Belediye plajında kaza adı altında cinayetler serisi!

Belediye plajında kaza adı altında cinayetler serisi!
RESMİ TIKLAYARAK BÜYÜTEBİLİRSİNİZ

Belediye plajında 15 gün içerisindeki kaza adı altında cinayetler serisi!

Sevgili Adalılar; hatırlayacaksınız 30/7/2015 tarihindeki ” Yine aynı zihniyet Mobbing” yazımızda Belediyenin asli vazifelerinin neler olması gerektiğini, memurlarının belediye dışına bilgi, belge sızdırmaların sorumlusu olduklarını yüzlerine söyleyerek bu HAİNLERİ bulacağız onları çöpçü yapacağız diyerek fetva verdiklerini, bilgi belgelerdeki hatalardan yanlışlıklardan ders çıkartıp bir daha yanlışlık olmamasını sağlamak yerine tüm çabalarının dışarı evrak sızdırılmaması olması ve kendilerince tespit ettikleri istenmeyen adamlar ile konuşan memurları bu kişiler ile ne konuştukları hakkında sorguya almaları üzerine kendilerini bu tip memuru sindirme, istedikleri gibi davranmaya zorlamalarının mobbing uygulamak ile eş anlamlı olduğunu, CHP’li Belediye Eski Başkanı M.Farsakoğlu’nun hala Mobbing davasından yargılandığını kendilerinin de Farsakoğlu gibi yargılanabileceklerini yazmış ve ikaz etmiştik. Demiştik ki bu gereksiz uygulamalar ile uğraşacağınıza insan hayatının söz konusu olduğu ve her yıl Belediyenin sorumluluk alanlarında kaza adı altında ölen genç, yaşlı vatandaşlarımızın sorumlulukları sizleri rahatsız etmiyor mu ? diye sormuştuk. Ve devam edip Adaların her yıl bu kazalarla gündeme gelmesi tüm adalılarda rahatsızlık yaratırken Adalar’da yaşayanların ve günü birlik adalara gelen turistlerin bisiklet ,fayton ve plajlarda cankurtaran yokluğundan ve belediyenizce kontrol edilmediğinden dolayı can kayıpları olması sizleri nasıl rahatsız etmez anlamakta zorluk çekiyoruz. Oysa bu can kayıpları artık kaza değildir. Kaza geliyorum diyor ve ikazını bizde burada tekrar tekrar yapıyoruz. Sorumluluk sizde. Belediyenin olmazsa olmaz görevi ilçesindeki yolların tehlikeli bölgelerine gerekli önlemleri aldırmak, ruhsatlı plajlarında büyüklüklerine göre en az bir veya daha fazla cankurtaran bulundurulmasını sağlamak ,cankurtaran gözcü kuleleri yapmak, yaptırmak, yaptırılmasını sağlamak, ruhsatsız plajları kapattırmak, halk plajlarına hizmet alım ihalelerine dahil ettirip cankurtaran koymak, cankurtaran gözcü kuleleri dikmek, geniş plajlara cankurtaran botu koymak, koydurmak, cankurtaran olmasını sağlamak dört tarafı denizle çevrili Adalar Belediyesinin asli görevlerindendir. Bunları yapmadığı, yaptırmadığı, kontrol etmediği, kontrol edipte eksikliğine rağmen çalışmasına müsaade ettiği plajlardan dolayı olan tüm kazalardan ve can kayıplı kazalardan Adalar Belediyesi sorumludur. Halkın yoğun olduğu rıhtımların korkuluklarının yapılmaması yüzünden bir özürlü vatandaşımızın denize düşüp boğulmasının vicdanı rahatsızlığını bizler hissedip belediye yetkilileri hissetmiyorsa ortada ciddi bir yanlışlık var demektir. Tüm bunlar belediyenin alması gereken önlemleri almadığı için oluyorsa bu kazalar bizim gözümüzde de yargının gözünde de kaza olmayacaktır.  demiştik.

Soru cevap şeklinde Belediyenin yaptıkları ve yapmadıkları ile ilgili olarak sıralarsak;

-Peki Belediye ne yaptı?

* Hiçbir şey.

-Peki ne yapmalı idi?

*Plajlar ile ilgili olarak Mobbing yazısında yazdığımız her müeyyideyi uygulamalıydı.

-Peki uygulandı mı?

*Kendi işlettiği plaj olan Ayanikola plajında dahi uygulamadı.

-Peki ölümlü kaza Adalar’da hangi plajda oldu?

*Belediyenin kendi çalıştırdığı plajda oldu.

-Peki Belediye harici özel kişi/kuruluşların işlettikleri plajlarda kaza adı altında ölüm oldu mu?

*En kötü cevapta bu maalesef. Hayır olmadı. Ama her yıl neredeyse muntazaman belediye plajında mutlaka ölümlü kaza olmaktadır.

-Peki belediyenin Adalar’daki diğer özel plaj işletmelerine örnek olması gerekirken cankurtaran ,gözcü kulesi, cankurtaran botu, arkasında şişme yatak sedyesi olan jet ski motor, doktor, hemşire, uyarı levhaları, yüzme bilmeyenler yada az bilenler için özel hazırlanmış ayrı sahil şeridi gibi bir plaj işletmesinde olmazsa olmaz unsurlar bulunmakta mıdır ?

*Bu sorunun yanıtı da maalesef işlettikleri plajda bu unsurlar var gibi gösterilmekte ama hiç birini ne gören nede duyan vardır. Sertifikalı cankurtaran varmışta izindeymiş, rahatsızmış da gelmemişmiş gibi bahaneler üretmeye başlamışlar. Hemşire, doktor içinde belediyenin veterineri varmış. Adam becerikliymiş bütün bu işleri yaparmış. Yalnız belediye plaj arası mesafe azcık uzunmuş. Yürüyerek 45 dk çekiyormuş. Boğulma olayından 45 dk önce beni çağırırsanız boğulana müdahale ederim diyormuş. Acaba savcılık ifadesinde de böylemi beyan verecek merak konusu.

Sayın Adalılar Bakın 30/7/2015 tarihinde başka neler demişiz Belediye Yetkililerine;

Uyarılarımızın ardından bir özürlü gencimiz Kınalıada’da rıhtımdan düşmüş çırpına çırpına boğularak can vermiş ve gazetemiz bunu haber olarak da vermişti. Belediyenin ise bu vahim olaydan sonra bile Kınalıada’da rıhtımda bir eksikliğimiz var mı veya emniyet tedbirlerimizde bir gedik yada bir daha olmaması için nasıl bir önlem alırız yönünde bir incelemesi oldu mu?

Yok 

Büyükada’daki ve Burgazadası’ndaki motorların yanaştığı rıhtımların da çoğu yerinde korkuluklar yoktur ve yine özürlü bir vatandaşımız yada küçük bir çocuk veya yüzme bilmeyen bisiklet kullanıcısı dahi her an buradan direk denize düşebilir ve feci bir kaybımız daha olabilir ama belediyedeki yetkililerden hiçbir girişim oldu mu?

