Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Milli iradenin tecelli etmesi için oyların takibini yapacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Milli iradenin tecelli etmesi için oyların takibini yapacağız"
Share

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul seçimleriyle ilgili sonuçları sonuna kadar takip edeceğiz. Milli iradenin tecelli etmesi için oyların takibini elbette yapacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kızılcahamam Kampı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: 

“Her seçim bir imtihandır”

Her seçim bir imtihandır, mücadeledir, bir muhasebe vesilesidir. 31 Mart seçimlerinde bu imtihanı hamdolsun, bakın bütünüyle demiyorum büyük oranda başarıyla verdik. Bu mücadeleden bir kez daha anlımızın akıyla çıktık. Bu süreçte emeği geçen tüm arkadaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. 

“İstanbul seçimleriyle ilgili sonuçları sonuna kadar takip edeceğiz”

Türkiye genelinde yüzde 44,4’lük bir oy oranına ulaştık. Bundan önceki seçimlerde böyle bir oranı daha önce yakalamamıştık. Bu oy oranı elde ettiğimiz en yüksek ikinci oy oranıdır. Oy oranları üzerinden baktığımızda AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın tartışılmaz bir başarısı vardır. Bu vesileyle birlikte mücadele verdiğimiz MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye ekibine ve tüm MHP’li kardeşimize teşekkür ediyoruz. Aynı şekilde belediye başkanlıklarının dağılımında da önemli bir başarıya imza attık. Milletimiz AK Parti olarak bize 15 büyükşehir, 24 il, 516 ilçe ve 203 belde belediyesini yönetme sorumluluğunu vermiştir. Milletimiz ülkemizdeki toplam bin 389 belediyenin 758’ini AK Partili kadrolara emanet etmiştir. Oranlamayı belediye sayısına göre yaptığımızda başarı sayımızın yüzde 54,2 gibi çok daha yüksek bir noktaya çıktığını görüyoruz. Bu seçimde kaybettiğiz ve kazandığımız yerler oldu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da pek çok il ve ilçe belediyesinin yönetimini devraldık. İstanbul seçimleriyle ilgili sonuçları sonuna kadar takip edeceğiz. 

 “Biz İstanbul ve Ankara’da kaybetmedik, tam tersine seçimi kazandık”

Biz İstanbul ve Ankara’da kaybetmedik, tam tersine seçimi kazandık. İstanbul’da 39 ilçenin 24’ünde 1’inde ittifak ortağımız MHP, Cumhur İttifakı olarak almış bulunuyoruz. Kalan 14 ilçede muhalefet ipi göğüsledi. İBB Meclisindeki toplam 312 üyeden 176’sı AK Parti’ye 4’ü MHP’ye 132’si ise diğer partilere mensuptur. Ankara’da 25 ilçe belediyesinden 19’unu AK Parti, 3’ünü MHP aldı. Onlara ise 3 tane kaldı. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisindeki 147 üyeden 88’i AK Parti’ye 19’u MHP’ye 40’ı diğer partilere mensuptur. Ezici çoğunluk elde ettiğimiz her iki yerde büyükşehir belediye başkanlıklarını nasıl kaybettiğimizi elbette sorguluyoruz. Bu hususu enine boyuna araştırıp tartışacağız ve gereken tedbirleri alacağız.

“Partimize verilen oyların takibini elbette yapacağız”

İtiraz hakları bundan önceki seçimlerde kullanılmıştır, bundan sonra da kullanılacaktır. CHP’liler itiraz sürecini hukuki bir mesele olmaktan çıkartarak seçimlere gölge düşürmeye çalışıyor. Oysa CHP’li yöneticilerin 16 Nisan halk oylamasının ardından açıklamaları arşivlerimizde duruyor. CHP genel başkanı halk oylamasının sonuçlarını tanımadığını ve tanımayacağını söyleyecek kadar iler gidebilmiştir. Hatta Anayasa Mahkemesine seçimin iptali için başvurmuşlardı. Hızlarını alamayıp seçim sonuçlarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürmüşlerdir. Bu hukuk tanımazlık her iki mahkemede de karşılık bulamamıştı. Aynı CHP’nin itiraz yollarını kullandığımız için bizi hedef alması tam anlamıyla traji komik bir durumdur. İstanbul’da verdiğimiz mücadele sayesinde 15 bine yakın oyu gaspedilmekten kurtarmamız dahi itirazlarımızın ne kadar yerinde olduğunu göstermiştir. 30 bin fark, 13 bine kadar düştü. Bu fark daha da düşecek, düşmeye devam ediyor. Burada çok ciddi bir örgütlü organizasyon söz konusu. Kamu görevlisi olmayanların sandıklara memur gibi sokuşturulması yenilir yutulur bir şey değildir. Milli iradenin tecelli etmesi için partimize verilen oyların takibini elbette yapacağız. 

“YSK’nın verdiği karara tabiki uyacağız”

İçimize sinse de sinmese de YSK’nın verdiği karara tabiki uyacağız. Ancak şöyle bir şey konuşuluyor, ‘AK Parti aslında umudunu kesti’. Buradan şunu açık ve net söyleyeyim. Son ana kadar hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu bir normal yargı mücadelesi olmaktan aslında seçim hukukuna yönelik bir mücadeledir. Milletimiz diyor ki bu İstanbul benim içime sinmedi. Burada bir şaibe olduğu kesin ve bu şaibenin giderilmesi şart ki rahatlayalım. 

 “Yanlışın neresinden dönersek kardır”

Yapılacak olan yerel seçimlerle ilgili bir düzenlemenin parlamentoda gözden geçirilişinde ele almamız şart. Encümende atanmışlar mı hakim olacak seçilmişler mi? Tabi ki atanmışlar. Yanlışın neresinden dönersek kardır anlayışıyla bu yanlıştan dönmemiz gerekiyor. 

“İçimizde bize yanlış yapanlar var”

Biz bu mücadeleleri verirken içimizde bize yanlış yapanların da olduğunu ifade etmeden geçemeyeceğim. İçimizde belli seviyelere gelen belli noktalara gelenlerin yaptığı çalışmalar yenilir, yutulur cinsten değil. Bu davanın adamı olduğunu söyleyenler seçim kampanyasında neredeydiler? Biz herkesin beğeneceği isimleri bulma başarısını ne zaman gösterdik ki bugün de göstereceğiz. Burada bir yönetim varsa çalışmalarını yapar ve karar veriri. Bu karara da hep birlikte uyarız. Bu bir teşkilatın ahlakıdır. Bu teşkilatın ahlakından mahrum olanlar kendilerini hiçbir zaman anlatamayacaklar. Bilesiniz ki bu teşkilat sadece Ankara’da kabuğuna çekilmiş olan bir teşkilat değildir. Hangil il ve ilçelerde neler oluyor bunların hepsi bize geliyor. Nerede neler döndüğünü hepsini biliyoruz. Zamanı geldiğinde bu teşkilatın geleceği için bunların hesabını sormasını biliriz. Biz bunu bir hareket olarak görmüyoruz. Bu parti bir davadır. Bu davaya gönül verenler kendilerini sıkı tutmalıdır. Tutmazsa o zaman kusura bakmasınlar. 

“Birliğimize ve beraberliğimize sahip çıkmalıyız”

Siyasette nasıl olduğunuzu seçim sonuçları ortaya çıkartır. Milletimiz bu seçimlerde çalışın, bekanıza sahip çıkın, projelerinizi hayata geçirin, hedeflerinizden kopmayın mesajını vermiştir. Sapasağlam durup birliğimize ve beraberliğimize sahip çıkmalıyız. 

“Esen rüzgara göre yön değiştirenler bizim verdiğimiz kavganın sırrına eremez”

Sırtını terör örgütlerine dayayanlar bizi anlayamaz. İkbalini siyaset mühendisliklerinde görenler bizi idrak edemez. Türkiye karşıtı senaryoların figüranlığına razı olanlar bizim mücadelemizi kavrayamaz. Esen rüzgara göre yön değiştirenler, sırça köşklerinde yüksek siyasetçilik oynayanlar bizim verdiğimiz kavganın sırrına eremez. AK Parti milletin partisidir. Zehirli oklarını partimize saplamak için dört bir yanda mevzilenmiş fırsatçılara bu meydanı bırakmayacağız. Terör, güvenlik ve ekonomi başta olmak üzere Türkiye’nin bekasına yönelik tehditleri 82 milyon olarak hep beraber göğüslememiz gerekiyor. Ülkemizi hedeflerine ulaştırmak için herkese kucak açıyoruz. Gün 82 milyon olarak birliğimize kenetlenme günüdür. Kavlimize, ahdimize ve 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz ittifaka olan bağlılığımızı sonuna kadar sürdüreceğiz.

 “Sandıkların kapanıp oyların sayılmasıyla beraber seçim dönemi de geride bırakılır”

Seçim dönemlerinde siyasi rekabet kızışır, tansiyon yükselir, söylemler keskinleşir ancak bizim siyasi kültürümüzde sandıkların kapanıp oyların sayılmasıyla beraber seçim dönemi de geride bırakılır.

Kılıçdaroğlu’nun şehit cenazesinde saldırıya uğraması

Seçim sürecinde kendini PKK’nın güdümünden kurtaramamış, PKK ile iş birliği yapmış ve bu konuda atması gereken adım daha dikkatli olması gerekenler daha özenli hareket etmek zorunda olmaları gerekir. Acaba buraya gitmek ne getirir, ne götürür. Bu şehit senin iş birliği yaptığın o PKK’nın siyasi görüntüsü olan yerden geliyor. HDP ile sen iş birliği yapmışsın. Bunu söylemeyelim, bunu yutalım mı? Yutmayacağız, bunları söyleyeceğiz. Aile zaten gelmenizi istemiyor, buna rağmen oraya gidiyorsunuz. CHP’nin Çubuk’ta yaşanan hadiseyi mecrasından saptırarak işi şehitlerimize, terörle mücadeleye, AK Parti’ye, hükümete ve millete karşı bir nefret kampanyasına çevirmeye çalışması yanlıştır. CHP’nin kutuplaştırma siyasetine karşı milletimizle değerlerimize, kültürümüze, inancımıza uygun şekilde mücadele etmeyi sürdüreceğiz

Ben bir Cumhurbaşkanı olarak şehit cenazesine gitmeden önce soruyor ve sorduruyorum oraya gelmem bir sıkıntı oluşturur mu? Sen siyasi istismara için oraya gidiyorsun, şehit için değil.

“CHP’nin belediyelerde işçi kıyımı başladı”

İşte görüyorsunuz. CHP’nin belediyelerde işçi kıyımı başladı. Bir de asgari ücret belirlemiş. Biz onu zaten belirledik.

 “Bizim arşivlerimiz tüm araştırmacılara açıktır”

Türkiye’nin bir çok devletin aksine utanacak bir geçmişi yoktur. Bir asır önce bu topraklarda yaşananların bir mağduru varsa o da bizim milletimizdir. Balkan savaşları sırasında ve sonrasında 2 milyon kardeşimizi maalesef kurban verdik. Doğu Anadolu’da Rus ve Ermeni işgalleri sırasında bir bu kadar daha sivil vatandaşımız katledildi. Çok ciddi askeri kayıplar verdiğimiz yerleri saymıyorum. Sözünü ettiğim kayıplar sivil kayıplardır. Ermenilere yaptırılan bir hicrettir. Tehcir dönemin zor şartlarında bir keyfiyet ve mecburiyet olarak uygulandığı için elbette acılar ve sıkıntılar yaşanmıştır. Bu hakikatlerin aranacağı yer arşivlerdir parlamentolar değil. Bizim arşivlerimiz tüm araştırmacılara açıktır, hodri meydan. Bunun dışındaki her ithamı reddediyoruz.

Türkiye’yi suçlayanlara sadece 1.ve 2. dünya savaşlarında 70 milyon isanın ölümünden sorumlu olduğunu hatırlatıyoruz. Macron bu işleri bilmiyor, yanlış kılavuz seçtiği için böyle konuşuyor. Önce siyasette dürüst olmayı öğren. Siyasette dürüst olamdıkça kazanman mümkün değil. Ermeni meselesinde takındığın tavır doğru değil. Avrupa Yahudilerinden Cezayir ve Tunus müslümanlarına kadar soykırıma tutulmuş bir çok toplumlar biliyoruz. 

 “ABD ile S-400 meselesinde ciddi görüş ayrılıkları içindeyiz”

Bölgemizde ve dünyada 2. dünya harbinden sonraki en büyük değişimlerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. ABD’nin uluslararası ticaretten nükleer silahlanmaya kadar geniş bir alanda küresel sistemi sarsan adımlarının etkileri sürüyor. Suriye’de müttefiklik ilişkilerimize asla yakışmayacak politikalar izleyen ABD ile S-400 meselesinde ciddi görüş ayrılıkları içindeyiz. ABD’nin ısrarla bölücü terör örgütüyle birlikte hareket etmeye kalkmasını, güvenliğimizi güçlendirmeye ve çeşitlendirmeye karşı tasarruflarımıza karşı çıkmasını üzüntüyle takip ediyoruz. Kim ne derse desin bizim için asıl önemli olan ülkemizin ve milletimizin istiklali ve istikbalidir. Bu uğurda 15 Temmuz’da canını ortaya koymuş bir millet olarak, Suriye’deki terör bataklığını kurutmaya yönelik adımları atmayı, S-400 ve benzeri güvenlik tahkimatları yapmayı da sürdüreceğiz. 

AB tam üyeliği

Türkiye’nin 1963 yılından beri ısrarla ve samimiyetle arzu ettiği bir statüdür. Bu konudaki tüm kriterler yerine getirilmiş, tüm şartlar oluşturulmuştur. Ülkemizin tam üye olamamasının sebebi birliğin tutarsız politikalarıdır. Tüm hükümlülüklerini, tüm sözlerini tutmuş bir ülke olarak AB’nin de aynı tavrı izlemesini bekliyoruz. Türkiye AB ilişkilerinin geliştirilmesi veya sonlandırılması konusunda bunu yapacak olan artık Avrupalılardır. İstemiyorsanız biz yolları artık ayırıyoruz diyin bitirelim. Bize bir faydanız yok zaten. Sürekli olarak önümüzü kesiyorsunuz, havadan sudan bahaneler uyduruyorsunuz. Türkiye AB müzakereleri ile ilgili çok kan kaybetti. Hala oyalama taktiği güdüyorlar. Vize ve gümrükte aynı şeyi yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. 

 “Golan Tepeleri Suriye’nindir İsrail’in değildir”

İsrail’in uygulamaları nedeniyle bölgemiz barut fıçısına dönmüştür. İsrail yönetiminin bu tehlikeli politikalardan vazgeçmelidir. Golan Tepeleri Suriye’nindir İsrail’in değildir. İsrail bir işgalci yapılanmadır. Bu işgalci yapılanma maalesef gücünü de ABD’den alıyor. Bu güçle beraber işgal hareketini devam ettiriyor. Filistinlilerin haklarını teminat altına varılan kapsamlı bir anlaşmaya varılana kadar bu sorun çözülmeyecektir.

 “Vatandaşın elini sıkmayan bir belediye başkanı olmaz”

Vatandaşın elini sıkmayan bir belediye başkanı olmaz. Oturacaksınız, dertleşeceksiniz, vatandaşın çayını içeceksiniz. Bunlar çok önemli bunları yapcaksınız. Kendimizi güncellemezsek kaybetmeye mahkum oluruz. Olmazsa olmazımız planlı belediyeciliktir. Yıllık ve 5 yıllık planı olmayan belediye başkanı tıpkı rotası olamayan belediye başkanı gibi rastgele savrulmaya mahkumdur. İstikrar ve güven bunu başaramadığınızda kaybedersiniz.

“Kapısını daima açık tutmayan bir başkan AK Parti’nin başkanı olamaz”

Millet bahçelerini yaygınlaştıracağız, millet kıraathanelerini arttıracağız. Amaç gençlerimizin sağa sola savrulmasını, tinerci olmasını engellemek. Belediyecilik mesai ile sınırlı bir iş değildir. Sabah 9 akşam 5 olmaz böyle bir şey. İşimiz bitene kadar belediyede duracağız ve çalışacağız. Belediye başkanlarının telefonu 24 saat açık olacak. Kapısını daima açık tutmayan bir başkan AK Parti’nin başkanı olamaz. 

“İsrafı önlemek için tüm belediyeleri takip edecek ve gerektiğinde ikazda bulunacak bir sistem geliştiriyoruz”

İsraf meselesindeki hassasiyet, belediyelerimizde yaşanan pek çok problemi ve şüpheyi kendiliğinden ortadan kaldıracaktır. Denetimin olmadığı bir yerde savurganlıklar kısa sürede kendine zemin bulabilir. Milletimize söz verdiğimiz şekilde, ülkemizdeki tüm belediyeleri takip edecek ve gerektiğinde ikazda bulunacak bir sistem geliştiriyoruz. Amacımız tüm işlerin doğru ve standart bir şekilde yürütülmesini sağlamaktır. Cumhurbaşkanlığı bünyesinde hazırlıklarını büyük ölçüde tamamladığımız bu sistemi faaliyete geçiriyoruz. Genel merkezimizde de benzer bir sistemi kurarak kendi belediyelerimizi de takip edeceğiz. Halkla ilişkimizi kesen başkanla biz de ilişkimizi keseriz. 

Fitne, fesat unsurlarına karşı cevabımız ‘lütfen yolunuza’ olmalı

Fitne, fesat unsurları böyle güçlü bir yapıyı her zaman tahrik, tahrip etmek üzere yollarına devam edeceklerdir. Bunlar da hep içinizden, içimizden çıkan birileri olacaktır. Bunlara kapımıza dayandıkları zaman verilecek cevap ‘Bizim işimiz var, lütfen yolunuza.’ olmalı. (TRT)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*