasağı varken bu şahıslar nasıl bu çalışmaları sürdürdü.
  2. Yangında can kaybı yaşansaydı bunun hesabını nasıl verecektiniz?
  3. Binada çalışma yapıldığına göre belediyeden alınmış yapı ruhsatını gösteren bir levha var mı?
  4. Gördüğümüz kadarıyla yok. Peki o zaman İmar Kanunu’nun 32 ve 42 maddelerine göre işlem yapacak mısınız?
  5. Yangını sebebiyet verenler ve ihmali olanlar hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacak mısınız?
YORUMLAR
  1. Liyakat dedi ki:

    İstanbulu ve Adaları yönetenlerin nasıl seçildiğini bay kemal zamanında “odunu da aday göstersem tıpış tıpış gidip oy vereceksiniz “ diyerek deklare etmişti.Onun için gazeteniz tarafından haber yapılan ,yapılmayan yada yapılamayan tüm olaylar seçmenlerin çoğunluğunun kendi tercihleri sonucu oluştu fakat bu hastalıklı kafa yapısına oy vermeyen İstanbullu ve Adalıların günahı nedir? Pandemi zamanı Adalara giriş çıkış yasak iken CHP il başkanı ve beraberindekiler sabahtan akşam tam gün Büyükada da tur attı,verilen talimat gereği bazı üst akılları ziyaret etti.İBB Başkanı yanında onlarca daire başkanı ve müdürleriyle Adalar’a geldi yine aynı şekilde gezi parkı organizasyonunda etkili bazı üst akıl kişlerle görüştüler.Halkı mı dinledi? Kendi yandaşına taşere ettiği adabüs ve taksi akülü arabaları sanki Türkiye de akülü araç üreten yokmuş gibi iş makinesi adı altında Çin’den ithal ettiler.Kimse bunun hesabını sordu mu veya sormayı düşünen var mı? Tüm diğer hatlara ortalama % 30 zam yapıldı, Adalara ulaşımı % 100 zam ile 14 TL yaptılar “daha nitelikli insan gelmesini amaçlıyoruz “ gibi tamamen kanunlara aykırı ve nefret suçu işleyen bir cümle ile açıkladılar.İstanbul içinde belli saatlerde ulaşımı 5 kuruşa indirirken şehir hatları genel müdürünün ailesinin şirketinin çalıştığı hatları kapsam dışı tuttular ,ortaklıkları bulunan ve şaibeli indirimli mazot alımı olan bostancı adalar motor şirketinin tarifesine maddi zarar vermeyen saatlerde Adalara vapur saatlerini ayarladılar.Bayram boyunca adabüs ve tüm deniz toplu taşıma araçlarını ücretsiz yaptılar,tüm İstanbul’dan ve çevre illerden yerli turist ile göçmen,yabancı turist kim varsa maske mesafe hiçbir önlem alınmadan Adalara doldu sonuçta Adalarda içinde bulunduğumuz günlerde virüs patlaması yaşanıyor.Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?
    Adalarda yapılan tüm tamirat ve basit onarımlara izin vermek,denetlemek ve aykırılık bulunması durumunda gereken adli ve cezai işlemleri yapmak İBB KUDEB’in görev ve sorumluluğunda olmasına rağmen bugüne kadar KUDEB’in tespit yapmaktan başka bir iş yaptığını gören olmamıştır. Yapılan tespitlerde Engin Çelik’ten torpilli Adalardan transfer Kudeb Müdür Yardımcısı şaibeli memur Mimar Zeynep Gündoğan direktifine göre istenilen işe olur verilmekte,istenmeyen işte ipe un serilmektedir. Basit onarım olabilecek bir yere kasıtlı olarak izin verilmez iken basit onarımı aşan ya da aykırılıkları bulunan yerlere basit onarım izni verilebilmektedir.KUDEB’in bu yanan yer ve Adalardaki tüm yapılan basit onarım yasal ve kaçak yerlere yapması gereken , yapılan işin yasal olup olmadığı,iş güvenliği ve sigortalı olup olmadığı , kayıt altında yapıldığı ,malsahibi,şantiye şefi,müteahhiti vb. gibi kanuni yükümlülükleri ile beraber işin tespitinin yapılmasını sağlamaktır. Bu yanan yerdeki binalarla ilgili gerekli kıvırma çalışmanın başladığı ,itfaiye raporu için bile baskı yapıldığı bilinmektedir.15 Eylül tarihinde inşaat yasağının bitiminde KUDEB’in basit onarım adı altında hangi işleri uygun gördüğünü hep beraber gözlemleyeceğiz.
    KUDEB’in bağlı olduğu Kültür Varlıkları Daire Başkanı ise leyleği havada gören bir şekilde sürekli iç dış seyahatler , davetler ,görüşmelerden bu işlerin doğru yürüyüp yürümediğine bakamamaktadır.Son olarak bu daire başkanı bugüne kadar görevi olan hiçbir işe bakmamakta iken durduk yerde Fatih Sultan Mehmet Vakıflarından Kule-i Zemin Vakfına ait Galata Kulesine kafayı takmıştır. Şov amaçlı sosyal medya mesajları,baştan sona hatalarla dolu ve kendi suçunu itiraf eden bir tutanak ve ilgili koruma kuruluna hitaben baştan sona hatalı ve yanlış ifadelerle dolu bir yazı ile kendine bağlı Projeler Müdürlüğünden Belediye Başkanı adına kendi daire başkan vekilinin imzası ile yaygaralar kopartmaktadır.Herhalde kulenin sivri külahı kendisinde sıkıntı yaratmaktadır.Tamamen ecdat miraslarının ihyası ve değer kazanması için mücadele eden yüzlerce yıllık geçmişi olan vakıflara karşı yapılan bu art niyetli algı operasyonunun hangi dış bağlantılı vakıflara hizmet ettiği aşikardır.
    Rahmetli Tanju Okan’ın “Benim en iyi dostum içkim sigaram onlarda terk ederdi olmazsa param “ şarkısını söyleyen Erdem GÜL , zaten üst akıl tarafından yönetilen kendi başına özerk basın yayın hariç neredeyse tüm belediye birimlerini Engin ÇELİK’e bağlayarak “ olursa Allah’tan olmazsa Engin’den “ felsefesini kendine şiar edinmiştir.Şener Şen’in Şekerpare filmindeki Serkomser Ziver karakterinin “bu galatadan rüşvet illetini sökemezsem bu apoletleri sökerim “ repliğini yanlış anlamış olacak ki “bu Adalarda rüşvet,yasal olmayan evrak,ruhsat işlerini,kanun dışı işletme açma işlerini kimse yapamaz,benden başka “ demektedir.Ekrem İmamoğlu’nun seçimde önce ve sonra yapılan görevlendirmelerde liyakata bakılacağını söylemesine rağmen liyakatın en alt kademelerindekilerin fiiliyatta en üst kademelerde olması tam bir çelişkidir ve 16 milyon İstanbulluya karşı bir tavırdır.Son olarak 27 Şubat 2005 tarihinde oynanan Beşiktaş – Sakaryaspor maçında Sakaryaspor kalecisi Şenol Karagöl’e Beşiktaş taraftarlarınca 25 dakika boyunca küfür etmelerine Erman Toroğlu’nun “Şenol senin anneni..” diyorlar normal temasta kurmuyorlar Şenol’un annesiyle,tersten söylüyorlar normal yoldan hani girseler temasa diyecez, bizim konuştuğumuz ayıp günah şeydir.Beşiktaş seyircisinin küfür etme hakkı vardır.Şenol’un annesine en az 25 dakika senin anneni bilmem neresinden bilmem ne yapayım diyorlar.Ben de Beşiktaş seyircisine diyorum ki Şenol’un annesine lütfen normal yollardan götürün.Ters yollardan götürmeyin.”