Yok

Belediyeler ilçelerindeki vatandaşların can ve mal emniyetinden, olası kazaların önlenmesi için alınacak emniyet tedbirlerinden doğrudan sorumludur. Belediyelerin varoluş nedenleri öncelikle ilçesinde yaşayan ve misafir gelen turistlerin can ve mal emniyetini sağlamak ve kâr gözetmeden hizmetlerini aksatmamasıdır.

Belediyenin almadığı bir güvenlik önlemi veya yapmadığı bir hizmet (korkuluk gibi) bir ihmalleri varsa Belediye yetkilileri kanunlar karşısında hesap verip sorumluların yargılanıp hapis cezası alabilecekleri gibi MAĞDUR AİLENİN ağır tazminat davalarına maruz kalabileceklerdir.

Sadece Belediye kasasının üzerine tünemek ile başarılı Belediye Başkanı olunmayacağını, belediyenin ne maksat ile para biriktirdiğinin anlaşılamadığını, ( Başka amaçlar için mi biriktiriliyor?) masraf olmasın diye olmazsa olmaz hizmetlerin dahi yapmaktan imtina edildiği Adalar’da yerli, yabancı vatandaşlarımızın çevre güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle ihmallerden kaynaklı (bisiklet ,fayton kazaları, boğulmalar v.b) ölümlerine adeta seyirci kalındığı mütemadiyen can kaybı olan ve kaza diye kapatılan olayların çokluğundan bellidir. Artık Adalarımızda kaza adı altında can kaybı olmasın dedikçe ayrı bir kaza olmasından belediyenin hiç mi sorumluluğu, ihmali olamaz. Avrupa’da Adalar’da olan benzer kazaların biri olsa Belediye Başkanları dahil sorumlu birim müdürlerin görevi ihmallerinin olup olmadığı araştırılması yapılmadan (belediyenin sorumluluğundaki çevre güvenlik önlemleri bakımından) olaya kaza denmediği, yoksa taksirle ölüme sebebiyet iddiası ile yargının karşısında hesap verdiklerini, ardından tazminat davaları açıldığını yine basından takip ediyoruz.

Bu kazalar geliyorum diyordu ve maalesef başımıza geldi ve gül gibi iki yaşamı belediyenin ihmalleri sonucu bizlerden aldı. Bu kazadan Belediye ÜST YÖNETİCİSİ dahil, plaj hangi müdürlüğe bağlı ise Müdür dahil olmak üzere hepsi sorumludur. Boğulan gençlerin aileleri bu olayın takipçisi olmalı sorumluların yakalarını bırakmamalıdır. Gazetemiz de bu olayın takipçisi olacaktır. Eğer ki ailelerin gelir durumundan dolayı avukat tutamaması halinde Ada Gazetesi tarafından avukat tutulacağını beyan ediyoruz. 21. Yüzyıl Türkiye’sinde olmaması gereken ve Adalar’da adeta KAZA TERÖRÜ diye bir kavram Adalar’a yerleşmiştir. Her yıl bisiklet, fayton, denizde boğulma vak’aları sürekli olur hale gelmiş ve belediyenin kayıtsızlığı, vurdumduymazlığı, seyirci kalması sayesinde adeta RUTİN hale gelmiştir. Neredeyse gazeteniz tarafından takip edilmese ne olacak canım yüzme bilmiyorsa niye denize giriyorlar ki deyip son günlerin ünlü lafını Atilla Aytaç edecek gibi görünüyor.

DENİZE GİRMENİN FITRATINDA BOĞULMAK VARDIR. Belki de deyip geçiyordur. Bunun aksini düşündürecek gözle görülür bir önlem alındığı da görülmemektedir. Belediye nezdinde buradan belediye üst yöneticisine soruyoruz. Ölümlü kazalar olarak rutine binmiş boğulma, bisiklet, fayton kazalarını önlemek için herhangi acil önlem çalışmanız var mıdır? Var ise gazetemize aklı selim önlemlerinizi göndermeniz halinde buradan halkımızın bilgisine sunacağız. Yoksa sizlerin Adalıların başında 3 yıl daha kalmasından dolayı 3 yıl daha bu RUTİNİ yaşamamak adına hukuki her yolu deneyeceğimizi bilin. Mağdur ailelerin açması gereken ceza-tazminat davalarının gerekirse tarafımızca açılması bu yapacaklarımıza dahil olacaktır.

Artık HER NE ŞEKİLDE OLURSA OLSUN KAZA ADI ALTINDA ADALAR’DA ÖLÜM GÖRMEK, DUYMAK İSTEMİYORUZ. Sizin belediye olarak Adalar’da yaptığınız hiçbir yeni hizmetiniz yok. Varsa yoksa kasayı doldurmanın peşindesiniz. Kasa dolunca ne olacaksa artık. Belediyenin en büyük projesi kazaların önlenmesi için olmalıyken inşallah kasa mevcudunuz düşündüğünüz rakama geldiğinde ortaya çıkıp şu projeyi Adalıların hizmetine sunuyoruz acayip güzel bir proje diye ortaya çıkıp eski CHP’li meclis üyelerine (Aykut Mutlu gibi) veya Adalar Sosyal Hizmetler Yönetim Kurulu Üyesi müteahhit iş adamı ŞEFİK TOPRAK’a ihale etmezsiniz. Adalar Belediyesinin kurduğu ve gelir getirici tüm birimlerini bu yasal olmayan ( Adalar Belediye Meclisine sunulmadı) Anonim Şirkete aktardığı firmanın yönetim kuruluna belediyenizce adam mı kalmadı da müteahhit iş adamı ŞEFİK TOPRAK alınmıştır. Size ne gibi katkıları bulunmaktadır. Ya da belediyenin ne gibi katkıları olacaktır ŞEFİK TOPRAK’a. Atilla Aytaç’ı seçimlerde maddi manevi full desteklediği ve onun tüm seçim masraflarını karşıladığı iddia edilen ŞEFİK TOPRAK’a diyet borcu acaba belediyenin kasası dolduktan sonra bir anda ortaya çıkacak projenin kendisine ihale edilmesi ile mi ödenecektir? Bekleyelim görelim diyelim ama görünen o ki tespitimiz doğru olacak gibi gözüküyor. Gazetemize gelen bir haber de Adalar Sosyal Hizmetler A.Ş Müdürlüğünü yapan Kadıköy Belediyesi’nden önce başkan danışmanı diye gelen sonra belediyenin yasal olmayan  şirketi olan A.Ş kurulunca bu şirketin başına getirilen Hulusi ŞENOCAK, işletmesini üstlendiği plajda 15 gün içerisinde iki boğulma vak’ası ve iki ölü olmasına rağmen Başkan Atilla AYTAÇ tarafından çok başarılı olduğu az daha başarısına başarı katmak için olsa gerek yine Büyükçekmece Belediyesi’nden Adalar Belediyesi’ne gelen bağış toplamak ile ünlü diğer başarılı Başkan Yardımcısı Yaşar KIROĞLU’u ile birlikte Antalya Belek’teki 7 yıldız konforundaki 5 yıldızlı ADEM ile HAVVA otele 4 gece 5 günlük hafta sonunu kapsayan eğitim semineri adı altında tatille ödülledirildiğinin haberini aldık. Her ikisine de ayrı ayrı 2 kişilik odada konaklama, her şey dahil oda başı fiyatının 4.600.-TL olduğu ama ikisinin de yalnız gittiklerini öğrendik.

