logo

istanbul escort
escort istanbul
şirinevler escort
şişli escort ataköy escort
halkalı escort
esenyurt escort
avcılar escort
beylikdz escort
mecidiyeköy escort
bakırköy escort
avrupa yakası escort
anadolu yakası escort

rokettube ts3 satın al sex izle

16 Ocak 2018

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Hükûmete ve şahsıma kesilen gelişmeler yargının kendi iç tartışması”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında son günlerde faturası hükûmete kesilen bazı gelişmelerin yargının kendi iç tartışmalarının ürünü olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hükûmete ve şahsıma kesilen gelişmeler yargının kendi iç tartışması"

Geçtiğimiz hafta yapılan Adalet Şûra’sında akademisyen ve yargı mensuplarıyla bir araya geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şûranın hem teoride hem de uygulamada söz konusu sorunların çözümü konusunda yol gösterici müzakerelere zemin teşkil ettiğine inandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yakın zamanda gerçekleştirdikleri il kongrelerine değinerek şahsen katıldığı il kongresi sayısının 19’u bulduğunu, Şubat ayından itibaren de büyük şehir kongrelerine hız vereceklerini söyledi. Kongrelerde şahit olduğu muhteşem havanın seçime kadar güçlendirilerek sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özverili çalışmalarıyla bu başarıların arkasında bulunan tüm partililere teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Genel Başkan olarak ülkemizi bir baştan bir başka adım adım gezerek, her fırsatta vatandaşlarımızla kucaklaşarak, ülke ve dünya gündemiyle ilgili görüşlerimizi paylaşarak vazifemizi icra ediyoruz. Her bir arkadaşımdan aynısını bekliyorum. Türkiye’nin çevresinde yaşananlar ve içeride kurulan her gün yeni bir yüzüyle karşılaştığımız tuzaklar yükümüzü daha da artırıyor.”

AK Parti olarak ülkeyi ve milleti sıkıntılardan kurtarmakla mükellef olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Milletimiz kara kaşımıza, kara gözümüze meftun olduğu için değil, bu konudaki samimiyetimize ve becerimize güvendiği için ülkenin yönetimini bize emanetti, bize emanet ediyor. Gecemizi gündüzümüze katarak tüm gücümüzü ve birikimimizi ortaya koyarak milletimize layık olacak bir yönetim sergilemek mecburiyetindeyiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin başka partiler gibi vakit ve enerjilerini koltuk kavgalarıyla geçiremeyeceğini belirterek verilen mücadelenin ikbal değil, istiklal ve istikbal mücadelesi olduğunu söyledi ve “Omuzlarımızdaki davanın büyüklüğü hepimizin fedakârlık yapmasını gerektiriyor. Üstadın dediği gibi; biz ancak bu yolu ‘kim var’ denildiğinde sağına ve soluna bakınmadan ‘ben varım’ diyebilen dava ahlakına sahip kadrolarla yürüyebiliriz. Ana kademesiyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla tüm arkadaşlarımın işte bu şuur altında olduklarına, bu anlayışla çalıştıklarına inanıyorum. Bize Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koymadan durmak, duraksamak, hele hele gerilemek asla yoktur” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin küresel düzeyde bir tehdit hâline dönüşen ayrımcılık, ırkçılık, Türk ve İslam düşmanlığı gibi sorunlarının olduğuna dikkat çekerek “Bütün bunların üzerine Türkiye’nin bir de Ana Muhalefet sorunu vardır” dedi

Dünyanın her yerinde ana muhalefet partilerinin ülkenin yönetimine aday olduklarının bilinciyle proje ürettiklerini, program geliştirdiklerini, âdeta gölge bir hükûmet gibi çalıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizdeki ana muhalefet ise âdeta cebinde keklik olarak gördüğü yüzde 25’lik oyun üzerine en küçük bir ilave yapmaya gerek görmeden, tam tersine kendini sürekli marjinalize etmenin gayreti içindedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında geçtiğimiz günlerde seçilen CHP İstanbul il başkanıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette demokrasiye saygımız vardır, bu kişi madem ki kongre salonundan çıkmıştır, öyleyse CHP’nin il başkanıdır, ona diyecek sözümüz yok. Ama bu il başkanının geçmişine baktığımızda bizim bir şey söylememize gerek kalmıyor. Kendi söyledikleri zaten her şeyi anlatıyor” dedi.

Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şey bir tarafa da, Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu parti ne hâllere geldi ya, kimlerin eline kaldı? Ermeni soykırımı diyerek tarihimizi ve milletimizi aşağılıyor. Devlet katil değil seri katil diyerek terör eylemlerinde güvenlik güçlerine saldırırken hayatını kaybedenlerin suçunu devlete atıyor. Gezi olayları sırasında çekilen ve kendisine atfedilen o yüzünde maske, elinde taş güvenlik güçlerimize saldırırken çekilmiş eylemci resmi ona ait değilse bile, bu vandallığa sahip çıktığını ispat ediyor. Diğer paylaşımlarından Gezi olayları sırasında insanları ananı da al haydi Taksim’e diyerek tahrik etmek dâhil, provokasyonların her yerinde bu kişinin bizzat bulunduğu anlaşılıyor. İşte bütün bunların öncesinde de CHP’yle BDP’nin ortak hareket etmesini kutlayan mesajlar yayınlıyor. Bu konuda tepkiler almış olacak ki, hemen CHP’yi BDP ile aynı yola girdi diye eleştiren gerzekler, yol doğru yol, ona bak sen diyerek karşı saldırıya geçiyor. PKK’nın güdümündeki BDP’liler ülkemizi kaosa sürüklemek için sokakları kana ve ateşe boğarken, bu kişi Kürtler Gezi’de yok, şunu yapmış, bunu yapmış, bahane bulma sen, Kobani’de ne yapıyorsun, nasıl davranıyorsun, ona bak diyerek yapılan ihanete ortak oluyordu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP il başkanının 15 Temmuz kahramanlarına da etmedik hakaret bırakmadığını, darbe gecesi daha işin rengi dahi henüz tam belli olmamışken ‘Alın size nur topu gibi bir mağduriyet’ sözleriyle FETÖ’cülerin istediği gibi 15 Temmuz direnişini itibarsızlaştırmaya çabaladığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kişi, adını daha sonra 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak değiştirdiğimiz ve 34 vatandaşımızın alçakta şehit edildiği Boğaziçi Köprüsünde darbe gecesi yaşanan olayları nasıl anlatıyor biliyor musunuz? Aynen şöyle diyor: Değerli kardeşlerim, bu CHP’nin nerede bulunduğunun da bir ifadesidir: ‘Tekbir getirerek, boğaz keserek mi demokrasi mücadelesi verilir?’ Bakın, şu cümle çok enteresan: ‘İnandığınız Allah’ınız sizin de belanızı versin.’ Ey Kılıçdaroğlu, ey Kemal Efendi, söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Kiminle yoldasın ortada işte.”

CHP İstanbul il başkanının 15 Temmuz’la ilgili ‘Dinin nasıl afyon olarak kullanılabileceğinin canlı ve acı örneğini yaşadık dün gece’ paylaşımına yönelik “Marksist terminolojiyle milletimizin değerlerine saldırmıştır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece ülkemizin değil dünya tarihinin en şanlı mücadelesini böylesine alçakça ifade eden bir kişinin şu anda ana muhalefet partisi adına İstanbul gibi bir şehrin il başkanı koltuğunda oturuyor olması çok düşündürücüdür. Bay Kemal, herhalde sen de bundan sonra çok daha fazla düşüneceksin” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP İstanbul il başkanının geçtiğimiz yılın Kasım ayında da ülke büyük bir ekonomik saldırının altındayken doların dört lira olması için âdeta yalvaran mesajlar paylaştığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kendisi bu naneleri yer de eşi ondan geri kalır mı? O da, eşi, o da âdeta övünerek yedi dakikada çeyrek domuzu nasıl yediğini anlatıyor. yedi dakikada! Hıza bak hıza! Milletime olan saygım sebebiyle şahsıma ve hatta vefat etmiş anacığıma yönelik galiz küfürleri burada zikretmekten hicap duyacağım, nice seviyesiz mesajları aktarmıyorum bile. Eğer Türkiye’nin siyasi alternatifi bu şahsın İstanbul İl Başkanı olduğu bir CHP ise, vay milletimin hâline, vay ülkemin hâline.”

Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben inanıyorum ki CHP’ye gönül veren vatandaşlarım bu açıklamalardan sonra, bu tweetlerden sonra CHP’nin başına İstanbul gibi bir şehirde gelen bu tür her şeyden olumsuz nasipsiz kişilerden sonra bu kafanın benzerini, artık ruh ikizi oldukları dünün BDP’sinin, bugünün HDP’sinin başına da musallat etmişlerdir. Normal şartlarda Taksim’in arka sokaklarındaki küçük bir büroda faaliyet gösteren marjinal bir derneğin başında olması gereken bu tipleri oradan alıp siyasi partinin başına koyduğunuzda işte böyle arızi bir durum ortaya çıkıyor” dedi.

Demokrasinin renklerinden biri diyerek geçiştirilebilecek bu zihniyete ülkenin ve milletin geleceğinde söz sahibi olması gereken yapılar teslim edilirse, kendileriyle birlikte oraları da batıracaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçi Kemal Kılıçdaroğlu gibi karikatür bir tipin başında bulunduğu partiye de tencere kapak misali herhalde böyle bir il başkanı yakışırdı” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan terör örgütlerinin sözcülüğüne soyunmayı, hatta bizzat terör örgütü mensuplarını göreve getirmeyi muhalefet sanan bir zihniyetin CHP’yi esir aldığını belirterek, ülkemize de CHP’ye de yazık olduğunu söyledi. Demokrasilerde ana muhalefetin gerçekten çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin gidişatından memnun olunmadığı durumlarda bir alternatifin bulunmasının herkes için bir umut, bir güven kaynağı olduğuna dikkat çekti. Siyasetin ülkenin ve milletin başına yeni dertler açma değil, var olan dertleri çözme işi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletimizin değerlerine, tarihine, kültürüne hakaret etmenin siyaset olmadığını, bunun adının olsa olsa millet düşmanlığı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan milletin siyasetçilerden demokraside ve ekonomide ülkeyi daha ileriye götürmek için adeta yarışmalarını beklediğini belirterek, “AK Parti olarak biz hizmet yarışında iddialıyız. İddialı olduğumuz için de işte 16 yıldır görüyorsunuz, her seçimden yükselerek çıktık, büyüyerek çıktık. İşte CHP de nal toplayarak arkamızdan geldi. Allah’ın izniyle bu konuda bileğimizi bükecek bir rakip tanımıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında CHP’de yaşananların ülkemizin Güney sınırlarında maruz kaldığı tehditten bağımsız olmadığına işaret ederek, Türkiye’yi Güney sınırları boyunca bir terör koridoruyla kuşatmayı hedef alan projenin içerideki boyutunun CHP eliyle siyaseti kuşatmak olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sınırlarımız boyunca terörist ordusu kurmaya çalışanların ve destekçilerinin oyunlarına gelmeyeceklerini söyledi.

Suriye’de gelişmeler karşısında NATO’nun sessiz kalmasını eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun ortaklarından birine herhangi bir sınır tecavüzünde, tacizinde bulunanlara karşı tavır almakla da mükellef olduğunu hatırlatarak, “Peki, şu ana kadar siz ne tür bir tavır aldınız ve bunu kendilerine duyurduk, duyuruyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Suriye’de oynanan oyunun kalbine Fırat Kalkanıyla adeta bir hançer sapladıklarını hatırlatarak, “İnşallah, yarın-öbür gün gibi kısa bir süre içinde, Afrin ve Mümbiç’ten başlayarak, Suriye’deki diğer terör yuvalarını da birer birer dağıtacağız. Buna ne müttefikimiz gibi gözüküp de bizi sırtımızdan vurmaya kalkanlar engel olabilir, ne de siyasetçi görünümlü marjinal terör destekçileri mani olabilir” dedi.

Hâlâ Rabia’nın anlamını kavramayanların olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet derken bir sloganı tekrarlamıyoruz. Biz bu ifadeyle maziden atiye kurduğumuz köprüyü hatırlatıyoruz” şeklinde konuştu. Osmanlı’ya yaptıkları gibi bize de hasta adam muamelesi çekmek isteyenlerin, 15 Temmuz gecesinin görüntülerini tekrar tekrar seyretmelerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orada hasta bir millet, hasta bir devlet mi var, yoksa erkeğiyle, kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla kıyama kalkmış koskoca bir millet ve arkasında dualarıyla onları destekleyen yüz milyonlarca kardeşi mi var iyi baksınlar” dedi.

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+5 = ?