Başbakan Yıldırım AK Parti 6. Olağan Burdur İl Kongresi’nde partililere hitap etti

Başbakan Binali Yıldırım, partisinin 6. Olağan Burdur İl Kongresi’nde yaptığı konuşmasına, İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’a rahmet dileyerek başladı.

Başbakan Yıldırım AK Parti 6. Olağan Burdur İl Kongresi'nde partililere hitap etti

AK Parti teşkilatlarında bayrak değişiminin devam ettiğini belirten Yıldırım, “AK Parti’de bayrak değişimi o bayraklı koşulara benzemez. Atletizmde bayrağı veren kenara çekiliyor, bayrağı alan yola devam ediyor. Bizde bayrağı veren de alan da hız kesmeden yola devam ediyor.” diye konuştu.

Yıldırım, Burdur’un her daim milli iradeyi sonuna kadar savunduğunu, demokrasiye, çok partili hayata geçildiği günden beri tercihini hep milletten, demokrasiden yana yaptığını söyledi.

Burdur’un tek parti zihniyetini asla benimsemediğini, her zaman hukuk ve adaletin yanında yer aldığını anlatan Yıldırım, “AK Parti bu ülkeye hizmet ediyor, siz de destek olmaya devam ediyorsunuz. En son 1 Kasım seçimlerinde yüzde 51 ile ‘AK Parti’ dediniz. Hatta üçüncü milletvekilini de az bir oyla alamadık. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Burdur yüzde 54 ile ‘Recep Tayyip Erdoğan’ dedi, milletin adamını cumhurbaşkanı seçti.” ifadelerini kullandı.

“Evlere şenlik” bir anamuhalefet partisinin olduğunu vurgulayan Başbakan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

“Allah böyle bir anamuhalefet partisini kimseye nasip etmesin. Bu yüzden dolayı biz rahatsız değiliz. Çünkü memleketin meseleleri ile işleri yok. Onlar boş işlerle, laflarla vakit geçiriyorlar. İşleri güçleri AK Parti ne yaptıysa onu kötülemek, AK Parti ne dediyse tersini söylemek. Zaten Mecliste temsilcileri de söyledi, sır değil. ‘Siz dünyanın en güzel işini de yapsanız biz beğenmeyiz kardeşim, millet bize bunun için yetki verdi’ diyorlar. İşte anamuhalefet partisinin siyaset anlayışını bundan daha iyi hiçbir şey özetleyemez. Siyaset beyaza siyah demek değildir. Siyaset doğruları taklit etmek, yanlışları da tenkit etmektir ama maalesef bizim ana muhalefet partimiz henüz o siyasi ergenliğe ulaşamadı. Elbet bir gün olur.”

Yıldırım, anamuhalefet partisi yetkililerinin gittikleri her yerde Türkiye’nin aleyhinde konuştuğunu belirtti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Almanya’ya gittiğini ve ‘Türkiye’ye gelmeyin, güvenli değil’ dediğini anımsatan Yıldırım, şunları kaydetti:

“Böyle bir şey olabilir mi? Bir Türk vatandaşı, bırak siyasi parti başkanını memleketini yabancılara şikayet edebilir mi, yakışır mı? Bunlar maalesef ‘Siyaset yapacağım’ diye, ‘AK Parti başarısız olsun’ diye her şeyi yapıyorlar. Ama ne yaptı Almanlar? Almanlar onun söylediğine inat Türkiye’ye akın akın geldiler. Bugün 31 milyona ulaştı Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı. Bir rekora ulaştı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Bey ’32 oldu’ diyor. Tabii Dışişleri Bakanı olduğu için bunların işi gücü bunları saymak. Kim geliyor kim gidiyor? Bir de Antalyalı, üstelik de yörük ağası.”

Başbakan Yıldırım, salonda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yanında oturan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’yi kastederek, “Onu da unutmayalım. O’na da ‘Denizli’nin horozu’ diyelim. Onun işi de ekonomi. Hesap makinası, kalem, kağıt elinde, ‘Nereye ne satacağım?’ diye uğraşıyor. Bu sene inşallah ihracatta rekora gidiyoruz. 156,5-157 milyar dolarlık ihracatı yakalayacağız.” dedi.

Yıldırım, 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından “Türkiye artık iflah olmaz” diyenlerin bugün utancından girecek delik aradığını belirterek, Türkiye’nin bu yılın üçüncü çeyreğinde büyümede dünyanın bir numarası olduğunu söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanıması kararına da değinen Yıldırım, şöyle konuştu:

“Kibirli bir imza atarak işi halledeceğini zannetti ama Ankara’dan bir ses yükseldi, ‘Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir’ dedi. Cumhurbaşkanımız, İslam ülkelerinin devlet ve hükümet başkanlarını acil toplantıya çağırdı. Orada bütün dünyaya ilan ettik, Doğu Kudüs, Filistin’in başşehridir. Filistin devleti mutlaka bütün dünyada tanınmalıdır. Ondan sonra Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda büyük gayretler gösterildi ve orada tek taraflı alınan bu karar kınandı ve geçersiz sayıldı. Cumhurbaşkanımız ne diyordu, ‘Dünya beşten büyüktür’. Birleşmiş Milletlerdeki bu Kudüs oylamasında bir şey daha gerçekleşti, dünyanın birden büyük olduğunu bütün dünyaya gösterdik. İnşallah Doğu Kudüs’ün başşehri olduğu Filistin, daha fazla tanınacak, yarım asırdır devam eden bu sorun inşallah geride kalacak. Çünkü dünyanın kahir ekseriyeti, Avrupa ülkeleri, İslam ülkeleri, Uzak Doğu’su, Latin Amerika’sı, Orta Asya’sı herkes böyle istiyor. Diyorlar ki bu sorun artık bitsin, Filistinliler çok çile çekti, artık bu çile sona ersin. Bunun için de çalışmalarımızı Türkiye olarak sürdüreceğiz.”

Türkiye’nin bölgedeki anlaşmazlıkları gidermek için gayret gösterdiğini ifade eden Binali Yıldırım, Suriye’deki iç savaşın sona erdirilmesi için Türkiye’nin Rusya ve İran ile inisiyatif aldığını ve çatışmasızlığın önemli ölçüde sağlandığını vurguladı.

Suriye’de kalıcı barışa erişmenin hedeflendiğine dikkati çeken Yıldırım, şu değerlendirmede bulundu:

“Yani Suriye’de teröre bulaşmamış bütün grupların, bütün etnik yapıların içinde yer alacağı, Suriye’nin toprak bütünlüğünü gözeten yeni bir hükümetin kurulması, artık kalıcı barışın sağlanması… Milyonlarca insan çok büyük çile çekti. Bir milyona yakın insan bu iç savaşta hayatını kaybetti. Milyonlarcası evini barkını terk etmek zorunda kaldı. Türkiye burada da boş durmadı. 3,5 milyon kardeşimize bağrımızı açtık, soframızı açtık, ekmeğimizi paylaştık. Türkiye kendisine yakışanı yaptı ama anamuhalefet partisi bunu da istismar etmeyi ihmal etmedi. Bizim geleneğimizde insanlık var, darda olan insanlara yardım etmek var. Ne dedi, ‘Bunlara ne kadar para harcıyorsunuz, durmadı ben gelirsem bunların hepsini geri göndereceğim’ dedi. Zaten gelemeyeceğin için konuştukların da boş. Konuş dur ne olacak.”

Başbakan Yıldırım, 15 Temmuz’un Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir dönüm noktası olduğunun altını çizerek, “İkinci kurtuluş mücadeledir. 15 Temmuz’da sizler 81 milyon vatan evladı alçaklara karşı göğsünü siper etti, ay yıldızlı bayrak inmedi, ezanlar dinmedi, alçaklara yol verilmedi. 250 şehit verdik. Bu şehitlerden biri de Burdur’un evladı Akif Altay. Allah mekanını cennet eylesin. Ankara Gölbaşı’ndaki Özel Harekatın bombalanması sonucu şehit oldu. 2 bin 193 kardeşimiz gazi oldu. Mevlam vatan savunması için, ay yıldızlı bayrağımız için hayatını seve seve veren bütün kardeşlerimize rahmet eylesin. Gazilerimize hayırlı uzun ömürler nasip etsin.” dedi.

“Bildiğiniz gibi son günlerde bir tartışma var, önüne gelen konuşuyor. Hani derler ya ağzı olan konuşur.” ifadesini kullanan Yıldırım, şunları kaydetti:

“Şimdi neymiş biz bir düzenleme yapmışız, vatandaşları korumaya almışız. Ne yapacaktık? Darbeye karşı, alçakların karşısına hayatını koyan insanlara ‘Siz niye buraya geldiniz de bu darbeyi önlediniz mi?’ diyecektik. Burdurluların güzel bir lafı var, “Güttüğü üç keçi ıslığı dağı taşı deldi geçti.’ Bu Kılıçdaroğlu’ndaki de tam buna benziyor. Neymiş efendim, ‘Darbeye direnen vatandaşları koruyan kanun çıkardınız’. Ne var bunda? Yani bir daha darbe girişimi olursa vatandaşlar sokağa çıkmasın mı, memlekete sahip çıkmasın mı? ‘Niye geldiniz, darbe olsaydı, başarılı olsaydı’ onu mu istiyorsunuz? Sayın Kılıçdaroğlu şunu iyi öğrenmen lazım, Türkiye’yi işgal etmek isteyenlere, Türkiye’nin anayasal düzenini ortadan kaldırmak, Meclis’i bombalamak, hükümeti alaşağı etmek, kurumları silah zoruyla ele geçirmek isteyenlere direnmek bir görevdir, meşru müdafaadır, Türk milleti de bunu en güzel şekilde yapmıştır. Bu milletin bir ferdi olmaktan büyük bir gurur duyuyorum.”

Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Komutanın emri tartışılmaz, şartsız, şekilsiz yerine getirilir. Eğer komutanın emrini tartışmaya açarsanız orada askerlik bitmiştir.” sözlerini hatırlattı.

“Bu normal şartlarda olan bir şey. Darbe için geçerli değil. Kanunsuz emir veren, o emir, ülkeyi yıkmaya yönelikse, emre uyan değil ona karşı çıkan kahramandır.” ifadelerini kullanan Yıldırım, darbeci komutana itaat eden ve suç işlemesine rıza gösteren zihniyetin darbeci olduğunu belirtti.

Binali Yıldırım, “Yine bu zihniyete göre, o gece amirlerinin emrini dinlemeyerek vatandaşa kurşun atmayan asker suç işlemiş oluyor. Bunlara göre öyle, niye? Emre itaatsizlik etti. Emir ne? ‘Git vatandaşı öldür. Ateş et.’ O da dedi ki, ‘Kardeşim ben vatandaşıma silah çekmem, ona kurşun atmam, senin bu emrin benim için yok hükmündedir.’ Bizim yaptığımız bu kahramanları korumaktır. O darbecilerin üzerine giden, tankların üzerine çıkan, darbecileri derdest edip emniyete teslim eden kahraman vatandaşlarımızı korumak için kanun çıkardık. Buna kim itiraz ediyorsa, bizim için darbecilerden farkı yoktur.” değerlendirmesinde bulundu.

Hukuki düzenlemenin açık olduğunu ifade eden Yıldırım, şöyle konuştu:

“Hiç kimse sağa sola çekmesin. Biz bunu daha ilk günden, kamu görevlileri için aynı düzenlemeyi yapmışız. Vatansever askerler için yapmışız. Emniyet güçleri için yapmışız. Kamu görevlileri için yapmışız. Bir buçuk yıl geçmiş, aynı laflarla aynı kelimelerle darbeye karşı koyan siviller vatandaşlar için de yapmışız. Ona da hemen patırtı kopuyor. Bir buçuk senedir neredeydiniz kardeşim? Eğer böyle bir şey yanlışsa orada tek değişen kamu görevlisi yerine sivil vatandaş diyor. Dolayısıyla hukuki düzenlemede hiçbir sorun yok. Hiçbir belirsizlik yok. Düzeltmeyi gerektirecek bir durum da yok. Ama mesele iş yapmak değil, vatandaşın sorununu çözmek değil, vatandaş üzerinden polemik oluşturmak, siyaset yapmak ve böylece akılları sıra vatandaş bir daha darbe işine falan hiç ilgilenmesin, karışmasın, darbecilerin ekmeğine yağ sürülsün. 81 milyon vatandaşımızın hukukuna sonuna kadar sahip çıkacağız.”

AK Parti teşkilatlarının, AK gençlerin ve AK kadınların birliğinin, Türkiye’nin birlik, beraberlik ve kardeşliğinin güvencesi olduğunu söyleyen Yıldırım, Erdoğan’ın öncülüğünde yol alacaklarını ve milletin emanetine asla zarar getirtmeyeceklerinin altını çizdi.

Başbakan Yıldırım, millete hizmet yolunda muhabbet ve sevdalarını daha büyüteceklerini ve “sen-ben davası” gütmeyeceklerini belirterek, “Bayrak değişimlerini hizmet yolunda yenileme olarak göreceğiz. Yenilenmeye tazelenmeye hep katkı sağlayacağız. Yorulmayacağız, yılmayacağız, ‘Durmak yok’ diyerek bu yolda kararlı adımlarla yürüyeceğiz.” dedi.

Yıldırım, 15 yıl canla başla çalıştıklarını, Türkiye’yi büyüttüklerini ve itibarını yükselttiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin hem dünyada hem de bölgesinden sorumluluk üstlenen önemli bir ülke haline geldiğine işaret etti.

Bölge barışının sağlanması için her türlü desteği sağladıklarını ifade eden Yıldırım, “Zulüm altındaki Arakanlıları bile düşündük, onları bile ihmal etmedik. Dünyanın öbür ucunda bir insanlık zulmü, bir insanlık kıyımı yaşanıyor. Ona da dikkati biz çektik. Dünyanın gündemine getirdik. Şimdi inşallah onların memleketlerine dönmesi için gereken çabaları da Dışişleri Bakanlığımız gösteriyor.” diye konuştu.

Burdur’da yapılan ihracatın 2002 yılında 15 milyon dolar olduğunu hatırlatan Yıldırım, bu rakamın bugün 180 milyon dolara ulaştığını bildirdi.

Yıldırım, Burdur’un 80 yılda ulaştığı 15 milyon dolarlık ihracatın, 15 yılda 12 katına çıktığının altını çizerek, “Bu büyümedir, kalkınmadır, ekonomik gelişmedir. Demek ki Burdurlu kardeşlerim çalışıyor, üretiyor, refahı sağlıyor.” dedi.

Burdur’a 15 yıl içinde bin 32 derslik yapıldığını, 6 bin bilgisayar gönderildiğini anlatan Yıldırım, Burdur’da açılan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin 32 bin öğrencisi bulunduğunu hatırlattı. Yıldırım, üniversitenin bölgesel kalkınma için ihtiyaç duyulan alanlardan hayvancılık ve hayvancılığa dayalı sanayinin geliştirilmesi alanında ihtisas üniversitesi olarak belirlendiğini, pilot projenin bu üniversitede uygulanacağını dile getirdi. Diş hekimliği fakültesinin de tamamlanarak hizmete girdiğini anımsatan Yıldırım, yeni öğrenci yurtlarıyla kapasitenin bin 700’den 5 bine çıkarıldığını hatırlattı.

Yıldırım, gençlik merkezlerinde 20 bine yakın gencin kendini geliştirme imkanı bulduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Ama bu Kılıçdaroğlu, gençlerin de 18 yaşında seçilmesine karşı çıkmıştı, unutmayın. Bu konudaki anayasa değişikliğine ‘Hayır’ dediler, referandumda da kapı kapı gençlerin siyasete girmesine, aday olmasına, belediye başkanı, meclis üyesi, muhtar, milletvekili olmasına karşı çıktılar. Bunların gençlikle ilgili söyledikleri laftan ibaret. ‘Hani icraat?” denilince ortada yoklar. Ama gençler, Burdur’un gençleri bunu bir kenara yazdı. 2019’da önünüze gelince bunlar, onlara lütfen hatırlatın. ‘Siz 18 yaşında seçilmeye karşı çıkmıştınız değil mi? Şimdi niye geldiniz?’ deyin.”

Binali Yıldırım, 15 yıl içinde 17 sağlık tesisinin hizmete alındığını ve 9 sağlık tesisisin de yapımının devam ettiğini, bunların da kısa zamanda bitirilerek Burdur’un hizmetine gireceğini bildirdi. Burdur’da 2002’de 97 hekim bulunduğunu, bu sayının şimdi 400’e çıktığını ifade eden Yıldırım, bir 112 acil istasyonu olduğunu ve bunun da şimdi 20’ye ulaştığını vurguladı.

Yıldırım, Burdur’a yapılan diğer yatırımlar hakkında bilgi vererek, tüm bunların AK Parti hükümetleri tarafından hayata geçirildiğini dile getirdi. Burdur’da sadece 41 kilometre yol olduğunu, bunun üzerine 205 kilometre daha bölünmüş yol yapıldığına işaret eden Yıldırım, şöyle konuştu:

“Büyük müjde, Eskişehir-Kütahya-Afyonkarahisar’dan gelen hızlı tren, Isparta-Burdur’un arasından Antalya’ya iniyor. Hem Antalya’ya hem Isparta’ya hem de Burdur’a hizmet edecek. Projeleri de devam ediyor. Burdur ilimiz bir taraftan Ankara-İstanbul hızlı trenine bağlanırken bir yandan da Antalya trenine bağlanmış olacak.

57 bin dönüm araziyi sulayan Karaçal Barajı dahil 12 adet baraj inşa ederek Burdur’un kalkınmasında önemli bir mesafe aldık. Bu barajlar sayesinde 560 dönüm araziyi bereketle suyla buluşturduk. Böylece, Burdurlu çiftçilerimizin kazancına bereket geldi ve bu sayede 326 milyon ilave zirai gelir sağlandı. Son 15 yılda 19 sulama tesisini de hizmete aldık. Ayrıca, 114 adet taşkın koruma projesini bitirdik.”

Yıldırım, arıcılığı geliştirerek organik bal üretimini sağlamak için Burdur’da 5 bal ormanı kurulduğunu da anlattı.

Burdur’un doğalgazla temiz yakıtla tanıştığını dile getiren Yıldırım, ayrıca AK Parti hükümetleri dönemlerinde Burdur’a tam 1 milyar liralık hayvancılık ve tarım desteği verildiğini bildirdi.

Başbakan Yıldırım, TOKİ ile bugüne kadar 2 bin 500’ün üzerinde konut yapılarak sahiplerine teslim edildiğini, 438’inin inşaatının da yakında tamamlanacağını söyledi.

Burdur’da mevcut 3 Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) bulunduğunu ve Burdur İl OSB yapımının da devam ettiğini anlatan Yıldırım, “Öte yandan 475 kapasiteli Burdur Devlet Hastanesi’nin de ihalesini yakında yapıyoruz. Üniversite bünyesinde Süt Teknoloji Araştırma Merkezi kuruyoruz. Çünkü Burdur, sütçülüğün de aynı zamanda merkezi. Bu projeyle beraber Teke yöresinin süt alanındaki araştırma-geliştirme projeleri gerçekleştirilecek.” dedi.

Yıldırım, Bozkurt Deprem Evler Mahallesi’nde kentsel dönüşüm projesinin başlatılacağını belirterek,  “Burdur’un içme suyunun kalıcı olarak çözülmesi için yine Orman ve Su İşleri Bakanlığımız gerekli çalışmayı yapıyor. Bu mesele de hallolmuş olacak. Hayırlı uğurlu olsun.” ifadesini kullandı.

Bir yılın daha bittiğini dile getiren Yıldırım, yeni yıla, yeni umutlarla, yeni heyecanlara huzur, barış, kardeşlik içinde girilmesi temennisinde bulundu.

Yıldırım, “2017’de gerek bölgede gerek Türkiye’de yaşanan birçok olay oldu, güzel olaylar da üzücü olaylar da oldu. İyisiyle kötüsüyle bir yılı geride bırakıyoruz. Ama 2017’ye genel olarak baktığınız zaman Türkiye büyümesini sürdürmüş, bir yıl içerisinde 1 milyon 400 bin vatandaşına iş bulmuş, ayrıca uzun süredir gündemde olan taşeron meselesini halletmiş olarak giriyor. Hayırlı uğurlu olsun. 2018’de birliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun, yeni yılda huzur içinde yaşamaya, sorunlarımızı çözmeye, demokrasimizi daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“2019’da yeni bir tarih yazmaya var mı Burdur? Ana kademe, gençler, AK kadınlar, mahalle temsilcileri, delegeler hazır mısınız?” diye soran Başbakan Binali Yıldırım, kongrenin hayırlara vesile olmasını diledi.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz