DOLAR 7,4294
EURO 8,982
ALTIN 412,334
BIST 1471,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Parçalı Bulutlu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: “IŞİD’i beslediniz 70 ilden IŞİD’e militan katıldı”

04.01.2017
A+
A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin TBMM’de yaptığı grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalar yaptı. Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmasında: “IŞİD’i beslediniz 70 ilden IŞİD’e militan katıldı” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "IŞİD'i beslediniz 70 ilden IŞİD'e militan katıldı"

Büyük acıları yaşamamıza rağmen hayata umutla bakmak gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu,” Büyük umutlarla başladığımız, başlamayı düşündüğümüz yeni yılda acı olaylarla karşılaştık. Aslında her yılsonu bir milattır. İnsanlar geçmiş yılın yani 365 günün bir hesabını yaparlar ve 1 Ocak’tan itibaren de yeni bir yıla umutla girmek isterler. İnsanlık tarihi hep umudu yaşatmıştır. İnsanın doğasında umut vardır. Eğer umutsuz bir toplum yaratırsak, öyle bir ortam yaratırsak bir devleti yaşatamayız, bir toplumu yaşatamayız. En büyük acılara göğüs gerecek miyiz? Gereceğiz. En büyük acıları yaşamamıza rağmen hayata umutla bakacak mıyız? Bakacağız. 2016’da çok büyük acılar yaşadık. Yüzlerce askerimiz, polisimiz, vatandaşımız, korucumuz şehit oldu; kimisi kör kurşunla kimisi bir bombayla. Bütün bu acıları yaşarken dönüp şu soruyu hep kendimize sormak zorundayız: Bu memleket bu hâle nasıl geldi? Eğer bu soruyu kendimize sormuyorsak, çok özür dilerim ama, biz insan değiliz. Bu soruyu kendimize soracağız. Bu güzel memleket, birlikte yaşadığımız memleket, komşumuzu sorgulamadığımız, tam tersine “komşu komşunun külüne muhtaçtır” dediğimiz bir geleneği nasıl yok ettik? Kimler yok etti? Eğer bu soruyu sormazsak, emin olun, güzel bir gelecek inşa edemeyiz. En büyük endişem ne biliyor musunuz? En büyük endişem 2017’nin 2016’yı aratmasıdır. Böyle bir tabloyu içime sindiremiyorum. Böyle bir tabloyu Türkiye kaldıramaz daha uzun süre” dedi.

 
AKP hükümetini eleştirerek IŞİD’i beslediniz 70 ilden IŞİD’e militan katıldı eleştirisi getiren Kılıçdaroğlu.” Biz bunları söylediğimiz zaman “Vay, işte bak, yine CHP ne söylüyor.” CHP, yaptığın hataları sana hatırlatıyor ki; bir musibet bin nasihatten evladır, bir daha aynı musibeti yapma diye sana hatırlatıyoruz. Dünyanın dört bir tarafından militanlar Türkiye üzerinden Suriye’ye ve Irak’a geçti. Bunu ben söylemiyorum. Bakın, size açıkça ifade de edeyim değerli arkadaşlarım. 12 Ağustos 2012’de IŞİD komutanı söylüyor: “Bize savaşın başında katılan savaşçıların çoğunun yanı sıra teçhizatımız ve tedarikimiz Türkiye üzerinden geldi.” Peki, bunlar gelirken bu ülkenin hükümeti kimdi? Bu ülkenin istihbaratı yok muydu? IŞİD militanları, IŞİD örgütleri televizyonlara çıkıyorlardı, illerde gösteri yapıyorlardı, sözde toplu namazlar kılıyorlardı, İnternet siteleri vardı, yayın organları vardı, hükümet neredeydi? Musul Konsolosluğumuz basıldı, 49 vatandaşımız günlerce rehin tutuldu çıkıp dediler mi “Bunu IŞİD yaptı?” diyemediler. Bir terör örgütüyle ideolojik akrabalık kurarsanız bunlar başınıza gelir. 50 sefer söylemedik mi ya başka devletlerin iç işine karışmayın kardeşim. Size ne ya? Defalarca söyledik. TIR’larla silah gönderdiler, ne işin var senin silah göndermeyle? Başka bir ülkenin iç işine karışmaya senin ne işin var, niye karışıyorsun sen? Şimdi, o silahların tamamı Türkiye’ye döndü. El Nusra ile akrabalık kurdular, diyalog kurdular ve çıktı bunu bu ülkenin Cumhurbaşkanı muhtarlar toplantısında söyledi. “Putin söyledi, ‘El Nusra’yı çekin’ Biz de arkadaşlarımıza söyledik, El Nusra Halep’ten çekilsin diye.” Ne demektir bu, biliyor musunuz? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni bir terör örgütüyle muhatap kılmak demektir ve bunu da bütün dünyaya Cumhurbaşkanı ağzıyla itiraf etmek demektir. Şimdi, hayatı boyunca CHP’ye oy vermeyen vatandaşıma sesleniyorum: Bir ülkenin Cumhurbaşkanı bunu yaparsa Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı derinden sarsılır. Bir hukuk devleti, hukukun üstünlüğüne inanan bir devlet değil, terör örgütleriyle iş tutan bir devlet imajı doğar ve bu imaj doğru maalesef. IŞİD’i beslediniz. Defalarca söyledim, 70 ilden IŞİD’e militan katıldı. Eğer Türkiye’de 70 ilden IŞİD’e militan devşiriliyorsa, böyle bir iklim yaratılmışsa nasıl mücadele edeceksin? IŞİD militanları Suriye’de yaralandığında onları Türkiye’ye getirip tedavi ediyorsanız, tedavi ettikten sonra eline silahı verip tekrar gönderiyorsanız ve bunu söyleyen de Türkiye Cumhuriyeti’nin Sağlık Bakanıysa ne diyeceksiniz? Şimdi ben yine, hayatı boyunca CHP’ye oy vermemiş vatandaşımın vicdanına sesleniyorum: Devlet böyle mi yönetilir? Devletin valisi, devletin kaymakamı, devletin savcısı, devletin rektörü, devletin hâkimi nasıl oldu da teröre teslim edildi, terör örgütlerine teslim edildi? O makamlar nasıl oldu da terör örgütlerine verildi? Bir Allah’ın kulu çıkıp da “Ya bu işin sorumlusu benim” niye demiyor? Hepsi söz birliği ediyorlar “Bu işin sorumlusu CHP” diye. Ya, CHP iktidarda mı? İnsanda biraz vicdan olur, insanda biraz ahlak olur” dedi.

 
Etnik kimlik, inanç ve yaşam tarzı üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu:” Hep söyledik, etnik kimlik üzerinden siyaset yapmayın. Hep söyledik, inanç üzerinden siyaset yapmayın. Hep söyledik, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmayın. Bu üç ana unsur terör örgütlerini besleyen unsurlardır. Etnik kimlik üzerinden siyaset bölücülüktür, insanı insana düşman etmektir. İnanç üzerinden siyaset bölücülüktür; insanı insana düşman etmektir. Yaşam tarzı üzerinden siyaset bölücülüktür; insanı insana düşman etmektir. Her seferinde, dilimde tüy bitti, Allah inandırsın dilimde tüy bitti, nereye gitsem, ne zaman konuşsam etnik kimlik üzerinden siyaset yapmayın, inanç üzerinden siyaset yapmayın, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmayın diye defalarca, defalarca, defalarca söyledim. Ama ben söyledim Hükümet sağır, duymuyor; bazı çevreler de sağır, onlar da duymuyorlar. Havuz medyası, zaten dipten sağır, o da duymuyor.
Değerli arkadaşlarım, etnik kimlik üzerinden siyaset olur mu? Hangi Allah’ın kulu çıkıp da “Ben annemi ve babamı seçme özgürlüğüne sahibim” diyecek? Var mı böyle bir şey? Herkesin kimliği kendisine aittir, insansa bitti; değerlidir, başımızın üstünde yeri vardır. İnanç üzerinden siyaset bölücülüktür. Herkesin inancı kendisine ait. Hele bizim dinimizde, hele Müslümanlıkta Allah’la kul arasına zaten kimse girmiyor, kimsenin girmeye hakkı da yok, yetkisi de yok. Böyle bir teraziyi elinde tutacak kimseye de yetki verilmedi. Nasıl yapılıyor? Çıkıyor, kendi kendisine, bütün suçu Allah’a yüklüyor. Böyle bir şey olabilir mi ya? Böyle bir Müslümanlık olabilir mi? Hele Anadolu Müslümanlığı, hele Mevlanaların, Yunusların yaşadığı Anadolu kültürü. Böyle bir kültür dünyanın hiçbir ülkesinde yok; sevgi üzerine inşa edilmiş, dostluk üzerine inşa edilmiş. Hani, Anadolu halk ozanı diyor ya “Cehennem dediğin dal odun yoktur, herkes ateşini buradan götürür.” Otur, üzerinde ciltlerle kitap yaz iki dizede. Bu kadar zengin, bu kadar yoğunluklu bir insan sevgisi yaşatmıştır Anadolu, ama biz bunların tamamını bir tarafa bıraktık. Ne oldu? Suudi Arabistan’dan Selefileri Türkiye’ye getiriyoruz. Herkese düşman, herkese; kendisi gibi düşünmeyen herkesin katledilmesini öngörüyorlar. Böyle bir Müslümanlık anlayışı yoktur arkadaşlar. Hepimizin düşünmesi lazım, hepimizin sorgulaması lazım, eğrisi doğrusu nedir oturup bakmamız lazım” dedi

Son günlerdeki art arda gelen zamları eleştiren Kılıçdaroğlu:”Elektriğe zam, sosyal güvenlik kurumlarının muayene ücreti yüzde 20 ila yüzde 60 arasında zam, otoyollara yüzde 15 zam, köprü geçişlerine yüzde 48 zam, cep telefonlarına ÖTV yüzde 33 zam, müze ücretlerine yüzde 400 zam, oto gaza, doğal gaza, benzine, mazota, hepsine zam. Ama bir şeyde indirim yapmışlar, Osmangazi Köprüsünün yol geçişinde indirim yapmışlar. Sanıyorlar ki milleti kandıracağız. Ya arkadaş, sen her gün 40 bin araç üzerinden işverene para ödeyeceksin; 30 bin araç geçtiyse 10 binini ödeyeceksin; 5 bini geçtiyse 35 bininin ücretini sen ödeyeceksin. Nedir bu biliyor musunuz? Hayatı boyunca o köprüden geçmeyecek olan Bayburtlu da, Ardahanlı da bu parayı ödüyor ve buna da diyorlar ki “Biz köprü yaptık.” Sen köprüyü bu milletin garibanının sırtından yaptın. Kime? Kendi yandaşlarına daha büyük para aktarmak için. Köprü yapılsın mı? Elbette yapılsın ama böyle yapılmasın, böyle olmaz. Deli Dumrul Köprüsü istemiyoruz biz. Bakın, Boğaz Köprüsünden geçiş oluyor, parayı devlet alıyor, bir mesele yok. Peki, öbür köprüden? Parayı devlet almıyor, tam tersine devlet cebinden onlara para ödüyor. Ve bütün bunlara Anadolu Ajansı şöyle bir ifade kullanıyor: “Köprü geçiş ücretleri güncellendi.” Sevsinler senin güncellemeni! Zam yapıldı demiyor, hükümet var ya, zam yapıldı demiyor. Peki, benzine, mazota, doğal gaza zam yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi otobüs ücretlerine zam yapmış, Anadolu Ajansı da onu öyle veriyor “İzmir Büyükşehir Belediyesi otobüs ücretlerine zam yaptı” Yüzde 48’lik zammı güncelleme olarak görüyor, çok daha küçük bir zammı, CHP’li belediye yaptı ya, onun sırtına yıkacak. Bunun adı da Anadolu Ajansı yani Mustafa Kemal Atatürk’ün Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında dünyayı bilgilendirmek için kurduğu ajans. Dedim ya, devlette liyakati çökertirsen bu tür saçmalıklara ortam hazırlamış olursun. Anadolu Ajansı’nın Genel Müdürüne seslenmek isterim: Sen devletin memuru musun, iktidarın kölesi misin? Sen neden doğru haber vermezsin? Kölelik adamlık değildir. Birisine kölelik yapacaksan otur adam gibi kölelik yap. O makamda aldığın parayı hak edeceksin. Senin vergini ben ödüyorum, ben! Aylığını ben ödüyorum. Oturup adam gibi haber yapacaksın, tarafsız haber yapacaksın. Eğer tarafsız haber yapmazsan dünyada itibarın sarsılır, zaten sarsılmış, “Anadolu Ajansı’ysa koy bir tarafa diyorlar, nasıl olsa hükümetin sözcülüğünü yapıyor” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.