DOLAR 7,6623
EURO 8,9698
ALTIN 465,393
BIST 1096,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bedelini çok ağır ödeyecekler”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye rejiminin Mehmetçiği hedef alan saldırılarına karşı cevabın verildiğini belirterek, “Rejim İdlib’de misliyle belasını buldu. Ama yetmez daha devam edecek. Çünkü bunlar bizim Mehmetlerimize saldırdıkça bedelini çok ama çok ağır ödeyecekler” dedi. Rejime karşı atılacak adımları bugün açıklayacağını belirten Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Yaşayan İnsan Hazineleri ödül töreninde özetle şunları söyledi:

12.02.2020
A+
A-

cumhurbaskani-erdogan:-"bedelini-cok-agir-odeyecekler"“Suriye rejimi tarafından dün (önceki gün) gerçekleştirilen hain saldırı sonucu şehit olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar niyaz ediyorum. Yarınki (bugün) grup toplantımızda Suriye meselesini ve bundan sonra atacağımız adımları dün (önceki gün) yapmış olduğumuz üst düzey toplantıda gerekli karşı cevapları en üst düzeyde Suriye tarafına verdik. Rejim ciddi manada orada özellikle de İdlib’de misliyle belalarını buldular. Ama yetmez daha devam edecek. Çünkü bunlar bizim Mehmetlerimize saldırdıkça bedelini çok ama çok ağır ödeyecekler. Bu adımları yarın (bugün) kamuoyuyla paylaşacağım.

2008 yılından bugüne her yıl devam eden değerlendirmeler neticesinde ülkemizden 29 kişi ve 1 topluluğun Yaşayan İnsan Hazineleri listesinde, 112 değerin de müşahhas olmayan kültürel miras ve milli envanter içinde yer aldığını büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. UNESCO Soyut Olmayan Kültürel Miras listelerine kaydettirdiğimiz 18 unsurla 178 ülke içinde en çok kültürel değere sahip ilk 5 ülke arasında bulunuyor. Bugün maalesef ahlak ve ekonominin birbirinden ayrı telakki edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Oysa bizler kalkınma, büyüme, zenginleşme yolunda insani değerlere daha çok sahip çıkmayı, ahlakı, maneviyatı, vefayı, cömertliği esas alan bir medeniyete sahibiz. Maalesef bunun kıymetini uzun yıllar bilemedik. Bunda Türkiye’nin kültür-sanat ve siyaset hayatını kuşatan ideolojik bakış açısının elbette önemli payı bulunuyor. Bir dönem çağdaşlaşma adına milletimizin ruh köküyle bağını koparmaya yönelik pek çok girişim, tabiri caizse bir kültürel soykırım yaşadık. Tek parti yıllarında kültür hayatımızı esir alan anlayış, çağdışı yaftası vurduğu kadim değerlerimizi bu topraklardan söküp atmak için her yolu denedi.

Milletin değerlerini, milletin zevk ve kültürünü gerilik emaresi olanak gören bu kültürel faşizm en büyük darbeyi Türkiye’nin kültür ve sanat hayatına vurdu. Ülkemizde uzun yıllar sinemadan tiyatroya birçok alanda başarıdan, kaliteden veya estetikten ziyade ideolojik aidiyet ödüllendirilmiştir. Sanatçılar ortaya koydukları ürünlerden daha çok siyasi görüşlerine göre baş tacı edilmiş ya da yok sayılmıştır. Çoğu zaman hiçbir sanat değeri olmayan eserler yüceltilirken, milletin bağrından çıkmış sanatçıların özgün eserleri kasıtlı bir şekilde geri plana itilmiştir.”

TELKARİ ustası Subhi Hindiyerli, “Telkarinin geçmişi MÖ 3000 yılı. Mardin ve Midyat ustaları tarafından yapılıyor” derken Erdoğan, “Trabzon da var” dedi. Yerli’nin “Mardin’de başladı” sözlerine Erdoğan, “Mardin’de başladı, kabul ettik, eyvallah” karşılığını verdi.

Kilim ustası Ümmü Balyemez’in hayatını kaybetmesi nedeniyle ödülü oğlu Ümit Balyemez alırken, “Son kilimi vermemi vasiyet etmişti” dedi. Erdoğan, Balyemez’den sigarayı bırakmasını da istedi.

Çini sanatçısı Hamza Üstünkaya sahneye torunu ile gelirken Erdoğan, minik misafire oyuncak hediye etti. Minik kızın İstiklal Marşı’nı ezbere okuduğunu öğrenen Erdoğan, mikrofonu uzattı. Küçük torun sahnede İstiklal Marşı’nı okudu.

