Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Sinop 6. Olağan İl Kongresi’ne katılarak partililere hitap etti

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Sinop 6. Olağan İl Kongresi’ne katılarak partililere bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Sinop 6. Olağan İl Kongresi’ne katılarak partililere hitap etti

Sinop Atatürk Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirilen kongre öncesinde, kendisini karşılamaya gelen vatandaşlara selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra kongreye geçerek partililere hitap etti.

2014’te Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 62 oy oranıyla kendisini destekleyen ve 16 Nisan halk oylamasında yüzde 58 ile Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne “evet” diyen Sinoplulara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kritik seçimlerde Sinopluların tavırlarını demokrasiden, istikrardan ve millî iradeden yana belirlediklerini söyledi.

 

Sinopluların bu destek ve teveccühüne mazhar olmak için, kendilerinin de büyük bir heyecanla koşturduğunu, 80 milyonun huzur ve esenliği için geceyi gündüze katarak çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazıları diyor ki, ‘dün şuradaydın, bugün buradasın, bu nasıl oluyor?’ Aşkınan çalışan yorulmaz. Koşacağız, öyle çalışacağız ki muasır medeniyetler seviyesinin üstüne Türkiye’yi çıkartacağız” diye konuştu. Vatandaşların “Dünya 5’ten büyüktür” tezahüratlarına, “Eyvallah, 1’den daha da büyüktür” diyerek cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evlatlarımıza daha müreffeh, daha güçlü bir ülke bırakmak için var gücümüzle gayret gösteriyoruz. İstiyoruz ki bizim çektiğimiz çileleri yavrularımız çekmesin, torunlarımız çekmesin, işte onun için ne diyoruz? 2053 diyoruz. Onun için ne diyoruz, 2071 diyoruz” sözlerine yer verdi.

Şehre ve bölgeye yapılan diğer yatırımlardan örnekler veren ve Batı Karadeniz Gelişim Projesi kapsamında bölgeye 2019 yılı sonuna kadar 12,5 milyar liralık yatırım yapacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sinoplu çiftçilere son 15 yılda 161 milyon liralık tarımsal destek verdiklerini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hey Bay Kemal, çiftçi aç diyorsun, tamam da bu parayı biz kime verdik? Çiftçimize verdik. Doğru konuş doğru, niye yalan söylüyorsun? Fakıbaba’ya gel bir sor, ‘Fakıbaba de, ne kadar kredi verildi, söyle bakalım’ de. Ama işine gelmez, anlamaz da bu işlerden, derdi başka.”

 

Belirlenen asgari ücretle ilgili eleştirilere işaret ederek, 2002 yılında hükûmete geldiklerinde asgari ücretin 184 lira olduğunu ve 15 yılda yaklaşık 9 kat artırdıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihdamı teşvik etmek için asgari ücrete 100 lira da işveren teşviki uygulandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, zenginleştikçe, bundan 80 milyon vatandaşımızın tamamı, 81 vilayetimizin her biri payına düşeni alacaktır. Kişi başına düşen millî gelirimiz geldiğimizde 3 bin 500 dolardı. O zaman asgari ücret de 184 liraydı. Bugün kişi başına düşen millî gelirimiz 11 bin dolar oldu. Asgari ücret çok daha büyük bir artışla bin 603 lira. Millî gelirimiz 2023 için hedeflediğimiz 25 bin dolara ulaştığında asgari ücretin nereye çıkacağını varın siz hesap edin. Bu asgari ücretin ülkemize, çalışanlarımıza, işverenlerimize hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

 

Kendileri için siyasetin için ikbal, makam ve mevki kapısı değil; millete hizmet etmenin, ülkeyi layık olduğu seviyelere taşımanın bir vasıtası olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir taraftan ülkemizi her alanda kalkındırmanın mücadelesini verirken, aynı zamanda Türkiye’nin itibarına da itibar katıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye son 15 yılda hangi sorumluluğu üstlenmişse hepsinin de hakkını fazlasıyla vermiştir. Türkiye, hangi uluslararası örgütün dönem başkanlığını yapmışsa, hepsine de damgasını vurmuştur. 2009-2010 dönemi arasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine seçildik, dünyadaki tüm mazlumların sesi oldu. 2015 yılında dünyanın en gelişmiş 20 ülkesini temsil eden G-20’nin dönem başkanlığını üstlendik, büyümenin ve adaletin savunuculuğunu yaptık. G-20 bünyesinde gençlere ve kadınlara yönelik gerçekleştirdiğimiz politikalarla tüm ülkelerin takdirini kazandık.”