  2. Mülayim MUTEDİL dedi ki:

    İSTANBUL ADALAR;
    HER TÜRLÜ KANUNSUZLUĞUN KOL GEZDİĞİ BİR YER GİBİ.

  3. adalı dedi ki:

    Denetim olmazsa böyle olur adalar belediyesi maşallah çok çalışıyor.
    Fayton kaldır ruhsatı olmayan saçma arabaları getir iş yaptım diye gez ne güzel memleket.
    Ada en kötü dönemini yaşıyor her yer pislik içinde çöp toplan insan yok çöpler günlerce kalıyor sokaklarda.
    Plakasız elektirikli araçlarlar cirit atıyor. Bir yandan yolları saçma sapan yaptılar yürüyecek yer kalması adanın içine ettiler sagolsunlar. Birde ortada gerine gerine geziyorlar.

  4. Sonradan Adalı dedi ki:

    Erdem bey ve yardımcısının.bu kaçak çalışmadan haberi yok mu sanıyorsunuz? Sizde çok iyi biliyorsunuz ki onlar onaylamadan olmaz.sevgili zabıta müdürleri onları görmeden,mamalarini vermeden inşaat yasağını deldirir mi?onlar suç duyurusunda bulunmaz.onlar suç içerecek tutanak tutmazlar bunu anladık.ama bu kadar yazıp çizilen yanlışlara.makamlar nasıl sağır ve kör olabiliyor anlamadık.bu Engin kim ola ki vasıfsız ,kişiliği toy kalmış ,kompleksli .idareci vasfı olmayan, çıkarı olmayan insanlar dışında,ailesi memleketlileri tarafından hele hele esnaf tarafından hiç mi hiç sevilmeyen biri.dikatinizi çekerim adam demiyorum.adam olan adalara zarar vermez.atadan Adalı değil biliyoruz ama doğuştan Adalı olan bir insan bile olsa ,bunu yapanlar şeref yoksunudur.benim şaşırdığım.bu Adalı çok Adalı olduğunu iddia edenler.kardesim hiç mi rahatsız olmuyorsunuz,olan bitenden ? yahu.bizim adamız biz adalılar dediğiniz adaları adaya sonradan gelmiş kişiler bizler canhıraş şekilde korumaya çalışıyoruz sadece Facebook’a yazmak la Twitter’da elestirmek le olmaz.savcilik.kaymakamlik,ilgili bakanlık lar var hatirlatirim…otokontrol yapın başımızda şeklen bir belediye var..ve bize daha acısı adalara zarar vermekte.bizler fiilen çalışıp artık buna dur demeliyiz.dunku çocuklara eşkıyalık yapma fırsatını vermemeliyiz…tamam bu yönetimi biz seçtik.baktikki mekanizmayı kendi cikarlarina çalıştırıyorlar o zaman buna biz dur demeliyiz.İBB yi,genel merkezi bu çarpık yönetim. talanci, yalancı hortumcu yöneticiler konusunda defalarca uyarmaliyiz..ha anlamiyorlarsa sandıkta anlamalarını sağlayacak ders vermeliyiz.bizi yillarımızı verdiğimiz partimizden soğutmak kimsenin haddi ve hakkı değildir.bu hadsizlere acilen hadlerini bildirmeliyiz…