Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenikapı’da sivil toplum kuruluşlarının iftar programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî İrade Platformu tarafından Yenikapı’da organize edilen sivil toplum kuruluşlarının iftar programına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenikapı'da sivil toplum kuruluşlarının iftar programına katıldı.Konuşmasının başında bugün Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde AK Parti Milletvekili İbrahim Halil Yıldız ve yakınlarına yönelik saldırıya değinen ve saldırıyı şiddetle kınadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, saldırıda milletvekili Yıldız’ın kardeşinin de içinde olduğu 3 kişinin PKK’lılar tarafından öldürüldüğünü, 9 kişinin yaralandığını açıkladı. Yaralıların arasında durumu ağır olanların olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifa temennisinde bulundu.

Şanlıurfa AK Parti Milletvekili Yıldız’ın seçim çalışmasını hazmedemeyen ve bunu kabullenemeyenlerin dün ne ise bugün de aynı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu olay, PKK ve HDP’nin Kürtlerin kanından beslenerek büyüme stratejilerini hâlâ terk edemediklerinin en bariz örneğidir. Bizim Kürt kardeşlerimizle sorunumuz yok, bizim PKK ile sorunumuz var. Kürt kardeşlerimizin de bu oyunu bozacaklarına inanıyorum” diye konuştu.

6-8 Ekim olaylarında 53 vatandaşın kanları ellerine bulaşanların, çukur eylemlerinde on binlerce Kürt vatandaşın evini başına yıkanların, bir kez daha AK Parti mensuplarını hedef aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biliyorsunuz bunlar daha önce de bölgede bizim pek çok il ve ilçe yöneticimizi ne yazık ki şehit ettiler. Biz bölgedeki Kürtleri, PKK’nın ve HDP’nin boyunduruğundan kurtarma yolunda mesafe kat ettikçe, bunlar yine en iyi bildikleri iş olan şiddete kayıyorlar. Bu şiddet, silah ellerinden alındığı anda, şu anda geldikleri noktaya bir defa gelemeyecekler. Ne bölgedeki kardeşlerimizi ne partimiz mensuplarını, PKK ve HDP şiddetine terk etmeyeceğiz. Bu hadisenin önünde ve arkasında kim varsa emniyetimiz ve yargımız mutlaka bulacaktır.”

Ağızlarından demokrasiyi düşürmeyen ama ellerinden silahı bırakmayanlara derslerini verdiklerini ve vermeye devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir tek masum vatandaşa, hangi partiye mensup olursa olsun, bir tek siyasetçiye dahi zor kullanan hiç kimseye en küçük müsamaha göstermeyeceklerinin bilinmesini istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasının, bu Ramazan ayını da yürek burkan bir atmosferde geçirdiğine işaret ederek, Suriye’den Irak’a, Yemen’den Afganistan’a ve Filistin’e İslam coğrafyasının farklı yerlerinde Müslümanların yüzünün bu Ramazanda da gülmediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dayanışma, sulh, paylaşma, merhamet ve şefkat ayı Ramazan; gözünü kan bürümüş diktatörler, teröristler ve devlet terörü uygulayan yönetimler tarafından adeta bize zehir edilmeye çalışıldı” dedi.

İslam dünyasının Ramazan’ı karşılamaya hazırlandığı günlerde İsrail’in, ABD yönetiminin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararına karşı, demokratik haklarını kullanan Filistinlilere vahşice saldırdığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, saldırılarda 62 kişinin şehit olduğunu, bir kısmı ağır 2 bin 700’ün üzerinde Filistinlinin yaralandığını hatırlattı.

ABD’nin kararına ve İsrail’in uyguladığı vahşete karşı ö günlerde yaptıkları girişimleri ve attıkları adamlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Kudüs’ü, kesinlikle tek gıdası kan, katliam ve gözyaşı olan işgalci İsrail devletinin insafına asla bırakmayacağız. Dört asır boyunca hizmet etme şerefine nail olduğumuz Harem-i Şerif’in üzerine namahrem eli değmesine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz” vurgusunda bulundu.

İkili düzeyde, uluslararası platformlarda ve diğer zeminlerde Filistinlilerin hakkını ve hukukunu savunmayı sürdüreceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından dün alınan kararı, Filistin meselesinde tarihî bir dönüm noktası olarak gördüğünü ve kararının gereğinin en kısa sürede yerine getirilmesini umduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Ülke olarak başarı çıtamızı yükselttikçe maruz kaldığımız operasyonların dozu da artıyor. Türkiye bölgesinde ve dünyanda meselelere müdahil oldukça, elbette birilerinin de tekerine çomak sokuyor. Şu an coğrafyamıza yönelik, ‘böl, parçala, yönet’ taktiğiyle hayata geçirilmeye çalışılan senaryolarının önündeki en büyük engel Türkiye’dir. Ülkemiz diplomatik ve insani yardım alanındaki gayretleriyle bir taraftan fitne teşebbüslerine set olurken, diğer taraftan da bölgemizde kardeşliğin hamurunu karıyor. Bugün Türkiye’nin Anadolu merkezli yaktığı çoban ateşi, Kerkük’ten Somali’ye milyonlarca mazlum ve mağdurun yüreğini ısıtıyor. Ay-yıldızlı al bayrağımız bugün Gazze’den Arakan’a kadar, özgürlük, adalet ve hukuk mücadelesinin sembolüne dönüşüyor. Ülkemizin sürekli içeriden ve dışarıdan operasyonlara mazur kalmasının tek sebebi işte budur. Daha biz birini savuşturmadan bir başka saldırı dalgasının üzerimize gelmesinin nedeni, Türkiye’nin sembolleşen işte bu cesur tavrıdır.”

