DOLAR 7,9509
EURO 9,3839
ALTIN 486,335
BIST 1198,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu

Bir kahve içimi

12.04.2020
A+
A-

Bugün biraz dertleşmeye ne dersiniz sevgili dostlar? Aldım kahvemi yanıma, gönlümde de hep siz varsınız ki içimi dökmeye hazırlandım.

Yüreğimde yazmak isteyip veya hiç yazmadığım bunca karmaşık duygular varken tek bir musibete odaklandık şu günlerde. Yasımız vardı, konuşmaz olduk. Derdimiz vardı, askıya aldık. İşlerimiz vardı, erteler olduk. Gelecek mi? Orada sınıfta kaldık.

Bir bela sardı dünyayı adı Corona, doğum yeri Çin. Doğar doğmaz dünyaya yayılmaması için önlem alındı mı acaba? Cin gibi mi çoğaldı, üretildi mi? Vicdansızlığın, paranın hükümdar olduğu şu dünyada her şey düşünülür oldum.

Çin dünya ekonomisini kurnazlıkla sarstı. Tükettiği gıdalarla da görünürde ölüm saçtı. Şimdi bilim ilaç ve aşı bulmaya çalışıyor. Türlü spekülasyonlar var fakat hala güvenilir bir haber yok.  Diyorum ki Dünya Sağlık Kuruluşu hiç mi şu Doğu Asya Ülkelerinin gastronomisi ile uğraşmaz. Bir bomba da Afrikadaki fakir ülkelerden patlak verecek. Dünya nüfusunu kendi hesaplarına göre ayarlamak için kan dökülen savaşlar yetmiyor, illa ki toprak doysun istiyorlar. 

Yurdumuzda önlemler alınırken insan cehaleti ile de savaş veriliyor. İnsan haklarına tecavüz eden vicdansızlar stokçuluk yapabiliyor, fırsatçılık yapıyorlar. Zorda kalan, darda kalan ancak ekmek parasına çalışandır oysa fırsat bilip ödemelerini geciktirenler oluyor.

Karantina zamanı yaşıyoruz. Bu virüsün dünyayı sarstığını, toplu mezarlar bile kazıldığını görenler bile durumun ne derece vahim olduğunu neden anlamıyorlar? Bu kadar mı cahil, bu kadar mı eğitimsiz, yoksa vicdansız veya sorumsuz mu oldular? Kime karşı? Kendilerine, evlatlarına, ailelerine, sevdiklerine, topluma karşı olduğunu neden anlamıyorlar? İçlerinde hiç mi sevgi kalmamış, hiç mi acı yaşamamışlar, hiç mi düzene uymamışlar, hiç mi insan olmayı denememişler? Egoları, hiçbir şeyden ödün vermeyecek kadar yüksek mi yoksa? Her şey silâh zoru ile, illa ki ceza ödeyerek mi uygulanacak? Yormadan, üzmeden, medeni olmayı deneseler, karşılığının mutluluk olacağını görecekler.

Bugün ne yapacağım diye sıkılıp uyandığım bir günü hatırlamıyorum. Haftanın günleri hep az gelir bana kaldı ki şu günlerde evde sıkılıyorum demek zamanı değil. Zor bir dönemden geçiyoruz: Hem zor hem korkunç. Endişe içindeyiz, sabrediyoruz, bekliyoruz da neyi beklediğimizi bilmiyoruz. Devlet önlemler alıyor, aklı olan itaat ediyor, olmayan akıllıyı çileden çıkarıyor. Yaşlıların eğitimsizi, yıllarını boşa harcayanı yasağa uymuyor. Herkes karşısındakini düşünmek zorunda, buna medeniyet denir. Yaşlı grubuna girenler ellerinden geldikçe kendilerine dikkat etmeliler, önerilere uymak zorundalar çünkü gençler hayatın içinde ve mücadelelerini sürdürüyorlar, onlar daha çok risk altındalar ki bu beni oldukça tedirgin ediyor çünkü gönül el vermek istiyor ama elden bir şey gelmiyor.

 Herkese sokağa çıkma yasağı uygulanmasını isteyen ben, bu hafta sonu penceremden dışarı baktığımda yine çok seyrek de olsa yolda birkaç kişi görebildim. Hem yaşlı, hem maskesiz, hem eldivensiz nereye gider o adam?  Hiç mi sıkılmaz hiç mi utanmaz etrafından?  İşgüzarlık sanıyor zavallı. Yasak ilan edilince sırf kendisini korumaya alma içgüdüsü ile sokağa fırlamaya da anlam veremiyorum. Ya daha önce ilan edilseydi kim bilir mevsimlik ihtiyaçlarını mı karşılamaya çıkarlardı? İki gündü bu ve o koşuşturmayı yapan insanların hepsinde evlerinde aç kalmayacak kadar aşları vardı ama karın doyurmayı şölene de çevirmeyi seviyoruz galiba. Ekmek almak içinmiş dediler ama o saate kadar hele hafta sonu olunca herkes ekmeğini almış olur. Yanılıyor muyum? Ölmemek ve öldürmemek için insan iki gün ekmeksiz kalabilir veya kalmalı. Dün gece Virüs bayram yaptı.

Sevgili Dostlar,

Tüm bunları yazarken kötü düşündüğümün de farkındayım. Acaba insanlığın kalmadığı bu dünyada  bizler kullanılıyor muyuz? Corona virüsü aşıyı bulmaya çalışıyoruz diyen bazı ülkelerin elinde ticari sermaye mi oldu? Bu amaçla kullanılacak olan milyarlarca doların fonu belli, ya kârı acaba yine sağlık sektörü için mi kullanılacak? Bu para nereye akacak? Bu felâketin yöneticileri ve moderatörü mü var? Biz dualarımıza devam edelim. Yine dünya işi Tanrıya mı kaldı? Biz bilim dünyasına bir ışık vermesi ve  global dünya sağlığı için dualarımızı esirgemeyelim.

Can dostlar,

İyi ki varsınız, bu arada beni arayan soran, yakından ve çok uzaklardan hal hatır soran canlarımı kocaman kucaklıyorum. Ne kadar anlayışlı sevgi dolu ve naziksiniz.

Bu arada kahvemi de keyifle içtim. Fincanımı da çevirdim. Bakalım falda ne çıkar.

Sosi Cındoyan    

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
9 Ekim 2020
3 Eylül 2020
5 Haziran 2020
31 Mart 2020
16 Mart 2020
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.