Filistin meselesi başta olmak üzere Müslümanların on yıllardır kanayan yaralarını sarmanın mücadelesini verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs’ü hedef alan bir adım üzerine 13 Aralık’ta İstanbul’da düzenledikleri tarihî zirvenin, İslam dünyası açısından bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Zirveyle İslam dünyasının Kudüs’e sahip çıktığını, Filistinlilerin asla yalnız olmadığını İstanbul’dan tüm dünyaya ilan ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki tarihî oylamayla Amerikan yönetiminin Kudüs’le ilgili aldığı kararın hukuksuzluğunun en üst düzeyde tescillendiğini ifade etti.

 

Üç hafta gibi çok kısa süre içerisinde Türkiye’nin dostlarının ve kardeşlerinin desteğiyle büyük bir diplomatik zafere imza attıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin Kudüs konusundaki dik ve kararlı duruşunun dünyanın dört bir köşesinde takdir edildiğini görüyoruz. Bilhassa Müslümanlar arasında ülkemize ve milletimize yönelik çok ciddi bir teveccüh yaşanıyor. Endonezya’dan Malezya’ya, Filistin’den Sudan’a, Mısır’a, bütün buralarda halk milletimize karşı sınır tanımayan bir coşku ve heyecan besliyor” dedi.

Kudüs konusu ile ilgili olarak gerçekleştirdiği diplomatik görüşmeleri hatırlatan ve bu görüşmelerine hâlen devam ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma günü Fransa’ya gideceğini açıkladı. Geçtiğimiz günlerde yaptığı Sudan, Çad ve Tunus ziyaretlerine değinerek, on binlerce kişinin ellerinde Türk bayraklarıyla kimi zaman gözlerinden yaşlar akarak kendisini hasretle ve coşkuyla bağrına bastığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gittiğimiz her yerde şahsımız nezdinde milletimize çok büyük bir muhabbet gösterildiğine şahit olduk” diye konuştu.

 

Kendilerinin de imzaladıkları ikili anlaşmalarla, yaptığı konuşmalarla bu ilginin, bu beklentinin hakkını vermeye çalıştıklarını, Afrika ülkeleriyle kurdukları ilişkilerin semerelerinin önümüzdeki yıllarda alınmaya başlanacağını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu coğrafyalar bizim yıllarca ihmal ettiğimiz adeta sırtımızı döndüğümüz, birilerinin her fırsatta ‘bizim ne işimiz var’ dediği yerler. Bakıyorsunuz Çad ve Sudan gibi 5 asırlık bağlarımızın olduğu ülkelere bugüne kadar cumhurbaşkanı düzeyinde hiç ziyaret yapılmamış. Hamdolsun nasıl yurt içinde ulaşılmadık yer bırakmıyorsak, yurt dışında da kapısını çalmadığımız kardeşimizi bırakmıyoruz. Ticaretten diplomasiye kadar hemen her alanda bu atılımlarımızın meyvelerini topluyoruz.”

Afrika’da 2009 yılında 12 olan Türkiye’nin büyükelçilik sayısının bugün 41 olduğunu, 2003 yılında 5 milyar dolar olan Afrika-Türkiye ticaret hacminin, geçen yıl 23,5 milyar doları aştığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Afrika’ya sattığı ürünlerin hem çeşidinin, hem de hacminin büyüdüğüne, Türk müteahhitlerin Afrika’nın birçok ülkesinde milyar dolarlık projelere imza attığına işaret etti ve “10-15 sene öncesine kadar ülkemizin adının dahi bilinmediği yerlerde hamdolsun bugün Türkiye deyince gözler parlıyor” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “her vakte bin bahane bulur binamaz olan” atasözünü hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti: “Çalışmakta, üretmekte, millete ve ülkeye hizmet etmekte gözü olmayan siyasetçi de bir sürü bahane üretir. Bunlar sabah akşam sürekli millete umutsuzluk aşılarlar. İşlerini yapmak, taş üstüne taş koymak yerine ağızlarını her açtıklarında birilerini eleştirirler. Vizyonsuzluklarını, beceriksizliklerini örtmek için, yalanı, hakareti, iftirayı ortalığa boca etmekten çekinmezler. Siyaseti kendi seviyelerine düşürmek için her türlü ahlaksızlığı, her türlü edepsizliği yapmakta tereddüt etmezler. Bunlar milletin sırtına kene gibi yapışan kifayetsiz muhterislerdir. Bunlar Türkiye siyasetini, Türk demokrasisini içlerindeki kir ve balçıkla kirleten bir avuç çapsızdır. Özellikle ana muhalefet partisi içerisinde bu tarz tiplerin ciddi bir sayıya ulaştığını görüyoruz. Milletle, milletin değerleriyle en ufak bağı olmayan, edep ve nezaket fukarası bu şahıslar bizim burada dillendirmeye edebimizin elvermeyeceği hakaret ve galiz küfürlerle insanımıza saldırıyorlar.”

Milletin, kimin kendisi için çalıştığını, kimin de FETÖ ve PKK gibi terör örgütlerine piyonluk yaptığını çok iyi gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sandık önüne geldiğinde milletimizin bu hadsizlere yalan ve hakareti siyaset sanan bu ahlak fukaralarına hadlerini bildireceğinden ben eminim. Milletimiz nasıl 16 Nisan’da kendisini İzmir’e denize dökmekten bahsedenleri sandığa gömmüşse, 15 Temmuz kahramanlarına küfür edenleri de 2019’da aynı akıbete uğratacaktır” vurgusunda bulundu.

 

Şimdiye kadar ana muhalefet partisinin seviyesine inmediklerini ve inmeyeceklerini belirterek, “Vakarımızdan, asaletimizden taviz vermeden doğru bildiğimiz yolda milletimizin geleceği, ülkemizin huzuru için çalışmaya devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılında yapılacak seçimlerin, bir kez daha millî iradenin tecelli edeceği ve millete hizmet edenlerle hakaret edenlerin ayrışacağı bir turnusol kâğıdı olacağını söyledi.

“2019 seçimlerinde sadece cumhurbaşkanını, milletvekillerini ve belediye başkanlarını belirlemekle kalmayacağız. Bu seçimlerde aynı zamanda Türkiye’nin önümüzdeki bir asrına istikamet çizecek yol haritası da belirleyeceğiz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de başlattıkları ve bugüne kadar kararlılıkla sürdürdükleri millete hizmet seferberliğini önümüzdeki seçimlerde bir üst aşamaya taşıyacaklarını açıkladı.

 

AK Parti kadrolarının 2019 seçimlerine bu bilinç ve şuurla hazırlanmalarının büyük önem arz ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019’a giden süreçte parti teşkilatlarının uyanık olması, provokasyonlara gelmeden, fitne teşebbüslerine izin vermeden çalışmalarını yürütmesi gerektiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz diğer partiler gibi asla olamayız. Biz, ana muhalefet gibi üç kuruşluk menfaat için ülke ve millet düşmanlarına payandalık yapamayız. Bizim hamdolsun kimseye diyet borcumuz yok. Bizim medya baronlarına, terör ağlarına, siyaset mühendislerine minnet borcumuz yok. Biz siyasette Hakk’ın ve halkın rızasını kazanmak için varız” dedi.

Bulundukları makamlara ülkeye, millete ve tüm dünyadaki mazlum ve mağdurlara hizmet için geldiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu can bu tende olduğu sürece de inşallah bu niyetle çalışmayı sürdüreceğiz. Rabbim bizi istikametten ayırmasın” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz