Belediyenin çetrefilli avukatları!!!

Belediyenin çetrefilli avukatları!!!
Share

Adalar Belediyesi avukatlarının skandal uygulamalarının ardı arkası kesilmiyor!

08/12/2018 tarihinde Belediyede çalışan biri sözleşmeli diğeri de taşeron elemanı olan avukatların marifetlerini yazmıştık. Gazetemizde, taşeronda personel olarak çalışan avukat Tarık Değirmenci’nin Cumartesi günleri çalışmamasına rağmen, çalışıyor gösterilip para ödendiği iddiaları ile ilgili olarak yaptığımız haberi hatırlayacaksınız.  Müfettişler 21.545,95TL kamu zararı tespit etmiş ve soruşturma izni verilmişti.

Neden mi?

Cumartesi belediye çalışmıyor ama her ne hikmetse Cumartesi taşeron personeli olan Tarık Değirmenci çalışıyor gösterilip puantajlarda çalışmış gibi kayıt altına alınıp hafta sonu çalışma bedeli olarak hak edişlerde ödenmişti. Amaç avukatın cebine daha fazla para girmesinin sağlanması mı, yoksa paranın bölüşülmesi mi, anlaşılamadıysa da kamu zararı veya edimin ifasına fesat alenen ortadaydı ve bu ödemelere sebep olan ve içlerinde belediyenin sözleşmeli avukatının da olduğu ve toplamda  7 memura verilen soruşturma izni için Adalar Belediyesindeki avukatların karıştığı soruşturma izni “tuzun koktuğu andır” diye haber yapmıştık.

Kamu zararının yapıldığı o kadar barizdi ki, aralarında Tarık Değirmenci’nin Cumartesi çalıştığına dair hizmet hak edişinin puantajlarında imzası olan sözleşmeli av. Nilüfer Hasançebi’nin de olduğu memurlar bile bu soruşturmadan yargılanıp mahkumiyetli bir ceza alabileceklerini açıkça beyan ettikleri belirtilmekteydi.

Son umut olarak gördükleri İdari mahkemeye müracaat ederken dahi hiçbir umutlarının olmadığını tüm memurlar bir birlerine söylerken idari mahkemeden ancak  meslektaş dayanışması şeklinde açıklanabilecek ama KAMU VİCDANINA zarar veren bir karar çıktı ve Kaymakamlık soruşturma iznini emsali olmayacak şekilde iptal etti. Hem de iptal gerekçesi olarak avukatın Cumartesi evinde mesai yapabileceği gibi ilginç bir tespit yaparak. Yani bu karar ile hizmet ihalesi yapılan bir işte çalışan personel, iş yerine gelmeden evinde ne iş yaptığı belli olmadan çalışabileceğini kararını vermiş oldular.

İdari Mahkeme dünyanın hiçbir yerinde kabul görmeyecek bir gerekçe ile Kaymakamlık soruşturma kararını iptal etti ve kamu avukatlarını kurtardı. Kamu zararını sineye çekerek mahkeme kararı ile akladı. İdari Mahkemenin bu kararı alırken dosyayı hiç incelemediği, ihalenin sözleşmesi ve ekleri olan idari, teknik şartnameleri ile hizmet işleri genel sözleşme tasarılarını bakmadığı, belki de kurumdan talep bile etmediği, puantajın ödemelere esas olduğunu, mesai bulunan puantaj ve ücret bordrolarının 2013 yılından itibaren imzalı olmasının kanuni zorunluluk olduğunu ama dava konusu dosyadaki mesaili hak edişlerdeki puantajlarda çalışan Tarık Değirmenci’nin imzasının olup olmadığına bile bakılmadığı, dosyada memurlar arasında bulunan avukatların olmasını gözeterek meslektaşını koruma iç güdüsüyle ve Anayasanın Kanun önünde eşitlik Maddesi 10. Maddesine (Anys.10. – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar) aykırı olarak kararını objektif olmaktan ziyade meslektaşlarını kayıracak şekilde taraflı karar verdiklerini düşünmekteyiz.