Şimdi Atilla AYTAÇ’a şu soruları Kamu adına sormak zorundayım.

  1. Danışman diye yanınıza gelen Hulusi Şenocak Kamu İhale Kurum yasalarını bilmiyorsa niye danışman adı altında alıp senelerce maaş ödediniz ?

  2. Kamu Kurumunda olmazsa olmaz bilinmesi gereken konu K.İ.K kanunları iken bunları bilmeyen birisine siz neyi danışıyorsunuz ?

  3. 21/8/2015 tarihi Cuma günü uçak ile Antalya’ya uçan ve hava limanından taksi ile otele geçip Cuma akşamı, Cumartesi, Pazar tam gün her şey dahil otelde keyif yaptıktan sonra Pazartesi günü öğleden sonra 2-3 saatlik veya tam günde olsa bir istişare toplantısı şeklinde yapılan bir toplantıya neden Pazartesi erken saatlerde uçak ile gitmesini ve akşamleyin de bir uçak ile dönmesini sağlamadınız? Dolayısıyla otel masrafı ortadan kalkacak ve Kamuya 4.600.-Tl’ lik bir zarar olmayacaktı.

  4. Hulusi Şenocak otel, uçak, taksi masraflarını müdürü olduğu Adalar Belediyesine bağlı Adalar Sosyal Hizmetler A.Ş ‘den ödettirildiğini belediyenin bu şirketi Sayıştay kontrolünden kurtulmak kimseye hesap vermemek, istediği gibi sınırsız harcama yapabilmek, ilerde ihalesiz işler verebilmek için mi kurdunuz? Ve kanunen müdürlük yaptığı işletmesinde iki ölü vak’ası olmasından dolayı her an savcılık soruşturması ile çağrılabilecek birisini nasıl bu kritik durumda adeta ödül gibi bir hafta sonu tatili hediye ediyorsunuz? Eğer ki yalnızca iş olsaydı sabah gidip akşam gelirdi. Cuma dan otele girip 3 gün tatil yapacak bir organizasyonun içinde olunmazdı. İki cenazeye sebep olmuş belediye firmasında size göre başarı kriterleriniz nedir Sayın Atilla Aytaç ?

  5. Kamu zararı olduğu kesin olan 4.600.-TL’yi Kamu adına sorumlularına rücu ettirecek misiniz?

  6. Başkan yardımcınız Yaşar KIROĞLU’da duyduğumuza göre çok başarılı bağış toplayıcısıymış. Başkan yardımcınızı da aynı şekilde mükafat olduğu belli olan Cuma dahil hafta sonu tatilinin bedeli yine çift kişilik oda başı 4.600.-TL’yi İnsan Kaynakları Bütçesinden ödettirildiği öğrenmiş bulunmaktayız. Hatta bu masrafların Mali Hizmetler Müdürünün İmardan ödenmesinin uygun olduğu söylenmesine rağmen Yaşar KIROĞLU’NUN hem ben seminere diye tatile gidiyorum hemde ben imza atarsam ilerde Sayıştay incelemesinde sıkıntı yaşarız demesi üzerine Başkan Atilla AYTAÇ son lafı etmiş İnsan kaynaklarından ödensin diyerek bir KAMU ZARARI’nında İnsan Kaynaklarından oluşmasını sağlamış gözükmektedir. Bu iddialar doğru ise bu zararı tanzim edecek misiniz? Ya da ettirecek misiniz?  Ya da hiçbir şey yapmayacak mısınız?

  7. Eğer ki Cuma dahil hafta sonunda full eğitim varsa iki odada birlikte kalmalarında dahi devletin yani halkımızın parasının 4.600.-TL’lik kısmı zayi olmayacaktı. İki güzide personelinizin ayrı ayrı odalarda kalması, aileleri ile de otele gitmemesinin, koca odada yalnız 4 gece geçirmelerinin de mantıklı açıklaması yoktur. Aklımıza başka bir şey geliyor da yazmayalım!

  8. Toplam 9.200.-TL verilip 5 yıldızlı otelde mükafat ödülü alan bu güzide personellerinize ayrıca harcırah ve yolluk da verecek misiniz?

  9. Belediyeyi babanızın çiftliği gibi istenilen kişileri 5 yıldızlı otellerde ağırlatabileceğiniz, kimsenin sizden hesap soramayacağı kendi işletmeniz gibi mi görüyorsunuz?

  10. Başkan yardımcınız Yaşar KIROĞLU’nun 132 ada 16 parselden de 400.000.-TL bağış aldığını ve bunun soruşturmasının savcılık tarafından yapıldığı, savcının sizden talep etmiş olduğu evrakları 6 aydır göndermeyip işi sürüncemeye bıraktığınız doğru mudur?

  11. Başkan yardımcınız Yaşar KIROĞLU’nun kimlerden resmi gayri resmi bağış topladığını gösterir bağış listesi şeklinde bir listenin varlığından bahsedilmektedir. Gazetemize de gelen belge ve bilgilerin tasnif çalışmaları Uzman Bilirkişilerimiz tarafından yapılmaktadır. Önümüzdeki hafta sonuna kadar bu belgelerin derlenip toparlanması ile gazetemizde yeni skandal haberler peşi sıra yayınlanmaya başlayacak olup şahsınızın böyle bir listenin var olduğundan haberiniz var mıdır? Bu listedeki bağış toplama başarısından dolayı mı Yaşar KIROĞLU’nun ödül 5 yıldızlı tatile gönderilmiştir?

Sayın Adalılar ; tabi sorularımıza her zamanki gibi cevap alamayacağız ama biz bu köşeden sizleri bilgilendirmeye böyle skandal da olmaz ki diyeceğiniz yazı dizilerimize başlayacağımızın haberini şimdiden verelim. Gazeteniz bu gelişmelerin adım adım takibinde olup bilgi, belgeleri uzman bilirkişi Raporlarıyla açıklayıp bilginize sunacaktır.

Şimdi aşağıda yine Uzman Bilirkişimizin raporu ile kaza görünümlü bize göre cinayetten farksız ölümlere sebebiyet verenlerin kanunlar karşısındaki sorumlulukları irdelenmiştir.

