Boş vaatler; Ayaklarınızdaki zincirdir…

Boş vaatler; Ayaklarınızdaki zincirdir...
Share

Merhaba arkadaşlar. Sağlık sorunlarım sırasında arayan soran tüm dost ve arkadaşlarıma minnet duyuyorum. Sağ olsunlar.

Kültürümüzde, “Allah muhtaç etmesin, eksikliğini de vermesin!” denilen iki kurumdan biri hastane diğeri de adliyedir. Ülkemizin Suriye sorun, şehrimizin deprem sorununun gündemden düşmediği günümüzde lokal sorunlarımızla uğraşmak ne yazık ki gündemimizden düşmüyor.

Gündemimiz doğal olarak günlük hayatımızı etkileyen adamız ve doğru, adil ve halk yararını ön alan bir yönetim isteği. Vatandaş olarak bu haklı taleplerimizin yerine getirilmesi için mücadele etmektir. Kimse ben seçildim, istediğim gibi davranırım rehavetine kapılamaz zaten buna izin vermeyen, vatandaşlık bilincine sahip kimseler her zaman vardır. Bu bir haktır. Daha önce,” bağrıma taş basarım, babam olsa asarım!” ilkesini anımsatmıştım. Hiç kimse ile şu veya bu şekildeki yakınlığım bu ilkeden vaz geçmemi gerektirmez. “Ölü bizim Allah rahmet etsin!” demem de kenara çekilip olayları keyfi idareye bırakıp oturacağım anlamına da gelmesin!

Bir insana görev önerildiğinde, ben donanımlıyım, bunun üstesinden gelirim ve layığı ile de yaparım, diyebiliyorsa, o göreve talip olmalıdır. Genel Merkez yardımı, il yönetiminin desteği bir yere kadardır. Oralardan yardım bekleyerek, hele şu temmuz gelsin, olmadı ağustos, eylül, ekim derken aylar aylar geçip gitti. Seçim sürecinde vaat edilenler kandırmaca sözlerden öteye gitmedi.

Bu demokrasi anlayışı özürlü bir ülkenin tipik; Erzurum’a liman getireceğiz! sözlerine tepki koyan Erzurumlu ninenin, Ula oğul Erzurum’da deniz mi var ki liman yapacaksınız? Sorusuna politikacının verdiği cevap gibidir-Nene bu nutuktur nutuk!” Boş laftır yani. Ancak biz bu nutukları ciddiye aldık. Şeffaf yönetim, adanın adalılarla birlikte yönetileceği ve benzeri vaatler gerçek sorunlara yönleneceği izlenim veriyordu. Geçmiş başarısız dönemlerden sonra böyle bir umut taşımak doğaldı. Öyle bir hal vuku buldu ki, geçmişin başarısız yöneticileri beyhude beklenti içine girdi. Umut, ikizi hayal kırıklığına dönüştü. Biz boş vaatleri ve sözleri yüzlerine vurmaktan eleştirilerimizi kitleleştirme çabasından geri durmayacağız. Denenmişi deneyerek farklı sonuçlar alınabileceğinizi düşünmek yanlıştır.

Genel merkez kadronuzu kurun diye yeni seçilmiş başkanlara talimat verdi mi? Verdi. Siz daha önceki personeli koruyarak iyi ilişkiler kurarak olumlu sonuçlar alacağınızı sandınız. Yani denenmişi denediniz! Bir de görev ve yetkilerini, sorumluluklarını bilmeyen, öğrenmek istemeyen bir meclis oluşmasının rahatlığında oldunuz. Hiçbir Meclis üyesi adaya yönelik iyileştirici bir öneri getirmedi şimdiye kadar. Ada halkına, neden Genel Merkeze çağrıldığınızı ve Kılıçdaroğlu’nun size nasıl davrandığını açıklayabilir misiniz? Sanmıyorum. Size kucak aşan partiye de zarar vermeye başladığınızı sağır sultan duyduğu kadar zannettiğinizden çok çevre biliyor.

İzmir Belediye Başkanlığına seçilen Tunç Soyer’in belediye başkanlığını yaptığı Seferihisar Belediyesini kardeş Belediye yapmışsınız. Seferihisarlılar nezaket gösterip kabul etmişlerdir. Peki bu Belediyenin Meclis toplantılarını Dutlar altında halka açık ve halkın katılımı ile yaptığından haberli misiniz?

Tunç Soyer’in Başkanlık yaptığı dönem başlangıcından itibaren ulusal ve uluslararası denetim kurumlarına Belediyesini denetlettirdiğini biliyor musunuz?

Anımsarsanız, makama yeni oturduğunuz günlerde Seferihisar örneğinden hareketle ve onca söylenti ve pratiğin yoğunlukla söylendiği adada belediyeyi denetim kurumların denetimine açmanızı önermiştim. Böylece hareket edeceğiniz zemini ve yeni bir kadro kurma imkanını elde edebilecektiniz. Yapmadınız. Müfettiş Raporlarında göreve yeterliliği olmadığı tespit edilen personeli, hakkında iki buçuk yıl mahkûmiyet bulunan personeli, onlarca dövüş horozu besleyen personeli görevden almak bir yana taltif ettiniz. Geçmiş olsun. Burada beş yıl görev yapıp milletvekilliğine atlayacağınız hayalini boşuna kurmayın. Önce hak edin. Biz olumlu olumsuz eleştirilerimize devam edeceğiz bu gidişle.

Av. Mustafa Lütfi Kıyıcı

3 yorum

  1. Sıvıştaroğlu’nun işaret edip gösterdiği kişilere düşünmeden taşınmadan körü körüne oy verenlerin; (bu sonuna kadar doğru yazılanlardan etkilenerek) önümüzdeki seçimde olumlu tavır takınacaklarını beklemek ham bir hayal olur.
    Lunapark meydanından EŞŞEĞİ getirtip, sırtına beyaz boyayla “BU CHP ADAYIDIR” yazsalar; koşa koşa gözü kapalı oy verecek o kadar sıradan insanlar ve bir o kadar da entel dantel takımı var ki.
    Maalesef böyle gelmiş böyle gider.
    Her seçim ve önümüzdeki yerel secimler de bir öncekinin tekrarı olmaya mahkûmdur.
    DEĞİŞEN HİÇ BİR ŞEY OLMAZ.

  2. erdemin adaylığına önce küfür edenler sonra da erdemin arkasında dizilenler….
    şimdi de erdemin başarısızlık pususuna yatanlar….
    sıra bize gelecek diye ellerini ovuşturanlar….
    karakter,haysiyet yoksunları……

  3. KAŞARLARA GEÇİT YOK
    31 Mart 2019 yerel seçim süreci Adalar ilçesinde onarılmaz yaralar açmıştır.
    CHP Genel Merkezi ‘Hak-Hukuk-Adalet’ diye diye,parti içi demokrasiyi ve seçmen iradesini katledip adayla,partiyle,belediyecilikle alakası olmayan hatta aday adayı bile olmayan bir zat-ı muhteremi adalıların önüne atıverdi ceket misali.
    Ceket koysam kazanır anlayışındaki CHP Genel Merkezinin bu hareketine içerleyen adalı aday adayları ve şak şakçıları feryat figan toplantı üstüne toplantı yaparak Erdem Gül’ü desteklememe ve topluca partiden istifa kararı aldı. İntikam formülü de hazırdı. Coşkun Özden adaylığa ikna edildi ve destek sözleri verildi.
    Coşkun Özden de bu sözlere inanarak Başkan adayı oldu. Garibim nereden bilebilirdi ki bu siyasi kaşarların kendisinin adaylığını Erdem Gül ile pazarlıkta ellerini güçlendirmek için istediklerini.
    Nitekim pabuçun pahalı olduğunu gören Erdem Gül bu kaşarlara teslim oldu ve etrafının sarılmasına engel olamadı.
    Kaşarlar planını yapmıştı. Erdem Gül’ün etrafı sarılacak İlçe başkanlığı, Belediye başkan yardımcılığı ve en önemli meclis üyeliği ele geçirildikten sonra Erdem Gül’ün başarısızlığı için her yol mubah anlayışıyla hareket edilecek adeta pusuya yatılacaktı.
    Altı ayın sonunda geldiğimiz nokta gösteriyor ki plan tıkır tıkır işlemekte..
    Erdem Gül de sağolsun başarısız olmak için elinden ne geliyorsa yapmakta kaşarların ekmeğine yağ sürmekte.
    Bu arada CHP’de kurultay takvimi açıklandı ve kaşarlar haksız yere elde ettikleri makamları kaybetmemek adına işbirliği hazırlıklarına başladılar. Öyle ya parti içi iktidar her şeyden önemliydi.
    Adalar ilçesinin rantını yemek ilçe kongresinin alınmasından geçer.
    Peki ne yapılmalı?
    Ada halkı mahalle delege seçimine katılacak olan sağ duyulu CHP üyesiyle temasa geçmeli ve özgür iradesiyle karar verebilecek delege yapısının oluşmasına katkı sağlamalı.
    Belediye ile rant bağı olmayan ve asli görevi belediye icraatlarını gerektiğinde destekleyen,gerektiğinde denetleyen bir ilçe yönetiminin oluşmasını sağlamak ada halkının ve CHP örgütünün birinci vazifesidir.
    Kaynak:Adalar Rüyası

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*