Savcılığın yada belediyenin karara itiraz edip etmediğini bilemesek te kararın 4734 sayılı kanuna ve de 4735 sayılı Sözleşmeler Kanununa aykırı olduğu ortadadır. Bilindiği üzere 6100 SAYILI HMK’YA göre de iş yargısında da ispat yükü ve deliller işçi üzerindedir. İşçinin, Ücretinin İspatı İş görme borcu işçi tarafından kanıtlamalıdır. Ücretin miktarını ispat yükü işçi üzerindedir. Fazla çalışmada İspat, fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları (puantaj, gaybubet), işyeri iç yazışmaları (mesai saatlerinin 8.00-18.00 saatleri arasında olduğunu gösteren Cumartesi günü çalışma yapılacağını bildiren duyurular vs) delil niteliğindedir.Fazla çalışmaların ispatı konusunda yazılı delil bulunmadığında tanık beyanları ile sonuca gidilir. Hiçbir kamu kurumunda, ‘git sen cumartesi evinde çalış sana normal mesai vereceğiz’ diyemez.  Dese de yasalara göre kabul görmez. Kamu Zararı olur. Soruşturmada ifadesi alınan tanıkların hepside soruşturma kararı yönünde ifadelerde bulunmalarına, Adliyelerin hafta içi 08:30 – 12:00 / 13:00 – 17:00 saatleri arasında mesai yapmalarına, hafta sonları yani Cumartesi ve Pazar günleri kapalı olmalarına, Kamu Kurumu olan Adalar Belediyesinin de çalışma saatlerinin aynı Adliyeler gibi olmasına ve bu kadar net bir şekilde Tarık Değirmenci’nin Cumartesi çalışmamış olduğu tespit edilmesine kılıf olarak evde çalışmıştır iddiasını ileri sürmek akıllarımızla dalga geçmek gibi olmuştur. İhalede edimin ifasına fesat karıştırılmış olunmasına rağmen sonuç avukat dayanışmasında gelmiş takılmış maalesef adalet tecelli etmemiştir.

Ancak gazetemize gelen yeni belgeler dosyanın kapatılmasına İdari Mahkemenin de gücünün yetmeyeceğini gösterdi. Ortaya çıkan yeni deliller ise, “Belediye avukatlarının ‘oh be kurtulduk’ dedikleri anda ‘eyvah yine potaya girdik’ diyecekleri” cinsten.

Bakınız aşağıdaki belgelere göre 8 ay 12 günlük hizmet alımı yapılmış 31/05/2016 tarihinde 3 nolu hak ediş Optimus Bilişim Teknoloji ve Dış Tic.Ltd.Şti. firması hakediş vermiş, hak ediş dökümanları arasında bulunan ücret bordrosu ve puantaj listesi incelendiğinde;

Cumartesi günleri Adalar Belediyesine gelmeden geldi gösterilen Av. Tarık Değirmenci’nin Mayıs ayı boyunca her Cumartesi çalışmadan para ödendiği, yetmiyormuş gibi Cumartesi günleri yol ve yemek paralarının da ödenmiş olduğunu görmekteyiz. Herhalde bu yol ve yemek hafta sonu sinema için kullanılmış olsa gerek. Ama belediye kasasından.  İmzalayanların isimlerindeki en dikkat çekici isim yine belediyenin sözleşmeli avukatı olan Nilüfer Hasançebi olduğu görülüyor. (Bkz: Mayıs ve Kasım 2016 Ücret bordroları, yol 26 gün, yemek 26 gün üzerinden hesaplandığı görülecektir. Yani, Cumartesi günleri içinde yol ve yemek parasının ödendiği görülmektedir. Madem evde kabulü vardır yol ve yemek bedeli niye ödenmiştir. İdari mahkeme Cumartesi yol ve yemeği açıklama getirememiş ama Kaymakamlık Soruşturma İzni Kararını iptal etmiştir)

Diğer iki isminde İşletme Müdürü Mehlika Sevük ve İmar Müdürü Zeynep Gündoğan olması işi daha karmaşık hale getiriyor. İki müdürlük pozisyonundaki memurun taşeron elemanı av. Tarık Değirmenci’nin Cumartesi tatil günü çalışmalarını veya yol yemek paralarını gözden kaçırdım deme lüksleri yoktur. Bu iki memur, vekaleten de bu müdürlüklere baksalar da müdürlük haklarından ve ücret farklarından faydalanmakta olduklarına göre kamu zararları konusunda memurlardan çok daha bilgili ve titiz davranıyor olmaları gerekir.

Üstelik puantaj listesinin fazla mesai sütununda fazla mesai çalışması işlenmemiş olduğu gözükmekle birlikte yüklenici firmanın Mayıs ayındaki hak ediş faturasında 30 saat fazla mesai gözükmekte ve birim fiyatı 48,96.-TLden 1.468,80.-TL tutarında KDV dahil olmak üzere toplamda 1.733,18.-TL fazla para ödendiği anlaşılmaktadır.

Puantaj da olmayan bir fazla mesai fatura aşamasında yüklenici firmaya ödendiği anlaşılmakta ve başka edimin ifasına fesat ve/veya bir başka kamu zararının da fazla mesailer sırasında işlendiğini düşünmekteyiz.

Yıllık ödenek dilimleri listesine bakıldığı zaman Nisan ve Mayıs aylarında  düzenli olarak 30 saat fazla mesainin rutine bağlandığı ama bu mesainin yapıldığını ispat edecek bir belge bulunmadığı, çalışmaların ispatı olan puantaj listesinin fazla mesai kısmında gözükmediği, hangi günler fazla mesainin kaç saat olacak şekilde yapıldığının kayıt altında olmadığı ama her ay düzenli 30 saat mesainin işlenmesi ile gerçekte yapılmayan bir edimin yapılmış gibi hak edişlere konduğu, 4735 sayılı Kamu İhaleleri sözleşmeleri kanununa aykırı olmasına rağmen ücret bordrosunda Cumartesileri evinde çalıştı kabulü yapılsa dahi evinde çalışan personelin yemek ve yol parası ödendiği, edimin yerine getirilmemesine karşın hak edişlere konup yüklenici firmaya yol ve yemek paralarının ödendiği, yüklenici firma ile ihale dosyasını hazırlayan, hak edişleri imzalayan, gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin ve ödemeyi gerçekleştiren Mali Hizmetler Müdürünün eksik edimden sorumlu oldukları, yapılacak soruşturma kapsamında edimin ifasına fesat/kamu zararı yapmış fiillerini işlemiş oldukları düşünülen tüm dosya kapsamındaki personellerin ve ihaleyi bu şekilde hazırlamış olan yaklaşık maliyet komisyonu ile ihale komisyonunun ve yüklenici firmanın kamu adına soruşturulması gerekmektedir.   

İdari mahkeme, dosya inceleme aşamasında kamu zararı olduğu tespit edilen hizmet ihalesinin ihale işlem dosyası olan yüklenici ile arada imza altına alınan  sözleşmeleri ve ona bağlı ekleri ile ara hak edişleri incelemiş olsa yada bilirkişi vasıtasıyla incelettirmiş olsa idi personelin çalışma bölümünde hafta sonu çalışmalarının ne şekilde olması gerektiğini görebilecekti. Kaymakamlığın soruşturma izninin doğru olduğu ve bu kadar net açık suçun yuvarlak varsayımlar ile kapatılmasının vicdani sorumluluğu karşısında meslektaşlarını koruma refleksine rağmen Kaymakamlık kararının iptali kararını veremeyeceklerini ve Kaymakamlık kararına itirazı ister istemez reddetmek mecburiyetinde kalacaklarını düşünüyoruz. Nitekim bugün ortaya çıkan deliller Kaymakamlık kararının ne kadar doğru olduğunu teyit etmektedir.

Yardımcı Avukat Personel Hizmet Alım işi 31/12/2016 yılında bitmiş ve 2017 yılında aynı iş yine pazarlık usulü bir yıllık verildiği düşünülürse aynı uygulamalar 2017 sene içindeki hizmet işleri içinde yapıldığı muhakkaktır.

Zaten Kaymakamlık soruşturma kararında, 2016-2017 yılları arasında 21.545,95TL kamu zararı tespit edilmiştir. Yani 2017 yılında da aynı benzer ihalede yapıldığı, aynı şekilde, aynı düzende, kamu zararı iddialarının mevcut olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. 

Soruşturma aşamasında iki ayrı ihalede aynı suçlar zincirleme tekrar edilmiş durumda olduğu, cezai işlemler düzenlenirken göz önünde tutulmalıdır.  2016 yılında işlendiği düşünülen suçlar 2017 yılında da rutin hale gelmiş olduğu anlaşılıyor. 2016 yılındaki iddia edilen suçlar zamanında araştırmaya tabi tutulsaydı ve sonucuna göre cezalandırılmış olsaydı, 2017 deki suçlar işlenmemişte olabilirdi. Dolayısıyla zincirleme suçların cezalarının da zincirleme değerlendirileceğini düşünmekteyiz.

