Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Millî Meclisi’ni ziyaret etti.

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Resmî ziyaretini gerçekleştirmek üzere gittiği Sudan’ın başkenti Hartum’da temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sudan Millî Meclisi’ni ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Millî Meclisi'ni ziyaret etti.

Meclis’e gelişinde Meclis Başkanı İbrahim Ahmed Ömer tarafından karşılanan ve kendisiyle bir süre görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletvekillerine hitaben bir konuşma yaptı.

Türkiye-Sudan ilişkilerinin kadim bir tarihi olduğunu ve kültürel bir mirasın üzerine inşa edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi üstlerine düşenin ise, bu mirasla yetinmeyerek iki ülke arasında gelecek nesiller için daha derin siyasi, ekonomik, askerî ve kültürel ilişkiler kurmak olduğunu söyledi.

Her iki ülkenin daha güçlü olması için birlikte çalışması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sudan güçlü olmazsa, Türkiye güçlü olmazsa, bunun bedelini sadece bizler değil, tüm mazlumlar öder. Sahip olduğumuz ortak tarih, ortak değerler ve aramızdaki köklü kardeşlik bağları, önümüze çıkan zorlukları aşma noktasında en büyük gücümüzdür” diye konuştu.

Sudan’ın, yıllardır maruz kaldığı ambargolara rağmen, onurlu duruşundan taviz vermeden yollarına devam ettiğini ve bunu takdirle izlediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sıkıntılı günlerinde nasıl Sudan’ın yanında yer aldıysak, Sudan da zor zamanlarımızda bizim yanımızda yer aldı” diye ekledi.

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, Sudan halkının desteğini ve dayanışmasını dile getirmek için kendisini ilk arayan liderlerden birinin Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe teşebbüsünün yaşandığı gece, Sudan halkının dualarıyla Türkiye’nin yanında olduğunu gördüklerini söyledi. Darbe teşebbüsü bertaraf edildikten hemen sonra Sudan’da düzenlenen Türkiye’ye destek mitinginin kendilerini ziyadesiyle duygulandırdığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan devletine ve hükûmetine, FETÖ’ye karşı yürütülen mücadelede verdikleri destek ve söz konusu terör örgütünü yıldırma noktasında attıkları adımlardan dolayı teşekkürlerini iletti.

Her platformda, tüm dostlarına, FETÖ ve benzeri örgütlerin herkes için büyük bir tehdit oluşturduğunu anlattıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tehlikeyi en iyi idrak eden ülkeler arasında yer alan Sudan makamlarıyla yakın iş birliği içinde mücadeleyi sürdürdüklerini dile getirdi. FETÖ terör örgütüyle iltisaklı Hartum ve Nyala’daki okulların, Türkiye Maarif Vakfı’na devrilmesinden duydukları memnuniyeti de ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Maarif Vakfı’nın bu okullara daha fazla yatırım yapacağından, yeni okullar açacağından ve eğitim kalitesini yükselteceğinden hiçbir şüpheniz olmasın” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasının birliğine ihtiyaç duyulan bu dönemde İslam coğrafyasının her köşesinde farklı isimler altında ortaya çıkan terör tehditlerine karşı dikkatli olunması tavsiyesinde bulundu ve sözlerine şöyle devam etti: “Terörizmin, İslam dünyasının güçlenmesini istemeyen çevreler tarafından desteklendiğini üzüntüyle görüyoruz. Biz, terörizmin, uluslararası ilişkilerde bir terbiye aracı, bir müdahale vesilesi hâline getirilmesine kesinlikle karşıyız. Terör örgütlerinin iyisi kötüsü yoktur, hepsi de insanlığın ortak düşmanıdır. Kendi çıkarları için terörizmi destekleyenlerin, eninde sonunda teröristlerin hedefi hâline geldiklerini gördük, görüyoruz. Terörizmle mücadelede başarının, ancak uluslararası düzeyde müşterek ve samimi çabalarla, çifte standarttan vazgeçilerek sağlanacağına inanıyoruz.”

Mazlumların gözyaşlarının, terör örgütlerinin ve devlet terörü uygulayan ülkelerin kanlı ellerinin arasında kaybolup gitmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimse bizden, Rohinga Müslümanlarının tüm dünyanın gözü önünde katledilmesine, Filistin halkının yıllardır maruz kaldığı saldırılara, Suriye, Irak, Libya, Yemen ve Somali’deki insani krizlere, sahil ülkelerindeki, Çad Gölü havzasındaki sıkıntılara sessiz kalmamızı beklemesin” şeklinde konuştu. Zorbaya, zorbalığa, haksızlığa ve haksızlık edene karşı olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu duruşumuz için şayet bir bedel ödememiz gerekiyorsa, onu da ödemeye hazırız” ifadelerini kullandı.

Haksızlığın, adaletsizliğin ve sağduyudan yoksun kararların sonunun hüsran olduğunu belirterek, bunun son örneğinin Kudüs’le ilgili gelişmelerde yaşandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD yönetiminin, tüm bölgeyi ateşe atmak pahasına Kudüs’ü, İsrail’in başkenti olarak tanıdığını ve büyükelçiliğini buraya taşıyacağını açıkladığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kime sordu? Kendi kendine bu kararı verdi. Peki, bunun için İslam ülkeleriyle en azından bir görüşme yapmak veya Hristiyan dünyasıyla bir görüşme yapmak gerekmez miydi? İslam İşbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanı bendim. Benimle hiç görüşmedi. Bunun yanında Papa ile hiç görüşmedi” sözlerine yer verdi.

Kudüs’te, ilk kıblesi olması sebebiyle Müslümanların, aynı zamanda Hristiyanların da söz hakkı olduğuna; ancak ABD yönetiminin hiç danışmadan bu kararı aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Telefonlarla her tarafı aradılar, tehdit ettiler. ‘Biz, size şu kadar dolar veriyoruz, milyonlarca dolar veriyoruz, bundan sonra bu dolarları alamayacaksınız.’ dediler. Biz, ‘demokrasi, iradelerin dolarla satın alındığı rejimler değildir’ dedik. Siz paralarınızla bir şeyler satın alabilirsiniz ama insanlığın iradesini satın alamazsınız. Şunu bilmemiz lazım, eğer demokrasinin beşiği iseniz yaptığınız iş yanlış. Sayın Trump, senin şimdi bundan sonra yapman gereken şu; başını iki elinin arasına alacaksın, ‘biz nerede yanlış yaptık’; bunu düşüneceksin ve buradan tekrar geri döneceksin.”

Silahları, parası olanın değil haklı olanın güçlü olduğunu vurgulayarak, “Burada haklı olan bizdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu karar sonrasında İstanbul’da toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi’ne katılarak, destek veren Sudan Cumhurbaşkanı El Beşir’e teşekkür etti.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda hazırlanan tasarıya oy veren 128 ülkeye, hakkın yanında durdukları için teşekkürlerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başarıyla sonuçlanan Kudüs konulu olağanüstü zirveyle tüm dünya, İslam âleminin birlikte hareket ettiğinde ne kadar güçlü olabileceğini ortaya koydu. Amerikan yönetiminin bu yanlış kararına bir başka darbe de BM Güvenlik Konseyi’nde geldi. Burada tek başına kalan Amerika, veto yetkisini kullanarak her zaman söylediğim, ‘dünya 5’ten büyüktür’ itirazımızın ne kadar haklı olduğunu ortaya koydu. Hele hele 1’den çok büyük bunu da gösterdi” değerlendirmesinde bulundu.

Filistin halkının dramının, tüm dünyanın ve özellikle Müslüman halkların vicdanını yaraladığını; BM Genel Kurulu’nda kabul oyu kullanan 128 üyeye, çekimser kalan ve oylamaya katılmayan ülkelerin de ekleneceğini düşündüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu drama sessiz kalanlar, tüm İslam dünyasını karşılarında bulacaklarını unutmamalıdır. Bu karar ve benzeri provokatif adımların, sadece daha büyük sıkıntılara, sıkıntı ve çatışmalara kapı aralamanın dışında hiçbir anlamı yoktur” vurgusunda bulundu.

Sudan’a yaptığı ziyaretin, hem ikili ilişkilerin güçlendirilmesi hem de İslam dünyasının birlikteliğinin tahkimi açısından tarihî öneme sahip olduğuna inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkileri daha da güçlendirmek için Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kurma kararı aldıklarına dikkat çekti.

Türkiye’nin, Afrika’ya bakışı ve bu kıtada yürüttüğü tüm faaliyetlerinin, insani amaçlı ve daima karşılıklı yarar ilkesi doğrultusunda olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Hamdolsun, geniş bir coğrafyada hüküm sürüp de tarihinde sömürgecilik ayıbı ve bunun getirdiği vahşet izleri olmayan tek milletiz. Türkiye olarak, dün olduğu gibi bugün de Afrika’nın kaderinin Afrikalılar tarafından belirlenmesi gerektiğini savunuyoruz. Bu doğrultuda, Afrikalı dostlarımızın kendi ayakları üzerinde durmak için ihtiyaç duydukları kurumsal altyapının kurulması ve güçlendirilmesi çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Sudan’ın da bu coğrafyada önemli bir ağırlığı olduğunu biliyoruz. Sudan’ın son 20 yıldır içinde bulunduğu sıkıntılı dönemi geride bıraktığını görüyor olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle belirtmek istiyorum. Siz değerli Meclis üyelerinin, Sayın Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir öncülüğünde başlatılan Millî Diyalog Süreci’ne verdiği desteği takdirle karşılıyoruz. Millî Diyalog Süreci’ne katılmayan silahlı gruplar ile muhalefet partilerinin de en kısa sürede sürece dâhil olmalarını temenni ediyoruz.”

Sudan’ın, bölgesinin güvenlik ve istikrarına yönelik yapıcı aktif dış politikasıyla, uluslararası camianın sorumlu bir üyesi olduğunu ispatladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını “Sizlere gönül kapılarımız her zaman açıktır. Türkiye’de 80 milyon kardeşinizin olduğunu bilmenizi istiyorum” diyerek tamamladı.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz