Büyükada pislikten geçilmiyor!

Büyükada pislikten geçilmiyor!
Share

Büyükada’da bilhassa sabah saatlerinde yolları, kafelerlerdeki sandalyeleri akülü araçları,bisikletleri vs. üzerini kaplayan toz kümeleri pes dedirttirdi

Adalar Belediyesinden umudunu kesen adalılar bu ilginç toz kümelerini kendi çabalarıyla temizliyorlar.

Sabah gazetesi yazarı Yüksel Aytuğ’da köşesinde bu sorunlara değinmiş. Aytuğ’un “Büyükada’yı pislik götürüyor” isimli makalesinde şunları söylemiş…

“Sevgili dostum ve değerli okurum Kamil Çetin, cumartesi günleri bizim Okur Mektupları köşesinin artık konuğu değil adeta ‘ev sahibi’ oldu. Bu hafta da sadece ‘Fayton atlarına yapılan eziyet’ ile medyada sıklıkla yer alan Büyükada’nın bir başka çirkin yüzünü ortaya sermiş:


“Sayın Yüksel Aytuğ, uzun bir aradan sonra geçen hafta bir vesile ile Büyükada’ya gittim. Üzülerek belirtmek isterim ki, İstanbul’un göz bebeği, incisi, güzeller güzeli Büyükada’nın hal-i pür melali perişan vaziyette…


1- Adada öncelikle anlatılmaz bir elektrikli bisiklet, bisiklet ve tabii fayton terörü var… Hiçbir kural ve kaide tanımıyorlar.
Her yerde karşınıza çıkıyorlar ve çok çok süratli, üstelik de acemice sürüyorlar. Bir kazaya uğramamak kelimenin tam anlamı ile mucizelere bağlı. Kesinlikle zapt-ı rapt altına alınması gerekir. Sadece çarşının bir bölümüne değil, meydan dahil, ana caddeler bu trafiğe kesinlikle kapatılmalı..


2- Adaya indiğiniz andan itibaren kesif bir at dışkısı ve idrarı kokusu sizi hemen sarıyor.
Fayton durağı hemen merkez dışına çıkarılmalı.


3- Ada inanılmaz pis vaziyette. Her yeri ama her yeri… Özellikle ana caddeler at dışkısı içinde. Basmadan geçmek imkansız. Caddeler, sanıyorum uzun zamandır yıkanmıyor. Atların arkasına bağlanan torbalar çok ufak ve yetersiz.


4- Adada Türkiye’nin hiçbir yerinde göremeyeceğiniz kedi yoğunluğu var. Üstelik hepsi aç… Bir lokma ekmek için insanların gözlerine bakıyorlar. Ana caddelerde kediler için en ufak bir tedbir alınmamış. Üç saat gezdim; ne bir yem kabı, ne de bir sulak gördüm. Anladığım kadarı ile bu konuda sadece belediye değil, adanın yerleşik halkı da çok duyarsız.


5- Adalılarla yaptığım görüşmelerde en büyük şikayetleri, Büyükada dahil bütün adalarda denize girme alanlarının birtakım güçlerin işgali altında olduğu, şezlonglarla kapatıldığı ve bedava denize girme olanaklarının asla olmadığı yönünde.
Ancak bir kulübe üye olarak denize girebildikleri, belediyenin bu konuda önümüzdeki yazlar için şimdiden tedbir alması gerektiğini söylüyorlar.


6- Adadan Eminönü’ne son vapur cumartesi, pazar günü dahi 20.30’da. Beşiktaş’a 24 saatte dört sefer var.
Ben 19.30 vapuruna bindim.
İstiap haddinin çok üzerinde doluydu. İnsanlar merdivenleri dahi tıka basa doldurmuşlardı.
Özellikle hafta sonları sefer sayıları artırılmalı ve 24.00’e kadar uzatılmalı.


7- Gözlemlerimi ve şikayetlerimi paylaşmak için Ada Belediye Başkanılığı’na gittim. Belediye Başkanlığı’nda ve 3 saat boyunca ada içinde belediye hizmeti adına bir tek yetkili bulamadım.
Acilen özellikle cumartesi ve pazar günleri belediye hizmetleri artırılmalı, gözle görülür alanlara şikayet ve danışma masaları kurulmalı.
Belediye burada varlığını hissettirmeli.

Sevgilerimle…””


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*