Yani çıkan sonuç, Adalar Belediyesi 2016 ve 2017 de aynı şekilde gerçekleştirildiği iki ihalede de aynı edimin ifasına fesat ve/veya kamu zararlarının mevcut olacağını, 2016 ve 2017 yıllarındaki bahse konu işlerde çalışan Tarık Değirmenci’ye edimi gerçekleştirmeden parasını ödeyen, ödeten, ihale dosyalarını kamu kurumunda cumartesi çalışması diye hazırlayan, yaklaşık maliyet komisyonları, işi veren  ihale komisyonları ile harcama yetkililerinin, kesin hesap ve kesin kabul komisyonlarının soruşturulması ve suçlarının tespiti halinde cezalandırılarak bu tip işlemlerin cezasız kalmamasının sağlanması, yoksa nasılsa bir şey olmuyor diye düşünen memurların her an daha kötü yola sapabileceği gibi kamu paralarının verimli kullanılması hususunda yeni yönetiminde gazetemizde çıkan haberler doğrultusunda kurum içi soruşturmalarını yaptırmaya başlamalarını ve çıkacak sonuca önlem almaları gerektiğini düşünüyoruz.

Bilindiği üzere Kamu kesiminde çalışan avukatlar, haftalık çalışmalarını, resmi çalışma saatlerine bağlı olarak sürdürürler.

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığından:20/12/2015 tarihli 29574 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan,  yönetmeliğe göre, BİR AVUKAT YANINDA, AVUKATLIK ORTAKLIĞINDA VEYA AVUKATLIK,BÜROSUNDA ÜCRET KARŞILIĞI BİRLİKTE ÇALIŞAN AVUKATLARIN ÇALIŞMA ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK ekte olup avukat çalıştırılması için kullanılacak tip sözleşmenin ilgili maddeleri aşağıda sıralanmıştır.

Sözleşme

 (7) Yönetmelikler bölümünün;

MADDE 13 – hükümlerine göre hazırlanacak tip sözleşmelere ekleme yapılabilir. Ancak, yapılacak eklemeler bu Yönetmeliğe ve yasal mevzuata aykırı olamaz.

(8) Tarafların imzaladıkları sözleşmeye açıkça aykırı davranmaları hali, Türkiye Barolar Birliği meslek kurallarına da aykırı davranış olarak değerlendirilir.

.

Yani Kamu Kurumlarında yapılan sözleşmelerde esas alınacak yönetmelik Türkiye Barolar Birliği Başkanlığın20/12/2015 tarihli 29574 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan, yönetmeliği olmak zorundaysa, o vakit bahse konu yönetmeliğin avukatların,

Çalışma süresi ve fazla çalışma konusunun düzenlenmesi bölümü MADDE 8  deki (EK’te verilmiştir), avukatın haftalık çalışma süresini, çalışma süresinin haftanın çalışılan günlerine dağılımını, ara dinlenmelerini, çalışma ve tatil günlerini, fazla mesailerinin ne şekilde olacağı husularını, belli eden yönetmeliğe göre hizmetini ifa etmek mecburiyetindedir. Aksi halde, ihalede istenen edim, yerine getirilmemiş demektir.

Ancak bu yönetmeliğin hiçbir maddesinde, Avukatın cumartesi günleri evde iken çalışmış olabileceği, evdeyken mesai veya fazla mesai yapabileceği, çalışma yerine gelmeden çalışmış kabul edilebileceği ile ilgili madde yoktur.

İdari Mahkemenin Tarık DEĞİRMENCİ’yi, cumartesi Belediyeye gelmeden çalışmış varsayımını kabul edip, kaymakamlık soruşturma iznini iptal etmiş olmasının, kanun yapıcının hangi kanun maddesine yada iş kanunun hangi ilgili maddesine dayandırdığı belli değildir. Zaten yasada öyle bir maddede de mevcut değildir.

Adalar Belediyesinde, kanunların sonuçlarına kadar her aşamasını bilen kurum avukatları, kanunlara rağmen gözlerini karartıp birbirlerine rant sağlamaya çalışıyorlar ve edimin ifasına fesat/kamu zararı iddialarına muhatap olacak davranışlar içinde bulunabiliyorlarsa,  diğer memurlara hiç kimse kabahat bulmasın.

İhale dosyasında, yaklaşık maliyet komisyonlarında, ihale komisyonlarında, ara hak edişlerde, kesin hak ediş ve kesin kabullerde imzaları olan  Memurlar belki de, Belediye avukatı imza atıyorsa, bizim atmamızda hiçbir sakınca olmaz diye kendilerini hukuki olarak garantide hissedip imza atmış da olabilirlerse de, kanunlar karşısında her memurun imzası ile kendinden sorumlu olacaklarını, akıllarından çıkarmamaları, imza atmadan önce önlerindeki belgeleri maksimum düzeyde incelemelerini, sonradan gereksiz yargılanmalar ile karşı karşıya kalmamaları, kurumlarını zarara uğratmamaları için,  bin inceleyip, bir imza atmalarını tavsiye ediyoruz.

13 yorum

  1. Ne güzel ne güzel. Tabi ya avukattır vermek lazım. Fazlaan fazladan. Cinema parası,tiyatro,döviz aldı başını gidiyor ama yurt dışı tatil parasınıda ayrı vermek lazım. Pasaporunu yeşil verin yurdışında gezerkenede burada çalışıyor gösterin alıştık biz. Çok iyi bravuuooo. Bizden toplayın haksız vergileri besleyin avukatları hak ediyorlar. Tebrik ederiz Erdem beyi.

  2. Siz yanlış değerlendiriyorsunuz. Bu işler 2016-2017 de olmuş. Ne alakası var Erdem Başkanla. Haberi dikkatli okuyun. Ama anlaşılan şuki istismar had safhada. Birde avukatların bu tip işlere girmesi ne kadar tuhaf. Haftasonu çalışmayan bir belediyede her cumartesi gelmiş gibi bir şirket avukatına para ödenmesi, bunada sözleşmeli Belediye avukatının imza atması falan olacak şey değil. Avukatlar böyle yaparsa memurlar imza atar ne etsinler.Yani orda ne güzel bir tespitte bulunmuş gazete. Ben olsamda avukatın hak edişte imzasını görsem hiç bakmadan bir şeye imza atarım. Bu attığım imza aslında avukatın imzasına güvenden olur.Bence memurlar bu şekilde imza atmıştır. Memurlar kanun ve vicdan karşısında suçları yok olduğunu düşünüyorum.İnsan avukatada güvenemese kime güvenecek canım. Gazeteye göre resmen o denen edimin ifasınamı mifasınamı neyse artık tecavüz edilmiş durumda. Kanunlarıda yer ile yeksan etmişler el birliği ile. Türkiye işte bu tip memurların elinden çekiyor ne çekiyorsa. Cumartesiyi evde çalıştıysa hiç belediyeye gelmesin pazarıda çalıştı gösterin onuda ödeyin o sonuç çıkıyor. Avukat Güneye tatille gitsin belediyede olmayan adama avukata diğer avukat ben seni idare ederim desin, çalışıyor deyip para ödettirsin. Öyleyse neden tüm kamu kurumlarının kapı girişlerine personelin el izini okuyan mesai takip sistemi kuruldu. Memurlar sabah işe gelirken ve akşamleyin mesaileri bitip işten ayrılırken neden parmak izi yada avuç içi okuma yapılan cihazlara el basmadan çıkmıyorlar. Demekki mesai yapılması ancak mesai yapılacak mahale gelmekle ve onu ispatlayıcı kayıt cihazlarına kendilerini kaydettirmekle olabiliyormuş. Peki bunu devletin savcısı, mahkemesi bilmiyormu. Eeeee biliyorsa nedir şimdi bu okuduğumuz rezil durumlu haber. Mahkeme meslektaş dayanışması falan inanılır gibi değil. Normal düz memur olsaydı şimdi yargının karşısındaydı. Avukat olunca böyle oluyorsa yazıklar olsun öyle idari mahkemeye. Yazıklar olsun böyle düşünen hakimlere. Ama bana kalırsa Savcılık bu kararı komik bulmuş ve gerekli düzeltici girişimlerde bulunmuştur. İdari Mahkemenin kararına rağmen dosyadaki delillerin kuvvetli olduğuna kanaat getirerek yargıya göndermiş bile olabilir. Yakında ortaya çıkar o bakımdan herkes müsterih olsun. Adalet herkese eşit davranır davranmadığında onu düzeltecek argümanlar sistemin içinde vardır. Türk Adaletine herkes güvensin. Bekleyin görün ama sakin olup hemen birilerini infaz etmeyin. Buda her zamanki gibi en baştaki adam oluyor.Adamın bu olaylardan haberi varmı bir sorun bakalım.

  3. Kamuran erkek mi bayan mı bilemedim şimdi ama bence başımızdaki vatandaş tam TINNNN. Hani biles ne yapar ne yapmaz bilemeyeceğim diyecemde ama biliyorum ne yapacağını. Dinle dinler sonra bırakır zamana. Yani anlayacağın Kamuran teyze başımızdaki vatandaş tınnnnn. Bir şey yapmaz anca çok iyi dinler bak Allahı var dinlemesini çok seviyor. Sen git konuş akşama kadar dinler sonuç tınnnnnn. Hala Haceri karşısına alıp dinlemiyormu. Kadının yapmadığı nane kalmadı, savcılığa bile şikayet etti, adamda ki tepki ne biliyormusunuz TINNNN. Hani kadehe vurursun uzunca bir süre TINNNNNNN sesi çıkar ya aynen öyle.

  4. Fesatmı esatmı esassmı derken ortaya şimdide avukatın evdeyken yemek yol parası nasıl alınıramı geldi. Belediyede daha neler neler varda evraklar ortaya dökülmüyor. Şimdi, bu dökülen evrak nasıl geldi ben ona kafayı taktım. Gazete değil KGM, CIA; MOSSAD sanki. Nasıl bir şeydir anlayamadım. Her belgeye ulaşılması Belediye içinde geniş bir ispiyoncu grubunun olduğunu gösteriyor.Her grup karşı grubun açığa çıkması için evrak sızdırıyor demekki. Sonrada diğerleride rövanşı almak için onlar hakkında, bir diğeride her ikisi, üçü hakkında belgeler havada uçuşuyor.Neyse biz yoksa nerden öğrenecez dimi devam edin bu tarafada belge atın azcık.

  5. Belediyenin kanun adamlarının bu şekilde işe gitmeden işe gitmiş kabulleri herkesi derinden etkiledi. Adaletin terazisi şaştı. İşte tehlike burada. Adaletin terazine güven kaybolursa kaos başını uzatmaya başlamıştır demektir. Böyle bir idare mahkeme kararını kabul etmek vicdanen mümkün değildir. Bence savcılığı resen işlem başlatması kaçınılmaz olmuştur. Savcılık gazetenin haberi ekindeki belgeleri hemen gazeteden isteyip tahkikatına başlamalı, konu devlete karşı işlenen suçlar, iahleye , edimin ifasına fesat, kamu zararları olduğundan dolayı 4483 sayılı memurun yargılanması kanununa tabi olmadığı ve ortadaki mevcut Kaymakamlık soruşturma kararına göre tahkikatının yapıp sorumluları yargıya göndermesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konu uzadıkça ülke geneline yayılır ve emsal karar olur ki korkarım konu Avrupa insan hakları mahkemesine gitse bize kıçıyla gülerler.

  6. İşlem basit. 2016 ve 2017 yıllarında yapılan iki ayrı avukat hizmet alımının ihale işlem, hak ediş, kesin hak ediş, kesin kabul tutanakları ile ücret bordroları, puantaj listeleri istenir. Günlere göre verilen fazla mesailer o aylardaki Belediyeye geliş ve çıkış kayıtları ile karşılaştırılır. Fazla mesailerin yapılıp yapılmadığı hakkında puantajlardaki saatlerin doğruluğu araştırılır. Her ay 30 saat mesainin var olup olmadığı kesinleştirilir. Eğerki fazla mesai verilen günde avukat erken çıktı ise aynen cumartesi çalıştı evinde çalıştı kabulünün avukatın yol süresinde fazla mesai aldığı gibi bir kabulün ortaya çıkıyorsa, yapılacak işlem bellidir. Ayrıca ücret bordrolarında yol ve yemek ücretinin ayda 26 gün ödendiği görülmektedir. Yani cumartesi günlerinede yol ve yemek bedeli ödendiği anlaşılmaktadır. Avukatın evinde çalıştığı kabul ediliyorsa yemek ve yol parasının açıklaması yoktur. Kaldıki Cumartesi evde çalışmış açıklamasını kamu vicdanı içine sindirememişken bir yol ve yemek bedellerinin çıkmış olması Adalar Belediyesindeki kamu eliyle yaratılan skandalı büyütmüştür. İhale işlem dosyasında bulunan yaklaşık maliye komisyonu cumartesi belediyede avukatın çalışamayacağını belediyenin kapalı olduğunu bilmemektemidir. Yaklaşık maliyet komisyonu, ihale komisyonu, hak edişleri imzalayan denetim memurları ve işi idare adına kabul eden kesin kabul komisyonunun sorumluluğu kesindir. Gerisi dosyayı inceleyecek olan bilirkişilerin ve yüce Türk adaletinin sorumluluğudur. Konu uzatılmadan el konulmaya ihtiyaç duymaktadır.

  7. Avukat ihalesinde 2016 yılında ayrı 2017 yılında ayrı yapıldı.
    2016 yılında yapılan bu gazetede yayınladığınız 2016/73636 İ.K.N. Yardımcı Avukat
    Personel Hizmet Alımı İşi diye geçiyor diğeri,
    2017 de yapılanda 2017 yılında İKN: 2016/609073 no ile ihale edilen Yardımcı
    Avukat Personel Hizmet Alım İşi diye geçiyor şükrü bey bilginize. Hani ona göre
    şeedersiniz. Tarık varya iki ihaledede aynı şekilde belediyeyi şeettiydi. Şimdi onu siz
    çok güzel şeedeceksiniz gibi.

  8. Adalar Belediyesindeki Cumartesi çalışmadan para almak sadece avukatlara özgü değil ki. Na burada ihbar ediyorum. Savcıları da göreve davet ediyorum. Adalar Belediyesi tarafından, 2014/16112 ihale nolu “Mali Hizmetler Müdürlüğü Personel Hizmet Alım işi” ihale ediliyor. Alan firma 2015 yılının ocak ayında işe
    başlıyor ve süre uzatımı ile beraber işin süresi 37 ay sürüyor. Harcama Yetkilisinin Yeşim ŞENER, Gerçekleştirme Görevlisinin Şadan GÜZEL, Denetim Kom. Bşk. Feza GÜZEL, Denetim Kom. Üyeleri Genç CAVILDAK, Önder ÇOLAK olduğu, ihaleyi alan firmanın aylık hak edişlerinde, çalışan 7 personelin her ayın, her Cumartesi günü çalışmamalarına rağmen çalışmışlar gibi puantajlarının hazırlanıp Denetim komisyonunca, gerçekleştirme ve harcama yetkilisi tarafından imzalanarak, firmanın edimi yerine getirmeden, yapmış gibi ihaleyi alan firmaya fazla para ödenmiştir. Net olarak söyliyeyim EDİMİN İFASINA FESAT yapılmıştır. Bu ihaleyide savcılık araştırsın Cumartesi bile yol ve yemek bedeli verilmiştir. Hem de Cumartesi günü Belediye kapalı olmasına rağmen. Şimdi soruyorum cumartesi çalışacak hesabını yapan yaklaşık maliyet komisyonu, ihale komisyonu ve üyeleri, Cumartesi günleri çalışmıştır diye puantajları imzalayan denetim memurları, kesin kabulü yapan komisyon üyeleri bu işten sorumludur ciddi kamu zararı yapılmıştır ama ortada tek ses çıkmaz. Çalışan memurlara açıktan para ödenirki onlarda başka evraklarda onların açıklarını kapasın. Belediyenin içi kokuşmuş. Kim düzeltecek. Erdem GÜL gazeteci. Yazıyor yazıyor desende ne yazıyor ne oluyor demiyor. Anlatsanda dinliyor gibi yapıyor dinlemiyor. Dinler gözüküyor adam uyuşmuş etki tepki bile vermiyor. Bunları düzeltmeside onun harcı değil. Onun farkına Teslim olmuş soytarılara. Bir kaybedilmiş dönem daha.

  9. Yıllardır balıkçılık yaparım. Cumartesi evde yattığım yerden balık tutamadım ya ona yanarım. Şu yazılanlara inanamıyorum. Devletin balı deniz yemiyen keriz derler ya Ada belediyesinde bu laf vücut bulmuş. En üzücü tarafı avukatlarında bu tezgahın içinde nemalanmış olması. Denecek tek laf yetiş savcı bey oluyor. İnşallah oda duyarda işlem yapar diyelim, umut edelim.

  10. 2014/90523 İhale Nolu “İnsan Kaynakları Müdürlüğü Bilgisayar Kullanıcıları Hizmet Alım İşinde” de aynısı yapılmıştır. Firmanın aylık hak edişlerinde, çalışan personel her ayın, her Cumartesi günü çalışmamalarına rağmen çalışmışlar gibi puantajlarının hazırlanıp Denetim komisyonunca, gerçekleştirme ve harcama yetkilisi tarafından imzalanarak, firmanın edimi yerine getirmeden, yapmış gibi ihaleyi alan firmaya fazla para ödendiği, dolayısıyla EDİMİN İFASINA FESAT karıştırmıştır. Gereği için bilginize sunarım sayın savcım.

  11. Tek kelimeyle maskaralık. Bunu açıklayabilecek kimse varmı bilmeme ama hep beraber memurlar devletin parasını çalmanın peşine düşmüşler. Tek Avukatlar değilmişki. Bakarmısınız kendilerine ödenek yaratmışlar. Utanmışlar Pazar gününü çalışmalarına dahil etmemişler.Demekki o yüzden Adalar Belediyesi taş üstüne taş koyupta adalılara hizmet veremiyor. Hepsini memurlar iç etmek için hesap yapmışlar. Düzmece ihaleler, ne idüğü belli olmayan firmalar türetilip el birliği ile bu firmalar üzerinden personele fazla para ödemenin kılıfını hazırlayıp halktan toplanan paraları kendi ceplerine indirmenin yolunu bulmuşlar. Sonra adalarada iş yapılmıyor. Düzen sadece memur ,işçilere para ödemenin peşinde hizmet işi yapmanın peşinde değilki. Erdem geldiğinden beri hizmet adı altında tek bir iş yaptımı ki. Gerçi istesede yapacak para bırakmıyorlarki. Hepsi el birliğinde daha fazla nasıl para alırız hesaplarındaymış. Erdem Güle artık denecek laf dinlemeyi bırak gözlerini aç belediyeyi soyup soğana çeviriyorlar uyuma. Bizide uyutma. Bu iş adalarda halk toplantıları yapmaya benzemez. Ne yaptın şimdiye kadar onu söyle. Memur işçi maaşlarını ödemekten başka. Onlarda yattıkları yerden değil evden paralarını alır hale gelmişler. Sorumluları çıkartıp yargının önüne koymazsan sende çarka dahil oldun diye düşüneceğiz. Haksızmıyız. Kaldır kafanı sağına soluna bak. Kimler sana gölge ediyorsa çıkar ortaya tak sepeti koluna.

  12. 2014/163355 İhale Nolu “İnsan Kaynakları Müdürlüğü Bilgisayar Kullanıcıları Hizmet Alım İşinde” firma 2015 yılının başında işe başladı. Süre uzatımı ile 37 ay sürdü. Harcama Yetkilisinin Fulya ERKAN, Bünyamin LÖK, Gerçekleştirme Görevlisinin Sevim İNAN, Denetim Kom. Bşk. Şebnem UZTÜRK KIRTEKE, Denetim Kom. Üyeleri Seda BAKIR, Önder ÇOLAK olan ihalenin aylık hak edişlerinde, çalışan personelin çoğu, her Allahın ayı, her Allahın Cumartesi günü Belediye kapalı olmasına ve çalışmamalarına rağmen çalışmışlar gibi puantajlarının hazırlanmış denetim komisyonu, gerçekleştirme ve harcama yetkilisi tarafından imzalanarak, yapılmayan işlerin parası firmaya ödenmiştir. Edim yerine getirilmemiş, yapılmış gibi fazla para ödenmiş, Edimin İfasına Fesat karıştırılmıştır. Ayrıcada cumartesi çalışmayan bu personelede yol yemek parasının ödenmeside cabası. Ücret bordrolarına bakın yol yemek bedelleri karşısında hepsinde 26 gün yazdığını göreceksiniz.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*