Cezasızlığa Oy Vermeyin!

Cezasızlığa Oy Vermeyin!,​Meclis Araştırma Komisyonu'nun Kararına ilişkin Basın Bülteni,Şeffaflık Derneği'nin AB değerlendirmesi

BASIN BÜLTENİ

Uluslararası Şeffaflık Derneği’nden Milletvekillerine Açık Mektup: Cezasızlığa Oy Vermeyin!

20.01.2015- İstanbul

Uluslararası Şeffaflık Derneği milletvekillerine dün gönderdiği mektupla, haklarında ciddi yolsuzluk iddiaları olan dört Bakan ile ilgili TBMM Yolsuzluk Araştırma Komisyonu tarafından verilen “Yüce Divan’a sevk etmeme kararı”na ilişkin bugün TBMM Genel Kurulu’nda yapılacak gizli oylamada milletvekillerinden cezasızlık ve dokunulmazlık için oy vermemelerini talep etti.

Dün itibariyle 550 milletvekiline kişisel olarak gönderilen mektupta Şeffaflık Derneği, dört Bakan’ın Yüce Divan’da yargılanmaması için verilen oyların toplumda cezasızlık algısının güçlenmesine sebep olacağını, “Kamu İdaresi’nin Güvenirliğine ve İşleyişine” olan inancı sarsacağını ve hukuk devleti ilkesinden taviz vermek olacağını belirterek milletvekillerini “Türkiye’de fiili bir cezasızlık ve dokunulmazlık kültürünün oluşumuna katkıda bulunmayacak ve bir hukuk devletinde adilane bir yargı yolunun önünü açacak yönde” oy kullanmaya çağırdı.

Mektubun tamamını aşağıda bulabilirsiniz.

Sayın Milletvekilimiz’in Dikkatine,

TBMM Genel Kurulu’nda gerçekleştirilecek olan, dört Bakan ile ilgili soruşturmaya ilişkin oylama, hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, hak arama özgürlüğü, hukuk güvenliği ve adil yargılanma ilkeleriyle çok yakından ilgilidir. Vereceğiniz oy, sadece bu vakayla sınırlı olmaksızın, ülkemizde,  cezasızlığa neden olunmaması ve sorumluların hukuk önünde hesap verebilmesiyle ilgili algının güçlendirilmesi açısından da kritik bir önem taşımaktadır.Lütfen, kullanacağınız oyun bunun tam tersine bir algıyı güçlendirmeye, cezasızlık ve dokunulmazlığa da hizmet eden bir oy anlamına da geldiğini dikkate alarak oyunuzu kullanın!

Haklarında yolsuzluk iddiaları bulunan dört Bakan hakkında TBMM Yolsuzluk Araştırma Komisyonu tarafından “Yüce Divan’a sevk etmeme kararı”na ilişkin TBMM Genel Kurulu’nda yapılacak gizli oylama, ülkemizdeki hukuk devleti ilkesinin bir sınavı niteliğindedir. Ciddi iddialarda adı geçen Bakanların, Yüce Divan’a sevk edilerek bağımsız yargı önünde kendilerini aklamak üzere hesap vermekten uzak tutulmaları, fiili bir cezasızlık ve dokunulmazlık kültürünün oluşumuna katkıda bulunmaktadır.
İşkence, polis şiddeti, kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı vakalarında sık karşılaşılan cezasızlık olgusu, sadece belirli insan hakları ihlalleri ile sınırlı bir mesele değildir; yolsuzluk gibi kamu menfaatini ve toplumun tümünü ilgilendiren konularla da yakından ilgilidir.”Cezasızlık” kavramı, ihlal iddialarının etkili bir şekilde soruşturulmaması, faillerin bulunmaması, yargılanmaması, cezalandırılmasının mümkün olmaması ve ihlalin yaptırımsız kalması gibi durumlara karşılık gelmektedir.

17 ve 25 Aralık 2013 tarihli yolsuzluk ve rüşvet iddialarının ardından, ilgili soruşturmaları yürüten Emniyet mensupları ve savcılar görevlerinden uzaklaştırılmış, haklarında dava açılmış ve soruşturmalara ilişkin yayın yasakları konulmuştur. Neticede verilen takipsizlik kararlarıyla, soruşturmalarda adı geçtiği belirtilen toplam 185 kişiden hiçbiri için esasen yargılama yapılmadan dosyalar kapanmıştır. TBMM’de oluşturulan Soruşturma Komisyonu’nun çalışmalarına yönelik ise yayın yasağı konulmuştur.

Türk Ceza Kanunu’nun “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı bölümünde düzenlenen zimmet, rüşvet gibi suçlar, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine ilişkin olarak toplumda var olan inancı zedeleyen ağırlıktadır. Kanunumuzca korunan hukuki değer dikkate alındığında, bu suçların mağduru tüm toplumdur.

17 ve 25 Aralık 2013 tarihli yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin takipsizlik kararlarında bazı delillerin usulsüz toplanmasından bahsedilmiştir. Yolsuzluk suçlamalarında maddi gerçeğin araştırılması zorunludur. Hukukun üstünlüğü ilkesi gereği, suçun oluştuğuna ilişkin kuvvetli şüphe bulunması halinde suçla itham edilen kişilerin mahkeme önüne çıkarak adil biçimde yargılanması beklenir.

Haklarında yolsuzluk iddiaları bulunan dört Bakan’ın bu amaçla Yüce Divan’a sevkedilmesi, yolsuzluk iddialarındaki maddi gerçeğin araştırılmasının yolunu açacaktır. Bu yolun kapatılması ise, Anayasa’da güvence altına alınan hukuk devleti ilkesini ve suçun mağduru olan tüm yurttaşların hukuk güvenliği hakkını ihlal edecek niteliktedir.

Bu sebeplerle, siz Sayın Milletvekilimiz’in vereceği oyun Türkiye’de fiili bir cezasızlık ve dokunulmazlık kültürünün oluşumuna katkıda bulunmayacak ve bir hukuk devletinde adilane bir yargı yolunun önünü açacak yönde olacağına inanıyoruz.

Saygılarımızla,

Uluslararası Şeffaflık Derneği
www.seffaflik.org
19 Mayıs Mah. Operatör Raif Bey Sok.
Niyazi Bey Apt. 30/5 Şişli – Istanbul
Tel/Faks: +90 212 240 5281

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz