Büyükada’daki Aya Nikola Plajı’ndaki ölüm teklikesi devam ediyor

Büyükada'daki Aya Nikola Plajı'ndaki ölüm teklikesi devam ediyor
Share

Adalar Belediyesinin sorumluluk alanında olan Aya Nikola Plajı’nda kaza adı altında ölen gençlerin süren mahkemelerinde sona yaklaşılıyor.

Aya Nikola Plajı’nda cankurtaran yokluğundan ve belediyece kontrol edilmediğinden dolayı en son iki gencimiz hayatını kaybetmiş, can kayıpları olmuş ve ölümler mağdur yakınları tarafından mahkemeye taşınmıştı. Önceki yazılarımızda bu can kayıpları artık kaza olmadığını, kazaların geliyorum dediğini ikazını tekrar tekrar yapmış ve sorumluluğun belediyede olduğunu belirtmiştik.

Belediyenin olmazsa olmaz görevi ilçesindeki yolların tehlikeli bölgelerine gerekli önlemleri aldırmak, ruhsatlı plajlarında büyüklüklerine göre en az bir veya daha fazla cankurtaran bulundurulmasını sağlamak, cankurtaran gözcü kuleleri yapmak, yaptırmak, yaptırılmasını sağlamak, ruhsatsız plajları kapattırmak, halk plajlarına hizmet alım ihalelerine dahil ettirip cankurtaran koymak, cankurtaran gözcü kuleleri dikmek, geniş plajlara cankurtaran botu koymak, koydurmak, cankurtaran olmasını sağlamak dört tarafı denizle çevrili Adalar Belediyesinin asli görevlerindendir. Bunları yapmadığı, yaptırmadığı, kontrol etmediği, kontrol edipte eksikliğine rağmen çalışmasına müsaade ettiği plajlardan dolayı olan tüm kazalardan ve can kayıplı kazalardan Adalar Belediyesi sorumludur.

Plajın altı ölüm tuzaklarıyla dolu

Ayanikola mevkii’nde 2011 yılında yapıldığı söylenen plajın alt yapı dolgu malzemesinin kaçak bir şekilde dökülen inşaat artıkları olması plajı kullanılmaz sınıfına sokmaktadır. Bilindiği gibi inşaat artıklarının arasında camlardan tutunda döşeme, kolon beton kırıklarının arasında inşaat demirleri olmaktadır. Bu dolgu malzeme cinsi denizin doldurulması bile 3621 S.K’nun 14.15.16 maddelerine göre yasalara karşı gelmekte olup plaj yapılması için bu tip dolgu malzemesi kullanılması plaj gelenlerin her an başına gelmesi mümkün olacak kazalara maruz kalabilecekleri sonucunu doğurur. İnşaat artığı ile kaba dolgusunun yapılmasından sonra plaj için gerekli olan kum kaba tesviyesinin inşaat artıkları ile yapılmış olan sahile ne kadar fazla dökülürse dökülsün dalga hareketleri neticesinde deniz tabanı içindeki cam parçaları ile demirlerin ortaya çıkması ile birlikte plaja gelenleri büyük tehlikeler beklemektedir. Belki de boğulanlar denize atladıklarında veya daldıklarında kafalarına demir parçası girmiş ve şuurlarını kaybedip boğulmuş da olabilirler.

Ayanikola plajına dökülen kaçak  inşaat hafriyatlar yüzünden plaj kapatılmış ve soruşturmalar başlamıştı.

Mahkemelerin sonucu ne olur bilemeyiz ama bu plajın açılması için sahil şeridinin 3-5 yerinde sondaj ile deniz dolgusunun inşaat hafriyat artıkları ile doldurulduğu tahkik edilmeli eğer dolgu inşaat artıklarından oluşuyor ve bu alanın plaj olarak kullanılmasına devam edilecek ise sahil şeridi en az 20 metre genişliğinde normal insan boy seviyesindeki deniz tabanı sıfır kotu kabul edilerek -5 mt kotuna kadar deniz içinde ve sahil şeridinde hafriyatlar kazılarak dışarı çıkartılmalı yerine önce büyük agregalı yuvarlak, köşesiz, keskin tarafı, köşesi bulunmayan çakıllarla doldurulmalı sonra çakıl araları dahil çakıl seviyesinin üst kotundan itibaren en az üzerinde 1,5 mt olacak şekilde kum tabakası serilerek olası fırtına, sahil dalga hareketleri için emniyetli bir kum katmanı oluşturulmalıdır. Yüzme bilmeyenler yada az bilenler için denizde şamandıralar ve mantarlar ile deniz dibi seviyesinin derinliğini belirten işaretlemeler yapılmalıdır. Her yıl plaj açılmadan öncede bir dalgıç ile plajın deniz dibinin gözle ve ince şiş ile muayenesi yapılmalı, şişleme sonucu azalan kum kalınlığının olduğu mahallere kum serilmesinin sağlanması yapılmalıdır. Bu işlemler plajın oluşturulması için yapılacaklar olup bu işlemler yapılmadan plaj halka tekrar açılmamalıdır. Plajın işletilmesi ile ilgili yönetmelik şeklinde düzenlemeler bu işlemlerden sonra uygulamaya geçirilmelidir.

Ayrıca Adalar Belediyesi dört bir yanının Deniz Kıyıları ile çevrili olması nedeniyle ve ayrıca Kıyı Kanunun takipçisi ve uygulayıcısı vasfı olması sebebi ile en başta bir kamu Kuruluşu olarak kendisinin ilgili kanuna muhalefet edici yasaya aykırı iş ve işlemlerden kaçınmalı iken biz-zati belediye olarak kıyıları vasıfsız inşaat atık malzemeleri ile doldurup sonrada plaj yapması kabul edilir bir Kamu uygulaması olamamıştır. Bu plajın kamu yararına olduğu da söylenemez. Plajın halk plajı altında ucuz olması da bu eksiklikleri telafi ettirmez. Plajdaki deniz tabanının tuzaklar ile dolu halde olması belediyeyi sorumlu kılar. Bundan sonrada plajdaki yapım hatasından bir tek kişinin hayatını kaybetmesi bu plajı bu şekilde kullanıma açılması ile hala kullanımına devam edilmesine müsaade eden yönetimlerin hepsini kanunlar karşısında sorumlu olacaktır.

5 yorum

  1. Hadi hayırlısı seyreyleyin cümbüşü.Bir başkan nasıl rezil olur izlemeye başlayın.
    Erdem Gül de şebnem tarafından yönetilmeye başlamış.Nerden mi belli.Başkan yardımcısı dündar traşa bağladığı müdürlüklere bakan durumu çözer.Şimdiye kadar siyasi başkan yardımcısına bağlanmayan müdürlükler dündar traşa bağlanmış.insan kaynakları kültür müdürlüğü gibi müdürlükler siyasi başkan yardımcısınındır.Ama şebnem belediyeyi yönetmek için önemli müdürlükleri dündara bağlatmış. zabıta mali hizmetler bilgi işlem işletme hepsi belediyenin en önemli bölümleri.Şebnemi kim dinler derseniz tabi ki dündar dinler.Dündarın farsaktan bu yana bu çeteyle özellikle şebnemle arası çok iyidir.Hatta dündar şebnemin sözünden çıkmaz derler.Helal.Yine ipleri eline almış.Ne özelliğin var .Bu meclis üyeleri ve başkanlar senin hangi özel meziyetine kapılırlar anlayamadık.Bizim göremediğimizi onlar görüyor olmalı.
    Küçük bir hatırlatma daha erdem gülün adaylığı süresince tanında gezdirdiği ve sonrada özel kaleme koydugu SERDAR isimli kişiye be bahar isimli sekretere de sebnem tarafından liste verilmiş şunu başkanla görüştür bunu görüştürme diye.o yüzden başkanla görüşmek için önce listeye şebnem tarafından eklenmeniz gerekiyor.yeni başkan milleti gülümseyerek kandıramazsın.burda hersey ortaya dökülür.gizli saklı olmaz.
    Sana seçimle ilgili bir şeyi hatırlatayım.Farkındamısın adalılar sana oy vermedi.Sen adaların toplam oyunun yüzde kırkını aldın.yüzde kırkı adaya yazın iki ay gelen yazlıkçılarla farsak ve atillanın taşıdıkları birde chp eşşeği aday gösterse yinede oy verecek kendini içki içmekle aydın zanneden cahil cühela takımıyla entel dantellerin oyunu aldın.Diğer yüzde 60 oy gerçekten kışlıkçı adalı olup adaların cefasını çekenlerden oluşur.Öyle fazeteviyim sorunları bilirim demekle olmuyor.En az 5 sene yaz kış adada otur her zorluğu yaşa sonra sorunları bilirim diye konuş.Rakı balık ma
    salarında dinlediklerin ancak rantsal masallardır.
    Umarım tutuklanırsın ve kayyum gelir..Yoksa adalar bu chp ve şebnemden daha çok çekecek yoksa.Ulan bir aklı başında kimsede yok.Kardeşim aklınız hep şeyinizde mi bu karıyı dinleyeceğinize
    aklınızı kullanın diyen yokmu size.

  2. Atillanın avukatları orhan güngörü işe başlatmamak için gerekçeler gösterip ikna etmişler.tabiki şebnem hem atillanın talimatlarını dinleyip aynı kişilere husumeti devam ettiriyor.hemde atillanın arkasından kızıyor gibi yapıyor.Orhan güngör adalı kaç senelik memurdur ne yapmışda bu kadar uzun süre maaşı kesilmiş ve işten uzaklaştırılmıştır.müfettiş raporuna göre asıl işten uzaklaştırılması gerekenler kadroya uygun olmayan şebnem kırteke,17 yaşında işe girenler yeşim şener gönül ülkerdir.yasaları bu kişilere uygulamıyorsunuzda orhan güngöre mi gücünüz yetiyor.ne biçim insanlarsınız.hiç utanmıyormusunuz.

  3. Orhan Güngör’ün mahkemesinin sürüyor olmasını gerekçe gösteremezsiniz.İnandırıcı olmuyorsunuz sadece kötülükten beslenmiş oluyorsunuz.Mahkemesi süren bir Orhan Güngör mü? Müfettiş raporları ve
    süren diğer soruşturması olanları ve soruşturma izni verilerek yargı yolu açılan diğer memurların hepsini açığa alın öyleyse. Kaç kişinin mahkemesi var bir liste alın öyle işlem yapın.Yoksa Atillanın kinini güderek bir bok yaptım diye kasıla kasıla ortada gezmeyin. Madem ki Dündar Traş insan kaynakları sana bağlı bu işi çözmek sana düşer.Ya mahkemesi ve soruşturması olan bütün memurlara kurum içinde soruşturma açtır ve açığa aldır.Aynı Orhan Güngör’e yapıldığı gibi.Yoksa CHP de adalet söylemi sırtıyor komik oluyor.Komik olmayın .Oraya başkancılık ve meclis üyeciliği oyunu oynamaya mı geldiniz.Ne yapıyorsunuz!

  4. Öncelikle adil yorumları ve destekleri için “Atilla Maytaç” ve “Kayyum” rumuzlu yorum sahiplerine teşekkür ederim. Bu iki yorumun benim ya da herhangi bir yakınım tarafımdan yapılmadığını belirtmek ve babamla alakalı gelişen enteresan olayı kısaca sizlere aktarmak amacıyla yorum yapma gereği duydum.

    Çoğu Adalı’nın bildiği üzere babam Orhan GÜNGÖR, Atilla AYTAÇ tarafından kamu zararı oluşturmak gerekçesiyle görevinden uzaklaştırıldı. Konu ise şuydu; bildiğiniz gibi ilçemizde bulunan kiralık bisikletlere her yıl tescil adı altında bir işlem yapılmaktadır. Adalar Belediyesi Meclis Kararına istinaden yapılan bu tescillerden aynı zamanda yüklü miktarlarda harç alınmaktadır. Bu durum müfettiş raporlarına da yansımış ve bunun yasa dışı bir uygulama olduğu tespit edilerek gerekli işlemler yapılmıştır. Zabıta Müdürlüğü’nün kiralık bisikletlerle ilgili tek yetkisi ve sorumluluğu bu bisikletlerin belirlenen standartlara uygun olup olmadığının ve bisikletlerin güvenli olup olmadığının kontrol edilmesidir. Bisikletlerle ilgili tescil harçlarının tahsili ve takibi ise Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün sorumluluğundadır tıpkı belediyenin toplamakta olduğu diğer tüm vergi ve harçlarda olduğu gibi.

    Atilla AYTAÇ buna rağmen kiralık bisikletlerin tescili yapılmış ama bazıları hala harçlarını yatırmamış diyerek ve bunu açıkça gerekçe göstererek babam Orhan GÜNGÖR’ü kamu zararı oluşturduğu iddiasıyla görevinden uzaklaştırmıştır ama asıl yetkili olan Mali Hizmetler Müdürlüğü hakkında en ufak bir işlem dahi yapmamıştır. Bu uzaklaştırmanın esas gerekçesi ise şu dur; FETÖ’nün Belediyeler İmamı Erkan KARAASLAN ile ilgili yapılan FETÖ soruşturmalarında Adalar Belediyesi ve bu şahıs arasındaki para trafiği ve yapılan usulsüz ihalelerle ilgili ifadeye çağırılmış olmamdır. Müfettişlere gördüklerimi ve bildiklerimi aktarırken bu alımların hiçbirinde neden benim imzam olmadığı sorulmuştur. Bende imza atmayı reddettiğimi bununla ilgi rapor tuttuğumu, bunun kamu zararı olacağını bu nedenle de verilen kanunsuz emire uymadığımı, emre itaatsizlik sonucunda da pasif göreve alındığımı Atilla AYTAÇ’ın da Litera firmasına ödeme yapabilmek için bana zorla ve baskıyla imza attırmaya çalıştığını ama yine imza atmadığımı bildirmem sonucunda durum netleşmiştir ve ifadem FETÖ soruşturmasına delil olarak girmiştir. Bu olayın hemen akabinde babam Orhan GÜNGÖR’ü odasına çağıran Atilla AYTAÇ babama ağır bir üslupla tepki göstermiş ve tehdit etmiştir. Kısa bir süre sonrasında da Kartal Belediyesinden günübirlik bir Müfettiş getirterek sözde bir soruşturma yaptırmış ve babamı açığa almıştır. Kısacası babam Orhan GÜNGÖR benim müfettişlere bildiklerimi anlatmam sebebiyle intikam amacı güdülerek uzaklaştırılmıştır.

    Babam hakkında Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı adeta hukuk dersi niteliğinde bir açıklamayla Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar vermiş ve burada bir kamu zararı bulunmadığını belediyenin tüm alacaklarını tahsil ettiğini üstelik tahsil edemese bile bunun kamu alacağı olarak kayıtlarda tutulduğu ve yasal faiz işletildiği, tüm bu tahsil ve takip sorumluluğunun Zabıta Müdürlüğü’nde değil Mali Hizmetler Müdürlüğü’nde olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu karara itiraz eden Atilla AYTAÇ Nöbetçi 7. Sulh Ceza Hakimliğine Adalar Belediyesi’nin ifadesinin yeniden alınmadığı gerekçesiyle kararı Usülden bozdurmuştur.

    Şimdi gelelim Erdem GÜL olayına; Erdem GÜL’e başımızdan geçen olayları anlattığımızda bize hak vermiş ve bu adaletsizliği düzelteceğini, babam Orhan GÜNGÖR’ü görevine iade edeceğini defaatle tekrarlamıştır. Aynı şekilde Başkan Yardımcısı Dündar TIRAŞ’ta desteklediğini beyan etmiştir. 2 Mayıs 2019 günü babamın göreve iade yazısı yazılmış ve onaylanmıştır tam bu esnada belediyeyi adeta kontrolünde tutan Ş…. belediye avukatını Belediye Meclis odasına çağırarak bazı talimatlar vermiş bunun akabinde de avukat hemen Erdem GÜL’ün yanına giderek kararın iptal edilmesini sağlamıştır. İmzaladığı göreve iade yazısını aniden iptal eden Erdem GÜL İnsan Kaynakları Müdürü’ne talimat vererek yeni bir uzatma yazısı yazılması talimatını vermiştir. Tüm bunlar olurken mesai saati bitmiş ancak ne hikmetse uzatma yazısı yazılana kadar Ş….. hanım belediyeden ayrılmamıştır.

    Daha sonra edindiğim bilgiye göre babam Orhan GÜNGÖR’ün göreve iade yazısı imzalandıktan hemen sonra Erdem GÜL bu konuyla alakalı bazı telefonlar almış ve aldığı talimatlar sonrasında da bu şekilde bir dönüş yapmıştır. Tüm bu sürece dahil olan Dündar TIRAŞ ise belediyenin esas yöneticisi konumundaki Ş…… hanımdan aldığı talimatla sessiz kalmış ve babam Orhan GÜNGÖR’ün 2 ay daha uzaklaştırılmasına dair yazıyı imzalamıştır.

    Bu arada İstanbul İdare Mahkemesi kararıyla Adalar Belediyesi’nin kiralık bisikletlerle ilgili tescil yetkisinin bulunmadığı ve harç adı altında para toplayamayacağı kesin olarak karara bağlanmış ve yetkinin UKOME’de olduğu belirtilmiştir.

    Sonuç olarak baktığımızda belediyenin yetkisi olmayan, Zabıta Müdürlüğü ile hiçbir ilgisi bulunmayan bir konu yüzünden üstelik ortada tek 1 kuruş dahi Kamu Zararı yokken sırf ben FETÖ soruşturmasında bildiklerimi anlattım diye babam görevden uzaklaştırılmıştır.

    İşin en acı tarafı ise bu haksızlığı yapan başkanların babamla aynı siyasi görüşe sahip olduğu partinin başkanları tarafından yapılmış olmasıdır.

    Adalet er ya da geç tecelli edecektir bundan şüphemiz yok ancak Erdem GÜL ve Dündar TIRAŞ bizim yüzümüze nasıl bakacaklar bunu merak etmekteyim. Belediyeyi yıllardır yöneten adeta çete reisi konumundaki Ş…. hanım bu iki zavallıyı da kontrolü altına almış yazık hemde çok yazık.

    Şu an Allah’tan tek dileğim var Erdem GÜL bize reva gördüğü bu adaletsizliği 15 Mayıs tarihinde yapılacak duruşmasında kendisi yaşasın.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*