Bir ressamın elinden Yassıada duruşmaları

Bir ressamın elinden Yassıada duruşmaları

Bir ressamın elinden Yassıada duruşmaları

Türkiye’nin ilk kadın illüstratörlerinden ressam Sabiha Rüştü Bozcalı’nın arşivi dün SALT Galata’da açıldı.

Yassıada duruşmalarında da çizim yapan Bozcalı’nın sanat birikimine ışık tutmayı amaçlayan sergide, sanatçının resimlerinin yanı sıra günlükleri, mektupları, kartpostalları ve fotoğrafları da yer alıyor.

 

Ressam Sabiha Rüştü Bozcalı’nın eserlerinin bulunduğu serginin en dikkat çeken bölümlerinden biri Yassıada Mahkeme’sindeki çizimlere ayrılmış. 1960 darbesinden sonra Adnan Menderes ile birlikte mahkemede yargılanan isimlerden biri de Demokrat Parti İstanbul Milletvekili Nazlı Tlabar’dır. Sabiha Rüştü’nün kuzeni olan Tlabar, kendisinden yargılama sürecini izlemesini isteyince, o da mahkeme çizimlerini gerçekleştiriyor.

Sabiha Rüştü Bozcalı kimdir?

Sabiha Rüştü Bozcalı 1903 doğumlu. İlk işlerini Filarmoni Derneği’nde sergileyen sanatçı, eserlerinde endüstri üretimini konu yapan ilk kadın ressam olarak nitelendiriliyor. Bozcalı, Yurt Gezileri Programı kapsamında Zonguldak’a gitmiş, fabrika ve santrallerdeki çalışma koşullarını işleyen eserler yapmıştı. Ancak Sabiha Bozcalı’ının endüstri konulu birçok resmi, sergi listelerinde olmasına rağmen, bu eserlerin şu anda nerede olduğu bilinmiyor.

Türkiye’de ilk defa posta pulu kullanarak kolaj usulü resim yapan annesi, Sabiha Rüştü’ye oyuncak yerine hep boya kalemleri almayı seçmiş. Bozcalı, bu ilgisini ilk profesyonel eğitimini ressam Ali Sami Bovyar’dan alarak sürdürüyor. İlk eseri de İhtiyar Hekimin portresi olur. 15 yaşına geldiğinde ise eğitim almak için yurtdışına çıkmış. Berlin, Münih, Paris ve Roma derken dönemin en tanınmış ressamlarından Lovis Corinth, Moritz Heymann, Karl Caspar ve Paul Signac’ın atölyelerinde çalışma fırsatı bulmuş.

Sergide Sabiha Rüştü’nün o atölyelerdeki çizimleriyle birlikte hocaları ile olan mektuplaşmalarını da görmek mümkün. Hatta Neo-Empresyonist ressam Paul Signac’ın Bozcalı’yı “kabiliyetli, resim sanatının gerektirdiği hassasiyete sahip ve kendini tamamen bu mesleğin zorlu çalışmasına adayan biri” olarak tanımladığını bu mektuplardan okuyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz