ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE

ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE
Share

 

ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE

BİR KADININ YAPTIRDIĞI MUHTEŞEM SANAT

ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE

 

“Bu cam termin edilse küre-i arzda misali bulunmaz bir eser olur. Allah tamirini müyesser eylese”

Evliya Çelebi böyle demiş bu muhteşem yer için…
Erzurum’da gördüklerimden çok etkilendim. İyiki gitmişim, pişmanım neden daha önce her taşının altından tarih fışkıran bu şehre gelmemişim.

 

Çifte minareli medrese’yi bilmeyenimiz yoktur sanıyorum.

Aslında düşününce anladım ki, Erzurum’lular kendilerini tanıtmışlar. Kahramanlıkları ile adlarından söz etmişler, eserleri ve kültürleri ile…

Çifte minareli medreseyi oldum olası merak ederdim.

Tam gördüm ve inceledim diyemeyeceğim.

Resterasyon çalışmaları vardı. Olsun yakınında olmak, ona bakmak, onu düşünmekte güzeldi.

 

Bu muhteşem eser Selçuklular dönemine aitmiş.

Alâeddin Keykubat’ın kızı Hüdavent Hatun tarafından yaptırılmış.

Tarih 1253…

Alâeddin Keykubat Anadolu Selçuklu Sultanı…

Bir sultan kızının yaptırdığı medrese işte böyle şahaser bir eser olur elbette…

Buranın asıl ismi Hüdavent Hatun yaptırdığı için Hatuniye Medresesi…

 

Hala ayakta duran bu muhteşem eserin, sekiz asır önce yapıldığını düşündüğümüzde şaşırıyoruz.

Gerçi Osmanlı sultanı IV. Murat burayı iyice elden geçirtmiş ama yapı o kadar sağlam ve müstesna bir eserki zamana yenik düşmemiş.

Nakış işlenir gibi işlenmiş her bir yeri. Çinelerle süslenmiş minareleri ve bu minarelerde Allah – Muhammed ve ilk dört büyük halife’nin isimleri işlenmiş.

Çifte minarelerin yüksekliği 26 metreymiş. Rengârenk çinilerle süslü bu muhteşem minareler gerçekten görülmeye değer…

 

Medresenin avlusunun da bir özelliği varmış.

Anadolu’nun en büyük açık avlulu olanıymış.

 

Burayı yaparken sadece mimarlar değil, sanatçılarda çalışmış, şekillendirmek için canla başla uğraşmışlar, emek vermişler. Sevgilerini aşklarını harçlarına katmışlar.

Mesela; taçkapı için tam bir sanat eseri deniliyormuş.

 

Buraya o kadar güzel eserler yapılmışki, anlatılması zor!

Medresenin iç ve dış kısımdaki kümbetin kapılarını Ruslar, Erzurum işgali sırasında sökmüş ve almışlar. Tavandan aşağı sarkan büyük ve uzun birbirine geçmeli sert mermerden yapma zincir de sökülmüşler. Bununla da kalmamışlar, mimari eserlerin bir çoğunu da sökerek, oyarak çıkartıp götürmüşler.

Çinileri, oyma taş motiflerini Leningrad müzesindeymiş.

 

Ejder – Hayat ağacı – Kartal motifleri kalın silmeli panalorın içindeymiş.

Taç kapıyı bitki süslemeleri çevreliyormuş.

Panoların bir çoğunda kartal kabartmaları bulunuyormuş. Bu kartalların bir kısmı da çifte başlıymış.

Çifte Minareli Medresenin en büyük özelliği ise geometrik süslemelermiş. Sütunların çoğu silindirik, dördü de sekizgen gövdelere sahipmiş.

Hayat ağacı ve kartal; Orta Asya, Türk inanışında güç ve ölümsüzlüğü simgelediğinden burada da sık kullanılmış.

 

Bu muhteşem eser hakkında küçük bilgileri sıralamak gerekli. Bazı yerlerde burayla alakalı neler yazmışlar onları aktarmalıyım.

 

Açık avlulu medreselerin Anadolu`da en büyük örneğidir. Cephede, taçkapı formundan çok çeşme nişleri ile yarım yuvarlak iki payanda vardır.

Taçkapının iki yanında yükselen silindirik minareler tuğla ve moazaik çiniler ile süslenmiştir. Taçkapıyı çeviren bitki süslemeleri kalın silmeli panoların içindeki ejder, hayatağacı, kartal motifleri cephenin en gösterişli bölümüdür.

Medrese’nin bezemesinde kullanılan geometrik motifler, Selçuklu taş süslemesindeki örneklerdir. Bezemenin ağırlık unsuru bitkisel öğelerdir. Palmet ve rumi motiflerin en çok kullanılanıdır ve her ikisi de birbiri ile uyum içindedir.
Zemin katta ondokuz, birinci katta ise onsekiz oda bulunmaktadır.
Zemin katın revakları kalın sütunlar üzerine oturmaktadır. Sütunların çoğu silindirik, dördü sekizgen gövdeye sahiptir. Odalar beşik tonozla örtülüdür.

Çifte Minareli Medrese’nin en önemli yanlarından biri hiç şüphesiz figürlü süslemesidir.

Taç kapı taşıntısının her yüzünde süslemelerle kuşatılmış, dört adet pano bulunmaktadır.

Panoda palmiye (hayat ağacı), iki başlı kartal ve altta iki ejder figürü yer alır.

Güney eyvanın dış duvarlarına bitişik inşâ edilen iki katlı kümbetin gövdesi oniki köşelidir.

Kümbetin üstü dıştan külah, içten kubbe ile örtülüdür.

Saçağı, süsleme şeritler ve silmelerle bezenmiştir.

Dört kollu bir düzenlemeye sahip, cenâzelik kısmı çapraz tonozla örtülüdür.

Kümbetin iç malzemesi mermerdir.

Süslemeleri Medrese’nin aksine oymadır ve bitkisel öğelerden oluşmaktadır.

 

Böyle eserleri görmek, incelemek hatta düşünmek, hayal etmek, o dönemleri, o dönemlerde yaşanları gözlerimizin önüne getirmek güzel olaylar.

 

Çalışma olduğu için yakınına gidemedim.

İçeriye giremedim.

Uzaklardan izledim hemde uzunca bir süre.

 

Hayran olmamak ne mümkün…

 

 

Nazan Şara Şatana

 

Nazan Şara Şatana hakkında 219 makale
Nazan Şara Şatana:Türk yazar Eğitim hayatından sonra Günaydın Gazetesi’nde gazeteci olarak iş hayatına başlayan Şatana,Adliye,Meclis,TRT,Magazin,Adliye,Merhaba ve Haftanın Sesi gazetelerinde ve bir çok ajansta muhabir olarak görev yaptı.1989 yılında Turizm sektörüne geçti.1989-1990 yıllarında “Ayışı tesislerinde (Kemer,Antalya)müdür yardımcısı ve kontrol amirliği görevinde bulundu.1990-1991 yıllarında “Bela Kara Elmas Hotel’de(“Side”Antalya)Genel Müdür yardımcılığı yaptı.1991-2001 yıllarında “Majesty Hotels & Resorts Clup Tuana Park’da”(Fethiye) Odalar Bölümü Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı olarak 9 yıl görevini sürdürdü.2002-2006 yılları arasında ise “Majesty Hotels & Resorts Kemer Beach Hotel’de”(Göynük/Kemer) Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. 2007 yılında “Nisos Hotel Varuna”(“Belek”/Antalya) Genel Müdür olarak görev yaptı.2008 yılında “Bilem Higt Class Hotel’in (Antalya) Genel Müdürlüğünü yaptı.Ürgüp-Bodrum-Marmaris’de otel açılışlarında görevli olarak bulundu.Almanya’da sık ve uzun süreler bulundu.”Adriyatik”ve “Cote d’Azur”sahil otellerinde,Avrupa’nın bir çok ülkesinde ve Amerika’da otel ve araştırma gezilerinde bulundu.Dünya’nın bir çok ülkesinde,turizm-tarih mitoloji kitapları için araştırmalar yaptı.Turizm Bakanlığı Yöneticilerinin Yöneticisi seminer (toplu çalışma)sertifika belgesi aldı.TGRT’de yayınlanan Evlat TV Filmi ve yine bir çok kanalda yayınlanmış kısa TV filmleri yaptı. Yurt içinde ve yurt dışında bir çok gazetede köşe yazarlığı,haber,ropörtaj dallarında çalışmalarını sürdürmekte.Bir çok internet sitesinde köşe yazılarını yazmaya devam etmektedir.Yazarlığının yanında şiir de yazmakta olup 1000 nin üzerinde eseri vardır.Ayrıca profesyonel olarak yağlı boya resim çalışmaları da mevcut olup birçok turizm hizmeti veren firmaların duvarlarında eserleri yer almaktadır. 2013 Avrupa kalite yılın yazarı ödülünü aldı. KİTAPLARI: Asar Şamil ve Rus Terzi(2006) Havada Kekik Kokusu Vardı(2007) Otek I,Uzun Bir Gece(2007) Şarkın Modern Gelini Şehribahar(2008) Zeus’un Aşkları(2009) Hekim Ali Süavi Efendi(2009) Herkül-Herakles’in kadınları Otel II,Kapadokya-Beyaz Atlar Ülkesi(2009) Belkıs-Yağmur Şimdi Yağacak(2011) Esir Türk Kızları-Osmanlı Perisi(2011)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*