İlgili linkler

* www.cankurtaranturkiye.com

*Plajlarda Can Kurtarma – İstanbul Büyükşehir Belediyesi

www.ibb.gov.tr/sites/itfaiye/workarea/Pages/plajlardacankurtarma.aspx

Adalardaki plajların nasıl ne şekilde işletilmesi gerektiği ve bağlı bulundukları yönetmelikler yönüyle incelenmesine ait Uzman Bilirkişi raporumdur.

Tarafıma verilen bilgiler ışığında Ayanikola mevkii’nde 2011 yılında yapıldığı söylenen plajın alt yapı dolgu malzemesinin inşaat artıkları olması plajı kullanılmaz sınıfına sokmaktadır. Bilindiği gibi inşaat artıklarının arasında camlardan tutunda döşeme, kolon beton kırıklarının arasında inşaat demirleri olmaktadır. Bu dolgu malzeme cinsi denizin doldurulması bile 3621 S.K’nun 14.15.16 maddelerine göre yasalara karşı gelmekte olup plaj yapılması için bu tip dolgu malzemesi kullanılması plaj gelenlerin her an başına gelmesi mümkün olacak kazalara maruz kalabilecekleri sonucunu doğurur. İnşaat artığı ile kaba dolgusunun yapılmasından sonra plaj için gerekli olan kum kaba tesviye sinin inşaat artıkları ile yapılmış olan sahile ne kadar fazla dökülürse dökülsün dalga hareketleri neticesinde deniz tabanı içindeki cam parçaları ile demirlerin ortaya çıkması ile birlikte plaja gelenleri büyük tehlikeler beklemektedir. Belki de boğulanlar denize atladıklarında veya daldıklarında kafalarına demir parçası girmiş ve şuurlarını kaybedip boğulmuş da olabilirler. Ayanikola plajının inşaat hafriyat artıkları ile kaba tesviye sinin yapıldığı ile ilgili yoğun bilgi akışı vardır. Eğer ki bu doğru ise söz konusu plaj derhal kapatılmalı mavi bayrak var mıdır? Bilinmez ama kırmızı bayrak derhal çekilmelidir. Ölenlere otopsi yapılmalı ölenlerin vücutlarındaki kesik, demir delikleri, başlarında travmayı gösterir şişlikler vs araştırılmalı ve dalgıçlar ile deniz dibi taraması yapılıp deniz dibi fotoğrafları çekilmelidir. Eğer ki deniz dibinde inşaat artıklarından emarelerine (kaya,beton kırıkları, beton kütleleri, demirli beton parçaları, demir parçaları, deniz tabanından çıkan demir, profil parçaları, cam parçaları, cam şişe dibi parçaları v.s) rastlanması halinde plaj hiç bekletilmeden kapatılmalıdır. Bu araştırmalar Adalar Belediyesi tarafından değil İBB veya tarafsız bir kuruluş yada mahkemece belirlenen bilirkişi heyeti tarafından yapılması doğru olacaktır. Belediye ilk boğulma olayı olduğunda plajı derhal incelemeye sokmalı ve alınması gereken önlemlerinde zafiyet olup olmadığını sorgulaması gerekmekteydi. İlk boğulmada ki olayın üzerine gidişlerindeki ciddiyet beklide 15 gün sonraki boğulma olayını önlemeye yetecek önlemlerin alınmasını sağlayabilecekti. Bir işletmede olan iş kazası sonucunda olan ölümlerde nasıl iş müfettişleri olaya el koyup deliller karartılmadan olay yeri incelemesine başlayıp uzman bilirkişi görüşlerine başvurularak olayın aydınlatılmasına çalışılıyorsa aynı prosedür bu boğulma vakalarında da işletilmeliydi.

Ayrıca yapılacak sahil şeridinin 3-5 yerinde sondaj ile deniz dolgusunun inşaat hafriyat artıkları ile doldurulduğu tahkik edilmeli eğer dolgu inşaat artıklarından oluşuyor ve bu alanın plaj olarak kullanılmasına devam edilecek ise sahil şeridi en az 20 metre genişliğinde normal insan boy seviyesindeki deniz tabanı sıfır kotu kabul edilerek -5 mt kotuna kadar deniz içinde ve sahil şeridinde hafriyatlar kazılarak dışarı çıkartılmalı yerine önce büyük agregalı yuvarlak, köşesiz, keskin tarafı, köşesi bulunmayan çakıllarla doldurulmalı sonra çakıl araları dahil çakıl seviyesinin üst kotundan itibaren en az üzerinde 1,5 mt olacak şekilde kum tabakası serilerek olası fırtına, sahil dalga hareketleri için emniyetli bir kum katmanı oluşturulmalıdır. Yüzme bilmeyenler yada az bilenler için denizde şamandıralar ve mantarlar ile deniz dibi seviyesinin derinliğini belirten işaretlemeler yapılmalıdır. Her yıl plaj açılmadan öncede bir dalgıç ile plajın deniz dibinin gözle ve ince şiş ile muayenesi yapılmalı, şişleme sonucu azalan kum kalınlığının olduğu mahallere kum serilmesinin sağlanması yapılmalıdır. Bu işlemler plajın oluşturulması için yapılacaklar olup bu işlemler yapılmadan plaj halka tekrar açılmamalıdır. Plajın işletilmesi ile ilgili yönetmelik şeklinde düzenlemeler bu işlemlerden sonra uygulamaya geçirilmelidir.

Ayrıca Adalar Belediyesi dört bir yanının Deniz Kıyıları ile çevrili olması nedeniyle ve ayrıca Kıyı Kanunun takipçisi ve uygulayıcısı vasfı olması sebebi ile en başta bir kamu Kuruluşu olarak kendisinin ilgili kanuna muhalefet edici yasaya aykırı iş ve işlemlerden kaçınmalı iken biz-zati belediye olarak kıyıları vasıfsız inşaat atık malzemeleri ile doldurup sonrada plaj yapması kabul edilir bir Kamu uygulaması olamamıştır. Bu plajın kamu yararına olduğu da söylenemez. Plajın halk plajı altında ucuz olması da bu eksiklikleri telafi ettirmez. Plajdaki deniz tabanının tuzaklar ile dolu halde olması belediyeyi ve plajı işleten Adalar Sosyal Hizmetler A.Ş yetkililerini ve müdürünü sorumlu kılar. Bu plajdaki yapım hatasından bir tek kişinin hayatını kaybetmesi bu plajı bu şekilde kullanıma açılması ile hala kullanımına devam edilmesinine müsaade eden yönetimlerin hepsini kanunlar karşısında sorumlu olacaktır. Boğulanlara otopsi yapılması halinde üzerlerindeki yara bereler ve işaretler bu ihmalin kanıtı olabilir. Olayın bu yönü ile incelenmesi elzemdir. Boğulanların yakınlarının bunu adli makamlardan talep etmiş olması yapılmadıysa zaman geçirmeden talep etmeleri gerekmekte olduğu kanaatindeyiz.

İş bu rapor daha ziyade adli yönden eski ve yeni belediye yetkilileri ile işletmesini üstlenen belediyenin Adalar Sosyal Hizmetler A.Ş yetkililerini ve müdürünü sorumluları açısından incelenmiş olup işletme yönü ile ilgili tespitlerimiz gazetenin daha sonraki yazısına yetiştirilecektir. Adalar Sosyal Hizmetler A.Ş’nin yönetim kurulu üyeleri ile Müdürünün sorumlulukları ve ihmalleri neticesindeki boğulmalardan ne şekilde yargılanabilecekleri konusu bir sonraki yazı dizinde detaylı irdelenecektir. İş bu çalışma acil kaydı ile tarafımıza verilmiş olduğundan detaylara daha sonra girilecek olup yapılacak olan adli/idari soruşturmalara yol göstermesi adına hazırlanmıştır.

İş bu rapor Ada gazetesinin talebi üzerine ve yapılacak soruşturmalara (adli,idari) ışık tutması için acil kaydı ile hazırlanmış olup detaylara ve plaj işletmeciliği yönünden eksiklikleri veya nasıl yapılması gerektiği ile ilgili tespitler daha sonra hazırlanıp sunulacaktır .

UZMAN BİLİRKİŞİ

Şükrü Abanoz

ADA HABERLERİNİN CEP TELEFONUNUZA GELMESİNİ İSTİYORSANIZ TIKLAYIN

22 YORUMLAR

  1. Şükrü bey başkan bey adalardaki boğulmaların çözümünü bulmuş gözünaydın Kulakları belediye olsun deycem sana. Bak nasıl mı?Atilla Aytaç Motorculara gidecekmiş kardeşim adalara yüzne bilmeyenleri getirmeyin bida diyecekmiş Hani Arap turistleri getirmeyin kardeşim demişti ya bikere. Bukerede tıpkısının aynısının benzerini değiştirerek söylicekmiş.Pazar pazar yazını okuyunca aklına gelmiş çok konuşan boş konuşan müdüranımınasaatlerce telefon konuşması yaparken söyliyivermiş. Ona söyle al haberi kahvehaneden bende kahvehanenin yanından geçerken duydum billa. başkan beydemişki sini beye Boğulmayacak adamları adalara taşıyacanız yoksa sizi sorumlu tutar ruhsatsız iskelelerinizi yıkarım dımdızlak ortada kalırsınız demiş.Adam akıllı kardeşim kökünden halledivermiş motorculara ihale etmiş çözümü çıkmış işin içinden beş para harcamadan. Malum parayı seviyor harcamayı sevmiyor ya beleidyede de aynısını yapıyor işte. Bide kasadaki para neolacak diye dört gözle haberinizi bekliyoz billa. kal salıcakla.

  2. Meşhur belediye plajında geçen senelerde ayağı camla kesilenmi olmadı ayağına çivi batanmı olmadı. Motorun yanaştığı iskelenin 6-7 metre yanında denizin tabanından çıkan demir profil var iskeleden atladığında bir anda demir sana saplanıverir onu çıkardılarmı bilmiyorum o demir birilerinin kesin canını yakmıştır belkide almıştır. Dalgıç bakarsa söliyiverinde onada baksın. Bide plajın en sağ tarafında öyle bir demir var haberiniz olsun.

  3. Ayanikola plajı yapılırken nekadar inşaat artığı demirli betonlar tuğla kırıkları varsa doldurdular denizin içine hatta at leşlerini bile attılar dolgunun içine. O plaj çürümüş at leşlerinde yayılan kokulardan da hem pis kokar hemde mikrop saçar.Plajı işetiyorlarda kapı girişinde damgalı maliyebakanlığının mühürlü bir fişmi kesiliyordu.Yada içeride satılanlara fişmi veriliyordu. Gelir çok deftere yansıyan gelir yok.peki para ne oluyordu fişsiz vergisiz parayı Hulıisi Şenocağa soracaksınız ne oluyor diye .Genel müdürü o dğilmi bilir herhalde ne yaptığını. Ben biliyorum mesela ne yaptığını.

  4. Gittikleri7 yıldızlı otein ismine bakarmısınız. İnternetten baktım bakarken agzımın suyu aktı. Otelde yerli turist yok çoğu rus,ukraynalı. Nerden anladın dersen onların müdavimiyim kardeşimmm. Bakınca anlarım Masajları yapanlar bile rus. Oda servisinde çalışanlar ukraynalı olabilir bak burdan öyle gördüm. Ama oda arkadaşlığı için gelenler yani çift kişilik oda alıpta tek gelenler için arkadaşlık yapanlar kesin beyaz rus ondan eminim.Bende bu otelin ününü duymuştum .Para biriktiriyodum kıştan beride daha 4.600 tamalayamadım. Eylülde belki fiyat düşerse işten izin alıp 4 gece 5 gün bende kaçamak yapacam.Gerçi fiyat düşerse rusların hizmetide düşer mi acaba diye düşünmüyo değilim. Rus bayanlar işinde ucuza kaçmayacan hizmet alacan onu bilir onu söylerim. Yani bende onun uzman bilirkişisiyim kardeşimmmm. Herkesin bi uzmanlığı varsa bu işide bana sorun . Banada köşenizde yer ayırın lütfennnn.Abilere helal olsun çift kişilik odada tek kişi kalarak kütür turu yapmışlar.İşverenlerinin kıymetini bilsinler. Tabi onlarda ne yaptılarsa artık patronları böyle ödüllendirmiş helallllll böyle patrona.

  5. evde internetten baktım hepsi bikinili dolaşıyo bayanların. bide dikkat ettim bikinililerin hiç birisi şişko değil. Yani hep fit vücutluları toplayıp sanki koymuşlar onlarda defile yapar gibi aralarda dolaşıyorlar. Ne defilesi anlamadım ama bikini ve en güzel vücut defilesi olabilir. oteldeki erkek müşterilerde hep göbekli yanlarındada hanımı diyecen göbekli teyzelerde yok. demekki anladım ben burayı.Tamam tamam bende düşük sezonda takılmam lazım mutlaka.bide gözümle görim sizede söylerim. bavulumu topluyorum hanımada şirket beni sempozyuma hafta sonu gönderiyo derimde inanırmı ya hafta sonu sempozyum uymaz demi. Başka bi yalan bulurum bende. AAAAAA buldum ya bu sazanlar gibi hafta sonu giderde eğitim dersem hanım kıçı ile güler ben en iyisi hafta arası derim iş için dersem az daha usturuplu olur inanır belki.

  6. Bir adamda vicdan varsa iki ölü üstüne zevki-ü-sefa turları düzenlenmez.Hele hele senin sorumluluğun altındaki bir işletmede muhtemelen pardon büyük bir yüzde ile(%99) almadığınız emniyet tedbirlerinden,olmayan cankurtaranlardan,bulundurmadığınız yada varsa bile karaya çekilmiş güneşlendirilen cankurtaran botunuzdan,yazılanlara göre mayınlı arazi şeklini almış plaj deniz tabanındaki türlü türlü tuzaklardan dolayı olduğu düşünülen,yazılan,çizilen bilgiler varken zevki-ü-sefa turuna çıkmak,çıkartmak,izin vermek,bunların parasınıda halktan toplanan vergiler ile karşılamak bu kişiler için vicdanın adının bilinebileceğini ama anlamını bilmediklerini anlıyoruz.
    Ülkemizde şerefsiz PKK’lılar bir karakol baskını yapar şehit ederler askerlerimizi Reisi Cumhurun Başı olan kişi bile gezisini bırakır ailesi ile Aksaraya döner saygı gösterir cenazelere,taziyeleri kabul eder,bayraklar yarıya indirilir,eğlence yerleri şarkıların volümlerini kısar,TRT eğlence programlarını kaldırır herkes olanca ciddiyetini korur. Tabi bunda Devlet olarak koruyamadıkları askerlerine karşı mahçubiyet ile karışık bir vicdani sorumluluğun ağırlığı altında ezilmişlikte matem havasının ağır kasveti çökmüştür üzerlerine.Reisin, Devletin Başı olan kişilerin kafasında bile o anda vardır yalnızca vicdanları ile muhasebe.Çocukları asker olupta o karakolda görev yapmış olsaydı o kor kendi ocaklarında yakacaktı ailece herbirisini diye. İyiki bedelli,medelli,çürük raporu falan aldıkta yırtık oğlanı kurtardık diye düşünürlerken yinde çekerler derinden bir iç ya yapamasak o ateş bizide dağlamıştı diye.Nasıl bir belediye vardır ki Adalar da hiç mi düşünmezler birisi çıkarda söyler EL VİCDAN diye.Söyleyecek tek lafım var bu ekibe ÇÜŞ-İNİNG,OHA-NİNG

  7. Belekte 5 yıldız pansiyonlar sıcak sulu,klimalı,oda kahvaltı kişi başı 50 TL.Abiler çok muhterem zatı şahaneler halkın kaldığı pansiyonlarda kalamamışlarmı. Klaslarına yakışmazmıymış. Bakanlar gider okadar para verir o otele. Bakanın bile o otelde okadar parayı verdiği ortaya çıksa kendi ceplerinde hemen öder sonrada yanlış anlaşılma oldu aslında biz ödemiştik diye kıvırırlar bunlarda yüzsüzlük almış gitmiş başını. ama belliki salla başını al maaşını yapmamışlarki Koskoca Belediye Başkanı onları arkalarında iki ölü bırakmalarına rağmen mükafatlandırmış. aferrin Atila başkana. Bak personelini gaza getirmek için nasıl seediyor.

  8. Belediyelerin misafirhanesi yok mu orada kalamamışlarmı milletin diline düşmüşler.yani çok acayip olmuş hakketten.Oteli Merak ettim bende girdim baktım internetten yani rengarenk bir tuhaf albenisi olan dışarıdan bile bakıldığında otelmi diskomu diyeceğiniz bir yapı. ne işler döndüğü bilemem ama işte yani öyle bişeyler var gibi gözükmüyorda değil sayfalarını karıştırırsanız.Otelintüm sayfalarında erkekleri cezbedecek şekilde genç güzel kızlar ile vitrin yapılmış olmasıda düşündürücü. Tabi günahını almıyimde çok yanlış olmuş yani azcık insanda sıkılma olsa gitmez böyle eğlenceli yere de ne diyeyim çok ayıpladım bende.Birde boğulmalardan sonra savcılık giden arkadaşı suçlu bulursa kimsenin yüzünede bakamaz bence. Çok ayıp etmişler çok.

  9. 15 gün içinde 15 ve 17 yaşında hayatlarının baharında iki genç aya nikola plajında boğuldu. Artık bu kaza olmaktan çıktı gereğinin yapılıp burann kapatılması gerekir. Bilirkişi ne güzel yazmış eline sağlık. Tatildeki z.amp.ar.l.a.r dödü mü acaba bir de bu bulunmaz hint kumaşı danışman ve başk. yar. sına sormk lazım kapansı mı yoksa ölümler devam etsin mi diye!

  10. Umurlarında mı kazalar. Ne zaman umurlarında olacak söliyeyim. Adalar Savcısı kazadan mesul olarak hulusiyi aldıracak içeri en başta Hulusiden önce Atilla bağıracamışk. Neden derseniz Atila hulusisisz belediyeyi nasıl idare ederim dermiş çok yerde. Huluisde belediyeyi yaşar ile ben idare ediyorum dermiş her yerde.Her yerde ile çok yerde bu olaylara şahit olanlar anlatırmış tüm yerlerde bu garip ilişkiyle ,çelişkiyi kimdir aslında başkan diye. Neyse konuya dönelim Suçu yoktur benim danışmanımın diye ortaya çıkacak velveleye getirecek ilk kişi olacakmış atila. Hatta Çok başarılıdır kendisi çalışkandır. Hatta o yüzden rahatlasın stresini atsın diye tatile gönderdim seminer diye. Yeni evli olmasına rağmen bekar bekar gönderdim kurtlarını döksün diye sayın savcı beye diyecekmiş.Şimdiden bunun alıştırmasını yapıyormuş ayna karşısındaki savcı beyin karşısında inandırıcı olayım diye. Ben bu kadarını duyudm ama bence en iyi dedikodu bu şu anda. Ne dersiniz, ne düşünürsünüz bilemem.

  11. Atilla Aytaç tarihteki 100 büyük insan karakterinden en sevdiği Napolyon Bonopart imiş. Neden derseniz Napolyonun ünlü lafı olan Para para para lafının kendi görüşüne acayip uymasıymış. Kurduğu her üç cümlenin içinde mutlaka TL olurmuş,TL olmazsa $ ,$ olmazsa € geçer kendisini üstün finansçı olarak görür ve balık rakı muhabbetine geçtiğinde bu argümanları her cümlede bol bol geçmeye başlarmış. Yani kısaca Atilla Aytaç plaj için gencecik çocuklar öldü diye bir gün bile kapattırıp Belediyenin bir ,ihmali,sorumsuzluğu,güvenlik zaafiyeti diye baktırmamasının nedeninide buna bağlıyor adalılar. Parra parra parra. Sonunda bu deyimde onun başını yakacak bizde ohhh diyecez inşallahhh

  12. Sosyal Hizmetler A.Ş’nin yönetim kurulundan istifalar başladı. Bu demektir ki Belediye şirketinin değil Belediyeninde batışının habercisi gibi gözüküyor. Belkide Atilla derki yok öyle yağma anca beraber kanca beraber ben sizleri üzerimde okadar baskı olmasına rağmen görevden almadan devam ettirdim.Adım Farsakoğlunun kuklasına çıktı. Aldırmadım diploması sahte demedim görevinize devam ettirdim.Belediyede Farsakoğlunun dedikleri bir bir yapılıyor Aytaç talimatları yerine getirmek için gelmiş dediler dinlemedim.Tüm ahali adalıların tepkisini aldım da sizleri yerinizde muhafaza ettim. Neden derseniz Farsakoğlu vallahi kaçak binası için hemen şikayet başvurusunu yeniler.

  13. ADALAR’DA BELEDİYE DİYE BİR KURUM YOK. YAA DA YAZ KIŞ BÜYÜKADA YAŞAYANI OLARAK BEN GÖREMİYORUM. SEÇİM ZAMANI ORTAYA ÇIKAR VE KARA YÜZLERİYLE TERTEMİZ OYLARIMIZA TALİP OLURLAR. SIRADAN HALKA AMA ADADA YAŞAYANLARLA BASİT BİR ANKET YAPIN VE GÖRÜN BAKIN “BELEDİYE ŞİMDİYE KAAR SEÇİLDİĞİNDEN BU YANA NE YAPTI, NE HİZMETLER VERDİ?” DİYE SORACAK OLSANIZ BİR DOKUN BİN AHH İŞİT, HER KEZ ŞİKAYETÇİ AMA, ŞU AN İÇİN ELDEN GELEN MALESEF HİÇ BİR ŞEY YOK

  14. kahvede konuşurken duydum savcı plaj için soruşturma başlatmış ve kafayı fena halde plaja takmış atilla da savcıyla arayı düzeltmek için yanına gitmiş ancak çok başarılı bir görüşme olmamaış. Ne düşünüyordu acana gidip savcının işini yapmayı engellemeyi mi? Yahu kardeşim sen kanunlara uyarsan savcı da sana işlem yapmaz. Neden korkuyorsun savcıdan demek ki bir açığınız var. Araya adam falan koyacakmış borsacı falan diyorlar. Devletin savcısı bunları yer mi? Vah vah ne hallere düşmüşler yazık. kahvelerde konuşulanlara bak inşallah doğru değildir.

  15. Dolar yükselişte ise borsa düşüştedir. Borsa yükselirse dolar düşer demi. Martı sokakta ikamet eden bazı şahıslar şimdilerde nedense borsaya düşmüş. Arartırırmış borsayı kimler manipüle eder, kimler kimler borsa oynar, kimlerin borsada nekadar parası vardır veya yoktur. Adalılardan kimler borsada yüksek oynar bu oynayanların borcu var mıdır? Varsa ne kadar dır? Araştıran da son zamanlarda bu gazete sayesinde adalıların tanıdığı ŞT isimli şahısmış. Bu derin çalışmaların altında vardır bir bit yeniği yakında kokusu çıkar. Paniklemişler işleri çok vahimmiş kulağımıza gelen son söylentiler bunlar

  16. “Son günlerde artarak devam eden terör olayları ve birbiri ardına gelen şehit haberleri milletimizin yüreklerini dağlamaya devam ederken ŞEHİTLERİMİZE RAHMET” diye başlamışsınız Şükrü beyde bizim plaj şehitlerine ne olacak peki.Baş sorumluları olan Hulusi Şenocak plaj şehitlerinin ailelerine Allahtan rahmet bile demediler cumadan salı gününe kadar vur patlasın çal oynasın hafta sonu kaçamağına Belekte Havva ile Adem oteline gittiler.Ya otelin adı bile ofsait birader.Otel 7 yıldızlı olmasının yanı sıra adı Adem ile Havva.Çok mu aradınız sorti yapmak için bu oteli kardeşim.Acaba otelin içine girerken anadan ürgan soyunup bir tane incir yaprağımı veriyorlar edep yerinizi kapatıp içeri giriyonunuz sonra kim kimi yakalarsa diyemi şeediliyor anlamadım.Allah bilir siz yakalananlar gurubunda oluyorsunuzdur.Orda yakalananalar gurubunda ama Adalar da yakalayanlar tarafında.Sizi Allah bildiği gibi yapsın emi.Artık plaj şehitleri dediğimiz gencecik çocuklar sizin almadığınız emniyet tedbirleri, vasıflı olmayan plajınızda boğuluyor sizde orada ne olduğu belli olmayan adem mi havvamı olduğunuz nedir ortalarda takılın.İnşallah plaj soruşturmasından görevi ihmalden, almadığınız emniyet tedbirlerinden, beton demir yığınları ile doldurduğunuz plaj sahilinden dolayı gencecik evlatlarımızın boğulduğunun tespiti yapılırda içeri girersiniz anca rahat ederiz başka türlü vicdanlarımız rahat etmez.Her akşam dua ediyorum heberiniz ola

  17. Adalar Savcılığı belediyeye yazı yazıp bilgi istemiş
    Demiş ki;
    Plajınızdaki tüm personelin listesini gönderin,
    Plajınızda görevli cankurtaranların,doktorların listesini sözleşmelerini gönderin,
    Plajı işleten belediyeye ait Anonim Şirketin Yönetim Kurulu üyelerini kim belirledi,kimlerin ne görevleri vardır bildirin,
    Plajda içk ruhsatı Belediye tarafından verildimi,ruhsat verilmediyse Polisin bira satılırken tuttuğu tutanak var.Nasıl içki ruhsatı olmayan plajda bira satışı yapıldığının açıklamasını istamiş,
    Plajın belediyeye ait olup olmadığını,hazineye ait ise kiralama sözleşmesinin gönderilmesi,
    Cankurtaranların isimleri ve sertifikaları,SSK kayıtlarını,
    Plaja ruhsat 8.ayın başında belediye tarafından verildiğine göre Mayıs ayından beri faaliyet gösteren plaja neden belediyenin denetim görevini yapmadığı,plaj yönetimindeki sorumluların isimlerini istemiş ve hala cevap alamamış.Atilla başkan ise yazıya cevap vereceğine kankası ŞT ye bir borsacı bul demiş. ŞT de son sürat yazının cevap verme tarihi dolmadan borsada tanıdığı tanımadığı adamlar ile iştişarelere başlamış.Ehh duyduklarım bu kadar gerisini duydukça iletecem.Benden bu kadar diyor ve artık bende yeter diyorum

  18. A.Aytaçın meşhur kuyruk takımından olan Hulusi Adalar Savcılığının plaj için belediyeden istediği belge ve bilgiler için hummalı bir çalışmanın içerisindeymiş. Ama ne edeceğini şaşırmış. Savcılık plajda cankurtaran ve doktor varmı? Cankurtaransa sertifikası? Sertifikası varsa sözleşmesi? Sözleşmesi varsa SGK kayıtlarını ? SGK kayıtları varsa boğulma günü görevli veya izinli olup olmadıklarını,izinliyse yerine bakan cankurtaranın sertifikasının,SGK kayıtlarının olup olmadığını sorguladığı için ne cevap vereceğini nasıl kıvıracağını düşünür dururmuş. Sertifikalı cankurtaranı olmadığı için mevcut çalışanlardam en azından yüzme bilenlerden iki,üç plaj çalışanına sertifikayı nasıl çıkartacağını yada dışarıdan sertifikalı 2-3 kişiyi bulsa geriye yönelik onları nasıl SGK’ lı göstereceğinin şekillerini arar arar durur ve hala yutulur (karşısında çocuk varya yutacak) bir çözüm bulamadığı içinde savcıya cevap verememiş. EEEEE Antalya Beleğin 7 yıldızlı otellerinde yediğiniz naneler şimdi kı..nı zı tırmalar. Allahın sopası yokki anında tepenize indirecek işte böyle vuruyor.

  19. Savunma kardeş, gözlemlerin çok doğru. Atilla Aytaç bakıyorki meşhur ekibi işin içinden çıkamayacak kendisi devreye girip çözmenin peşinde. Tabii sağ kolu olan Hulusi ile sol kolu olan Yaşar’a bir şey olursa çorap söküğü gibi sıranın kendisine de geleceğini bildiği için yapmadığı şaklabanlık kalmamış. Ayın 14’de adadaki savcılar İstanbul baş savcısı ve diğer savcılarla beraber Anadolu Kulübünde bir toplanalım demelerinin bilgisini alınca sekreterine aman bana unutturmayın savcılarla toplantım var deyip Belediye içindekilere bile savcılar ile iç içe olduğunun görüntüsünü vermeye koştura koştura kulübe giden Aytaç savcılara hoş geldin deyip yanlarında bir bardak çay ile bir kurabiye yiyebilecek kadar anca kalabilmiş. Neden mi? Çünkü iyot gibi açığa çıkmış artık yaptıkları ile .Kurt savcılar yerlermi karşılarındakinin ne yapmaya çalıştığını. Hiç yüz vermeyip normal protokol çerçevesi dışında (temsil ettiği makama hürmeten) muhabbette girmeyince yüz bulamayan Aytaç oradan ayrılmak zorunda kalmış. Makamında gücü adalete geçmiyor Aytaç bakalım seni kim kurtaracak. Bu iş martı sokak Bilirkişisini ayarlamaya benzemez. Karşında senin Devletin koskoca savcısı var. İnşallah bizde görürüz de sıran geldiğinde senin içinde güzel bir kovuşturma yapacaklardır.Senin için yolun sonu Farsakoğlun’dan çabuk olacak. O hiç değilse Belediye Başkanlığını tamamladıktan sonra Çukurun dosyasından hapis ceazsı aldı ama sen bitmeden o yolun yolcusu olacan gibi.

  20. Kılçdaroğlu’na duyurulur!!!!
    Sayın Kılıçdaroğlu Ankarada 97 vatandaşımızın ölümü üzerine İç İşleri Bakanı tarafından görevden alınan emniyet müdürü için Ak Parti Geçici hükümetine yüklenerek gariban emniyet müdürünü görevi ihmalden almak kamu vicdanını rahatlatmaz diye beyanatlar vermektedir.
    Yahu Kılıçdaroğlu senin İstanbul İ.B.B aday olup kaybettiğin Mega büyükşehir olan İstanbulun en güzide İlçesi olan Adalar İlçesinden haberin varmı. Haberin olan kısmı söliyelim bayramda Atilla Aytaç’ın k…. k…. evinde ailece üç gün üç gece tatil yaptığın kadar tanıyosun . Okadar işte. Yok yok besbelli vede çok belli. Olsaydı zaten 2009 yılındaki İBB yarışını kazanırdın tıpkı Genel seçimlerde kazanacağın gibi. Ama nerdeeeeee..
    Senin CHP li belediyenin şu şartlar altında kerhen alınan oylarla kazandığınız Adalarda Belediyenin şirketinin işlettiği plajda her yıl en az 2-3 boğulma vakası olmakta ve bunlar kaza denilip geçiştirilmektedir. Başkentimizdeki bombalı saldırının sorumlusu olarak emniyet müdürü gariban memur dediğin Ankara Emniyet Müdürünün alınması ile kamu vicadanı rahatlamıyor ve illa siyasi otoritenin sorumlularından olan Adalet ve İç İşleri bakanlarının görevden alınması gerekiyor sa Adalarda da hangi kişinin alınması gerekiyor sana göre. Başkan yardımcıları mı,Başkan Atilla Aytaç mı yada bu şirketin başına getirilip 7 yıldızlı otellerde hafta sonu taillerine gönderdiği meşhur kurtarıcısı olan Kadıköyden büyük umutlarla getirilen Hulusi Şenocak mı? Söyle Belediye Başkanınına hemen istifa etsin o vakit Sayın Kılıçdaroğlu. Bu cinayet gibi kazaların artık bıçak gibi kesilmesi lazım. Önümüzdeki sene yine Belediye plajındaki ölümlerin önüne geç . Çünkü bu gidişle mutlaka olacak. Hadi bakanın istifasını istediğin gibi hemen Adalar Belediye Başkanının istifasını da iste bakalımda görelim seni.
    Bence siz ordaki oda varsa eğer cankurtaranları görevden alın diye talimat verirsiniz. Adalar Belediye başkanının kılını kıpırdattığı yok. Bak hiç ses çıktımı iki gencimiz öldü de. Ölümlerin arkasından bir gün bile hemen plajı kapatın görevi ihmal ettiğimiz bir konu varmı diye araştırma yaptırdımı. Belediyede bir müfettiş var ya . Ne yapar o. Bankamatik memuru mu yoksa soruşturma yapmasını bilmezmi. gazetelere yorum yapmaktan fırsatmı bulamaz yoksa. O bilmiyorsa İBB’den müfettiş isteyip bir araştırma yaptıramadınmı. Bu araştırmaları,soruşturmaları yaptırmaması bile onu olabilecek bir görevi ihmalin kapatılmasına yardımcı olmaktan görevi kötüye kullanmadan sorumlu tutulabileceğini bilmez mi.Ne zaman mı öğrenecek. Adalar savcısı çağırıp sen her sene adalarda sivil plajları bırak şezlongcuların baktığı plajlarda bile ölüm olmazken Belediye plajında nasıl bu kadar ölüm oluyor diye soruşturma yaptırdınmı diye soracak. Sonrada görevi ihmalden sorumlu tutup bir de ceza alınca anlayacakta çok geç kalacak.

  21. Atilla Aytaç ona gelinceye kadar İmar dosyalarından patlayacak gibi. Arkas,karkas,Sanko,manko,cengo,Ceo derken kendini Kaymakamlık binasının birinci katında ifade verirken bulacak. Sonrasımı takip edicez görecez.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz