DOLAR 17,9542
EURO 18,4055
ALTIN 1036,02
BIST 2864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

‘CHP İl Başkanlığı’nda bayrak var’

09.04.2013
A+
A-

'CHP İl Başkanlığı'nda bayrak var',TBMM noter değil

 

‘CHP İl Başkanlığı’nda bayrak var’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin hafatlık grup toplantısında partililere seslendi.
30-40 yıldır bir sorun, kervan yolda düzelir mantığıyla çözülmez. Şimdi CHP zorla gelsin bu işin içine girsin diyorlar.

Biz geçen gün AK Parti’nin çözümünü bilmiyorum siz biliyor musunuz dedik, bilmiyoruz dediler. Akılla mantıkla bağdaşır mı? Önce ne olduğunu bileceksin. Bize sorduklarını Recep Tayyip Erdoğan’a sormuyorlar. Ben konuşmayacağım diyor kimse ona bir şey söylemiyor. Kalemi özgür olmayan bir basın halkın basını değildir.

Eğer bu sürecin sonunda bir başarısızlık çıkarsa bunun faturasını 76 milyona kesecekler.

AKİL İNSANLAR HEYETİ

63 tane akil insan seçtiler. Akil insanlar heyeti oluşturdular.

Parlamento içindeki gruplar içinde mutabakat sağlanmıyor. Akil insanlar heyeti olunca fikir birliği oluyor. Elini taşın altına koymuş insanlar olarak akil insanlar biziz. Hepimiz aslında birer akil insanlarız.

Bunu medyanın gücüyle yapmak istiyor. Medyayı tümüyle kontrolüne almış durumda. Her baskıyı yapabilecek güçte. Akşam olunca doğru televizyona. Bunları yapıyorlar.

‘O mektuplar aşk mektubu mu?’

Kılıçdaroğlu: “Pazarlık yapmadık diyor. E bu mektuplar aşk mektubu değil herhalde.”

Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini herkes kabul ediyor. Türkiye’de sağlıklı çalışan bir demokraside olması gereken kurallar çalışmıyor. Bir iktidar herşeyi ben bilirim anlayışı içinde. Bu anlayıştan yola çıkıldığı zaman Türkiye’nin önünde ciddi sorunlar birikiyor.

Bundan 3-4 hafta önce Silivri duruşmalarına değinmiştim. hukuk eğitimi alan hiç bir kişi orada sağlıklı bir yargılama yapıldığını kabul etmiyor. Türkiye’nin her tarafından insanlar duruşmayı izlemeye gidiyor. Anayasaya göre duruşmalar aleni mi? Aleni… Sen misin gelen!

Bu doğru değil arkadaşlar. O soğukta su, biber gazı, cop. Hangi çağda yaşıyoruz. Herhangi bir sorun olmasın diye milletvekili arkadaşlarımız ilgili kişilerle görüştüler. Amacımız dünyaya rezil olmayalım. Ama Türkiye’yi dünyaya rezil ettiniz.

60 bin kişinin telefonu dinlendi bu davalarda. Toplam 17 bin sayfa hazırlandı. Dava görüşülürken 7 kişi kanse oldu, 7 kişi kanser oldu.

Sayın Başbakan bugün ‘mahkemeler bağımsızdır’ demiş. Gerçekten komedi. Şunu önce bilmemiz gerekiyor. Sağlıklı işleyen bir demokraside sıkı yönetim mahkemeleri olmaz. Bu mahkemelerin olduğu bir ülkede yargı bağımsız olmaz.

İşine gelince yargı bağımsız, işine gelince yargı bağımlı. Deniz Feneri davasının mahkemesi bile belli değil. Sorgulanan olayı soruşturan savcılar. Yargı bağımsızmış. Sen onu benim külahıma anlat.

CHP’li vekilleri oraya niye gittiler diye suçluyor. Yasak mı getireceksin. Senin gücün yetmez.

Yargı gereğini yapacaktır diyor 15 dakika sonra da savcı harekete geçiyor. Şu yargı bağımsızlığına bak sen.

Özel yetkili mahkemeler bağımsız değildir.

Biz CHP olarak hiçbir zaman dokunulmazlıkların arkasına sığınmadık. senin dokunulmazlığın sana kalsın bizim dokunulmazlıklarımızı kaldırmazsan namertsin.

Son dönemde CHP niye konuşmuyor diyorlar. Arkadaşlarımız televizyonlara çıkıyor. Ben çıkıyorum. Aslında söyledikleri şu: Bizim duymak istediklerimizi neden söylemiyorlar. Arkadaşlar biz sizin duymak istediklerinizi değil, bu ülkenin çıkarları neyi gerektiriyorsa onları söyleriz.

Bir kitap düşünün. Adı İmralı süreci. Yazarı Erdoğan Öcalan. Görüş bildir diyorlar. E okuyayım diyorsun. Hayır okuma diyorlar.

Son olarak adına barış süreci dediler isimde de anlaşamıyorlar çözüm süreci dediler tutmadı.
CHP gelin bu işin içine girin diyorlar. Kimler baskı yapıyor: AKP’nin kalemşörleri.

Bize sorduklarını Recep Tayyip Erdoğan’a soramıyorlar. Bir de kendilerini basın mensubu zannediyorlar.

Büyük öfkeler büyük hayal kırıklıkları sonrasında çıkar. Bir ülkeye bu kadar umut veriyorsunuz. Bu Türkiye’ye en büyük ihanettir.

‘CHP ile görüşmek zaman kaybıdır’ diyen bir Başbakan düşünün. Bu Başbakan şimdi neden ısrarla CHP’de sürecin içinde olsun diyor.

63 kişi vekil listesini belirliyor gibi akil adam belirledi. Akil İnsanlarla ilgili olarak size bir bilgi vermek isterim. 7 Haziran 2012 atvde Sayın Başbakan konuşuyor. CHP’nin bir önerisi var diyorlar. Akil adam biziz zaten diyor. Yahu sen akil adamsan niye bunları seçtin o zaman ayrıca.

Nedeni şu. Bana güvenmiyorsanız bari şu 63 kişiye güvenin diyor. Bunu da medyanın gücüyle yapmak istiyor.

Akil adamlar ne yapacak? Bir grup gitti Trabzon’a ya da Mardin’e… Bizim insanımız hoşgörülüdür. Baş köşede bir yer ayrılacak. Akil Adamlar oturmuş sizi dinliyoruz diyecekler. Barış’a ihtiyacımız var diyecekler. Evet haklısınız diyecekler. Birisi soracak bunu nasıl yapacağız diye. Onu biz bilmiyoruz diyecekler. Bunlar nasıl akil adam peki? Konuyu bilmiyorsun, çözümü bilmiyorsun.

Biz düşünen herkese saygılıyız. Ama kendisine akil insan deyip. Siyasi otoritenin propogandasını yapan insan akil değildir. Aklını kiraya veren insan akil olamaz.

Sık sık Sayın Başbakan’ın tekrar ettiği olayı tekrar ediyorum. Hakkari’de neden Türk bayrağı yoktu. Sen Başbakan değil misin? Sen kendi ülkende bir ilde “Burada Türk bayrağı neden yoktu” diye nasıl sorarsınız. Hakkari’de senin il başkanlığında Türk bayrağı yok. CHP’nin il başkanlığında var. Eğer ülkeyi bu hale getirmişsen o şeref sana aittir. İnsanda bir düşünceyi dile getirirken biraz utanma duygusu olur.

Samimi ve dürüst olacaksın dedik ama değil. Kişisel bir angajmanın olmayacak dedik. Kişisel beklentileri var mı? Var. Her gece Başkanlık rüyası görüyor.

‘O MEKTUPLAR AŞK MEKTUBU MU?’

Bu düşüncede olan biri sorunu çözemez. Pazarlık yapmadık diyor. E bu mektuplar aşk mektubu değil herhalde. Nedir bu mektuplar. Oslo’da görüşen kimdi? Eğer bu sorunu tek başına çözmeye kudreti yetseydi. Yandaşlarına CHP’ye baskı yaptırtmazdı. Yapılan pazarlıkları dolaylı yollardan öğreniyoruz biz.

Bir televizyon programında eyaletlerden söz ediyor. Durup durduğu yerde neden bir Başbakan eyaletlerden söz eder? Eğer biraz tarih bilgisi varsa ben bugün genel başkanlığı bırakırım.

Herkesin çok iyi bilmesini istediğim 3 temek kuraldan söz edeceğim;

1 – Demokrasi bir ülkeye gelmeden barış gelmez. Daha iki hafta önce bu salonda 16 maddelik demokrasi manifestosu yayınladım. Demokrasi 4 yılda bir oy verdiğimiz sistemin adı değildir.

2 – Bir ülkede hukuk yoksa barış da yoktur. Hukukun üstünlüğüne inanacaksınız. Yargı bağımsız olacak.

3 – Toplumsal uzlaşma olmadan barış olmaz.

Önümüze şimdi bir önerge getiriliyor. Bugün görüşülecekmiş. Olay ilk ortaya çıkdtığında sayın Başbakan bu işin muhatabı hükümettir demişti. Sayın Cemil Çiçek de aynı şeyi söyledi; “Yürütme organının işidir bu, TBMM’de görüşülmesi doğru bir yaklaşım değildir” dediç

Ama önerge sahibi ne diyor; “Bu çözüm sürecine TBMM bir araştırma komsiyonuyla dahil olması diğer siyasi partilerin de bu sürece dahil olması. Bu süreçten herkesin elini taşın altına koymasını sağlamak için böyle bir komisyon kurulmasını öneriyoruz” diyor.

Türkiye’nin en temel sorununu çözerken halka doğruları söyleyeceksiniz.

Şimdi Sayın Cemil Çiçek diyor ki; “Bu bir araştırma önergesidir”. Adı araştırma önergesi. Önce bir metni oku Cemil Çiçek! Böyle bir şeyi bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Doğru da bulmuyoruz.

HAKKARİ’DEKİ BAYRAK TARTIŞMASI

Sen kendi ülkende bir ilde burada Türk bayrağı yoktur diye nasıl söylersin? Hala ne söylediğinin farkında değilsin. Hakkari’de senin il başkanlığın yok CHP’nin il başkanlığında Türk bayrağı var. İnanmıyorsan git bak. Ülkeyi bu hale getirmişsen bu şeref sana aittir. İnsanda bir düşünceyi dile getirirken biraz utanma olur.

YASAM – YÜRÜTME – YARGI

Yasama yargı yürütme gibi kuralları çalıştıracak 3 kural var.

*Demokrasi bir ülkeye gelmeden barış gelmez. Recep Tayyip Erdoğan ve onun yandaşları demokrasi manifestosuyla ilgili tek bir şey söylemediler. Onlara bir şey de sorulmadı. Demokrasilerde gazeteciler hapse atılmaz, öğrenciler hapse atılmaz, yüzde 10 barajı olmaz, liderler milletvekili listelerini alıp vatandaşın önüne koymaz. Demokrasi farklı bir şeydir. Demokrasinin çalışmadığı yerde barış olmaz.

*Bir ülkede hukuk yoksa barış da yoktur. Yargı bağımsız olacak. Hukukuı katlettiğiniz yerde barış olmaz. Milletin seçtiği 8 milletvekilini hapiste tutacaksınız benim ülkemde hukukun üstünlüğü var diyeceksiniz.

*Toplumsal uzlaşma olmadan barış olmaz. Bir ülkede demokrasi yoksa hukuk yoksa toplumsal uzlaşma yoksa o ülkede barış olmaz.

Demokrasi mi istiyorsunuz? Getirin yasaları çıkaralım. Darbe yasalarının arkasına saklanma. Yürekli ol adam gibi söyle. Yargı üzerinde siyaset bir vesayet makamı olarak oturmamalıdır.

Biz bunları söylüyoruz. Şimdi gene söyleyecekler, CHP gene konuşmadı diyecekler. Bizim söylediklerimiz eksik olabilir, yanlış görebilirsiniz. Çıksın Recep Tayyip Erdoğan toplumsal uzlaşma konusunda düşünsün.

TBMM’DE ARAŞTIRMA KOMİSYONU

Bir önerge getirdiler. Bugün görüşülecek. Olay ilk ortaya çıktığında Başbakan bu işin muhattabı hükümettir demişti. Parlamentoyla ilişkisi yoktur demişti. Cemil Çİçek’e sordular aynı şeyi söyledi. Yürütme organının işidir bu dedi. Bunun TBMM’de görüşülmesi doğru değildir dedi.

Önerge sahibi ne diyor? Önergeyi veren AK Partili arkadaşımız çözüm sürecine TBMM’nin bir araştırma komisyonuyla dahil olması nihayetinde büyük sorumluluk gerektiren bir süreçte herkesin elini taşın altına koyması için böyle bir komisyon kurulmasını öneriyorum diyor. Türkiye’nin en temel sorununu çözerken doğruları söyleyeceksin. Halkı aldatmayacaksın.

TBMM’nin süreçle sağlıklı şekilde irtibatı kurulabilecek mi? Bizim tarihimizde ilk kez TBMM’nin bir terör örgütüyle muhattap kılınması söz konusu. Bu hukukun kaldırabileceği bir şey değildir.

TBMM’nin başkanı olarak bu süreçte TBMM’nin irtibatının kurulmasını doğru buluyor musun bulmuyor musun? Çık milletin önüne söyle. Böyle bir şeyi bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Doğru bulmuyoruz.

İŞSİZLİK SORUNU

Trabzon’da genç bir çocuk işsizlik nedeniyle kendisini yaktı. Bir ülkede bir genç işsizlik nedeniyle kendisini yakıyorsa o ülkede sorun vardır.

40 kişinin alınacağı yere bin kişi başvuruyor. Türkiye’Nin yakıcı gündemi bu konuları yeterince tartışmamıza imkan vermiyor. Tek tek bütün illeri gezeceğim. İş dünyasıyla toplantılar yapacağım. Bizim ekonomik görüşlerimizi anlatacağız.

Yeni bir ekonomi poltikasına ihtiyacımız var. Her alanda kan kaybediyoruz. Bunu yapacağız.

POLİS TEŞKİLATININ GÜNÜ

En sorunlu alanlardan biri polislik. 24 saat görev yapıyorlar. Bizlerin rahat rahat dolaşmamız için. Dörtyolda İskenderun Dörtyol’da polisleri sıraya koyan AK Parti iktidarını hiç unutmayın. Bunun hesabını soracağız onlara.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.