Atilla Aytaç’ın Erdem Gül bitirme planının FİNALİ!!!

Atilla Aytaç’ın Erdem Gül bitirme planının FİNALİ!!!

İle paylaş:


Ve geldik Atilla Aytaç’ın, Adalar Belediye Başkan Adayı Erdem Gül’ü bitirme planının finaline

Türkiye’deki belki de en şanslı kişilerden biri olan Erdem GÜL, siyasetçi olmadan başarılı siyasetçilerin tümünün hayali olan bir ile/ilçeye belediye başkanı şansını, sadece CHP Genel Başkanına olan yakınlığı ile kolayca elde etti.

Ancak bu kadar kolay elde edilen belediye başkan adaylığının da tabiî ki pek çok çekemeyeni, kıskananı, hasetlik edeni, kabul edemeyeni, hakkının yenildiğini söyleyeni, emek hırsızlığı yapıldığını iddia edeni, adalı olmadığını, adada kendine bile oy veremeyen birisinin aday yapıldığı ile ilgili bir sürü bahane bulanı oldu.

Bu bahaneleri de körükleyen ismin de, yine 2009 seçimleri öncesi Kılıçdaroğlu’nun bayramda gelip üç gün evinde kalıp sonrada Adalar başkan adayımız diye açıklanan Atilla AYTAÇ’ın olduğu söyleniyor. Atilla AYTAÇ da aslen adalı değildir. Büyükada Martı Sokakta bir ev almış, kaçak olarak imar kanununa aykırı eklentiler ile büyüttüğü kaçak çatı katısı ve arsasının  içine de kocaman havuz yapması ile malikane haline getirdiği villasında Kılıçdaroğlu’nu tam üç gün ağırlamış ve ziyaret sonrasında kolayca Adalar’a belediye başkan adayı, sonrasında belediye başkanı olmuştu. CHP’ nin Genel Başkanı bilmeden imara aykırı kaçak yapılan binada üç gün üç gece kalması da Kılıçdaroğlu için siyasi trajik kaza olmuştu. Gazetemizce bu hata kendisinin değil  Atilla AYTAÇ’ın ayıbıdır. 

Hal böyleyken, Atilla AYTAÇ kendi adaylığının ne şekilde gerçekleştiğini unutmuş şu anda Erdem GÜL’e karşı acımasız sinsi bir planın uygulanmasında baş rol oynadığı iddialar arasında. Bu hırsı ile CHP’nin kalesi gibi gözüken Adalar İlçesinde, CHP’ye seçimi kaybettirme riskini sağlamıştır.

CHP’li belediyelerde mevcut belediye başkanları aday olarak gösterilmeyip, yerine bir başka partili arkadaşları gösterildiğinde yeni gelen adayı ağırbaşlılık, olgunluk, sevgi ve saygı ile karşılayıp emanet makamı teslim etme terbiyesine sahip olmadıklarını görüyoruz. Son ana kadar, yeni gelenin altını oymaya, ayağını kaydırmaya çalıştıklarını görünce acaba bu makamda ne gibi menfaatleri var ki sonuna kadar mücadele edip makamdan vazgeçmemeye çalışıyorlar diye düşünüyoruz. Nedir bu hırs.

Neticede bu parti sana da  hak edersin etmezsin çapına, seviyene, bilgine, tecrübene, yöneticiliğine, liyakatine, adalılığına incik cincik etmeden, başkan adayı yapmış zamanında selefine karşı önünde koruyucu kalkan olmuş, her şeye rağmen seni belediye başkanı seçtirmiş olmasından damı , minnet duymazsın. Kaldı ki Atilla AYTAÇ’ın, Adalar Belediyesi’ndeki dönemi boyunca belediyenin mevcut borçları katlanmış, makam odası ve makam arabası haczedilmiş, bankalara ödenen aylık taksitlerden dolayı neredeyse memur maaşları ödenemez hale gelmiş, personel giderleri %30 kırmızı hattını aşmış, belediyedeki iki personelden birisine edimin ifasına fesat, görevi kötüye kullanma, kamu zararı iddiaları ile soruşturma izni verilmiş, FETÖ/PYD  Belediyeler İmamı Erkan KARAARSLAN’ın firmalarına danışmanlık ihaleleri verilmiş, aralarında belediyedeki birim amirlerini ve Atilla AYTAÇ’ın olduğu memurların mahrem belediyeler İmamı olan Erkan KARAARSLAN tarafından eğitilmiş, Terörün Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki kanuna aykırı davranılarak bu firmalara paraları ödenmiş, ödemeler yapılırken muhasebe sırasına bile bakılmamış, yıllarca bekleyen alacaklı firmalara para ödenmemiş, oluşan faiz borçlarından kamu zararları oluşmuş, ama konu Erkan KARAARSLAN’ın firmaları olunca anında paraları ödenmiş, belediye başkanının gelinin ve dünürünün firmasına toplamda 51 ay süren iki ayrı araç kiralama ihalesi verilmiş ama bu ihalelerin sorumlularına da soruşturma izni verilmiş, İBB Teftiş Kurulunca Adalara Belediyesine ancak KAYYUM atanırsa düzelebileceği raporu verilmiş olduğuna  bakılırsa hiç de başarılı bir başkan olmadığı, söylenememektedir. Erdem GÜL kazanırsa miras alacağı bu sorunlar bakımından da belki de Türkiye’deki en şanssız belediye başkan adaylarından  birisi olmuştur.

CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU’nun kendisine “Adaların Belediye Başkanlığına seni düşünüyorum” dediğinden beridir,  aklına bu sorunların onda birinin geldiğini düşünmüyoruz. Teklifi ilk aldığında ve ailesi ile paylaştığı andaki mutluluğunu meclis listesini açıkladığındaki aldığı tepki ve önceden planlanan oyunun sahneye konulmasıyla, şu saatlerde hüzne bıraktığı, hazırladığı listenin içinden çıkamayınca akşamdan Ankara’ya yola çıkıp sabahleyin Genel Merkeze Teşkilattan sorumlu Genel Başkan yardımcısı Oğuz Kaan SALICI ve Genel Başkan Kemal KILIÇDAROĞLU ile görüşmeye gittiği söyleniyor.

Erdem GÜL’e,  Adalı dinazor siyasetçiler ve perde arkası mevcut belediye başkanından derin darbe yapıldığı, çaresiz bırakıldığı, Erdem GÜL gıyabında CHP nin Genel Başkanına had bildirildiği, işte burası Adalar Genel Başkan siyasette her şey değildir, istediği adayı bize dayatamaz dercesine gözdağı verildiği, kendi istedikleri meclis üyelerini listeye dahil ettirmek için,  CHP ilçe Teşkilatının yöneticilerinin istifa etmesi tehdidini ileri sürmeleri, siyasi etiğe çok aykırı bir davranış olmuştur. İstifa siyasetçilerin demokratik hakkı olduğu söylense de o hakkı daha Erdem GÜL isimi açıklandığında yapsalardı haklı olabilirlerdi. Ama ortada Meclis listesi varken daha listedeki isimler arasında yer alma umutları onların istifalarını bekletiyorsa ve listede hayal kırıklığı ile hepsi bir anda istifayı hatırlıyorlarsa bu davranış yıllarca peşinden koştuğun siyasi partine saygısızlıktır, vefasızlıktır. 

Erdem GÜL’e karşı Büyükada’ ya ayak bastığı günden bugüne kadar kumpas hesabı yapılmayan tek bir gün geçmemiştir deniyor. Siyasetçi olmadığı için ilçe teşkilatında dönen dolapların, oynanan oyunların farkına varmadığı, vardıysa da tecrübesizliğinden faydalanan dinazor siyasetçilere karşı önlemini alamadığı söyleniyor. Neticede gazeteciydi. Fırıldak Kubilay benzeri bir siyasetçi hiç değildi. Konuşmalarından pozitif enerjiyi karşısındakilere hem canlı performansında hem de video yayınlarından almak mümkündü. Ama siyasetin cambazları için idealist gazeteciyi paspas yapmaları an meselesiydi.

Erdem GÜL’ün İlk devirme planı, adaya ilk geleceği Cumartesi günü, gelir gelmez pankartları açtırıp protesto etmek, Pazar günüde Ankara’da yapılacak P.M de “işte bakın adalı olmayan adayı atadığınız için adalıların tepkisi oldu bu adayı geri çekin” talebini yapmaları ile olacaktı. Bunun için de Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden gösteri yürüyüşü için izin almaya kalktıklarında planları ortaya çıkmış ve gazetemizin haber yapması ile de idealist partililerin genel merkezi uyarmaları ardından o cumartesi Erdem GÜL gelmemiş ve devirme planlarının daha ileri bir tarihe alındığı söyleniyordu.   

Erdem GÜL isminin adalı olmadığı, atanmış adayın tepki çektiğini, pankartların ve protestoların videolarını genel merkeze gönderip aday adayının değiştirilmesi ve bir umut Atilla AYTAÇ’ın tekrar ismin gündeme gelmesi sağlanacaktı  Ama bu planları da tutmadı. Ve işte en son planda bugün sahneye kondu. Meclis üye listeleri açıklanıncaya kadar Erdem GÜL’ün peşinde dolaşan partililer listelerde adlarının olmaması üzerine gerçek yüzlerini ve erteledikleri planlarını ortaya çıkarttıkları söylenmektedir. Bu planın kurucusunun,uygulamacısını.taymingini ayarlayanının ve startını verenin  selef başkan  olduğu yaygın olarak konuşuluyor.

AKP’de göremeyeceğiniz kumpaslar, entrikalar, tuzaklar, ihanetler, yalanlar, iftiralar, ikiyüzlülükler, fitne fücurlukların hepsini bizler CHP nin self ve halef Belediye Başkanlarında ve adaylık süreçlerinde, daha değişik çirkin olaylara da şahit olduk.   

Örneğin Atilla AYTAÇ’ın selefi Mustafa Farsakoğlu ’da, 2014 yılındaki yerel seçimde, halefinin önünü kesmek için, kaçak çatı katına mıntıka mühendisini gönderip, Yapı Tatil Tutanağı tuturduğu gibi, aynı zamanda Adalar Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu. Amacı Halefi olacak kişinin siyasi hayatını başlamadan mahkumiyet almasını sağlayarak bitirmek ve kendisinin yerine belediye başkanı olmasının önüne geçmesini engellemek olduğu söylenmekteydi. Tabi araya yine CHP Genel Merkezi girdi M.FARSAKOĞLU uyarıldı, şikayet geri aldırıldı veya kapatılması için gerekli yazışmalar yapıldı ama kamu davası olduğu için savcılık kendisine 15 gün düzeltme süresi verdi ve Kemal KILIÇDAROĞLU’nun kaldığı binanın kaçak katını, Atilla AYTAÇ  iki sene sonra tekrar eski haline getirmek zorunda kaldı.

Şimdi ise selef vaziyetindeki Atilla AYTAÇ, aynı halefi Erdem GÜL’e karşı 2013 yılında kendisine yapıldığı gibi bir oyun içinde olduğu söyleniyor.  Atilla AYTAÇ aleni şekilde Erdem GÜL’e karşı durmuyor gibi görünüyorsa da, kaçak plaj işettiği için özellikle ilçe başkanı  yaptığı ve bundan dolayı da adeta emir eri haline getirdiği Kerem TUNÇ’ u gizli gizli Erdem GÜL’e karşı proveke edecek eylemlerin içine soktuğu söylenmekteydi. Nihayetinde düğmeye bastı ve İlçe Başkanı Kerem TUNÇ istifa etti diğer yöneticilerinde arkasından istifalarını verecekleri söyleniyor. Bize göre bu Erdem GÜL’e ve KILIÇDAROĞLU’NA karşı siyasi komplo yapılmıştır.

Ancak, KILIÇDAROĞLU’nun benzer olaylardaki tavizsiz tavrı ortadayken, CHP Adalar İlçe Yönetiminin ve İlçe Başkanının istifasının getirisinden çok götürüsünün olacağı muhakkaktır.   

CHP Genel Başkanının siyasi şantajlara tepkisinin en güzel örneği, Şişli ilçesindeki kararıdır. KILIÇDAROĞLU, M. SARIGÜL’ ün adeta “beni aday yapmazsanız DSP den aday olurum, ben kazanamazsam da size de kazandırmam” restini, tereddüt etmeden görmesinin yanında, Adalar’da farklı bir tutum içinde olacağını düşünmüyoruz. Bizce Erdem GÜL ve KILIÇDAROĞLU görüşmesinden çıkacak sonuç siyasi kıyım olacaktır. Seçimlere yaklaşık 41 gün kalmışken KILIÇDAROĞLU bu isyanı affetmeyecek ve CHP Adalar İlçesindeki tüm yönetime gerekli cezaları verecektir. Yeni taze kan olarak görev yapacak idealist CHP’lileri yönetime atayacak ve Erdem GÜL’ün tespit ettiği meclis üye listelerinin değişmesine müsaade etmeyecektir.

KILIÇDAROĞLU’nun bugüne kadar benzer olaylar karşısında yaptıkları, yarın yapacaklarını az çok tahmin etmemize imkan sağlıyor. KILIÇDAROĞLU’nun örneklerini gördüğümüz pek çok isyana benzer istifalarda, hiçbir ödün vermemiş, ketum davranarak geri adım atmamış olmasından dolayı, CHP’nin Adalar İlçe Yöneticilerinin istifalarına karşı olacak tavrı, bizce yönetimi tasfiyeye gitmesi ile sonuçlanacaktır.

Neticede seçimlere kadar 41 gün olması, toparlanma için yeteri kafi sürenin olduğunu göz önünde bulunduracağını ve bu tip baş kaldırmalara müsamaha etmeyeceğini düşünüyoruz.

CHP Adalar İlçe Yönetiminin siyasi hayatlarını noktalayacak, Erdem GÜL’ün meclis listesini son ismine kadar onaylayacak kararın, yarın akşama kadar CHP Genel Merkezince verileceğini düşünüyoruz.

Şükrü ABANOZ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

İle bağlantı:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*