15 İSME ÖDÜL

‘2017 Yılı Yaşayan İnsan Hazineleri’ ödüllerini şu isimler aldı:
Ahmet Barutçugil:
Ebru sanatçısı
Orhan Güven: Bitki yetiştirme ve ağaç aşılama
Hamza Üstünkaya:
Çini sanatçısı
Hasan Büyükaşık: İpek böcekçiliği ve dokumacılığı
Fidan Atmaca:
Damal bebek yapımı
Hasan Sancak:
Kemençe yapım ustası
Subhi Hindiyerli:
Telkari-gümüş ustası
Maksut Koca: Aşıklık geleneği
İsmail Bütün: Çanakkale seramiği ustası
Halime Özke: Sipsi yapımı
Adem Göçer: Davul yapımı
Ali Rıza Ezgi: Âşıklık geleneği
Mehmet Bedel: Sipsi yapımı
Mahmut Efeoğlu: Bakırcılık-
cami minaresi alem ustalığı
Ümmü Balyemez: Eşme kilimi dokumacılığı

ÜLKEMİZİN yetiştirdiği en büyük halk ozanlarından olan Neşet Ertaş, en verimli dönemlerine kadri, kıymeti layıkıyla bilinmeyen, elitist sanat anlayışının kurbanı olmuş hazinelerimizden bir tanesidir. Edebiyatımızın burçlarından merhum Necip Fazıl, boynunda mahkûmiyet kararıyla bu dünyadan ebedi aleme göç etmiştir. İstiklal Maşı şairimiz Mehmet Akif’in cenazesini Beyazıt Camisi’nden devlet erkânı değil, bu ülkenin vefalı gençleri kaldırmıştır. Nâzım Hikmet’i 12 yıl hapiste çürütenler, Sabahattin Ali’yi katledenler de yine tek parti döneminin jakobenleridir. Ne zaman ülkemiz bu zihniyetin esaretinden kurtuldu, işte o zaman halkın sanatçıları hak ettikleri ilgiyi, desteği, hürmeti görmeye başladı. Son 17 yıldır kültür-sanat hayatımızın zenginleşmesini, daha renkli, özgün, özgür bir karaktere bürünmesinin gerisinde yatan sebep, işte bu değişimdir. Türkiye, sadece siyasette, ekonomide, savunmada değil, kültür, sanat ve edebiyat alanında da vesayet zincirlerini artık kırmıştır.

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, kurmaylarından sosyal medyada ve vatandaş ziyaretlerinde İdlib konusunda bilgi verirken dikkatli olmalarını istedi. Erdoğan, “İdlib’de şehit haberlerimiz var, evet. Ama orada 101 rejim yanlısı etkisiz hale getirildi. Bunları da iyi anlatın” talimatı verdi. Erdoğan, önceki gün partisinin genel merkezinde MKYK toplantısında 5 askerin şehit olmasından dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirerek şunları vurguladı: “Şehitler bizi üzmüştür. Misliyle karşılık verdik. Karşı tarafta da büyük kayıplar var. 101 rejim yanlısını etkisiz hale getirdik. Mücadelemiz devam edecek. Şubat sonuna kadar süre verdik. Rusya ile mutabakat halinde işleri yürütmeye devam edeceğiz. İran da bu sürece dâhil olmak istiyor. Önceden durduğumuz nokta neyse ulusal güvenliğimizi güvence altına alacak, insani dramı ortadan kaldıracak duruşumuzu sürdürmekte kararlıyız. Üzerimize düşen neyse yapacağız. Şubat sonuna kadar yapıldı, yapıldı. Yapılmadı kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz.

Masada diplomasi, sahada da Silahlı Kuvvetlerimiz mevcut. Astana, Soçi mutabakatlarıyla ilgili beklentilerimiz var. O beklentilerimizi sürdürüyoruz. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapacağız. Diplomasi verdiğin sözü yerine getirmeyi gerektirir. Biz de masada verilen sözlerin yerine getirilmesini bekliyoruz. Masadakilere vefa istiyoruz. Masadakiler yerine gelmezse sahada rejime karşı o kararlı mücadeleyi sürdürüp gerekli adımları atacağız, saldırıları cevapsız bırakmayacağız.

(KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya tepki) Kırım’ın ilhakı gibi Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye’ye bağlanmasının korkunç olacağı açıklamaları oldu. Akıncı’nın açıklamaları çok talihsiz ve şuursuz. Hatay, anavatanın bir parçasıdır. Tayfur Sökmen de bir milli mücadele kahramanıdır. O dönem bu karar daha güçlü olabilmek için alınmıştı. KKTC ile Türkiye etle tırnak gibidir. Eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ondan önce Fazıl Küçük gibi isimler var. Bu çıkış onların mücadelelerini de hiçe saymaktır. Çok saygısız bir açıklama. Kıbrıs Türkü’nün bunu kabul edeceğini sanmıyorum.”  (Gizem KARAKIŞ/ANKARA)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.