Adalar’daki pazarcılarının zahmetli yolculuğu

Share

Pazarcıların Yalova ve Kadıköy’den adalara olan yolculuğu gece başlayıp sabaha kadar sürüyor. Halden arabayla başlayıp gemiyle devam eden yolculuk çok yorucu oluyor.

İstanbul’un incisi Prens Adaları’nda hizmet veren pazarcıların kimisi Yalova’dan kimisi ise Kadıköy’deki halden mallarını alıyor. Yalova ve Kadıköy’den gece başlayıp sabaha kadar süren ve Adalar’daki pazar tezgahlarına uzanan bu uzun yolculuk çok yorucu oluyor. Pazarcıları ziyaret ettim, onların dertlerini dinledim.

Pazarcı Nevzat Tanış, kendisiyle yaptığım özel röportajda şunları söyledi: “66 yaşındayım. 35 yıldır adalarda pazarcılık yapıyorum. Adalar’da pazarcı olmak hiç kolay değil. Gece saat saat 01.00’de hale gidiyorum. Bazen Yalova’dan bazen ise Kadıköy’deki halden mal alıyorum. Kadıköy’deki halden mal aldığım zaman Kartal’dan, Yalova’dan mal aldığım zaman ise Yalova Limanı’ndan malları gemiye yükleyip Adalar’a gidiyoruz. Yalova’dan Adalar’a gemiyle yaklaşık 2 saatte gidiyoruz. Sabah saat 06.00 gibi adaya varıyoruz. Yağmurlu fırtınalı günlerde adalara ulaşım daha da zorlaşıyor. Adaya vardıktan sonra malları gemiden indirip el arabalarımızla tezgahlarımıza götürüyoruz. Bizim işimiz hep çileli.” İş yoğunluğunun eskiye göre çok azaldığını belirten Tanış, “Eskiden müşterilerimiz daha çoktu. Şu an sadece yaz sezonunda kazanabiliyoruz. Eskiden kışın da işler yoğun olurdu. Artık kışın sadece günlük harçlığımızı çıkarabiliyoruz. Ayrıca eskiden gemi masrafımız azdı. Şu an hem satışlarımız çok düşük hem de ulaşım masraflarımız yüksek. Arabanın benzin parası, kargo gemisinin ücreti, katettiğimiz uzun mesafe bizde her şey çile” dedi.

BİZDE EZİYET ÇOK

Adalarda 20 yıldır pazarcılık yapan 40 yaşındaki 3 çocuk babası pazarcı 
Mehmet Derin ise şöyle konuştu: “Ulaşım bizim için büyük sorun. Gece saat 01.00 gibi hale gidiyoruz. Halden malları alıyoruz. Sonra sabah saat 04.00 gibi mallarımızı Kartal’dan gemiye yüklüyoruz. Saat 05.00–06.00 gibi ise adada oluyoruz. Sonrasında malları bu kezde el arabalarına yükleyip pazar yerine taşıyoruz. Satış sonrasında elimizde kalan malları tekrar el arabalarına koyup gemiye taşıyoruz ve geri götürüyoruz. Adalar pazarcıları İstanbul’daki diğer pazarcılara göre daha çok emek sarf ediyor. Diğer pazarcılar malları halden arabalara yükleyip direkt pazar yerine gidiyorlar. Ama biz mallarımızı önce arabaya sonra gemiye sonrasında ise el arabalarına yüklüyoruz. Bizde eziyet çok. Ayrıca masrafımız da çok. Arabanın mazotu dışında kargo gemisine de para ödüyoruz. Kışın pazarcı sayısı azalınca gemiye ödediğimiz para artıyor. Kışın kazandığımız para yol masraflarına gidiyor. Sadece yazın kazanabiliyoruz. Adalar’da pazarcılık yapmak çok zor.”

Adalar’da eskiden nüfusun yüksek olduğunu bu nedenle kar amacının da yüksek olduğunu vurgulayan Mehmet Derin, “Şu an kar çok düşük. 5 yıldır aynı karla çalışıyoruz. Adaların yerli nüfusunda azalma var. Son 5 yıldır nüfus çok azaldı. En çok Kınalıada’nın nüfusunda azalma oldu. Kınalıada’dan sonra Heybeliada ve Burgazada’nın nüfusunda ciddi azalış var. Sadece Büyükada’da bir değişim olmadı. Nüfus azalınca doğal olarak müşterilerimizin sayısı azaldı, karımız da azaldı. Adalarda sadece yazın satışlarımız iyi düzeyde oluyor. Fakat kışın tam tersine satışlarımız çok düşüyor. Kışın neredeyse hiç kar elde edemiyoruz.”

Röportaj: Hüseyin

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*