Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup toplantısına katıldı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisindeki (TBMM) grup toplantısına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup toplantısına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir önceki parti grup toplantısından bu yana altı ayrı il kongresine katıldığını hatırlatarak kongrelerde 2015 yılındaki seçimlerle mukayese edilemeyecek oranda büyük bir coşku ve heyecanın göze çarptığını söyledi.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerde gördüğü samimi ilgiden memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölücü terör örgütünün baskısı kalktıkça, buralardaki vatandaşlarla olan gönül bağlarının yeniden güçlenmeye başladığının açıkça görüldüğünü belirtti.

Terörle mücadeleden taviz vermeden, hizmet ve siyaset alanında daha çok çalışarak vatandaşların gönlünde zirveye çıkmaları gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çukur eylemleri, 16 Nisan halk oylaması ve Kuzey Irak’taki gelişmeler karşısında gösterdikleri sağlam duruş bu bölgelerimizdeki kardeşlerimizin ortak geleceğimiz konusundaki samimiyetlerimizin ifadesidir” diye konuştu.

Şimdi sıranın, bölücü örgütün Suriye’deki terör koridoru oluşturma projesini tamamen çökertmeye geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fırat Kalkanı Harekâtıyla attığımız adımı Afrin ve Münbiç’te devam ettirerek ardından da tüm sınır boylarını güvene ve huzura kavuşturarak bu süreci inşallah tamamlayacağız. Bu süreçte bölgedeki kardeşlerimizin daha güçlü desteğine ihtiyacımız var” açıklamasında bulundu.

AK Parti teşkilatlarında ve belediyelerinde hayata geçirdikleri ve hâlen devam eden değişim sürecinin millet tarafından müspet karşılandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun; partilerinin milletle arasındaki ilişkiyi daha da güçlü hâle getirmesi gerektiğini söyledi.

Geçmişte ülkeyi yönetmiş olup da sonradan tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolan partilerin ortak özelliğini ‘milletten uzaklaştıklarının farkına varamamaları’ olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun sebebi de, enerjinin ve zamanın içe dönük mücadelelerde kullanılıyor olmasıdır. AK Parti asla böyle bir hataya düşmedi, düşmeyecek. Bizim gücümüz birliğimizden ve milletimizle olan bağlarımızı sıkı tutmamızdan geliyor. Bu iki unsura zarar verecek hiçbir davranışı, hiçbir tutumu, hiçbir sözü atfetmemiz söz konusu olamaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Aynı şekilde geçmişte partimiz çatısı altında olup da bugün dışarıda başka havalarda gezen hiç kimsenin partimizle, hareketimizle ilgili söz söylemeye hakkı yoktur. Herkes ağzını açmadan önce nerede bulunduğuna, kimlerle aynı safa geçtiğine dikkat etmelidir. Kem alet ile kemâlât olmaz. Bunlar AK Parti olarak milletimizle birlikte son 3-4 yıldır verdiğimiz hayati mücadelede en küçük bir desteklerini görmediğimiz, hatta çoğu defa karşı saflarda siluetleri beliren kişilerdir. Dünyada neler oluyor, ülkemizde neler oluyor, bununla ilgili bir sesiniz çıkmayacak, bu ülkede bir evet hayır referandumu yapılıyor ve partimiz burada ‘evet’ başlığını böyle atıyor, ama bakıyorsunuz birileri de ‘hayır’ için kampanya yürütüyor kulislerde, şurada-burada ve şimdi de kendilerinde söz hakkı görüyorlar. Kusura bakmasınlar, bu birlikteliği, bu beraberliği, bu dayanışmayı zedeleyenler bilsinler ki artık bu kervanın samimi yolcuları değildir. Biz bu yola çıkarken ahdederek çıktık. Ve bu yola bu akitleşmeyle, bu ahitle çıkarken de şunu bir defa çok iyi bilmemiz lazım: Sadakatin aslolan bir kavram olduğunu bilerek çıktık. Ama bu trenden düşenler kusura bakmasınlar, düştükleri yerde kalırlar ama bu da yoluna devam eder.”

Bu süreçte kendilerine düşenin; içlerini sağlam tutmak, hedeflerden uzaklaşmamak ve geçmişteki hatalardan uzak durmak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendilerine biçilen tek misyonun AK Parti’ye ve şahsımıza zarar vermek olduğunu göremeyecek kadar hırslarının esiri olanların hükmünü milletimiz zaten veriyor. Kardeşlerim, siz hiç merak etmeyin, Türkiye’nin istiklali ve istikbali için hayatını ortaya koyarak çalışanlarla dikensiz bahçelerde kendi ikbali için yollara düşenlerin farkını milletimiz çok iyi biliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Katıldığı son parti grup toplantısında bu yana gündemlerindeki en önemli meselelerden birinin Kudüs konusu olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararının ardından, dönem başkanı olarak topladıkları İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesinin, İslam dünyasının uzun zamandır ilk defa bir konu etrafında güçlü bir şekilde kenetlenmesine vesile olduğunu söyledi.

Konu ile ilgili olarak ikircikli davranan ülkelerin olduğunu; ancak genel görüntünün gelecek açısından ümit verici olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Sizin şer bildiklerinizden hayır, hayır bildiklerinizde şer olabilir’ ayetine atıfta bulunarak, “Kudüs meselesinin de bu ilahi takdire uygun şekilde Müslümanlar için hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz” diye ekledi.

Düşlerde görülmekle yetinilen Kudüs’ün ve Harem-i Şerif’in, kollarla ve kalplerle kucaklanacağı günlerin uzak olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun birinci şartı ise, önce Türk milleti olarak bizim kendi aramızdaki birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirmemiz, ardından da tüm İslam dünyasının aynı feraseti gösterebilmesidir” sözlerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Kudüs’ün Hazreti Ömer’den sonraki ikinci fatihi Selahaddin Eyyubi’nin, ‘dostlarıyla uğraşanlar düşmanlarını yenemez’ sözünü hatırlattı ve “Evet, bizim dostlarımızla kenetlenip tüm gücümüzü ve zamanımızı düşmanlarımızla olan mücadelemize hasretme vaktimiz çoktan gelmiştir” diye ekledi.

“Biz bunları söyleyince birileri hemen çıkıp bizi ayrımcılıkla, ötekileştirmeyle, çoğulculuğa aykırı hareket etmekle suçluyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz Pazar günü açılış törenine katıldığı restorasyonu Türkiye tarafından yapılan Demir Kilise’yi ve AK Parti hükûmetleri döneminde restore edilen ve diğer dinlerin mensuplarının hizmetine sunulan 14 kilise, şapel, sinagog ve havrayı hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer bizim ayrımcılık yapmak gibi bir niyetimiz olsa, bu işlere niye girelim? Öyle ya, kimse bizi bunlara mecbur bırakmıyor. Bütün bu hizmetler inanç ve ibadet özgürlüğü konusundaki samimi duruşumuzun ürünleridir. Bizim teröre bulaşmamış, milletimizin birliğini, vatanımızın bütünlüğünü hedef almayan her türlü inanca, düşünceye kesinlikle saygımız vardır” şeklinde konuştu.

Kudüs’te sadece Müslümanların değil, aynı zamanda her mezhepten Hıristiyanların da haklarını savunduklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ecdadımız Hıristiyan mezheplerinin her birine Kudüs’te kilise kurma ve faaliyet yürütme izni vermiştir. Asırlar boyunca ecdadımız barışı, huzuru bozmamak, diğer dinlerinin mensuplarını rahatsız etmemek şartıyla Kudüs’te kimsenin ibadetine karışmamıştır, hepsini de güvence altına almıştır” hatırlatmasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün bunlara karşılık Osmanlı’nın elinden çıktığı günden beri Kudüs’te ne huzur vardır ne de barış vardır. Hele hele İsrail’in kuruluşundan itibaren bölgede uygulanan devlet terörü insan hakları ihlallerinin zirvesidir. Batı ülkelerinin, özellikle de Amerika’nın himayesi altındaki İsrail’in şımarıklıkları bölgeyle birlikte tüm dünyayı bir felakete doğru sürüklemektedir. Böyle bir zulmün ilanihaye sürmesi ve karşılıksız kalması mümkün değildir. Biz tüm samimi dostlarımıza bu ikazı yapıyoruz. Çok geç olmadan bölgede adil ve sürdürülebilir bir düzenin kurulması en büyük temennimizdir. Bu çerçevede sonuna kadar Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya, onların haklarını, hukuklarını korumaya devam edeceğiz. Türkiye, İslam dünyası ve insanlık olarak Kudüs imtihanını başarıyla vermek mecburiyetinde olduğumuza inanıyoruz.”

Konuşmasında 2017’nin son haftasında gerçekleştirdiği Sudan, Çad, Tunus ve Fransa resmî ziyaretine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ziyaretlerin çok yönlü dış politika anlayışlarının birer somut örneği olduğunu ifade etti.

Geçmişte Türkiye’nin, çok uzun bir dönem boyunca âdeta tek yönlü, tek boyutlu ve bağımlı bir dış politika izlemeye mecbur bırakıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti hükûmetleri döneminde kardeş coğrafyalardan başlayarak dünyanın tamamına yayılan bir açılım projesini hayata geçirdiklerini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hemen yanı başımızdaki Orta Doğu ülkeleriyle yıllarca küllenmiş, ihmal edilmiş, hatta kasıtlı olarak sabote edilmiş ilişkilerimizi düzeltmek için yoğun çaba harcadık, hamdolsun çok güzel neticeler de aldık” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye ve Irak’ta yaşanan istikrarsızlıklar bizi hedeflerimizin gerisine düşürmüş olsa da bu bölgeyle toplumlar zemininde güçlü bir kucaklaşma yaşadığımızı kimse inkâr edemez” dedi. Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya coğrafyasının, tarihî ve insani olarak Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla ecdat yadigârı maddi, manevi tüm hatıralara sahip çıkarak, kardeşlik hukukunu canlandırıp güçlendirdiklerini dile getirdi.

Bu fotoğrafta Afrika’nın ayrı bir yerinin olduğunu kaydeden ve “Maalesef Afrika, Türkiye olarak yıllarca ihmal ettiğimiz, âdeta Batılı sömürgecilerin kanlı pençelerine terk ettiğimiz bir coğrafyaydı” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Afrika yılı’ ilan ettikleri 2005’ten bu yana Afrika’da Türk Büyükelçilik sayısını 12’den 41’e çıkardıklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Hava Yolları’nın kıta genelinde 51 noktaya uçuş yapmasını sağlayarak yepyeni bir döneminin kapılarını araladıklarını söyledi.

Üç ülkeyi kapsayan Afrika ziyaretlerinde heyecan ve coşkuyla karşılandıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Bir kez daha gördük ki, biz Afrika’ya doğru bir adım atığımızda onlar bize adeta koşarak geliyor” sözlerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa’daki programında, oradaki Türk vatandaşları ve Türkiye’de yatırımları olan Fransız kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiğini ve iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğine yönelik olumlu sonuçların adımlarını attıklarını aktardı.

Türkiye’nin imkânlarını, enerjisini ve zamanını bu konulara teksif etmesi gerektiğinin altını çizen ve kapalı bir iç politikayla değil, ciddi bir açılım politikasıyla dünyaya yayılacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Türkiye’yi bir yandan terör örgütlerinin saldırılarıyla, bir yandan ikili ve uluslararası ilişkilerdeki oyunlarla, bir yandan ekonomik kumpaslarla dize getirmek isteyenlerin asıl amacı, bizi işte bu vizyondan uzaklaştırmaktır. Onun için her fırsatta ne diyorum? Biz hem üzerimize salınan terör örgütlerini tepeleriz hem sahada ve masada iddialarımızı ortaya koyarız hem ekonomimize sahip çıkarız hem de asıl hedeflerimizi muhafaza ederiz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz