logo

üsküdar evden eve nakliyat sex izle seks izle

AH ŞU TARİHLER


facebook
Sosi Cindoyan
sosi@adagazetesi.com.tr

Dünya 2015 yılını karşılamaya çalışıyor. Şükretmesini bilen insan için bir vesiledir Yeni Yılı karşılamak. İçinde bir aşk, bir sevgi, bir umut, bir beklenti olmayan kişiden artık hayır da beklenmez. Geçen yılın muhasebesi, insanın kendisi ile yüzleşmesi, geleceğini planlaması, pürüzleri eski yılın ta derinliklerine gömmek için bir dürtüdür Yeni Yılı beklemek. Herkes de günlerin, ayların birbirini kovaladığını pek ala bilir ama buna rağmen bir başlangıçtır, bir ışıktır, bir kuvvet, bir duadır Yeni Yıl.

Dünyanın her yerinde, Müslümanı, Hristiyanı, Musevisi, Atesi, Budisti, hep birlikte Yeni Yılı neşe ile karşılamak ister çünkü Yeni Yıl kutlamalarının dinle ilgisi yoktur. Yaşanmış bir 365 güne veda edip Yeni Yıla girmenin, yeni bir yıla başlamanın keyfidir yaşanan. Hiçbir isteğiniz kalmamışsa, sevmedikleriniz etrafınızı sarmışsa, yitirdiğiniz bir can varsa zaten sizin için her şey parlaklığını yitirmiştir. Ya kendinizi akıl gücü ile toparlayacaksınız veya işlevi yitirmiş bir insan olarak boş yaşayacaksınız.

Şu son günlerde sanal âlemde yanlış düşünceler yayınlanıyor. Hristiyan âleminin Noel kutlamaları ile Yıl Başı kutlamaları arasında bir bağ olduğu yazılıyor ve ısrarla da bu fikrin yayılması isteniyor.

Kara cahil, bunu anında kabullenir çünkü işin tahlilini yapamaz. Cahil kesim ise kişiye inanır. Nadirin dediği doğrudur da Şakir yalan söyler. Bu kesim araştırmak da istemez, onun bunun sözüne inanarak gözü kapalı, kulağı tıkalı yaşar.

Sevgili Ada Gazetesi okuyucuları,

Sözüm sizlere değil. Şimdi okuyacaklarınızın çoğunuz zaten bilirsiniz fakat sizden ricam bu konuda tedirginlik çeken kesimi aydınlatmanızdır.

Hristiyan âlemi, İsa’nın doğumunu 24 Aralık gecesini 25 Aralığa bağlayan gece kutlar. Ortodoks Gregoryenler İsa’nın doğumunu değil de vaftizini kutlarlar ki bu da her yıl 06 Ocak gününe denk gelir. Bana sorarsanız tek bir tarihte birleşmeleri daha faydalı olacaktır. Yılbaşı kutlamalarının ise dünyanın yedi kıtasında 31 Aralık gecesinden başka bir güne alındığı görülmüş değildir.

Yıl Başı ağacı bereket ve ışık beklentisidir. Noel Babaya gelince Demre’ye gidenler çok iyi bilirler. Merak edip okuyanlar veya araştıranlar Noel Babanın çok masum ve insancıl bir hikâyesi olduğunu öğreneceklerdir. İnsanlığın kökeninde adetler, gelenekler yatar. Eskiyi, hele paganisme’den günümüze kadar gelip yerleşen adetleri tamamen silmek gereksiz ve imkânsızdır.

“Müslümanlar Noel kutlamasın” demişler. Tabii kutlamasınlar ve zaten kutlamazlar ve kutlamıyorlar.

Şunu da vurgulayarak bizim insanımıza anlatmanızı rica ediyorum.

Ülkemiz turizme açık ve her yöresi ile bir turizm cenneti iken bu sektörde potansiyeline henüz ulaşamamıştır. Bizim yalnız kebap yemeğe gelen turiste değil, kebabı yerken, kirletmeden doğamıza hayran kalan, yemeğini yedikten sonra müzelerimizi, Hit alanlarımızı, ülkemize gelmeden araştırıp okuduktan sonra gezen, medeniyetimize, kültürümüze aşina, tarihimizi bilen bilinçli ve bilgili turiste ihtiyacımız var. Biz bu potansiyele hoşgörü ile ulaşabileceğiz, bir Yılbaşı arifesinde sokak süsleme kavgaları ile değil.

Bildiğiniz gibi Tunus küçük bir ülke ve başlıca gelir kaynağı olarak da Turizmi gösterebiliriz. Tunus’u Tunus yapan yıllarda, tesadüfen bir Paskalya arifesinde tatildeydim. Otel odamda TV den Paskalya ile ilgili bir film izleyebildim. Tunusluların, İslam’ın kurallarını ve Kuran-ı Kerimi olduğu gibi tatbik ettiklerini ve dinlere karşı hoşgörülü olduklarını iyi bilirim. Buna rağmen yine de şaşırmıştım.

Ertesi sabah, Paskalya pazarıydı. Otelin restaurant ına kahvaltı için indiğimde, girişe bir kümes, bir folluk, yumurtalar, birkaç tavuk, parlak tüyleri ve ibiği ile zafer kazanmış bir komutan edasıyla gezen bir horoz bizi karşıladı. Bir müddet renkli çitlere dayanıp gülümsemeyen hiçbir müşteri kalmamıştı. İçeri girdiğimizde, zengin kahvaltı menue’ süne iki sepet de kırmızı yumurta eklemişlerdi. “Asslema Madame, la bes? Bonne Pâques, labes alik?C’est l’essentiel”

Bu karşılamanın adı turizmdir.

Tanrının varlığına, Tanrının gücüne, Tanrının adaletine, Onun kudreti ile gün gelip Puzzel’ların yerlerine oturacağına inanan tüm dostlarıma dini vecibelerini eksiksiz yerine getirmelerini dilerim. Tek Tanrılı dinlerin ortak özellikleri vardır yeter ki Tanrının isteği ile doğduğumuz dini yaratmaya kalkmayalım. Tanrıya saygı, birbirimize sevgi besleyelim ve insanları doğru yönlendirelim.

Kutlama tarihlerini birbirinden ayırabilelim.

Mutlu Yıllar sevgili Dostlar.

Sosi Cındoyan

Etiketler: » » » » » » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Akülü araç kullanmayı hak edelim

    22 Ağustos 2017 Burgazadası, Büyükada, Heybeliada, Kınalıada, köşe yazarları, Manşet, Sedefadası

    Her beldede olduğu gibi Prens Adalarında da rahat ve huzurlu yaşayabilmeniz için verilen kurallara uyum sağlamamız yine bizim lehimize olacaktır. Son yıllarda hep konuşulan, hep tartışılan, yerel basında işlenen konulardan birisi de son yılların git gide artan ve insana fayda sağlamak yerine zarara uğratan akülü araçlardır. Bu araçlar, yaşlılar, hastalar, emekliler, marketlerin sipariş dağıtımı gibi işlerinde gereklidir. Diğer adalarda da sorunlar yaşandığını duyuyorum fakat ben yaşadığım Kınalıadanın sorununu dile getirmek istiyorum....
  • GÜVENDEN İKAMETE

    14 Temmuz 2017 köşe yazarları, Manşet

    Son Belediye seçimleri esnasında, hatta çok daha önceden, okuyucularımın hatırladıkları gibi, her yazımda ve her fırsatta adamızın yazlıkçılarını yazılarımla hatta şifahen de ikametlerini adaya almaları için ikaz etmiştim. O yıllarda, Prens Adalarının sağlık sorunları insanları bu konuda cidden engelliyordu. Bildiğiniz üzere, bu çok önemli konuda artık gelişmeler oldu. Gönül ister ki Adalarımızda tam teşekküllü bir hastanemiz olsun ve emek verenler ile çaba gösterenlerin önü kesilmesin. Tüm Prens Adalarının ve Kınalıadamızın sorunları artık ...
  • VATAN HAİNLERİ

    08 Temmuz 2017 köşe yazarları

    Dökülmeden tek tek; Gökteki yıldızlar. Kimse susturamayacak, Yankılanacak ezanlar.   Sura üflemeden İsrafil, Yandıkça gökteki kandil, Hainler hesap verecek, Ateş yağdıracak Ebabil.   Gölgesi var oldukça vatanın, Ahde vefası var, ulu Osmanlının. Kim ki ihanet ederse; Bağrı yansın, gözlerinden kan aksın.   Plevne'de kahraman Osman Paşa, Tuna nehri şahittir bu savaşa, Hainler tek millet olsa da; Mücadele farzdır, iman dolu her başa.   Hilafet sancağı emanetimizdir, ...
  • Deniz Seki

    06 Haziran 2017 köşe yazarları

    Sanatçı demek aydın kişi demektir. Sadece eserleriyle değil; hal, hareket ve davranışlarıyla da topluma yön veren kişidir. Şimdi bir sanatçı düşünün; Uyuşturucudan hüküm giymiş, İki buçuk sene içerde yatmış, Sonra da haliyle cezası bitince salıverilmiş. Buraya kadar olan her şey rutin birer gelişmeden ibaret, Olması gereken de bu zaten… Kimsenin kimseyi tekrardan yargılayıp ötekileştirmesine hakkı yok, gerek de yok. Kimsenin haddi de değil. Fakat buradaki durum biraz farklılık arz ediyor. Biz olaya eğitim açısından bakacağız. Oluştu...