MİT krizden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık girişiminden çukur eylemlerine ve 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kadar yapılan tüm saldırıların amacının, Türkiye’ye had bildirmek olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu operasyonların gayesi, Türkiye’nin pençelerini sökmektir. Ülkemizi tekrar belli güçlerin yörüngesine sokmaktır. Sadece bize değil, istiklal ve istikbalinden taviz vermeyen milletimize de diz çöktürmek istiyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye’yi tekrar eski pısırık, korkak, sermaye ve güç sahiplerinden emir alan yarı müstemleke konumuna geri döndürmeyi hedefliyorlar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye bu talepler boyun eğmedikçe, bu çevrelerin daha da pervasız hâle geldiğini, Türkiye bağımsızlığından ödün vermedikçe daha da hırçınlaştıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda beraberce göğüslemek zorunda kaldığımız sıkıntıları lütfen bir gözünüzün önünden geçirin. Ülkemizin ekonomide, siyasette, dış politika, güvenlik ve yargıda maruz kaldığı operasyonları şöyle bir düşünün. Kim bunların tesadüf olduğunu iddia edebilir? Kim bunların tamamen ülkenin kendi dinamiklerinden kaynaklandığın söyleyebilir?” şeklinde konuştu.

Yaşananların hiçbirinin sıradan hadiseler olmadığının, Türkiye’nin hedefleri büyüdükçe saldırıların dozunun da arttığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 16 yılda yapmadıklarına bırakmadılar, terörden ekonomik saldırılara, sokak olaylarından darbe girişimine kadar her türlü çirkefliği, her türlü alçaklığı denediler” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 16 yıl öncesine göre daha demokratik, daha özgür, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye olduğunu vurguladı ve “Bugün umutsuzluk girdabında boğulan değil geleceğine güvenle bakan bir Türkiye var. Bugün IMF kapılarında borç dilenen değil kalkınma ve insani yardımlarda dünya şampiyonu olan bir ülke var, bir Türkiye var” diye konuştu.

Türkiye’nin bu başarısında siyasi irade kadar sivil toplum kuruluşlarının da çok büyük emek, destek ve katkısının bulunduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar sivil toplum kuruluşlarıyla kol-kola, omuz omuza yürüdüklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî iradeye yönelen saldırıları beraber püskürttüklerini, darbecilerin heveslerini kursaklarında birlikte bıraktıklarını ve 15 Temmuz’da FETÖ’cü alçaklara meydanları birlikte dar ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi önümüzde yeni ve çok daha ağır bir imtihan bulunuyor. Bu imtihan sevgili kardeşlerim, 24 Haziran seçimleridir. Çünkü bu seçimler Türkiye’nin kader seçimi, dönüm noktası olacaktır. Türkiye inşallah 24 Haziran’la beraber yeni bir yönetim sistemine geçiyor. On yıllardır ülkemizi esir alan millî irade üzerine Demokles’in kılıcı gibi sallanan mevcut sistem artık yerini Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne bırakıyor. Türkiye’de artık sivil iradeyi temel alan yeni bir sistem kuruluyor. İşte biz 24 Haziran’da bu sistemi kimin kuracağını oylayacağız. Bu bakımdan bu seçim çok önemli. Ya geçmişi yasaklar, baskılar, darbe şakşakçılığıyla dolu muhalefete yeni sistemin anahtarlarını vereceğiz ya da 7 Ağustos Yenikapı ruhuyla çok daha demokratik, çok daha özgürlükçü, kadim değerlerimizle daha barışık bir sistemi beraberce inşa edeceğiz.”

Amaçlarını; irade, erdem, cesaretle Türkiye’yi şahlandırmak olarak ilan ettiklerini bunun için de güçlü hükûmet ve güçlü Meclis’e ihtiyaç duyduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu iki ayaktan birinin eksik kalması durumunda güçlü Türkiye ideallerinin ağır bir darbe alacağını söyledi.

“16 yıldır aralıksız bir şekilde devam eden hizmet kervanının birkaç tane kifayetsiz muhteris tarafından durdurulmasına göz yummamalıyız” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine hitaben şöyle konuştu: “Unutmayın, milletimiz bizden ülkemizi hayalleriyle, idealleriyle, yıllardır ilmek ilmek dokuduğu hedefleriyle buluşturmamızı bekliyor. Filistin’den Arakan’a kadar kalbini bize yöneltmiş, umudunu bize bağlamış milyonlarca kardeşimiz Türkiye’nin başarısı için dua ediyor.”

Konuşmasının sonunda sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin Ramazan Bayramı’nı tebrik eden ve çalışmalarında başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini “Âlemi İslam’ın birliğine, beraberliğine, artarda gelecek zaferlerine vesile olmasını diliyorum. Mevla’m yolumuzu, bahtımızı açık etsin” diyerek tamamladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz